bugün
- erkeklerin öküzlük sorunu7
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- simit ile gevrek arasındaki farklar7
- kuran da namaz yok8
- kadınlar arası rekabet3
- velvet18
- katates ve gocu6
- erkek gibi konuşan kız6
- erdal beşikçioğlu4
- kadın kadının destekçidir2
- yoran insanların ortak özellikleri8
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi7
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum2
- insan olmaya ceyrek kala17
- tamer yiğit3
- film izlerken sevişmek6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı10
- arkadaşlar uyudunuz mu8
- seri gizli artı oy veren melek11
- eren kaşıkçı8
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj7
- ha diyen kız3
- oooo manifest4
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak5
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin9
- islamcilara sorulmasi gereken sorular5
- benkimki7
- yeni parti51
- sana ne ifadesinin ayrı yazılması2
- hikayeyi devam ettir52
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- coca cola zero gerçekten zararlı mı9
- ona bir şey söyle10
- manifest grubu vs tarkan16
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- gece denize girmek20
- nickten isim tahmini yapmak72
- tekstil sektörü ve esnaf sorunları3
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi8
- mehdiye inanıyor musunuz10
- 30 temmuz 20263
- almanya7
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- içi ve dışı farklı olan insan7
- islam düşmanlarına bir soru9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- basit bir insan olmak4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
bazen bi sebebim olmadığını düşünsem de olacakları merakla beklediğim bi kitap okumak gibi yaşamak.
--spoiler--
günün yorgunluğundan kurtulmak için yatağıma uzanmış müzik dinliyordum. önce piyano baskın giriyor, sonra gitar, bas, bateri katılıyor o cümbüşe. intro bitiyor...
bir romanda çirkin oldum hep mutsuz, umutsuz oldum.
hep yarım yanlış okundum; bitmeden unutuldum.
gözümü kapadım, şarkıyı ben söylüyormuşcasına hayal ettim kendimi. önümde bir sürü izleyen var. böyle şeylerden keyif alabiliyorum bazen. bazense keyifsizliklerim düşündürmeye itiyor ya beni. aklıma girdi bir ses ve bir sebep aradı. sahi ben neden yaşıyorum?
göründüğünde ne kadar bir basit soru oysa ki. çoğu insan buna düşünmeden cevap verebilir sahip oldukları sebebiyle. birinin çok sevdiği bir insan vardır mesela "ben onun için yaşıyorum" der; başka biri ise inancı sebebiyle yaşadığını söyler, inancı yasaklar ona kendi iradesiyle hayatına son vermesini. bir başkası çocukları için yaşar, bazıları bakmakla yükümlü olduğu insanlar için. bazılarımızın ise bir yaşama sebebi yoktur. belki bir gaziden fazla darbe almıştır hayattan veya bir köleden daha az özgürdür. peki böyleyse neden yaşıyoruz? her şey kötü, dünya her an daha kötüye gidiyor, bizi buraya bağlayan bir kişi, inanç, neden yok. neden buradayız? ilk soruma bu soruyla cevap verebildim ilk olarak her ne kadar soruya soruyla cevap verilmesinden haz etmesem de.
bir cümlede var oldum; nokta kondum son buldum.
sahi neden hala buradayım? çoğu zaman şikayet ediyorum her şeyden. her an tokat atıyor bana hayat. -daha bir kaç saat önce bir sille daha yedim mesela.- ne bileyim tüm bu dengesizliklerin denge diye nitelendirilmesi, bu saatte sokağın bir köşesinde ısınamayan bir insan veya alacak bir şeyi olmadığı için açlığını unutmaya çalışan insanlar geliyor aklıma. sahi denge nerede? bu dengesizlikleri kabullenmemiz bizim dengesizliğimizdendir belki de. sevemiyorum ben hayatı. hayat, işi gücü benimle dalga geçmek olan bir varlık gibi geliyor bana. hiç olmadık yerlerde, hiç olmayacak şeyleri gözüme sokuyor mesela ve ben ona sinirleniyorum. hayat ona sinirlenmemizi, onunla ilgilenmenizi bekleyen küçük bir çocuk gibi. kimbilir, belki de hayat bizden ilgi bekliyor.
oysa "tesadüf" diyebilsem ne kadar kolay olacak veya kaderci olsam. kaderimde varmış! evet, bunu diyebilsem daha kolay olabilirdi her şey. bilmek sorumluluk getirir.
hala soruyorum kendime, "sebep?"
yaşamımı sonlandırmaktan alıkoyan bir inancım yok. uğruna yaşamayı göze alabileceğim bir insan yok. yarının daha güzel olacağına da inanmıyorum. öyleyse neden hala nefes alıyorum? varlığım neden hala bir yer kaplıyor bu gerçeklikte? evet evet buldum yaşama sebebimi, merak bu!
bu bir intihar mektubu olabilirdi ama hayatın bana yarın nasıl bir kazık atacağını merak ediyorum.
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot...12/04/yasama-sebebim.html
günün yorgunluğundan kurtulmak için yatağıma uzanmış müzik dinliyordum. önce piyano baskın giriyor, sonra gitar, bas, bateri katılıyor o cümbüşe. intro bitiyor...
bir romanda çirkin oldum hep mutsuz, umutsuz oldum.
hep yarım yanlış okundum; bitmeden unutuldum.
gözümü kapadım, şarkıyı ben söylüyormuşcasına hayal ettim kendimi. önümde bir sürü izleyen var. böyle şeylerden keyif alabiliyorum bazen. bazense keyifsizliklerim düşündürmeye itiyor ya beni. aklıma girdi bir ses ve bir sebep aradı. sahi ben neden yaşıyorum?
göründüğünde ne kadar bir basit soru oysa ki. çoğu insan buna düşünmeden cevap verebilir sahip oldukları sebebiyle. birinin çok sevdiği bir insan vardır mesela "ben onun için yaşıyorum" der; başka biri ise inancı sebebiyle yaşadığını söyler, inancı yasaklar ona kendi iradesiyle hayatına son vermesini. bir başkası çocukları için yaşar, bazıları bakmakla yükümlü olduğu insanlar için. bazılarımızın ise bir yaşama sebebi yoktur. belki bir gaziden fazla darbe almıştır hayattan veya bir köleden daha az özgürdür. peki böyleyse neden yaşıyoruz? her şey kötü, dünya her an daha kötüye gidiyor, bizi buraya bağlayan bir kişi, inanç, neden yok. neden buradayız? ilk soruma bu soruyla cevap verebildim ilk olarak her ne kadar soruya soruyla cevap verilmesinden haz etmesem de.
bir cümlede var oldum; nokta kondum son buldum.
sahi neden hala buradayım? çoğu zaman şikayet ediyorum her şeyden. her an tokat atıyor bana hayat. -daha bir kaç saat önce bir sille daha yedim mesela.- ne bileyim tüm bu dengesizliklerin denge diye nitelendirilmesi, bu saatte sokağın bir köşesinde ısınamayan bir insan veya alacak bir şeyi olmadığı için açlığını unutmaya çalışan insanlar geliyor aklıma. sahi denge nerede? bu dengesizlikleri kabullenmemiz bizim dengesizliğimizdendir belki de. sevemiyorum ben hayatı. hayat, işi gücü benimle dalga geçmek olan bir varlık gibi geliyor bana. hiç olmadık yerlerde, hiç olmayacak şeyleri gözüme sokuyor mesela ve ben ona sinirleniyorum. hayat ona sinirlenmemizi, onunla ilgilenmenizi bekleyen küçük bir çocuk gibi. kimbilir, belki de hayat bizden ilgi bekliyor.
oysa "tesadüf" diyebilsem ne kadar kolay olacak veya kaderci olsam. kaderimde varmış! evet, bunu diyebilsem daha kolay olabilirdi her şey. bilmek sorumluluk getirir.
hala soruyorum kendime, "sebep?"
yaşamımı sonlandırmaktan alıkoyan bir inancım yok. uğruna yaşamayı göze alabileceğim bir insan yok. yarının daha güzel olacağına da inanmıyorum. öyleyse neden hala nefes alıyorum? varlığım neden hala bir yer kaplıyor bu gerçeklikte? evet evet buldum yaşama sebebimi, merak bu!
bu bir intihar mektubu olabilirdi ama hayatın bana yarın nasıl bir kazık atacağını merak ediyorum.
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot...12/04/yasama-sebebim.html
iki liseli kızın çektirdiği fotoğrafı facebook profiline koyarken altına yazdığı cümledir. okul bittikten 2 yıl sonra birbirlerini yani yaşama sebeplerini unutacaklardır.
bir diğeri için (bkz: can suyum) yemin ederim ben bunu gördüm.
bir diğeri için (bkz: can suyum) yemin ederim ben bunu gördüm.
ölecek kadar iyi bir sebebin olmayışıdır.
artık olmayandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar