bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması4
- kolye142
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı6
- sözlük yazarlarının köpekleri4
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı3
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- yazılımcıların flört ederken kullandığı dil3
- üst yaşam pilici memesi2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek2
- mesihin inişi4
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi2
- ismet gurbuz'un zorla tırnaklarını kesmek4
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- danyal peygamber in mezarından yayılan güzel koku2
- ısmet gurbuz parise gitti mi sorunsalı4
- kadın yazar nickleri4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- hayrına karpuz dağıtmak4
- ayağı olan kadının amacı4
- bir sigaradan çıkan siyah pislik4
- fransa11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması4
- türk esnafı4
- bik bik'in kraliçe olması10
- sarı tekerin yazar olamaması9
- ayak fetişizmini kötü bir şey sanmak3
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- cep telefonu22
- doğu türkistan4
- eskişehir de motosikletliye 258 bin lira ceza2
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- coşkuyla sabunlanan pipi2
- türk kahvesi olması kürt kahvesi olmaması2
- usualsuspects'in ayağı6
- istanbul12
- buz denizine dökülen foseptik2
- nokia20
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- engineer283
- hz isa ve havarileri2
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü2
- yahudi2
- misafir gelince odaya kacmak4
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- hacker saldırısı gazileri8
- kafein2
eylül 2017'de, 21 yaşında başladım üniversiteye. 18 yaşında gitmem gereken yere 21 yaşında gittiğim için belki alışamadım ama çok büyük beklentilerle de gelmemiştim üniversiteye. tek isteğim bir tane sağlam arkadaş, bir tane de sevgiliydi.
çevremdekiler '' hazırlık okursan, alışman daha iyi olur. '' dediler. tamam dedim, okuyayım. isteğe bağlı hazırlıkla başladım okula. sınıfta 20 kişiden 15'inin hazırlıkta ikinci senesiydi. geçen seneden çoğu insan birbirini tanıyordu bu yüzden.
benim gibi iki kişi buldum sonra sınıfta. bir erkek bir kız. zamanla aramızdaki elektrik tuttu ve arkadaş olmaya başladık ama kız olanın sevgilisi vardı ve ne zaman dışarıya davet etsem ekseriyetle reddediyordu. sevgilisi ya da kendisi hala '' ilkel '' kafada biriydi anlaşılan.
ben de mecbur olarak erkeğe yönelttim kendimi. lise mi desem orta okul mu desem bilmiyorum. hani şey tipler vardır ya, '' ben üniversiteye geldim, herkesi tanımalıyım. hemen kız arkadaş yapmalıyım, çok popüler olmalıyım. '' bu o işte. 3 ay geçti ama çocukla sadece 2 kere dışarı çıktım. benimle konuşurken '' ay yarın sinemaya gidicem. ay burdan sonra okeye gidicem. ay alışveriş yapmam lazım vs... '' diyor sürekli. anlayamadım.
yine evde yapayalnız, duvarlarla konuşuyorum. 3 senedir zaten bunu yapıyorum ben? üniversiteye bunu yapmak için mi geldim ben? ben bunu kendi şehrimde, kendi evimde de yapıyordum zaten. çevreme bakıyorum; hayalleri, idealleri olan kimse yok lan. bölümün ne diyorum, söylüyor ama ben bölümümle ilgili bir şey yapmayacağım diyor. siz söyleyin allah aşkına. ne işin var lan o zaman bu bölümde? bu kadar sığ bir zihniyet olabilir mi?
sinemaya, tiyatroya giden; kitap, dergi okuyan; film, dizi izleyen bir allah'ın kulu yok sınıfta. elitist ya da snop biri kesinlikle değilim ama jaws'ı da bilmiyorsan bir siktir git be kardeşim!
toplumda öyle bir algı var ki; ya dediğimi kabul edip hegemonyam altına girip benim kurallarıma göre yaşayacaksın ya da yapayalnız kalacaksın. ikisinin ortası yok gerçekten.
yukarıda bahsettiğim gibi hala kız arkadaşını erkeklerle görüştürmeyen zihniyet ve popülerlik yolunda her şey mübahtır diyen zihniyet var oldukça sittin sene yol alamayız biz.
not: dersleriniz, geleceğiniz, hayalleriniz için gelin üniversiteye. aksi bir heyecanla geliyorsanız kendinizden baya ödün vermeniz gerekir.
çevremdekiler '' hazırlık okursan, alışman daha iyi olur. '' dediler. tamam dedim, okuyayım. isteğe bağlı hazırlıkla başladım okula. sınıfta 20 kişiden 15'inin hazırlıkta ikinci senesiydi. geçen seneden çoğu insan birbirini tanıyordu bu yüzden.
benim gibi iki kişi buldum sonra sınıfta. bir erkek bir kız. zamanla aramızdaki elektrik tuttu ve arkadaş olmaya başladık ama kız olanın sevgilisi vardı ve ne zaman dışarıya davet etsem ekseriyetle reddediyordu. sevgilisi ya da kendisi hala '' ilkel '' kafada biriydi anlaşılan.
ben de mecbur olarak erkeğe yönelttim kendimi. lise mi desem orta okul mu desem bilmiyorum. hani şey tipler vardır ya, '' ben üniversiteye geldim, herkesi tanımalıyım. hemen kız arkadaş yapmalıyım, çok popüler olmalıyım. '' bu o işte. 3 ay geçti ama çocukla sadece 2 kere dışarı çıktım. benimle konuşurken '' ay yarın sinemaya gidicem. ay burdan sonra okeye gidicem. ay alışveriş yapmam lazım vs... '' diyor sürekli. anlayamadım.
yine evde yapayalnız, duvarlarla konuşuyorum. 3 senedir zaten bunu yapıyorum ben? üniversiteye bunu yapmak için mi geldim ben? ben bunu kendi şehrimde, kendi evimde de yapıyordum zaten. çevreme bakıyorum; hayalleri, idealleri olan kimse yok lan. bölümün ne diyorum, söylüyor ama ben bölümümle ilgili bir şey yapmayacağım diyor. siz söyleyin allah aşkına. ne işin var lan o zaman bu bölümde? bu kadar sığ bir zihniyet olabilir mi?
sinemaya, tiyatroya giden; kitap, dergi okuyan; film, dizi izleyen bir allah'ın kulu yok sınıfta. elitist ya da snop biri kesinlikle değilim ama jaws'ı da bilmiyorsan bir siktir git be kardeşim!
toplumda öyle bir algı var ki; ya dediğimi kabul edip hegemonyam altına girip benim kurallarıma göre yaşayacaksın ya da yapayalnız kalacaksın. ikisinin ortası yok gerçekten.
yukarıda bahsettiğim gibi hala kız arkadaşını erkeklerle görüştürmeyen zihniyet ve popülerlik yolunda her şey mübahtır diyen zihniyet var oldukça sittin sene yol alamayız biz.
not: dersleriniz, geleceğiniz, hayalleriniz için gelin üniversiteye. aksi bir heyecanla geliyorsanız kendinizden baya ödün vermeniz gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar