bugün
- habire1217
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- sarapci koala62
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- akpartililerin apo sevdası5
- mantı7
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması4
- silvermist4
- ben sizin anonim11
- beni ne kadar seviyorsunuz4
- necip fazıl kısakürek3
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı7
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- arkadaşlar tıraş oldum sizce nasıl olmuş2
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır3
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- vexillarius the slayer6
- slip mayo giyen erkek5
- michael jackson ölmedi mi sorunsalı3
- motorine 8 24 tl zam gelmesi3
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- insan olmaya ceyrek kala15
- sabetay sevi4
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci5
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- enayimiknatisii12
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- naz yapan erkek3
- münafığın cenaze namazı kılınmaz2
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- s'i l v'e r m'i s t19
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- sonbaharda yapılacak en iyi şey4
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- olduğunuz yerde kuyu kazarsanız nerede çıkarsınız3
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- diz üstü şort giyen erkek3
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın4
- pkklı anaları3
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu4
28 Mart 1891 yılında Issac Lang adıyla Alsas Lotringenli bir yahudi ailenin oğlu olarak Almanya'da doğan şair. Hukuk doktorası yaptı. Şair Claire Goll ile evlendi. Genelde eserlerini anadili olan Almanca yazdıysa da çok iyi konuşup yazdığı Fransızca da eserleri bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı yıllarını savaş karşıtı sanatçılar çevresinde isviçre'de geçirdikten sonra, 1919 yılında Paris'e yerleşti. Özgün imge yüklü şiirinin yanında siyasi yönelimli romanlar da yazdı. Absürd ve deneyci modern tiyatronun da önemli öncülerindendi. Claire Goll ile karşılıklı yazdıkları "Die Antirose" (Karşıt Gül) kitabı için Karl Korolow, "Alman şiirinde benzersiz olduğu" yargısında bulundu. Paul Eluard: "Yvan Goll'ün mutluluğu ve büyüklüğü, Claire Goll ile birlikte aşk şiirinin zirvesine oturmaktı." Bu ve "Malay Aşk Şiirleri" ile " On Bin Tan Kızılı" kitaplarından birkaç örnektir. 27 Şubat 1950 yılında Paris'te Amerikan vatandaşı olarak öldü.
SAHiBi BiLiNMiYOR
Geceleyin sıkça çatırdar ölmüş kalbim
Kiraz ağacı gençliği düşleyen,
Antika bir dolap gibi,
O zaman gererim yine kahverengi dallarımı,
Ve açarım yaprak ellerimi
Ve salınırım bir kuş şarkısı altında
Senin çimenlerini gölgelerim
Okşarım seni mavi gölgelerle
Ve atarım sana bütün kanımı
Kızıl kirazlarda.
Gündüz dururum orada yumuk kirpiklerle
sahilde terk edilmiş bir villa gibi
Sahibi bilinmeyen
ON BiN TAN KIZILI
Sen ele gelmezsin
Bir dere gibi
Nane tutamları içinde
Çokça titrersin
Suretim altında
Eğilince üzerine
Yıldızlar doğar
Bana bakınca sen
Bana aitsin
Göz nasıl yüze aitse
Ve şarkılarımdan biriyle
Dudaklarında ölüme gideceksin...
Ama benden kaçıyorsun, kaçıyorsun
Mandolinimin sesi gibi
Ele gelmeyen
Toy kuşu gibi- Alabalık gibi
Ey bir aşkın düşü !
Ey bir düşün aşkı !
Çayırım benim
Kayısı dudaklım
Gözlerinin sakin suyunda
Salınır iki peygamber kuşu
ve yunar
Yorgum ruhum içinde
Unutmabeni açar
Senin gamzelerinde
Sana benziyor hepsi küçük yeğenler
gibi
Harpa çalıyor rüzgar saçlarında
Aşkımın uzak anjelüsü
Yankır senin yüreğinde
Uyu hasta çocuk:
Dünyanın dönmesini durduracağım
Ayın çarklarını yağlayacağım
senin gözyaşlarından paslanmışlar
Astım rüzgarı boğacağım
Bütün Avrupa'yı uyandırıyor...
Uyuyabilesin diye
Tramvay raylarını pamuğa saracağım
Yağmuru kara döndüreceğim
Ve her sabah karatavukları vuracağım
Şakımaları ceren yüreğini çentikleyebilir:
Uyuyabilesin diye
SAHiBi BiLiNMiYOR
Geceleyin sıkça çatırdar ölmüş kalbim
Kiraz ağacı gençliği düşleyen,
Antika bir dolap gibi,
O zaman gererim yine kahverengi dallarımı,
Ve açarım yaprak ellerimi
Ve salınırım bir kuş şarkısı altında
Senin çimenlerini gölgelerim
Okşarım seni mavi gölgelerle
Ve atarım sana bütün kanımı
Kızıl kirazlarda.
Gündüz dururum orada yumuk kirpiklerle
sahilde terk edilmiş bir villa gibi
Sahibi bilinmeyen
ON BiN TAN KIZILI
Sen ele gelmezsin
Bir dere gibi
Nane tutamları içinde
Çokça titrersin
Suretim altında
Eğilince üzerine
Yıldızlar doğar
Bana bakınca sen
Bana aitsin
Göz nasıl yüze aitse
Ve şarkılarımdan biriyle
Dudaklarında ölüme gideceksin...
Ama benden kaçıyorsun, kaçıyorsun
Mandolinimin sesi gibi
Ele gelmeyen
Toy kuşu gibi- Alabalık gibi
Ey bir aşkın düşü !
Ey bir düşün aşkı !
Çayırım benim
Kayısı dudaklım
Gözlerinin sakin suyunda
Salınır iki peygamber kuşu
ve yunar
Yorgum ruhum içinde
Unutmabeni açar
Senin gamzelerinde
Sana benziyor hepsi küçük yeğenler
gibi
Harpa çalıyor rüzgar saçlarında
Aşkımın uzak anjelüsü
Yankır senin yüreğinde
Uyu hasta çocuk:
Dünyanın dönmesini durduracağım
Ayın çarklarını yağlayacağım
senin gözyaşlarından paslanmışlar
Astım rüzgarı boğacağım
Bütün Avrupa'yı uyandırıyor...
Uyuyabilesin diye
Tramvay raylarını pamuğa saracağım
Yağmuru kara döndüreceğim
Ve her sabah karatavukları vuracağım
Şakımaları ceren yüreğini çentikleyebilir:
Uyuyabilesin diye
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar