1. ?.
    zamanı gelmediği halde gerçekleşen, ansız, hiç beklenmeyen.
    1 ... asiti kaçmış kola
  2. ?.
    bir ışın karaca şarkısı başka ne denir ki

    Konuşmaya lüzum yok, kelimeler yorgun
    Hayallerimiz solmuş, çıkış yok
    Kurtarmaya çalıştık, karanlığa sığındık
    Batan bir gemideyiz, kaçış yok
    Yüreğim elinde sevdiğim, ne yapsam faydasız
    Unutma bu ayrılık benim için de zamansız
    Düşünmeye gerek yok, hatıralar yorgun
    Çıkmaz bir sokaktayız, dönüş yok
    Kurtarmaya çalıştık, karanlığa sığındık
    Batan bir gemideyiz, kaçış yok
    Yüreğim elinde sevdiğim, ne yapsam faydasız
    Unutma bu ayrılık benim için de zamansız
    Ver günahları, gel al umutları
    Hemen git, n'olur git, yeter ağlattığın
    Sil rüyaları, yırt at anıları
    Hemen git, n'olur git
    Bu son veda artık * * * * *
    1 ... no promise
  3. 1.
    adi yok adli genclik edebiyat dergisinde yer alan, rahsan bengi sezgine ait bir siir

    boyle zamansiz bir baslangic yap bende
    ben sana hazirlanirken
    ve ben sana henuz hazir degilken
    herhangi bir insandan
    daha fazla bir seyler ol benim icin
    bari islanarak yenileyim yagmura
    ayri zamanlari
    birbirimizden habersiz zamanlari
    herseyi somutlastir
    anlat bana
    avucundaki derin vadilere sizan su
    benim avucumdaki derin vadilerin suyuyla
    bulussun
    ellerimiz birbirini bulsun.
    cam gibi bugu tutmus yuzun
    bir bakisin dokunusuyla erisin
    kirpik arasi huzun sinsin yanaklarina,
    yanaklarima
    al fikrine sonra unut
    dalga bir carp, sonra siyril
    sinemde agri ol.
    sinemde nefes kes!
    sonra her seyi bana birak
    beni birak!
    ... lemur
  4. 2.
    yalin'in ilk albumunden insani cok icten etkileyen bi $arkisi.. dinlenmesi tavsiye edilir..
    sözlerini de yazayim bari:

    Deli oluyorum
    Belki de aklımı çoktan kaybettim
    Artık benim olmasan da ömrümü sana tükettim

    Seveceğini bilseydim
    Yalvarır sana ne olur dön derdim
    Döneceğini bilseydim
    Yoluna milyonlarca gül sererdim

    Zamansız geldin biraz, ben de tam ağlıyordum
    Elimde bavulum burda çekip gidiyordum
    Yanımda bana aldığın ufak oyuncağım
    Sorma neden diye
    Sen anlamazsın
    Son aşkım olacaksın

    Canımdan kopuyorsun
    Geceler uzadıkça gündüzleri yok ettim
    Sana anlatamasam da
    Gururumu hapsettim
    ... cenq0
  5. 3.
    söz-müzik: suat suna..
    ve harika bir ışın karaca yorumu..
    38,759. defa dinliyorum şu an..
    ....

    ''Ver günahları, gel al umutları...'''

    mü-kem-mel..
    ... zajo
  6. 4.
    her ölüm için söylenen söz.
    ... asperg
  7. 5.
    Zamansız
    Kara denklemim vardı, içinden ayıramadığım güzelliklere özlemlerimle birlikte yumak olup
    bakarlardı. Dün ile bu günü ayıran bir çalar saatin etkisinde savrulan bu dünyada imgelerim
    kendisiyle barışık olmalıydı. Dünden kalan en güzel mirası unutturmaya çalışan bedenlerin
    dostlukları her zaman yalandı. Bildiğim tüm toplamların işlevselliğini yitirdiği anlardı.
    Dikkatimin hep dağınık olduğu anlardı. Sarsıntılı rüyaların gelişleri gidişlerine paraleldi
    ama geçtikleri bir bedendi ve hassastı o beden. Üzerinden geçen anı yumakları yaralıyordu.
    Dün ile bu günü anlamlı kılan anıları geldiği yere hapseden bir çalar saatin etkisinde
    dönen dünyada temel hissetmek olsa da en geri plandı. Yaşamanın anlamını sorgulayan her
    cümlede hissetmek sonucu çıksa da hissetmenin varlığı onu güzel kılmayacaktı.
    Ey anlamların daraldığı düzensiz denklem.
    Karardığın tüm boşlukların anlamını anlamış olmam senin için yeterli değil elbette.
    Dokundurduğun tüm rüyaların ilgisine yaklaşmış ve artık onları arzulamış olmam da umrunda
    değil. Çözülebilmenin tek yolunu aramaktan sıkılmış olmasam da bırakmalıydım. Ama sıkıldım
    ve artık durduğum düzlemi göründüğü çizgide değerlendiriyorum. Düzlemi bilindiği gibi
    okuyorum. Yaşamı anlaşıldığı gibi anlıyorum. Eksenimi böyle belirliyorum. Dün ile bu güne
    eşit mesafede bir çalar saat etkisinde politikleşen bu dünyada çok yüzlülüğü anlıyorum ama
    asla kabul etmiyorum.
    Yaklaşan hiçbir elden çekinmiyorken ve uzaklaşan hiçbir ele üzülmüyorken budanacak
    yerimi arıyorum. Budanacak duygumu işaret etmeni istiyorum ve patikayı böyle sonlardırmak
    istiyorum. Bana düzlükleri vadeden tüm nasihatperver insanların haklı olduğuna inanabilmek
    için sonlandırmak istiyorum. Dün ile bugünü farksız gören bir çalar saat etkisinde
    farklılıklara körebe insanların dünyasında yabancılaşmamak için kör olmayı kabullenmiyorum.
    Özlemleri anlıyorum. Arzu denilen vahşet doğurganlığı güçlü anaç kavramları
    anlıyorum. Sevgi denilen bencillik doğurganlığı güçlü anaç kavrama inanıyorum. Saygı
    denilen zorbalığı kabulleniyorum. Özgürlük denilen yalanları yutuyorum. iyilik denilen
    kavramın yaşadığına inanıyorum. Karanlıklara küfretmiyorum. Durduğum noktada aşırı normal
    olduğumu düşünürken durduğum noktaya bakanların aşırı normal olduğumu düşünürlerken anı
    yumaklarının geçiş ekseninde bulunmamdaki ısrarı anlamıyorum. Dün ile bu günü farksız kılan
    bir çalar saat etkisinde zorbalığı kabullenmiyorum. Dün ile bu günü umutlu yapan bir çalar
    saat etkisinde dönen dünya için bir önem unsuruyum. Dün ile bugüne saldıran bir çalar saat
    etkisinde özgürlüğün yıkıldığı her noktada özgür hissedebilmek için düşlerime yalvarıyorum.
    Dün ile bu günü ayıran bir çalar saat etkisinde dönen dünyada yaşayorken dün ile bu
    günümü ayıran bir çalar saat etkisinde kaldığım sürece cümlelerimle sorgulamaktan öteye
    geçmiyorum.

    not:kendime ait blog sayfamdan alındıtır. aylardır barışmak için sabırla beklenilen sevgili bir gün yemeğe davet etmiş bütün özlem tavana vurmuştu. yemeğe gittiğimde neyi özlediğimi kendi kendime sordum. özlediğim şey bu değildi. onun bilgisayarında yazdığım bu yazı, boşluktaki piskolojimin dürtüsü ile bir çok alanda görücüye çıkıp çok beğenildi. ne var ki bundan daha yalın bir hale sokamıyorum ne kadar çabalarsam çabalayayım. bir yeri bozuluyor muhakkak. ben de hatasıyla yanlışıyla böyle bıraktım. *

    edit: imla.
    2 ... ketoral sampuan
  8. 6.
    sözleri insanın içine işleyen, ışın karacanın yorumuyla melankolinin dibine vurduran olağanüstü şarkı.

    yüreğim elinde sevdiğim, ne yapsam faydasız,
    unutma bu ayrılık benim için de zamansız...
    ... statik smiley