bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- bir bela geliyor8
- ellerim bos gonlum hos31
- arif kocabıyık16
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi3
- habire1220
- trakyalı yazarlar6
- mazota zam geldi3
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- lahmacun9
- kamos3
- seri katilin tarziyla cinayet isleyen dedektif2
- boşnak olmak ister miydiniz5
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu2
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- ismet gürbüz9
- kaan sezyum7
- seri eksiciyi tenhada yakalamak5
- ay diyen erkek9
- basmane tren garı7
- şekerul şeker bey2
- hayatında hiç deri ceket giymemiş kız3
- silvermist9
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- sarapci koala63
- apo yu eleştirmek vs apo'ya küfretmek4
- tekerlek toplayan cocuk4
- mladiç piçtir piç kalacaktır3
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte ne yollamalı2
- sobadan kurtulmak5
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- biraderin koşturması3
- tuzlu kahve dizisi9
- vexillarius the slayer8
- gocu37
- trakyadan adam çıkmaz diyen insan4
- 11 aydır ortalıkta olmayan flörte yazılmalı mıdır2
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak3
- ben sizin anonim11
- türkiye solunun en büyük sorunu6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı16
- ben geldim naneler15
- renkli rüyalar oteli5
- sırta zincir vurarak zikir etmek3
- raikagetokatlayan4
- köylü kızın size aşık olması2
- ateist ve deist arkadaşları olan müslüman2
- habire12nin çaylak olması5
28 Mart 1891 yılında Issac Lang adıyla Alsas Lotringenli bir yahudi ailenin oğlu olarak Almanya'da doğan şair. Hukuk doktorası yaptı. Şair Claire Goll ile evlendi. Genelde eserlerini anadili olan Almanca yazdıysa da çok iyi konuşup yazdığı Fransızca da eserleri bulunmaktadır. Birinci Dünya Savaşı yıllarını savaş karşıtı sanatçılar çevresinde isviçre'de geçirdikten sonra, 1919 yılında Paris'e yerleşti. Özgün imge yüklü şiirinin yanında siyasi yönelimli romanlar da yazdı. Absürd ve deneyci modern tiyatronun da önemli öncülerindendi. Claire Goll ile karşılıklı yazdıkları "Die Antirose" (Karşıt Gül) kitabı için Karl Korolow, "Alman şiirinde benzersiz olduğu" yargısında bulundu. Paul Eluard: "Yvan Goll'ün mutluluğu ve büyüklüğü, Claire Goll ile birlikte aşk şiirinin zirvesine oturmaktı." Bu ve "Malay Aşk Şiirleri" ile " On Bin Tan Kızılı" kitaplarından birkaç örnektir. 27 Şubat 1950 yılında Paris'te Amerikan vatandaşı olarak öldü.
SAHiBi BiLiNMiYOR
Geceleyin sıkça çatırdar ölmüş kalbim
Kiraz ağacı gençliği düşleyen,
Antika bir dolap gibi,
O zaman gererim yine kahverengi dallarımı,
Ve açarım yaprak ellerimi
Ve salınırım bir kuş şarkısı altında
Senin çimenlerini gölgelerim
Okşarım seni mavi gölgelerle
Ve atarım sana bütün kanımı
Kızıl kirazlarda.
Gündüz dururum orada yumuk kirpiklerle
sahilde terk edilmiş bir villa gibi
Sahibi bilinmeyen
ON BiN TAN KIZILI
Sen ele gelmezsin
Bir dere gibi
Nane tutamları içinde
Çokça titrersin
Suretim altında
Eğilince üzerine
Yıldızlar doğar
Bana bakınca sen
Bana aitsin
Göz nasıl yüze aitse
Ve şarkılarımdan biriyle
Dudaklarında ölüme gideceksin...
Ama benden kaçıyorsun, kaçıyorsun
Mandolinimin sesi gibi
Ele gelmeyen
Toy kuşu gibi- Alabalık gibi
Ey bir aşkın düşü !
Ey bir düşün aşkı !
Çayırım benim
Kayısı dudaklım
Gözlerinin sakin suyunda
Salınır iki peygamber kuşu
ve yunar
Yorgum ruhum içinde
Unutmabeni açar
Senin gamzelerinde
Sana benziyor hepsi küçük yeğenler
gibi
Harpa çalıyor rüzgar saçlarında
Aşkımın uzak anjelüsü
Yankır senin yüreğinde
Uyu hasta çocuk:
Dünyanın dönmesini durduracağım
Ayın çarklarını yağlayacağım
senin gözyaşlarından paslanmışlar
Astım rüzgarı boğacağım
Bütün Avrupa'yı uyandırıyor...
Uyuyabilesin diye
Tramvay raylarını pamuğa saracağım
Yağmuru kara döndüreceğim
Ve her sabah karatavukları vuracağım
Şakımaları ceren yüreğini çentikleyebilir:
Uyuyabilesin diye
SAHiBi BiLiNMiYOR
Geceleyin sıkça çatırdar ölmüş kalbim
Kiraz ağacı gençliği düşleyen,
Antika bir dolap gibi,
O zaman gererim yine kahverengi dallarımı,
Ve açarım yaprak ellerimi
Ve salınırım bir kuş şarkısı altında
Senin çimenlerini gölgelerim
Okşarım seni mavi gölgelerle
Ve atarım sana bütün kanımı
Kızıl kirazlarda.
Gündüz dururum orada yumuk kirpiklerle
sahilde terk edilmiş bir villa gibi
Sahibi bilinmeyen
ON BiN TAN KIZILI
Sen ele gelmezsin
Bir dere gibi
Nane tutamları içinde
Çokça titrersin
Suretim altında
Eğilince üzerine
Yıldızlar doğar
Bana bakınca sen
Bana aitsin
Göz nasıl yüze aitse
Ve şarkılarımdan biriyle
Dudaklarında ölüme gideceksin...
Ama benden kaçıyorsun, kaçıyorsun
Mandolinimin sesi gibi
Ele gelmeyen
Toy kuşu gibi- Alabalık gibi
Ey bir aşkın düşü !
Ey bir düşün aşkı !
Çayırım benim
Kayısı dudaklım
Gözlerinin sakin suyunda
Salınır iki peygamber kuşu
ve yunar
Yorgum ruhum içinde
Unutmabeni açar
Senin gamzelerinde
Sana benziyor hepsi küçük yeğenler
gibi
Harpa çalıyor rüzgar saçlarında
Aşkımın uzak anjelüsü
Yankır senin yüreğinde
Uyu hasta çocuk:
Dünyanın dönmesini durduracağım
Ayın çarklarını yağlayacağım
senin gözyaşlarından paslanmışlar
Astım rüzgarı boğacağım
Bütün Avrupa'yı uyandırıyor...
Uyuyabilesin diye
Tramvay raylarını pamuğa saracağım
Yağmuru kara döndüreceğim
Ve her sabah karatavukları vuracağım
Şakımaları ceren yüreğini çentikleyebilir:
Uyuyabilesin diye
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar