bugün
- galatasaray9
- aklınıza gelen şarkı sözü6
- devlet bahçeli2
- taşaklardan birinin kayıp olması5
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye3
- ütü13
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- dönmek istenilen yıl2
- yediği restoranda kirlileri mutfağa götüren kişi2
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- çay içen kız9
- anın fotoğrafı14
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- uludağ sözlük çeteleri9
- duyulan en ilginç isim5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- oralet içen erkek5
- bir şeyler söyle4
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- çaya şeker atan erkek5
- en boktan on yıl7
- mutsuz olmak3
- kalem4
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- galatasaray 3 rennes 33
- yıkık yazarlar4
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- latte içen erkek4
- red flag erkek listesi9
- patates kızartması4
- menemen9
- gocu bak bi5
- ona bir şey söyle13
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- yerinde dur3
- en tehlikeli insan tipleri2
- hırvatistan14
- ayrılık8
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- yunanistan29
- doa otomatı3
- erdal beşikçioğlu8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- telefona cevap vermeyen kız3
eylül 2017'de, 21 yaşında başladım üniversiteye. 18 yaşında gitmem gereken yere 21 yaşında gittiğim için belki alışamadım ama çok büyük beklentilerle de gelmemiştim üniversiteye. tek isteğim bir tane sağlam arkadaş, bir tane de sevgiliydi.
çevremdekiler '' hazırlık okursan, alışman daha iyi olur. '' dediler. tamam dedim, okuyayım. isteğe bağlı hazırlıkla başladım okula. sınıfta 20 kişiden 15'inin hazırlıkta ikinci senesiydi. geçen seneden çoğu insan birbirini tanıyordu bu yüzden.
benim gibi iki kişi buldum sonra sınıfta. bir erkek bir kız. zamanla aramızdaki elektrik tuttu ve arkadaş olmaya başladık ama kız olanın sevgilisi vardı ve ne zaman dışarıya davet etsem ekseriyetle reddediyordu. sevgilisi ya da kendisi hala '' ilkel '' kafada biriydi anlaşılan.
ben de mecbur olarak erkeğe yönelttim kendimi. lise mi desem orta okul mu desem bilmiyorum. hani şey tipler vardır ya, '' ben üniversiteye geldim, herkesi tanımalıyım. hemen kız arkadaş yapmalıyım, çok popüler olmalıyım. '' bu o işte. 3 ay geçti ama çocukla sadece 2 kere dışarı çıktım. benimle konuşurken '' ay yarın sinemaya gidicem. ay burdan sonra okeye gidicem. ay alışveriş yapmam lazım vs... '' diyor sürekli. anlayamadım.
yine evde yapayalnız, duvarlarla konuşuyorum. 3 senedir zaten bunu yapıyorum ben? üniversiteye bunu yapmak için mi geldim ben? ben bunu kendi şehrimde, kendi evimde de yapıyordum zaten. çevreme bakıyorum; hayalleri, idealleri olan kimse yok lan. bölümün ne diyorum, söylüyor ama ben bölümümle ilgili bir şey yapmayacağım diyor. siz söyleyin allah aşkına. ne işin var lan o zaman bu bölümde? bu kadar sığ bir zihniyet olabilir mi?
sinemaya, tiyatroya giden; kitap, dergi okuyan; film, dizi izleyen bir allah'ın kulu yok sınıfta. elitist ya da snop biri kesinlikle değilim ama jaws'ı da bilmiyorsan bir siktir git be kardeşim!
toplumda öyle bir algı var ki; ya dediğimi kabul edip hegemonyam altına girip benim kurallarıma göre yaşayacaksın ya da yapayalnız kalacaksın. ikisinin ortası yok gerçekten.
yukarıda bahsettiğim gibi hala kız arkadaşını erkeklerle görüştürmeyen zihniyet ve popülerlik yolunda her şey mübahtır diyen zihniyet var oldukça sittin sene yol alamayız biz.
not: dersleriniz, geleceğiniz, hayalleriniz için gelin üniversiteye. aksi bir heyecanla geliyorsanız kendinizden baya ödün vermeniz gerekir.
çevremdekiler '' hazırlık okursan, alışman daha iyi olur. '' dediler. tamam dedim, okuyayım. isteğe bağlı hazırlıkla başladım okula. sınıfta 20 kişiden 15'inin hazırlıkta ikinci senesiydi. geçen seneden çoğu insan birbirini tanıyordu bu yüzden.
benim gibi iki kişi buldum sonra sınıfta. bir erkek bir kız. zamanla aramızdaki elektrik tuttu ve arkadaş olmaya başladık ama kız olanın sevgilisi vardı ve ne zaman dışarıya davet etsem ekseriyetle reddediyordu. sevgilisi ya da kendisi hala '' ilkel '' kafada biriydi anlaşılan.
ben de mecbur olarak erkeğe yönelttim kendimi. lise mi desem orta okul mu desem bilmiyorum. hani şey tipler vardır ya, '' ben üniversiteye geldim, herkesi tanımalıyım. hemen kız arkadaş yapmalıyım, çok popüler olmalıyım. '' bu o işte. 3 ay geçti ama çocukla sadece 2 kere dışarı çıktım. benimle konuşurken '' ay yarın sinemaya gidicem. ay burdan sonra okeye gidicem. ay alışveriş yapmam lazım vs... '' diyor sürekli. anlayamadım.
yine evde yapayalnız, duvarlarla konuşuyorum. 3 senedir zaten bunu yapıyorum ben? üniversiteye bunu yapmak için mi geldim ben? ben bunu kendi şehrimde, kendi evimde de yapıyordum zaten. çevreme bakıyorum; hayalleri, idealleri olan kimse yok lan. bölümün ne diyorum, söylüyor ama ben bölümümle ilgili bir şey yapmayacağım diyor. siz söyleyin allah aşkına. ne işin var lan o zaman bu bölümde? bu kadar sığ bir zihniyet olabilir mi?
sinemaya, tiyatroya giden; kitap, dergi okuyan; film, dizi izleyen bir allah'ın kulu yok sınıfta. elitist ya da snop biri kesinlikle değilim ama jaws'ı da bilmiyorsan bir siktir git be kardeşim!
toplumda öyle bir algı var ki; ya dediğimi kabul edip hegemonyam altına girip benim kurallarıma göre yaşayacaksın ya da yapayalnız kalacaksın. ikisinin ortası yok gerçekten.
yukarıda bahsettiğim gibi hala kız arkadaşını erkeklerle görüştürmeyen zihniyet ve popülerlik yolunda her şey mübahtır diyen zihniyet var oldukça sittin sene yol alamayız biz.
not: dersleriniz, geleceğiniz, hayalleriniz için gelin üniversiteye. aksi bir heyecanla geliyorsanız kendinizden baya ödün vermeniz gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar