bugün
- nasıl birisiniz13
- japon hatunlar mı çinli hatunlar mı6
- götoğulları2
- dış görünüşün her şey olduğu gerçeği5
- ekrem imamoğlu11
- sevişirken dinlenecek şarkılar6
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar6
- azgın bir kız tarafından tecavüze uğramak2
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen3
- dağa çıkacaklara tavsiyeler3
- yarın sözlükteki incelleri tokatlayacak olmak6
- macron koşacak diye park kapatan akepe31
- erdoğan meloni aşkı3
- ctrlx nasıl bu kadar hızlı entry giriyor sorunsalı3
- aselsan satılırsa8
- akp bitince ne olacak23
- tatar kızları3
- farkındalığı yüksek olan bireylerin yalnızlaşması6
- besim tibuk2
- defineci köy çomarı3
- çinli kadınla evlenmek3
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir9
- kürt lehçeleri2
- ilkim sensin diyen kız3
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- osmanlı tokadının asıl icat edilme amacı3
- en iyi dövüş sporları3
- gocu8
- her yerim pembe diyen kız3
- ayak fetişi2
- trump'ın f35 hakkında henüz karar vermedim demesi2
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar11
- 9 temmuz 20263
- turkiye'nin mukemmel bir ulke olmasi3
- fusya semsiyeli yabanci17
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar11
- seks kasedi çıksa interneti çökertecek kişiler5
- çinli kızlar2
- milletinin lideri erdogan2
- 2028 adayimiz sayin erdogandir2
- yazılımcı erkeklerin yakışıklı olmaması8
- kiz arkadasin zort diye ossurmasi2
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- slut shaming yapan erkek2
- dondurma yerken sübliminal mesaj veren kız2
- akpli değilim ama3
- azeri3
- herzevekil6
- canım tatlı çekti diyen erkek2
- iki kadını aynı anda idare eden adama ne denir3
Zamansız
Kara denklemim vardı, içinden ayıramadığım güzelliklere özlemlerimle birlikte yumak olup
bakarlardı. Dün ile bu günü ayıran bir çalar saatin etkisinde savrulan bu dünyada imgelerim
kendisiyle barışık olmalıydı. Dünden kalan en güzel mirası unutturmaya çalışan bedenlerin
dostlukları her zaman yalandı. Bildiğim tüm toplamların işlevselliğini yitirdiği anlardı.
Dikkatimin hep dağınık olduğu anlardı. Sarsıntılı rüyaların gelişleri gidişlerine paraleldi
ama geçtikleri bir bedendi ve hassastı o beden. Üzerinden geçen anı yumakları yaralıyordu.
Dün ile bu günü anlamlı kılan anıları geldiği yere hapseden bir çalar saatin etkisinde
dönen dünyada temel hissetmek olsa da en geri plandı. Yaşamanın anlamını sorgulayan her
cümlede hissetmek sonucu çıksa da hissetmenin varlığı onu güzel kılmayacaktı.
Ey anlamların daraldığı düzensiz denklem.
Karardığın tüm boşlukların anlamını anlamış olmam senin için yeterli değil elbette.
Dokundurduğun tüm rüyaların ilgisine yaklaşmış ve artık onları arzulamış olmam da umrunda
değil. Çözülebilmenin tek yolunu aramaktan sıkılmış olmasam da bırakmalıydım. Ama sıkıldım
ve artık durduğum düzlemi göründüğü çizgide değerlendiriyorum. Düzlemi bilindiği gibi
okuyorum. Yaşamı anlaşıldığı gibi anlıyorum. Eksenimi böyle belirliyorum. Dün ile bu güne
eşit mesafede bir çalar saat etkisinde politikleşen bu dünyada çok yüzlülüğü anlıyorum ama
asla kabul etmiyorum.
Yaklaşan hiçbir elden çekinmiyorken ve uzaklaşan hiçbir ele üzülmüyorken budanacak
yerimi arıyorum. Budanacak duygumu işaret etmeni istiyorum ve patikayı böyle sonlardırmak
istiyorum. Bana düzlükleri vadeden tüm nasihatperver insanların haklı olduğuna inanabilmek
için sonlandırmak istiyorum. Dün ile bugünü farksız gören bir çalar saat etkisinde
farklılıklara körebe insanların dünyasında yabancılaşmamak için kör olmayı kabullenmiyorum.
Özlemleri anlıyorum. Arzu denilen vahşet doğurganlığı güçlü anaç kavramları
anlıyorum. Sevgi denilen bencillik doğurganlığı güçlü anaç kavrama inanıyorum. Saygı
denilen zorbalığı kabulleniyorum. Özgürlük denilen yalanları yutuyorum. iyilik denilen
kavramın yaşadığına inanıyorum. Karanlıklara küfretmiyorum. Durduğum noktada aşırı normal
olduğumu düşünürken durduğum noktaya bakanların aşırı normal olduğumu düşünürlerken anı
yumaklarının geçiş ekseninde bulunmamdaki ısrarı anlamıyorum. Dün ile bu günü farksız kılan
bir çalar saat etkisinde zorbalığı kabullenmiyorum. Dün ile bu günü umutlu yapan bir çalar
saat etkisinde dönen dünya için bir önem unsuruyum. Dün ile bugüne saldıran bir çalar saat
etkisinde özgürlüğün yıkıldığı her noktada özgür hissedebilmek için düşlerime yalvarıyorum.
Dün ile bu günü ayıran bir çalar saat etkisinde dönen dünyada yaşayorken dün ile bu
günümü ayıran bir çalar saat etkisinde kaldığım sürece cümlelerimle sorgulamaktan öteye
geçmiyorum.
not:kendime ait blog sayfamdan alındıtır. aylardır barışmak için sabırla beklenilen sevgili bir gün yemeğe davet etmiş bütün özlem tavana vurmuştu. yemeğe gittiğimde neyi özlediğimi kendi kendime sordum. özlediğim şey bu değildi. onun bilgisayarında yazdığım bu yazı, boşluktaki piskolojimin dürtüsü ile bir çok alanda görücüye çıkıp çok beğenildi. ne var ki bundan daha yalın bir hale sokamıyorum ne kadar çabalarsam çabalayayım. bir yeri bozuluyor muhakkak. ben de hatasıyla yanlışıyla böyle bıraktım. *
edit: imla.
Kara denklemim vardı, içinden ayıramadığım güzelliklere özlemlerimle birlikte yumak olup
bakarlardı. Dün ile bu günü ayıran bir çalar saatin etkisinde savrulan bu dünyada imgelerim
kendisiyle barışık olmalıydı. Dünden kalan en güzel mirası unutturmaya çalışan bedenlerin
dostlukları her zaman yalandı. Bildiğim tüm toplamların işlevselliğini yitirdiği anlardı.
Dikkatimin hep dağınık olduğu anlardı. Sarsıntılı rüyaların gelişleri gidişlerine paraleldi
ama geçtikleri bir bedendi ve hassastı o beden. Üzerinden geçen anı yumakları yaralıyordu.
Dün ile bu günü anlamlı kılan anıları geldiği yere hapseden bir çalar saatin etkisinde
dönen dünyada temel hissetmek olsa da en geri plandı. Yaşamanın anlamını sorgulayan her
cümlede hissetmek sonucu çıksa da hissetmenin varlığı onu güzel kılmayacaktı.
Ey anlamların daraldığı düzensiz denklem.
Karardığın tüm boşlukların anlamını anlamış olmam senin için yeterli değil elbette.
Dokundurduğun tüm rüyaların ilgisine yaklaşmış ve artık onları arzulamış olmam da umrunda
değil. Çözülebilmenin tek yolunu aramaktan sıkılmış olmasam da bırakmalıydım. Ama sıkıldım
ve artık durduğum düzlemi göründüğü çizgide değerlendiriyorum. Düzlemi bilindiği gibi
okuyorum. Yaşamı anlaşıldığı gibi anlıyorum. Eksenimi böyle belirliyorum. Dün ile bu güne
eşit mesafede bir çalar saat etkisinde politikleşen bu dünyada çok yüzlülüğü anlıyorum ama
asla kabul etmiyorum.
Yaklaşan hiçbir elden çekinmiyorken ve uzaklaşan hiçbir ele üzülmüyorken budanacak
yerimi arıyorum. Budanacak duygumu işaret etmeni istiyorum ve patikayı böyle sonlardırmak
istiyorum. Bana düzlükleri vadeden tüm nasihatperver insanların haklı olduğuna inanabilmek
için sonlandırmak istiyorum. Dün ile bugünü farksız gören bir çalar saat etkisinde
farklılıklara körebe insanların dünyasında yabancılaşmamak için kör olmayı kabullenmiyorum.
Özlemleri anlıyorum. Arzu denilen vahşet doğurganlığı güçlü anaç kavramları
anlıyorum. Sevgi denilen bencillik doğurganlığı güçlü anaç kavrama inanıyorum. Saygı
denilen zorbalığı kabulleniyorum. Özgürlük denilen yalanları yutuyorum. iyilik denilen
kavramın yaşadığına inanıyorum. Karanlıklara küfretmiyorum. Durduğum noktada aşırı normal
olduğumu düşünürken durduğum noktaya bakanların aşırı normal olduğumu düşünürlerken anı
yumaklarının geçiş ekseninde bulunmamdaki ısrarı anlamıyorum. Dün ile bu günü farksız kılan
bir çalar saat etkisinde zorbalığı kabullenmiyorum. Dün ile bu günü umutlu yapan bir çalar
saat etkisinde dönen dünya için bir önem unsuruyum. Dün ile bugüne saldıran bir çalar saat
etkisinde özgürlüğün yıkıldığı her noktada özgür hissedebilmek için düşlerime yalvarıyorum.
Dün ile bu günü ayıran bir çalar saat etkisinde dönen dünyada yaşayorken dün ile bu
günümü ayıran bir çalar saat etkisinde kaldığım sürece cümlelerimle sorgulamaktan öteye
geçmiyorum.
not:kendime ait blog sayfamdan alındıtır. aylardır barışmak için sabırla beklenilen sevgili bir gün yemeğe davet etmiş bütün özlem tavana vurmuştu. yemeğe gittiğimde neyi özlediğimi kendi kendime sordum. özlediğim şey bu değildi. onun bilgisayarında yazdığım bu yazı, boşluktaki piskolojimin dürtüsü ile bir çok alanda görücüye çıkıp çok beğenildi. ne var ki bundan daha yalın bir hale sokamıyorum ne kadar çabalarsam çabalayayım. bir yeri bozuluyor muhakkak. ben de hatasıyla yanlışıyla böyle bıraktım. *
edit: imla.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar