bugün
- velvet korumam altındadır22
- 15 18 yaş arasına müebbet hapis düzenlemesi9
- mason greenwood29
- erdoğan'ın gerçekten asrın lideri olması9
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu16
- iki birayla yatağa atılan kız devri bitmesi5
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın14
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı9
- güne bir tespit bırak5
- ekşi sözlük yazarlarının kahvaltıları3
- borsayı kim 14 000 de tutuyor3
- suca suruklenen cocuk2
- danla bilic3
- hiç eksi vermemek8
- sinir bozucu şeyler13
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek12
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı7
- suça sürüklenen çocuk düzenlemesi tbmm de3
- velvet19
- gocu21
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi7
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek23
- ben geldim naneler33
- parliament night blue3
- kilo vermek isteyenlere tavsiyeler3
- 14 temmuz şempanze günü7
- pasif sıçıcılık3
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki9
- kahve içmek3
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- oğuzhan uğur4
- kadidi çıkmak4
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz4
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi13
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- true adamlığı2
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız5
- heykele tapan kamalist4
- ölen senatörün yerine kardeşini atamak4
- turistin hesabına eklenen gönüllü bahşişe isyanı4
- payton kiralamak3
- silivri soğuktur2
- katil israilli bakanın gazze'deki yıkımı iyi hisse3
- simit2
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak5
- sözlükteki deliler2
- geceye bir şarkı bırak15
- 1 milyar 471 milyon dolar3
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- tepkiselbiri5
abartılı bir ifadeye karşılık kullanılan argo deyim. misal:
- abi larker her gün ortalama 150-200 entry giriyor, bir kaç haftadır böyle hem de.
- yok deve.
bu örnekte abartı olmadı ama olsun, böylesi de var yani.
- abi larker her gün ortalama 150-200 entry giriyor, bir kaç haftadır böyle hem de.
- yok deve.
bu örnekte abartı olmadı ama olsun, böylesi de var yani.
<müşteri> hasan usta yarım kilo deve sarsana yağsız yerinden...
<kasap> yok deve.
<müşteri> hörgücü diyorum... nezleye birebirmiş!
<kasap> yok deve!
<müşteri> hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden gibi oldu bu be usta, hani şarkı var ya, sanki böyle iki anla...
<kasap> yol al
<kasap> yok deve.
<müşteri> hörgücü diyorum... nezleye birebirmiş!
<kasap> yok deve!
<müşteri> hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden gibi oldu bu be usta, hani şarkı var ya, sanki böyle iki anla...
<kasap> yol al
YOK DEVENiN NALI SÖZÜNÜN KIRPILMIŞ HALi. HA NALLI, HA NALSIZ SONUÇTA AYNI KAPIYA ÇIKIYOR. BiRDE APRONDA DEVE KURBAN EDiLMESi OLAYINI HATIRLATTI BiRDEN BANA NASIL MiDEM BULANDI. * *
gerçek anlamıyla ''yok deve''yi pedshoplarda duyabilirsiniz.
rüyamda hep uçtuğumu görüyorum (penguen)
uçmak bi yana kendimi saçlı görüyorum (kelaynak)
cetvelle doğuyomuşum abi bende hehe (yok deve)
haha..
uçmak bi yana kendimi saçlı görüyorum (kelaynak)
cetvelle doğuyomuşum abi bende hehe (yok deve)
haha..
karsidakinin anlattigi seylerin buyuklugu icin soylenen cift kelime.
yok deve.
yok deve.
(bkz: yok devenin bale pabucu).
konuşulan tarafın bir şeyi abarttığında söylenilen bir çift cümle.
insanları şaşırtan cümlelerden biri..
Olmayacak şeyler hakkında, inanılmayacak sözler karşısında yahut abartılmış yalanlar hakkında bir alay ifadesi olarak Yok devenin başı!.. deriz. Hikaye güya, Hoca Nasrettinin çocukluğunda geçmiş:
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Böyle peşin hükümler verenler var ya daha da bir zır cahil oluyorlar. Kendilerini ne zannediyorlar acaba. islam alçak gönüllük esasına dayanır.
sibel üremesin ya lütfen...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar