bugün
- sözlük yazarlarının bebeksi kombinleri10
- kadınlarda beyaz saç modası9
- heyt bea9
- 6 ekim 2026 istanbul imam hatip bıçaklı kavgası15
- iş yerinde sadece işle meşgul olup defolup gitmek4
- erkek kaşarları3
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi28
- sözlükte niye kimse kavga etmiyor sorunsalı6
- en ucuz sigara 100 lira olmalıdır3
- devlet millet bağının kopması5
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- ne kadar yaşlısın7
- sözlükteki anaerkil düzen9
- dua lipa'yı görünce aşırı sinirlenmek3
- tek adam rejimi4
- hadisler3
- iltica36
- sandviç dükkanı açmak4
- izmir bombası13
- nervio'nun erkek olması26
- teke tek kavgada dua lipa'yı tokatlarım3
- resim yüklenemedi3
- dışarıya karşı sert erkek görünen kılıbık4
- from gold from dust26
- sözlükteki gizli gaylerin meme sevdası maskesi3
- lıke la lıke la beni lıke la wallahi geldim tava2
- saçını sarıya boyatan esmer kadın4
- reis hangisine yetişsin3
- mutlu sözlük kadınları mutlu sözlük demektir3
- gece 03 43 mesaisi yapan low lullaby çetesi2
- çalışarak zengin olmak5
- kadın kadın kadın kadın2
- memduh bashgan2
- pastırma yazı4
- nihavent reyiz5
- game of thrones taki kerhaneci21
- ayıp olmasın diye depeche mode dinlemek3
- yürütmede erdoğan yasamada mhp2
- evlenince ayrı eve çıkmak3
- baş meriç2
- sözlük meriçleri ve kanarya severler derneği2
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları11
- meriç olmayanların incel veya gay olması2
- özelden muzunu atan yazar14
- bekir bozdağ7
- başmeriç2
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı8
- osman arıkan nacar5
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı11
- arapperest gürcüler4
bir gün gazetesinde sinema yazıları yazan boğaziçi üniversitesi mezunu yazar, eleştirmen.
http://www.medyahayat.com/haber.php?haber_id=24045
buradaki yazısıyla, sanatı ve emeği korumaktan çok, sanatçıyı ve siyasi görüşlerini korumaya çalıştıktan sonra, insanların gösterdiği tepkinin kusturica'nın siyasi görüşlerine ve tuttuğu tarafa değil, sanatına olduğunu iddia etmiş yazar ayrıca. yazısında değindiği bir kaç konuda haklı, fakat nemanja kusturica'nın avukatlığını bu kadar kendinden emin bir şekilde yapması üzücü gerçekten.
http://www.medyahayat.com/haber.php?haber_id=24045
buradaki yazısıyla, sanatı ve emeği korumaktan çok, sanatçıyı ve siyasi görüşlerini korumaya çalıştıktan sonra, insanların gösterdiği tepkinin kusturica'nın siyasi görüşlerine ve tuttuğu tarafa değil, sanatına olduğunu iddia etmiş yazar ayrıca. yazısında değindiği bir kaç konuda haklı, fakat nemanja kusturica'nın avukatlığını bu kadar kendinden emin bir şekilde yapması üzücü gerçekten.
cadde yayınlarından yakın plan yeni türkiye sineması adlı kitabı çıkmıştır. hayırlı olsun.
söyleyişilerinde sanattan konuşurken konuyu bir anda siyasete getiren ve sanattan çok siyaset konuşmayı seven sinema yazarı.
özellikle sinemaya dair yazılar kotaran birgün yazarı. dünkü yazısında bilindik bi mevzu üzerine kafa patlatmıştır. pardon, sadece yazı yazmıştır.ama belki de her yazış bi kafa patlatmaktır, evet amiyane de olsa öyledir aslında.
konu; yılmaz güney, nuri bilge ceylan gibi yönetmenler üzerinden yola çıkarak geçmişin sanatçılarının halkla iç içe olup kopuk bi tavır sergilememesi fakat günümüz sanatçılarında durumun tam tersi cereyan ettiği üzerineydi.tabii bunu söylerken toplumun yaşadığı siyasi ve sosyal dönüşümleri analiz etmek lazım. hatta bi dünya konjonkturuna bakmak lazım. 68 kuşağının türkiye'deki etkilenimleri 70'lı yıllarda esen sol rüzgarlara dek evrilebiliyor.gene ülkemize dair 80 askeri darbesi ve yok ettikleri. 90 sonrası küreselleşen dünyayla sol-sağ terminolojisinin söylemlerinin modernizmle dönüştürülmesi toplumun yaşadığı hızlı gelgitler günümüz aydın profilini ortaya çıkardı aslında. bu yeni nesil profilden memnun olup olmamak ayrı terane de artık bazı şeylerin eskiden çok daha farklı tınladığı aşikar.
yılmaz güney, yaşar kemal çok değerli insanlardır kuşkusuz. çünkü öncelikle toplumlarını çok iyi tanıyorlardı. yeni nesil yönetmenlerde, aydınlarda bu kişileri ve dünyadaki diğer edebiyatçıları referans alıp yeni çağ modernizmine uygun bi etiketleme söz konusu. bu etiketleme de özgün olanlar var (bunlar kalıcı olacaklar haliyle)bir de ol(a)mayanlar var bence. konuya bu şekilde bakmak daha sağlıklı olur.
yani neticede nuri bilge ceylan, zeki demirkubuz gibi yönetmenlerin yaptığı çalışmaların toplumsal köklerden beslendiğini düşünüyorum. ve yaptıkları çalışmalar yeni çağ aforizmalarına kurban gitmeyi hak etmiyor. sorun aslında 70'lerle 2000'li yılların inanılmaz farklılıklar içermesi. bu sosyal/kültürel/siyasi dönüşümler doğal olarak yapılan çalışmaları farklılaştırıyor ve halkın sanatçısı olmak eşiğinde de mesafeleri açıyor. bazı kimseler bu yeni bakış açısını samimi bulmuyor hatta tepeden inmecilikle suçlayanlar bile var ama şu var artık 1970'lerde de yaşamıyoruz. net.
konu; yılmaz güney, nuri bilge ceylan gibi yönetmenler üzerinden yola çıkarak geçmişin sanatçılarının halkla iç içe olup kopuk bi tavır sergilememesi fakat günümüz sanatçılarında durumun tam tersi cereyan ettiği üzerineydi.tabii bunu söylerken toplumun yaşadığı siyasi ve sosyal dönüşümleri analiz etmek lazım. hatta bi dünya konjonkturuna bakmak lazım. 68 kuşağının türkiye'deki etkilenimleri 70'lı yıllarda esen sol rüzgarlara dek evrilebiliyor.gene ülkemize dair 80 askeri darbesi ve yok ettikleri. 90 sonrası küreselleşen dünyayla sol-sağ terminolojisinin söylemlerinin modernizmle dönüştürülmesi toplumun yaşadığı hızlı gelgitler günümüz aydın profilini ortaya çıkardı aslında. bu yeni nesil profilden memnun olup olmamak ayrı terane de artık bazı şeylerin eskiden çok daha farklı tınladığı aşikar.
yılmaz güney, yaşar kemal çok değerli insanlardır kuşkusuz. çünkü öncelikle toplumlarını çok iyi tanıyorlardı. yeni nesil yönetmenlerde, aydınlarda bu kişileri ve dünyadaki diğer edebiyatçıları referans alıp yeni çağ modernizmine uygun bi etiketleme söz konusu. bu etiketleme de özgün olanlar var (bunlar kalıcı olacaklar haliyle)bir de ol(a)mayanlar var bence. konuya bu şekilde bakmak daha sağlıklı olur.
yani neticede nuri bilge ceylan, zeki demirkubuz gibi yönetmenlerin yaptığı çalışmaların toplumsal köklerden beslendiğini düşünüyorum. ve yaptıkları çalışmalar yeni çağ aforizmalarına kurban gitmeyi hak etmiyor. sorun aslında 70'lerle 2000'li yılların inanılmaz farklılıklar içermesi. bu sosyal/kültürel/siyasi dönüşümler doğal olarak yapılan çalışmaları farklılaştırıyor ve halkın sanatçısı olmak eşiğinde de mesafeleri açıyor. bazı kimseler bu yeni bakış açısını samimi bulmuyor hatta tepeden inmecilikle suçlayanlar bile var ama şu var artık 1970'lerde de yaşamıyoruz. net.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar