bugün
- ekşi sözlük14
- marslı erkekler3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı8
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- seks yapmayı zevkli sanmak5
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- gerdek namazı3
- ctrlx6
- herkes uyudu mu3
- tai lung24
- salma hayek seksiliği8
- kırmızı noktalı film3
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- ctrlx benimle evlenir misin5
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- kazak erkekleri5
- fusya semsiyeli yabanci10
- flörtün strapon hediye etmesi4
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- öpüşmeyi bilmeyen erkekle sinemaya gitmek3
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- gerdek gecesi sıçmak2
- denizde sevişen gençleri izlemek3
- sahilde yürüyen kaslı adamlar3
- spor yapmayan erkek13
- ortada hicbir sebep yokken gulen korkunc insan3
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- yapay zeka ile yazılım testi3
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- sevgiliyi bağırtmak3
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- 2026 dünya kupası39
- teletabilerin serüvenlerinden etkilenmek2
- pandela28
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır2
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi3
- çeçen erkekleri4
- gürsel tekin7
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- gay ilişki sırasında şiir okumak3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- atatürk ün namaz kılan heykelinin olmaması5
- depozito yönetim ve iade sistemi2
- yaş ilerledikçe hayatın beli bükmesi2
- demokratik kongo cumhuriyeti10
- babam hiç dövmezdi insanı11
- çare eskort3
- futbol32
Olmayacak şeyler hakkında, inanılmayacak sözler karşısında yahut abartılmış yalanlar hakkında bir alay ifadesi olarak Yok devenin başı!.. deriz. Hikaye güya, Hoca Nasrettinin çocukluğunda geçmiş:
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Nasrettinin dul annesi ince eğirip sıkı sardığı ipleri oğluna verir, götürüp pazarda uygun fiyata satarak, geçimlerini temin etmesini istermiş. Nasrettin yumakları pazara götürür, saatlerce elinde gezdirir, hatta bazı zamanlar satamadan geri getirirmiş. Nasrettinin saflığından istifade etmek isteyen bazı uyanıklar, aralarında anlaşıp yok ipin kötü eğrilmiş, yok gevşek sarılmış vs. diyerek, sözlerini yandaşlarına tasdik ettirip malı ucuza kapatmaya dadanmışlar. Nasrettin eve gelip de annesinden azar işitmeye başlayınca, aldatıldığının farkına varır, iş işten geçmiş olurmuş. Bir, iki derken Nasrettin bu işe içerlemiş ve pazar çetesine bir oyun oynamayı planlamaya başlamış.
Bir kurban bayramı ertesi olsa gerek, Nasrettin, bir deve kellesi ele geçirip annesinin iplerini ona sarmış. Tabii yumak hem büyük, hem de ağır olmuş. Pazara vardığında ber-mutat aynı madrabaz müşteriler, etrafını çevirmişler. Ancak ne var ki yumak pek öyle ucuza kapatılacak gibi değil. Evirip çevirdikten sonra fiyatını sormuşlar. Nasrettin, o güne dek kendi hakkından ne kadar çaldılarsa hepsini toplayıp uygun fiyatı söylemiş. O sırada içlerinden biri güya fiyatı kırmak için alaylı alaylı söylenmiş:
Nasrettin! Yumak oldukça büyük, pek de ağır. içinde taş olmasın?!..
Soruyu,
Yok devenin başı, diye cevaplar Nasrettin, alaylı alaylı!
Pazarlık biter ve Nasrettin parasını alıp güle oynaya evin yolunu tutar. Ertesi gün yumağın içinden gerçekten deve başı çıktığını gören uyanıklar (!) Nasrettini tutup doğru, kadının huzuruna götürürler. Kadı sorar:
Yumağın hileli imiş. Niye hileli mal sattın?
Nasrettin itiraz eder:
Zinhar kadı efendi! Bunlar bana sordular içinde taş mı var? diye. Ben de Yok devenin başı! dedim. Buna rağmen, onlar yine de satın aldılar. Bunda benim ne kabahatim ve hilem olabilir?
O gün küçük Nasrettin mahkemeyi; Türk dili de bu deyimi kazanmış.
iskender Pala - iki Dirhem Bir Çekirdek
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar