bugün
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması7
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük9
- gram altın8
- annesizlik4
- ciddi ciddi maymundan geldiğine inanmak4
- kötü hissedildiğinde rahatlamak için yapılan şey5
- türk dizileri2
- hassas biri olmak2
- seküler kız muhafazakar erkek birlikteliği4
- türk kızlarının sekste başarısız olması3
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- evrim3
- the boys vs invincible2
- iran'ın bahreyn'deki abd donanmasını vurması3
- chp'nin hali ne olacak33
- kaç gösteriyorum diyen kadının yaşını tahmin etmek2
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- cinsel taciz6
- sizi en çok ne üzer2
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini8
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- kimseye borç vermeyen insan11
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- sedat pekmez24
- m r e r e c t o19
- en sevdiğiniz müzik türü10
- diamond bosphoruss denen yazar22
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- matrix2
- star wars2
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- yalnızlık4
- koca bulmak5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- satrançtaki en güçsüz taş3
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- gocu27
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- türk kızının bumble da yazdığı erkek kriterleri2
- iran'dan israil'e tehdit3
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- tai lung11
- ilgi manyağı olmak5
--spoiler--
günün yorgunluğundan kurtulmak için yatağıma uzanmış müzik dinliyordum. önce piyano baskın giriyor, sonra gitar, bas, bateri katılıyor o cümbüşe. intro bitiyor...
bir romanda çirkin oldum hep mutsuz, umutsuz oldum.
hep yarım yanlış okundum; bitmeden unutuldum.
gözümü kapadım, şarkıyı ben söylüyormuşcasına hayal ettim kendimi. önümde bir sürü izleyen var. böyle şeylerden keyif alabiliyorum bazen. bazense keyifsizliklerim düşündürmeye itiyor ya beni. aklıma girdi bir ses ve bir sebep aradı. sahi ben neden yaşıyorum?
göründüğünde ne kadar bir basit soru oysa ki. çoğu insan buna düşünmeden cevap verebilir sahip oldukları sebebiyle. birinin çok sevdiği bir insan vardır mesela "ben onun için yaşıyorum" der; başka biri ise inancı sebebiyle yaşadığını söyler, inancı yasaklar ona kendi iradesiyle hayatına son vermesini. bir başkası çocukları için yaşar, bazıları bakmakla yükümlü olduğu insanlar için. bazılarımızın ise bir yaşama sebebi yoktur. belki bir gaziden fazla darbe almıştır hayattan veya bir köleden daha az özgürdür. peki böyleyse neden yaşıyoruz? her şey kötü, dünya her an daha kötüye gidiyor, bizi buraya bağlayan bir kişi, inanç, neden yok. neden buradayız? ilk soruma bu soruyla cevap verebildim ilk olarak her ne kadar soruya soruyla cevap verilmesinden haz etmesem de.
bir cümlede var oldum; nokta kondum son buldum.
sahi neden hala buradayım? çoğu zaman şikayet ediyorum her şeyden. her an tokat atıyor bana hayat. -daha bir kaç saat önce bir sille daha yedim mesela.- ne bileyim tüm bu dengesizliklerin denge diye nitelendirilmesi, bu saatte sokağın bir köşesinde ısınamayan bir insan veya alacak bir şeyi olmadığı için açlığını unutmaya çalışan insanlar geliyor aklıma. sahi denge nerede? bu dengesizlikleri kabullenmemiz bizim dengesizliğimizdendir belki de. sevemiyorum ben hayatı. hayat, işi gücü benimle dalga geçmek olan bir varlık gibi geliyor bana. hiç olmadık yerlerde, hiç olmayacak şeyleri gözüme sokuyor mesela ve ben ona sinirleniyorum. hayat ona sinirlenmemizi, onunla ilgilenmenizi bekleyen küçük bir çocuk gibi. kimbilir, belki de hayat bizden ilgi bekliyor.
oysa "tesadüf" diyebilsem ne kadar kolay olacak veya kaderci olsam. kaderimde varmış! evet, bunu diyebilsem daha kolay olabilirdi her şey. bilmek sorumluluk getirir.
hala soruyorum kendime, "sebep?"
yaşamımı sonlandırmaktan alıkoyan bir inancım yok. uğruna yaşamayı göze alabileceğim bir insan yok. yarının daha güzel olacağına da inanmıyorum. öyleyse neden hala nefes alıyorum? varlığım neden hala bir yer kaplıyor bu gerçeklikte? evet evet buldum yaşama sebebimi, merak bu!
bu bir intihar mektubu olabilirdi ama hayatın bana yarın nasıl bir kazık atacağını merak ediyorum.
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot...12/04/yasama-sebebim.html
günün yorgunluğundan kurtulmak için yatağıma uzanmış müzik dinliyordum. önce piyano baskın giriyor, sonra gitar, bas, bateri katılıyor o cümbüşe. intro bitiyor...
bir romanda çirkin oldum hep mutsuz, umutsuz oldum.
hep yarım yanlış okundum; bitmeden unutuldum.
gözümü kapadım, şarkıyı ben söylüyormuşcasına hayal ettim kendimi. önümde bir sürü izleyen var. böyle şeylerden keyif alabiliyorum bazen. bazense keyifsizliklerim düşündürmeye itiyor ya beni. aklıma girdi bir ses ve bir sebep aradı. sahi ben neden yaşıyorum?
göründüğünde ne kadar bir basit soru oysa ki. çoğu insan buna düşünmeden cevap verebilir sahip oldukları sebebiyle. birinin çok sevdiği bir insan vardır mesela "ben onun için yaşıyorum" der; başka biri ise inancı sebebiyle yaşadığını söyler, inancı yasaklar ona kendi iradesiyle hayatına son vermesini. bir başkası çocukları için yaşar, bazıları bakmakla yükümlü olduğu insanlar için. bazılarımızın ise bir yaşama sebebi yoktur. belki bir gaziden fazla darbe almıştır hayattan veya bir köleden daha az özgürdür. peki böyleyse neden yaşıyoruz? her şey kötü, dünya her an daha kötüye gidiyor, bizi buraya bağlayan bir kişi, inanç, neden yok. neden buradayız? ilk soruma bu soruyla cevap verebildim ilk olarak her ne kadar soruya soruyla cevap verilmesinden haz etmesem de.
bir cümlede var oldum; nokta kondum son buldum.
sahi neden hala buradayım? çoğu zaman şikayet ediyorum her şeyden. her an tokat atıyor bana hayat. -daha bir kaç saat önce bir sille daha yedim mesela.- ne bileyim tüm bu dengesizliklerin denge diye nitelendirilmesi, bu saatte sokağın bir köşesinde ısınamayan bir insan veya alacak bir şeyi olmadığı için açlığını unutmaya çalışan insanlar geliyor aklıma. sahi denge nerede? bu dengesizlikleri kabullenmemiz bizim dengesizliğimizdendir belki de. sevemiyorum ben hayatı. hayat, işi gücü benimle dalga geçmek olan bir varlık gibi geliyor bana. hiç olmadık yerlerde, hiç olmayacak şeyleri gözüme sokuyor mesela ve ben ona sinirleniyorum. hayat ona sinirlenmemizi, onunla ilgilenmenizi bekleyen küçük bir çocuk gibi. kimbilir, belki de hayat bizden ilgi bekliyor.
oysa "tesadüf" diyebilsem ne kadar kolay olacak veya kaderci olsam. kaderimde varmış! evet, bunu diyebilsem daha kolay olabilirdi her şey. bilmek sorumluluk getirir.
hala soruyorum kendime, "sebep?"
yaşamımı sonlandırmaktan alıkoyan bir inancım yok. uğruna yaşamayı göze alabileceğim bir insan yok. yarının daha güzel olacağına da inanmıyorum. öyleyse neden hala nefes alıyorum? varlığım neden hala bir yer kaplıyor bu gerçeklikte? evet evet buldum yaşama sebebimi, merak bu!
bu bir intihar mektubu olabilirdi ama hayatın bana yarın nasıl bir kazık atacağını merak ediyorum.
--spoiler--
kaynak: http://uc-noktam.blogspot...12/04/yasama-sebebim.html
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
