bugün

teoman'ın ilk albumunde yer alan, teoman'ın sesinin iyice kadifeleştiği şarkı.

gözlerim kör karanlikta
kör kuyunda boğulursa
tenim benim olmadiysa
yitirilmiş, tutsak olmuş,
düşman olmuş,
milyon defa tekrarlanan
hayatimsa.

gizli bağin çözüldüyse
yollar varsa, pahaliysa
uzun, kisa ya da darsa,
artik hiç farkli olmayan,
sikildiğin, hayatinsa

aslinda yollar
yalanini görmez, yaralari sarmaz
hiç bitmez
aslinda yollar
daralip açilmaz, sonunada varmaz
hem varsan da, farketmez ki.

oldum, oldum, çocuk kaldim
yüreğimden yaralandim
bir yer olsa, huzur sunsa
dizlerim üstünde çöksem
sonsuz yolu aydinlansa
günün ilk işiğinda
son birkez nefes alsam
kaybolsam gözyaşinda
ya da ilk kitabinda

her dinlediğimde boğazıma bir şey düğümleyen şarkı ötesi bişi..

edit: basıma kalmıs.
ahmet haşim' in bir şiiri ve "yollar nereye çıkar?" gibi bir final sorusuna sınıfın "yaz okuluna" diye cevaplandırmasına neden olan şiir.
bülent ortaçgil vokali ile dinlemek de mümkündür bu şarkıyı.
mükemmel bir ahmet haşim şiiri.

Bir lamba hüzniyle

kısıldı altın ufuklarda akşamın güneşi;

söndü göllerde aks-i girye-veşi

gecenin avdet-i süküniyle...



Yollar

ki gider kimsesiz, tehi, ebedi,

yollar

hep birer hatt-ı pür-süküt oldu

akşamın sine-i gubârında.

onlar, hangi bir belde-i hayâle gider,

böyle sessiz ve kimsesiz şimdi?
bir istanbul masalı'nin sound track albümünde yer alan kıraç şarkısı. *sözleri:

Gündüz gözüyle söylenmeyecek masallar söylemişiz,
Sabaha çıkmayacak sözler vermişiz meğer
Bir hayal kuşunun kanatlarında, adını rüzgara yazmışız meğer
Şimdi arıyorum, bulamıyorum
Uzanıyorum zamanın izinden, dokunamıyorum
içimde sakladığım bu masalları kimselere anlatamıyorum

Yollar aldılar seni, yollar ayrı koydular
Eski dostum o yollar şimdi hasret oldular
Bekliyorum yollarını, beklemekle bitmiyor.
Besliyorum aşkını, aşkın rengi soluyor
Günler geçiyor, yıpranıyor, eskiyor
Ufka dalan gözlerimde hatıralar dinmiyor
Sevdim olmuyor, sevmedim olmuyor
Aşkını büyüttüm, büyüttüm ama ölüyor

Gel geri döndür ah yolları
Bekledim o yılları
işte ben bekliyorum, bekliyorum ama bitmiyor.
ahmet haşim'in şiiri vardır o belde'nin yolları...
Bir lamba hüzniyle
kısıldı altın ufuklarda akşamın güneşi;
söndü göllerde aks-i girye-veşi
gecenin avdet-i süküniyle...
Yollar
ki gider kimsesiz, tehi, ebedi,
yollar
hep birer hatt-ı pür-süküt oldu
akşamın sine-i gubârında.
onlar, hangi bir belde-i hayâle gider,
böyle sessiz ve kimsesiz şimdi?
Meftür
ve muhteriz yine bir nefha-i hayâl esiyor;
bu nefha dalları bîtâb ü bîmecâl uyutur.
Sonra eyler gıyâhı nâlende,
sonra âgüş-ı ufk içinde ölür...
(...)*
lisenin ilk yıllarında yaklaşık 20 arkadaş teoman konserine gitmiştik yaz günü, açık hava'da.

teoman'ın en bi'kral olduğu günler, herkes peşinde, şarkılarını herkes bilmekte vs.
son albümlerden onlarca şarkı çaldı, sahnede tek başına kaldı.

sonra bizim tayfadan iki kız bağırdı bir sessizlik anında "teoman yollar yollar !"
bütün açık hava'da yankılandı kızların haykırışı, eline gitarını aldı teoman, bir kaç nota basmaya çalıştı. sözleri tam olarak hatırlamıyordu, o sustu, biz söyledik.

sonra durdu, bize doğru baktı "oldum oldum çocuk kaldım" dedi, tam da kendisinden soğumaya karar vermiştik ki; söylediği lafla tekrardan aldı bizi çemberine.

hala severek dinleyişimiz belki biraz da bundandır.

bu vesileyle tam sözleri de gelsin;

gözlerim kör karanlikta
kör kuyunda boğulursa
tenim benim olmadiysa
yitirilmiş, tutsak olmuş,
düşman olmuş,
milyon defa tekrarlanan
hayatimsa.

gizli bağin çözüldüyse
yollar varsa, pahaliysa
uzun, kisa ya da darsa,
artik hiç farkli olmayan,
sikildiğin, hayatinsa

aslinda yollar
yalanini görmez, yaralari sarmaz
hiç bitmez
aslinda yollar
daralip açilmaz, sonunada varmaz
hem varsan da, farketmez ki.

oldum, oldum, çocuk kaldim
yüreğimden yaralandim
bir yer olsa, huzur sunsa
dizlerim üstünde çöksem
sonsuz yolu aydinlansa
günün ilk işiğinda
son birkez nefes alsam
kaybolsam gözyaşinda
ya da ilk kitabinda
*
arif nihat asya şiiri.

Varsın biraz da yollar çeksin benim cefamı
Artık verin çocuklar, artık verin asamı!.
Bir başka kainata, bir başka yurda yol var;
Siz örtünün garipler siz örtünün abamı!
Yorgun düşüp uzandım altında asumanın;
Gölgende buldum ey dal bir anne ihtimamı.
Şahane manzaraydı dünya sınırlarında
Bir kubbenin rüku’u, bir zirvenin kıyamı.

Yükseklerinde ömrün dağlar, sular kovuklar:
Yükseklerin diliyle tekrar edin nidamı!
Dağlar lisana geldi, gökler lisana geldi;
Şerh oldu Mesnevi’den yıldız
Şerh oldu Mesnevi’den yıldızların kelamı.
Şeffaf mavinizden abdest alıp el açtım
Artık yakındayım, ey gökler, duyun duamı!
asu maralman'in seslendirdigi sarkilardan.

Her yolun bir yolcusu var
Yolun taşlı tozlusu var
Sevdanın, derdin, kederin
Yollara düşmüş izi var

Kimi yorganı sırtında
Kimi yüreği ağzında
Kimi bir sevdaya düşmüş
Kimi servet yolunda

Yollar hasretleri bağlar
Yollar gurbetlere uzar
Yollar, karanlık yollar
Aydınlık yollar da var
arayışların ve göçlerin aracısı, yeni umutların vasıtasıdır. kimi zaman mutsuzluğun tetikleyicisi, kimi zaman hayatın ta kendisidir yollar.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.