bugün
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar15
- deniz göktaş25
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği12
- hardcore ne demek sorunsalı4
- özel mesajla adres ver lan diyen yazar4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam12
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- arkadaşlar nasıl olmuş4
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi14
- uzay neyin içerisinde genişliyor7
- sözlükte flörtleşmek22
- cem yılmaz3
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- erkekleri taciz eden kadın9
- taksici arkadaşın anlattığı enteresan hikayeler7
- kadınların daha hayvansever olduğu gerçeği5
- karşılıklı aşk yaşamadan ölmek10
- eşiniz rol gereği öpüşse5
- tulumba tatlısı4
- 3000 yıldır kitap okuyoruz3
- sizce ben güzel miyim7
- mevlana3
- kemal kılıçdaroğlu13
- tai lung25
- en son gelen mesaj3
- true nickli yazar4
- fetö 1 milyon dolar verse vatanı satar mıydınız2
- nemin en çok olduğu il3
- recep tayyip erdoğanı sevmiyorum6
- insanlığın yüzkarası2
- suca suruklenen cocuk6
- alttaki yazar ile kafes dövüşü yapıyoruz3
- iplenmeyen yazarlar3
- sözlüğün gerizekalı kaynaması3
- fenerbahçe2
- cristiano ronaldo dos santos aveiro3
- yeğen2
- evli kadınla ilişki yaşar mısınız2
- sizlerdenbirisi2
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı8
- pandela44
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek16
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi2
- özgür özel'in kastamonu da orman köylülerine sesle2
- karanlık kafese inen ruh kuşu3
- ben geldim naneler19
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması18
- güzel satranç oynayan kız var mıdır3
- polisin ters kelepçe takabileceği durumlar4
abartılı bir ifadeye karşılık kullanılan argo deyim. misal:
- abi larker her gün ortalama 150-200 entry giriyor, bir kaç haftadır böyle hem de.
- yok deve.
bu örnekte abartı olmadı ama olsun, böylesi de var yani.
- abi larker her gün ortalama 150-200 entry giriyor, bir kaç haftadır böyle hem de.
- yok deve.
bu örnekte abartı olmadı ama olsun, böylesi de var yani.
<müşteri> hasan usta yarım kilo deve sarsana yağsız yerinden...
<kasap> yok deve.
<müşteri> hörgücü diyorum... nezleye birebirmiş!
<kasap> yok deve!
<müşteri> hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden gibi oldu bu be usta, hani şarkı var ya, sanki böyle iki anla...
<kasap> yol al
<kasap> yok deve.
<müşteri> hörgücü diyorum... nezleye birebirmiş!
<kasap> yok deve!
<müşteri> hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden gibi oldu bu be usta, hani şarkı var ya, sanki böyle iki anla...
<kasap> yol al
YOK DEVENiN NALI SÖZÜNÜN KIRPILMIŞ HALi. HA NALLI, HA NALSIZ SONUÇTA AYNI KAPIYA ÇIKIYOR. BiRDE APRONDA DEVE KURBAN EDiLMESi OLAYINI HATIRLATTI BiRDEN BANA NASIL MiDEM BULANDI. * *
gerçek anlamıyla ''yok deve''yi pedshoplarda duyabilirsiniz.
rüyamda hep uçtuğumu görüyorum (penguen)
uçmak bi yana kendimi saçlı görüyorum (kelaynak)
cetvelle doğuyomuşum abi bende hehe (yok deve)
haha..
uçmak bi yana kendimi saçlı görüyorum (kelaynak)
cetvelle doğuyomuşum abi bende hehe (yok deve)
haha..
karsidakinin anlattigi seylerin buyuklugu icin soylenen cift kelime.
yok deve.
yok deve.
(bkz: yok devenin bale pabucu).
konuşulan tarafın bir şeyi abarttığında söylenilen bir çift cümle.
insanları şaşırtan cümlelerden biri..
Olmayacak şeyler hakkında, inanılmayacak sözler karşısında yahut abartılmış yalanlar hakkında bir alay ifadesi olarak Yok devenin başı!.. deriz. Hikaye güya, Hoca Nasrettinin çocukluğunda geçmiş:
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Böyle peşin hükümler verenler var ya daha da bir zır cahil oluyorlar. Kendilerini ne zannediyorlar acaba. islam alçak gönüllük esasına dayanır.
sibel üremesin ya lütfen...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar