bugün
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması5
- evlenmekten korkmak4
- seks yapmayı zevkli sanmak8
- ela rumeysa cebeci3
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi6
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı9
- amcığın tadını unutmak3
- herkes uyudu mu4
- sabah olmuş2
- sevgiliyi bağırtmak4
- kova burcu erkeği2
- sevgiliyle ilk sevişme3
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme3
- flörtün strapon hediye etmesi6
- a milli takım da psikolog sorunu2
- ekşi sözlük14
- tai lung24
- kırmızı noktalı film4
- ilk otuzbir6
- salma hayek seksiliği8
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- ctrlx6
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- fusya semsiyeli yabanci10
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- pandela28
- güvenilir2
- spor yapmayan erkek13
- 2026 dünya kupası37
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- ctrlx benimle evlenir misin5
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- kazak erkekleri5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- ece naz'ın ölümünde 3 arkadaşının tutuklanması2
- babam hiç dövmezdi insanı11
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- gerdek namazı3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- futbol30
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- yapay zekaların kendi dilini oluşturması2
- gürsel tekin7
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
abartılı bir ifadeye karşılık kullanılan argo deyim. misal:
- abi larker her gün ortalama 150-200 entry giriyor, bir kaç haftadır böyle hem de.
- yok deve.
bu örnekte abartı olmadı ama olsun, böylesi de var yani.
- abi larker her gün ortalama 150-200 entry giriyor, bir kaç haftadır böyle hem de.
- yok deve.
bu örnekte abartı olmadı ama olsun, böylesi de var yani.
<müşteri> hasan usta yarım kilo deve sarsana yağsız yerinden...
<kasap> yok deve.
<müşteri> hörgücü diyorum... nezleye birebirmiş!
<kasap> yok deve!
<müşteri> hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden gibi oldu bu be usta, hani şarkı var ya, sanki böyle iki anla...
<kasap> yol al
<kasap> yok deve.
<müşteri> hörgücü diyorum... nezleye birebirmiş!
<kasap> yok deve!
<müşteri> hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden gibi oldu bu be usta, hani şarkı var ya, sanki böyle iki anla...
<kasap> yol al
YOK DEVENiN NALI SÖZÜNÜN KIRPILMIŞ HALi. HA NALLI, HA NALSIZ SONUÇTA AYNI KAPIYA ÇIKIYOR. BiRDE APRONDA DEVE KURBAN EDiLMESi OLAYINI HATIRLATTI BiRDEN BANA NASIL MiDEM BULANDI. * *
gerçek anlamıyla ''yok deve''yi pedshoplarda duyabilirsiniz.
rüyamda hep uçtuğumu görüyorum (penguen)
uçmak bi yana kendimi saçlı görüyorum (kelaynak)
cetvelle doğuyomuşum abi bende hehe (yok deve)
haha..
uçmak bi yana kendimi saçlı görüyorum (kelaynak)
cetvelle doğuyomuşum abi bende hehe (yok deve)
haha..
karsidakinin anlattigi seylerin buyuklugu icin soylenen cift kelime.
yok deve.
yok deve.
(bkz: yok devenin bale pabucu).
konuşulan tarafın bir şeyi abarttığında söylenilen bir çift cümle.
insanları şaşırtan cümlelerden biri..
Olmayacak şeyler hakkında, inanılmayacak sözler karşısında yahut abartılmış yalanlar hakkında bir alay ifadesi olarak Yok devenin başı!.. deriz. Hikaye güya, Hoca Nasrettinin çocukluğunda geçmiş:
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Böyle peşin hükümler verenler var ya daha da bir zır cahil oluyorlar. Kendilerini ne zannediyorlar acaba. islam alçak gönüllük esasına dayanır.
sibel üremesin ya lütfen...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar