bugün
- lamba5
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- bir ilişkiyi kim yönetir17
- masa5
- velvet48
- pandela 319
- sandalye8
- kürt hareketinin devşirme olması15
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- iblis3
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- sanat2
- en gıcık olunan insan davranışı4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- kız arkadaşla sabahlara kadar içmek5
- ciguli kral16
- aleyna tilki5
- amedspor12
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen4
- yapsam yaptım derim3
- sikişirken hüzünlenmek4
- elektriği ödeyen adam7
- mony tontana11
- memduh bashgan9
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- deniz göktaş34
- bik bik kaç yaşında10
- yeni sevgiliden beklentiler2
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı7
- ahtapot yemek9
- almanya5
- brokoli3
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı3
- yürüyüş flörtü9
- fondöten sürmek3
- 2026 dünya kupası33
- dimes'in 2026 yılında murat 124 hediye etmesi2
- evde kalmış kız kurusu7
- samsung3
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- iki ayyaş5
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- kemal kılıçdaroğlu20
- sikmek icin entry ni beğendi6
- taksim delisi cenk4
- xiaomi redmi a32
- uludağ sözlük bir ailedir9
28 Mart 1891 yılında Issac Lang adıyla Alsas Lotringenli bir yahudi ailenin oğlu olarak Almanya'da doğan şair. Hukuk doktorası yaptı. Şair Claire Goll ile evlendi. Genelde eserlerini anadili olan Almanca yazdıysa da çok iyi konuşup yazdığı Fransızca da eserleri bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı yıllarını savaş karşıtı sanatçılar çevresinde isviçre'de geçirdikten sonra, 1919 yılında Paris'e yerleşti. Özgün imge yüklü şiirinin yanında siyasi yönelimli romanlar da yazdı. Absürd ve deneyci modern tiyatronun da önemli öncülerindendi. Claire Goll ile karşılıklı yazdıkları "Die Antirose" (Karşıt Gül) kitabı için Karl Korolow, "Alman şiirinde benzersiz olduğu" yargısında bulundu. Paul Eluard: "Yvan Goll'ün mutluluğu ve büyüklüğü, Claire Goll ile birlikte aşk şiirinin zirvesine oturmaktı." Bu ve "Malay Aşk Şiirleri" ile " On Bin Tan Kızılı" kitaplarından birkaç örnektir. 27 Şubat 1950 yılında Paris'te Amerikan vatandaşı olarak öldü.
SAHiBi BiLiNMiYOR
Geceleyin sıkça çatırdar ölmüş kalbim
Kiraz ağacı gençliği düşleyen,
Antika bir dolap gibi,
O zaman gererim yine kahverengi dallarımı,
Ve açarım yaprak ellerimi
Ve salınırım bir kuş şarkısı altında
Senin çimenlerini gölgelerim
Okşarım seni mavi gölgelerle
Ve atarım sana bütün kanımı
Kızıl kirazlarda.
Gündüz dururum orada yumuk kirpiklerle
sahilde terk edilmiş bir villa gibi
Sahibi bilinmeyen
ON BiN TAN KIZILI
Sen ele gelmezsin
Bir dere gibi
Nane tutamları içinde
Çokça titrersin
Suretim altında
Eğilince üzerine
Yıldızlar doğar
Bana bakınca sen
Bana aitsin
Göz nasıl yüze aitse
Ve şarkılarımdan biriyle
Dudaklarında ölüme gideceksin...
Ama benden kaçıyorsun, kaçıyorsun
Mandolinimin sesi gibi
Ele gelmeyen
Toy kuşu gibi- Alabalık gibi
Ey bir aşkın düşü !
Ey bir düşün aşkı !
Çayırım benim
Kayısı dudaklım
Gözlerinin sakin suyunda
Salınır iki peygamber kuşu
ve yunar
Yorgum ruhum içinde
Unutmabeni açar
Senin gamzelerinde
Sana benziyor hepsi küçük yeğenler
gibi
Harpa çalıyor rüzgar saçlarında
Aşkımın uzak anjelüsü
Yankır senin yüreğinde
Uyu hasta çocuk:
Dünyanın dönmesini durduracağım
Ayın çarklarını yağlayacağım
senin gözyaşlarından paslanmışlar
Astım rüzgarı boğacağım
Bütün Avrupa'yı uyandırıyor...
Uyuyabilesin diye
Tramvay raylarını pamuğa saracağım
Yağmuru kara döndüreceğim
Ve her sabah karatavukları vuracağım
Şakımaları ceren yüreğini çentikleyebilir:
Uyuyabilesin diye
SAHiBi BiLiNMiYOR
Geceleyin sıkça çatırdar ölmüş kalbim
Kiraz ağacı gençliği düşleyen,
Antika bir dolap gibi,
O zaman gererim yine kahverengi dallarımı,
Ve açarım yaprak ellerimi
Ve salınırım bir kuş şarkısı altında
Senin çimenlerini gölgelerim
Okşarım seni mavi gölgelerle
Ve atarım sana bütün kanımı
Kızıl kirazlarda.
Gündüz dururum orada yumuk kirpiklerle
sahilde terk edilmiş bir villa gibi
Sahibi bilinmeyen
ON BiN TAN KIZILI
Sen ele gelmezsin
Bir dere gibi
Nane tutamları içinde
Çokça titrersin
Suretim altında
Eğilince üzerine
Yıldızlar doğar
Bana bakınca sen
Bana aitsin
Göz nasıl yüze aitse
Ve şarkılarımdan biriyle
Dudaklarında ölüme gideceksin...
Ama benden kaçıyorsun, kaçıyorsun
Mandolinimin sesi gibi
Ele gelmeyen
Toy kuşu gibi- Alabalık gibi
Ey bir aşkın düşü !
Ey bir düşün aşkı !
Çayırım benim
Kayısı dudaklım
Gözlerinin sakin suyunda
Salınır iki peygamber kuşu
ve yunar
Yorgum ruhum içinde
Unutmabeni açar
Senin gamzelerinde
Sana benziyor hepsi küçük yeğenler
gibi
Harpa çalıyor rüzgar saçlarında
Aşkımın uzak anjelüsü
Yankır senin yüreğinde
Uyu hasta çocuk:
Dünyanın dönmesini durduracağım
Ayın çarklarını yağlayacağım
senin gözyaşlarından paslanmışlar
Astım rüzgarı boğacağım
Bütün Avrupa'yı uyandırıyor...
Uyuyabilesin diye
Tramvay raylarını pamuğa saracağım
Yağmuru kara döndüreceğim
Ve her sabah karatavukları vuracağım
Şakımaları ceren yüreğini çentikleyebilir:
Uyuyabilesin diye
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar