bugün
- galatasaray neden transfer yapamıyor9
- günlük tutan erkek8
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek6
- devalüasyon yakın mı6
- sözlük yazarlarını evlendirmek5
- yavrum diye hitap eden erkek6
- velvet hanım çay içelim mi5
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- artı oy veren kişinin erkek yazar olması3
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- kotor3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması13
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim5
- eğitiyorum ayağına işkence eden sensei2
- sevgilim popomun arasından kredi kartı çekti3
- burunla blok flüt çalabilmek6
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- dar kot pantolon ile uyumak3
- kale3112 entry ni beğendi3
- kadın yazar çekme başlıkları6
- geldimgittim5
- sırbistan3
- kemalettin tuğcu eserleri ile büyümüş nesil2
- üniversiteye kızlar cinsellik yaşamak için gidiyor10
- türkiye de iş hayatı4
- sözlüğü anı defteri gibi kullanmak6
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron5
- tai lung12
- mekke anlaşması2
- mine tugay3
- sineklik olmasına rağmen giren sinek3
- yeni tanıştığı kadına tatlım diyen adam2
- b tipi likit fon2
- kısa aralıklarla kaka yapmak3
- kiraz vs vişne4
- mustafa kemal2
- trafikte hanımının yanında artistlik yapsalar6
- şenay gürler3
- çerçeve yasanın adalet komisyonu ndan geçmesi2
- kafaya kuş sıçması5
- sinek sokması3
- üniversitede kızlara para yedirmek6
- dünyada her saniye iki kişinin ölmesi3
- nasıl zengin olunur2
- nazi sineması2
- çaylaktan dönüp geri çaylak olmak2
- gammazlığı alınan yazarın ilk söylemleri2
- lex luthor'un babası2
- hegelci giremez2
özlenmenin yarısıdır.
kişinin burnunun direğini sızlatan, en beter duygudur özlemek.
herşeyi özler insan
annenin yaptığı sıcak çorbayı
mahalledeki kömür kokusunu
eskiden yaşadığı şehri
çocukluğunu
ananenin sobasının kenarına kıvırıp uyumayı
saçlarını okşayan, sarıp sarmalayan, giden sevgiliyi
omzunda ağladığı o kadim dostu
herşeyi özler insan
annenin yaptığı sıcak çorbayı
mahalledeki kömür kokusunu
eskiden yaşadığı şehri
çocukluğunu
ananenin sobasının kenarına kıvırıp uyumayı
saçlarını okşayan, sarıp sarmalayan, giden sevgiliyi
omzunda ağladığı o kadim dostu
özlemek guzeldır ne kadar uzaktada olsa guzeldır. içinde yaşamaktır bazen özlemek.
bir daha hiçbir zaman göremeyeceğiniz birine duyduğunuz, en acı olandır. sonra, istediğiniz zaman sesini duyabileceğiniz, görebileceğiniz birine özledim demek çok zor gelir insana.
"O"nu merak etmektir.
özlemek aranızda 320 km olmasına rağmen onun üşüyen ellerini merak etmek, özlemek o uyurken duygularınızı paylaşmak, özlemek onun iyiliği için herşeyi yapabilmektir.
özlediğiniz kişi sizi siklemiyorsa mallıktır, enayiliktir. kimi özlüyorsunuz evladım, size en son bakışı ruhsuz ve donuk iki gözden ibaret kişiyi mi? peh.
şu an şiddetle yaşadığım boktan durum.
hissedilen yakıcı, yeri boş kalan, sızlatan bir özlem duygusu... ama nereye yöneldiği belli değil. belki boşluğa, belki hiçbir yere; belki de özlem duygusunun kendisine...
varlığı sorgulamak ve çaresizliği iliklerde hissetiren olgu.
insanı değerli kılan şeydir özlem. özlemek ise bunu uygulamaya koymaktır.
özlemek güzeldir, insana sevdiklerinin kıymetini bildirir. özlemek acıdır, olur olmaz yerde gözlerde yaş belirir.
dilimizin kolaylıkla söylediği, yüreğimizin nadiren hissettiği bir duygudur. kendine, aşka, sevgiliye, anaya, babaya, kardaşa, memlekete; özlem duymak kulağa ne kadarda basit geliyor, halbuki hissedeni yakan bir duygu...
içime çektiğim nefes bile seni hatırlatırken...
hiç bitmeyen, azalmayan sancı dolu bir süreçtir..
ne başı ne de sonu belli..
kilitlenmiş gibi köhne, havasız bir yere, çırpınmak kendi kendine ve yine tek başına ..
ne başı ne de sonu belli..
kilitlenmiş gibi köhne, havasız bir yere, çırpınmak kendi kendine ve yine tek başına ..
gözlerinizin her an dolması,hep bir yanınızın eksik olmasıdır yine bimediğiniz o uzaklarda.
sabırla isyanın arasında bir yerlerde,arafta kalmış ruhlar ordusu insanlık.hep bir şeylere ya da birilerine duyulan özlemlerle geçiyor ömür.sahi,en fazla ne kadar özleyebilir insan?en fazla ne kadar dayanabilir?özledikçe daha bir bağlanıp daha da çok mu sever insanoğlu?özlemek umut etmek demek belkide ve belkide umut etmek biz insanların asla vazgeçmediği tek şey.
özlemek yoktur beklemek vardır aslında.
beklemek özleyenin eriyişidir. bilirim zor gelir erimek. yok olacağını sanırsın, bitmekten korkarsın huzurlu bir limanda.
özlemek, özüne uzak düşmektir. özünden ayrı düşenin sızım sızım sızlamasıdır. özlemek yoktur, sızlamak vardır aslında...
özlemek,çift yüreğin tekliğine hayranlıkla bakmaktır kocaman bir aynada. özlemek, asılı kaldığınız darağacında ,ayağınızın altındaki tabureyi itmektir. özlemek yoktur aslında ölmek vardır ipincecik bir iple... bu, beni öldüremeyecek kadar ince bir ip dediğiniz bir iple kendi kendinizi boğmaktır. özlemek yoktur aslında, boğulmak vardır karanlık bir zindanda.
üzerinize kapanan kapılar, geride kalışınızı simgeleyen bir terk ediştir aslında. ardında kaldığınız her kapıda kapıya boş boş bakarak öylece durmak.. özlemek yoktur aslında, gidenin ardından dolmuş gözlerle bakmak vardır eski bir kış sabahında..
indirimli bir beyoğlu akşamında indirimsiz yüzlere tanışıyormuşsunuz gibi tek tek bakmak. yanınızdan geçen insanların her birinin yüzündeki hasreti sorgulamak. yılın başına yaklaşan beyin oğluna neden bu kadar hüzünlüsün demek... geride bırakacağı yıla kendinden ne bıraktığını düşünmek... özlemek yoktur aslında, beyoğlunda gezersin gözlerini süzersin diyen eski nağmeye gülmek vardır...
kapalı bir kutuya girip, açıkmış gibi davranmak. içinizdeki sırrı kendinizden bile saklayacak kadar garip olmak. özlemek yoktur aslında, dengeyi bozduğunuzu ben herkesten farklıyım diyenlerin yüreğine bağırmak vardır.
özlemek yoktur aslında insanın kendi içine yerleştirdiği kanlı canlı bir yürek vardır... bizi özlemin esaretine kilitleyen de budur...
beklemek özleyenin eriyişidir. bilirim zor gelir erimek. yok olacağını sanırsın, bitmekten korkarsın huzurlu bir limanda.
özlemek, özüne uzak düşmektir. özünden ayrı düşenin sızım sızım sızlamasıdır. özlemek yoktur, sızlamak vardır aslında...
özlemek,çift yüreğin tekliğine hayranlıkla bakmaktır kocaman bir aynada. özlemek, asılı kaldığınız darağacında ,ayağınızın altındaki tabureyi itmektir. özlemek yoktur aslında ölmek vardır ipincecik bir iple... bu, beni öldüremeyecek kadar ince bir ip dediğiniz bir iple kendi kendinizi boğmaktır. özlemek yoktur aslında, boğulmak vardır karanlık bir zindanda.
üzerinize kapanan kapılar, geride kalışınızı simgeleyen bir terk ediştir aslında. ardında kaldığınız her kapıda kapıya boş boş bakarak öylece durmak.. özlemek yoktur aslında, gidenin ardından dolmuş gözlerle bakmak vardır eski bir kış sabahında..
indirimli bir beyoğlu akşamında indirimsiz yüzlere tanışıyormuşsunuz gibi tek tek bakmak. yanınızdan geçen insanların her birinin yüzündeki hasreti sorgulamak. yılın başına yaklaşan beyin oğluna neden bu kadar hüzünlüsün demek... geride bırakacağı yıla kendinden ne bıraktığını düşünmek... özlemek yoktur aslında, beyoğlunda gezersin gözlerini süzersin diyen eski nağmeye gülmek vardır...
kapalı bir kutuya girip, açıkmış gibi davranmak. içinizdeki sırrı kendinizden bile saklayacak kadar garip olmak. özlemek yoktur aslında, dengeyi bozduğunuzu ben herkesten farklıyım diyenlerin yüreğine bağırmak vardır.
özlemek yoktur aslında insanın kendi içine yerleştirdiği kanlı canlı bir yürek vardır... bizi özlemin esaretine kilitleyen de budur...
gün geçtikçe yok olan olgu.
her gün biraz daha az özlüyor insan. bir gün özlemekten vazgeçecek. bitecek o içindeki özlem.
işte o zaman yeni özlemler başlıcak.
her gün biraz daha az özlüyor insan. bir gün özlemekten vazgeçecek. bitecek o içindeki özlem.
işte o zaman yeni özlemler başlıcak.
ing: (bkz: missing)
bir süre sonra kişiye aklını oynattığını düşündürecek seviyeye gelebilen duygu. hani eskiden de bişeyler özlenirdi. ama uyu, uyan, yemek ye, müzik dinle, ders çalış vb. tüm rutin işlerde akılda tek kişinin hayali, fikri olması hayra alamet değil.* özlem gittikçe ağırlaşabilen, zıvanadan çıkabilen bişeymiş buradan da bunları görebiliyoruz. **
birçok kişi bilmiyor özlemenin ne olduğunu, ne demek olduğunu, nasıl iç acıtan, iç yakan bir şey olduğunu. kolayca ağızdan çıkan bir kelime olmuş özledim demek. kimisi daha 2 dakka önce yanından ayrıldığı sevgilisini özledim diyor, kimisi daha dün görüştüğü arkadaşını.. nedenmiş çok seviyormuşta 1 saniye bile ayrı kalınca özlüyormuşmuşmuş.. özlemek değil onların ki tamamen bencillik. içi boş olan kelimeler dünyasına doğru gidiyor özlemek kelimesi de. eğer onların ki özlemse benimki ne. onlar evlerinden uğurladıkları ve en geç ertesi gün tekrar görüşeceği, kapıdan geçirdikleri andan itibaren mesajlaşmaya başladıkları sevgililerini özlüyorlar. öyle laf olsun diye durmadan özledim diyenlere soruyorum, sizinki özlemse eğer sevgilisini bu dünyadan uğurlamış, nereye gittiğini dahi bilmeyen, şuan ne yapıyor nasıl en ufak bir fikri bile olmayan, ondan tekrar bir haber alamayan, sesini duyamayan, kokusunu koklayamayan benim hissettiğim şey ne öyleyse. özlem dediğiniz şey insanın içini yakar. tekrar göreceğin birini ya da görebilme ihtimalin olan birini özlemek gerçek özlem değildir. ne zaman ki çok sevdiğiniz birini o toprağın altına bırakmak zorunda kalırsınız işte o zaman öğrenirsiniz gerçek özlemin ne olduğunu.
çoğu kez hissedilmeden dile getirilen duygudur. aslında özlem duygusu öyle bir duygu ki, o an -yani özlediğiniz an- kalbinizde küçük bir sızı hissedersiniz. hem mutlu olursunuz hem canınız acır.
bir kişiden çok, o kişinin size kazıdığı duygu da özlenir bazen. ait ve güvende olma hissi, beraberinde getirdikleri huzur. en çok o özlenir işte.
geri gelmeyecek olanı özlemek en acısıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar