bugün
- habire1219
- basmane tren garı6
- renkli rüyalar oteli5
- silvermist9
- ben geldim naneler15
- torpille bir yerlere gelenler4
- habire12nin çaylak olması5
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- lahmacun3
- siyonizmin tasfiye oluşu3
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- gammaz çetesi9
- sersem herif5
- konaktan üçkuyular'a gitmek3
- dinler tarihi5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- sarapci koala63
- karşıyaka dan bayraklı ya yürümek4
- cemaatçi polis3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci7
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması6
- hoşlandığın kızın komünist çıkması4
- g i l d e d l i l y3
- özgür özel'in önder sav ile yan yana gelmesi3
- mantı8
- motorine 8 24 tl zam gelmesi5
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- ben sizin anonim11
- bir kız güneş kremi sürmenizi rica etse2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı8
- yılana güven olur mu2
- maşa ile koca ayı online3
- imbat3
- önder sav4
- çikolatalı kek4
- sen onun başını ezeceksin o da topuğunu ısıracak2
- akpartililerin apo sevdası5
- deli sikince yapılabilecek çılgınlıklar3
- bostanlı dan karşıyaka ya sahil boyu koşmak3
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi7
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- insan olmaya ceyrek kala15
- sonbaharda yapılacak en iyi şey5
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- allah'ın homo sapiensi çamurdan yaratması4
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- mavibahçe alışveriş merkezi2
Ailenizden bağımsız yaşama alanı bulduğunuz (ailenizden ayrı kalmış iseniz tabi) bir süreç olup, kişiliğin oturmaya başladığı dönemleri de temsil eder. Uzatılabilir bir dönem zararı yok.
Liseyi özleten ortam ve kurum.
Paranın insan ilişkilerine tahmin edilebileceğinden daha fazla etki ettiğini ögrendiğin yer.
Bundan sonra kendi kendinizi geliştirmek zorunda olduğunuzu anlatan kurum. Hoca bir örnek verir, sen de kitabı açıp okursun gerisini anlamak için.
Lisedeyken ah bir üniversiteye gitsem dersiniz ama üniversiteye gidince liseyi deli gibi özlersiniz. Tamam iyidir hoştur ama muhendislik, hukuk, tıp gibi bolumlerde okuyorsanız öyle gezmek, tozmak falan olmaz yani. Ha ama işletmeye falan giderseniz gününüzü gün edebilirsiniz.
emdiğim sut burnumdan geliyo ana. (bkz: veysel zaloğlu)
Başlarda gözünüzde çok büyütürsünüz
Istanbula okumaya gidenler yenicem seni istanbul diyerek mal mal gökyüzüne falan bakarlar
ilk kez amfi görenler sınıfa girerken utanır
Herkes herkesle arkadaş olur her gün birlikte takılmalar kafeler canlı müzikler falan.
Sonra biraz zaman geçer ne arkadaş kalır ne o ilk heyecan.
Herkes ilk arkadaşlarından ayrılır sınıfta saçma bi gruplaşma başlar.
Sınavlar bitmek bilmeyen bunaltıcı dersler yalnızlık hissi hepsi üst üste biner.
Bitse de gitsek modu başlar.
ilk sınıfta sevgili yapmak gibi bir hata yapmayın yenilere tavsiyem olsun bu da.
Ama her seye rağmen güzeldir. Genç olduğunu hissedersin etrafta ergenler çoktur ama arada çıkan olgun insanlar sizin ufkunuzu açar.
fikirleriniz belirmeye başlar karakteriniz oturur.
iyidir güzeldir. Eğlencelidir.
Istanbula okumaya gidenler yenicem seni istanbul diyerek mal mal gökyüzüne falan bakarlar
ilk kez amfi görenler sınıfa girerken utanır
Herkes herkesle arkadaş olur her gün birlikte takılmalar kafeler canlı müzikler falan.
Sonra biraz zaman geçer ne arkadaş kalır ne o ilk heyecan.
Herkes ilk arkadaşlarından ayrılır sınıfta saçma bi gruplaşma başlar.
Sınavlar bitmek bilmeyen bunaltıcı dersler yalnızlık hissi hepsi üst üste biner.
Bitse de gitsek modu başlar.
ilk sınıfta sevgili yapmak gibi bir hata yapmayın yenilere tavsiyem olsun bu da.
Ama her seye rağmen güzeldir. Genç olduğunu hissedersin etrafta ergenler çoktur ama arada çıkan olgun insanlar sizin ufkunuzu açar.
fikirleriniz belirmeye başlar karakteriniz oturur.
iyidir güzeldir. Eğlencelidir.
Yine de hayatin en iyi donemlerinden biridir. Mezun olmadan once artik mezun olsam da gitsem dersiniz, yillar sonra da ah okulum dersiniz.
Sorumluluklarin sizi sacma sapan kararlar almaya itecek kadar buyudugu, ama aldiginiz sacma sapan kararlarin bir cogunun aslinda hayatinizda sadece minik bir hata olarak kalacagi garip bir donemdir universite.
Sorumluluklarin sizi sacma sapan kararlar almaya itecek kadar buyudugu, ama aldiginiz sacma sapan kararlarin bir cogunun aslinda hayatinizda sadece minik bir hata olarak kalacagi garip bir donemdir universite.
Hayal edilen üniversiteye gidince gezme tozma gerçeklerse yurda gideyimde uyuyayım ay yarı olamadan para bitti falan filan.
makarna
boş akbil
kirli mutfak
vize/final/büt
ay sonunun gelmeyişi.
boş akbil
kirli mutfak
vize/final/büt
ay sonunun gelmeyişi.
Türkiyenin en büyük köyü Balıkesirde okunmaması gerek geçen hafta kampüsün içinden koyun sürüsü geçiyordu.
Bol bol slaytdan ders anlatan sözde eğitimci içeren eğitim yuvası.
zorluk seviyesi tamamen okunan bölüme göre değişen eğitim kurumu. bazı bölümlerde sadece dersi takip ederek bile mezun olunabiliyor.
eylül 2017'de, 21 yaşında başladım üniversiteye. 18 yaşında gitmem gereken yere 21 yaşında gittiğim için belki alışamadım ama çok büyük beklentilerle de gelmemiştim üniversiteye. tek isteğim bir tane sağlam arkadaş, bir tane de sevgiliydi.
çevremdekiler '' hazırlık okursan, alışman daha iyi olur. '' dediler. tamam dedim, okuyayım. isteğe bağlı hazırlıkla başladım okula. sınıfta 20 kişiden 15'inin hazırlıkta ikinci senesiydi. geçen seneden çoğu insan birbirini tanıyordu bu yüzden.
benim gibi iki kişi buldum sonra sınıfta. bir erkek bir kız. zamanla aramızdaki elektrik tuttu ve arkadaş olmaya başladık ama kız olanın sevgilisi vardı ve ne zaman dışarıya davet etsem ekseriyetle reddediyordu. sevgilisi ya da kendisi hala '' ilkel '' kafada biriydi anlaşılan.
ben de mecbur olarak erkeğe yönelttim kendimi. lise mi desem orta okul mu desem bilmiyorum. hani şey tipler vardır ya, '' ben üniversiteye geldim, herkesi tanımalıyım. hemen kız arkadaş yapmalıyım, çok popüler olmalıyım. '' bu o işte. 3 ay geçti ama çocukla sadece 2 kere dışarı çıktım. benimle konuşurken '' ay yarın sinemaya gidicem. ay burdan sonra okeye gidicem. ay alışveriş yapmam lazım vs... '' diyor sürekli. anlayamadım.
yine evde yapayalnız, duvarlarla konuşuyorum. 3 senedir zaten bunu yapıyorum ben? üniversiteye bunu yapmak için mi geldim ben? ben bunu kendi şehrimde, kendi evimde de yapıyordum zaten. çevreme bakıyorum; hayalleri, idealleri olan kimse yok lan. bölümün ne diyorum, söylüyor ama ben bölümümle ilgili bir şey yapmayacağım diyor. siz söyleyin allah aşkına. ne işin var lan o zaman bu bölümde? bu kadar sığ bir zihniyet olabilir mi?
sinemaya, tiyatroya giden; kitap, dergi okuyan; film, dizi izleyen bir allah'ın kulu yok sınıfta. elitist ya da snop biri kesinlikle değilim ama jaws'ı da bilmiyorsan bir siktir git be kardeşim!
toplumda öyle bir algı var ki; ya dediğimi kabul edip hegemonyam altına girip benim kurallarıma göre yaşayacaksın ya da yapayalnız kalacaksın. ikisinin ortası yok gerçekten.
yukarıda bahsettiğim gibi hala kız arkadaşını erkeklerle görüştürmeyen zihniyet ve popülerlik yolunda her şey mübahtır diyen zihniyet var oldukça sittin sene yol alamayız biz.
not: dersleriniz, geleceğiniz, hayalleriniz için gelin üniversiteye. aksi bir heyecanla geliyorsanız kendinizden baya ödün vermeniz gerekir.
çevremdekiler '' hazırlık okursan, alışman daha iyi olur. '' dediler. tamam dedim, okuyayım. isteğe bağlı hazırlıkla başladım okula. sınıfta 20 kişiden 15'inin hazırlıkta ikinci senesiydi. geçen seneden çoğu insan birbirini tanıyordu bu yüzden.
benim gibi iki kişi buldum sonra sınıfta. bir erkek bir kız. zamanla aramızdaki elektrik tuttu ve arkadaş olmaya başladık ama kız olanın sevgilisi vardı ve ne zaman dışarıya davet etsem ekseriyetle reddediyordu. sevgilisi ya da kendisi hala '' ilkel '' kafada biriydi anlaşılan.
ben de mecbur olarak erkeğe yönelttim kendimi. lise mi desem orta okul mu desem bilmiyorum. hani şey tipler vardır ya, '' ben üniversiteye geldim, herkesi tanımalıyım. hemen kız arkadaş yapmalıyım, çok popüler olmalıyım. '' bu o işte. 3 ay geçti ama çocukla sadece 2 kere dışarı çıktım. benimle konuşurken '' ay yarın sinemaya gidicem. ay burdan sonra okeye gidicem. ay alışveriş yapmam lazım vs... '' diyor sürekli. anlayamadım.
yine evde yapayalnız, duvarlarla konuşuyorum. 3 senedir zaten bunu yapıyorum ben? üniversiteye bunu yapmak için mi geldim ben? ben bunu kendi şehrimde, kendi evimde de yapıyordum zaten. çevreme bakıyorum; hayalleri, idealleri olan kimse yok lan. bölümün ne diyorum, söylüyor ama ben bölümümle ilgili bir şey yapmayacağım diyor. siz söyleyin allah aşkına. ne işin var lan o zaman bu bölümde? bu kadar sığ bir zihniyet olabilir mi?
sinemaya, tiyatroya giden; kitap, dergi okuyan; film, dizi izleyen bir allah'ın kulu yok sınıfta. elitist ya da snop biri kesinlikle değilim ama jaws'ı da bilmiyorsan bir siktir git be kardeşim!
toplumda öyle bir algı var ki; ya dediğimi kabul edip hegemonyam altına girip benim kurallarıma göre yaşayacaksın ya da yapayalnız kalacaksın. ikisinin ortası yok gerçekten.
yukarıda bahsettiğim gibi hala kız arkadaşını erkeklerle görüştürmeyen zihniyet ve popülerlik yolunda her şey mübahtır diyen zihniyet var oldukça sittin sene yol alamayız biz.
not: dersleriniz, geleceğiniz, hayalleriniz için gelin üniversiteye. aksi bir heyecanla geliyorsanız kendinizden baya ödün vermeniz gerekir.
Tıp fakültesindeyseniz sinir bozucu olabilir. Kız erkek fark etmez, sadece kitaplara ve işlenen konulara ilgi duyuyorlar. Sosyal aktivite olarak da kütüphanede toplu ders çalışırlar. Sevgilisi olanlar da tuhaf zaten.(erken gelip sevgililerine amfinin en ön sıralarında yer tutarlar.) Yav tamam ben de tıpta okuyorum ama cidden bu ortamlar beni geriyor. Ben bir istisna mıyım bilmiyorum ama hem tıp okuyup hem de gerçekten sosyal olunabiliyor. Bunu hepsi anlasın istiyorum. Bencil olmayın,hayatın manasını anlayın, bu yıllar geri gelmiyor malesef, 18 iz daha, sakin olun!!!
Geldim de adam oldum, kafasındaki insanlarla dolu ilim için gelen neredeyse hiç yok. ilmi ciddiyetin farkında olan insanlar çok az. Hocalara karşı tutum hiç hoş değil. Hocalar resmen öğrencilerden çekiniyor, suyuna gidiyor desem abartmam. Velhasıl böyle bir yer işte. aklı başında az insan var. onlarda inşallah iyi şeyler başaracaklardır, inanıyorum.
Şu aralar ne okursanız okuyun boş boş dolanıyorsunuz NET.
Hayal ettiğim gibi olmayan oluşum. Herkes birbirini düdükleme peşine düşmüş hele birinci sınıflar semerden boşanmış eşşekten farksızlar, american pie tadinda bi üniversite hayatı yaşayacağını düşünüyor bebe yazık la. Bütlerde ağlayacaksınız ey çömezler (bkz: swh)
solcu girip liberal çıktığımız eğitim yuvası.
ikinci paragraf itibariyle error verdim.
Anaokulu değildir.
russian institue değildir
turkiye'de ise üniversite de degildir.
ilim irfan yuvası falan değildir
ölmeyi unutmuş hayatı boyunca yaşadığı eziklik psikolojisini öğrencilerini ezerek atlatmaya çalışan kokuşmuş çakma proflarla dolu kurumlardır bu ülke de.
ölmeyi unutmuş hayatı boyunca yaşadığı eziklik psikolojisini öğrencilerini ezerek atlatmaya çalışan kokuşmuş çakma proflarla dolu kurumlardır bu ülke de.
görsel çan eğrisi olmasa daha iyi olurdu dedirten, işe girebilmek için gerekli olan ama yokuşuyla insanı hasta eden, sıkıcılığıyla gidip gelmekten bıktıran okul.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar