bugün

/63
arındırıcı.*
"yağmur Geri verecek buharlaşan sevgimizi"

diye bir şarkıda geçer güzeldir.
pislik temizleyici...günah yıkayıcı...
bu gece itibariyle fena yağmaktadır istanbulda. yeni bir sel felaketi yaşanmasından korkmaktayım.
Yağmur yağıyor,yağmur yağıyor
Yağmur gözlüm sen görmesen de
Sen bilmesen de, dışarıda yağmur yağıyor
Hasretime yağmur yağıyor.
istediğin zaman yağmaz. istemediğin zaman yukardan sürahilerle boşaltırlar.
(bkz: sende vurup durma şu cama)
Cama vuruyor yağmur damlaları... Kasvetli bir hava, ruhu bunaltan karanlık... Cem Adrian Fonda

sokaklarda yanımda dolaşan yağmur
geceleri baş ucumda duran yağmur
avucumda ellerin yerine yağmur
vur yüzüme vur yüzüme
saçlarımda nefesin yerine yağmur
dudağımda dudağın yerine yağmur
gökyüzden çaresizliğimi yağmur
vur yüzüme hadi vur yüzüme
hüzünleri patlatan ve insanın içindeki duyguları dıları çıkaran bir doğa harikasıdır.
süper ötesi bir teoman parçası. hava gri renkte hafif rüzgar esiyor gibi geliyor bunu dinleyince.
(bkz: aşk yağmur ve çikolata) albümünden bir ceynur şarkısı.

önüm arkam sağım solum sobe
korkarım ki bu defa saklanamadın
içimde kalmadı desem yalan
gözünün ortasına patlatamadım

içim dışım herşeyimken
özüm sözüm sevgilimken
neden neden neden hiç anlamıyorum
ve sanırım senden nefret ediyorum

yağmur sen de vurup durma şu cama
onu görmek istemiyorum artık
onu sevmek istemiyorum artık
yağmur sen de vurup durma şu cama

uyu uyu uyu biraz büyü
sayende bozuldu aramızda büyü
yazık bana yazık ne körmüşüm
geceleri seni düşümde görmüşüm

içim dışım herşeyimken
özüm sözüm sevgilimken
neden neden neden hiç anlamıyorum
ve sanırım senden nefret ediyorum

yağmur sen de vurup durma şu cama
onu görmek istemiyorum artık
onu sevmek istemiyorum artık
yağmur sen de vurup durma şu cama
altında öpüşebileceğiniz en güzel yağış çeşididir. lazım böyle heyecanlar bazen..
havanın suyunun çıkması olayıdır.
Bülent Ortaçgil'in dinlerken, o sırada yağmur yağmasa da, yağıyormuş duygusu yaşatan şarkısı.
Her satırı ayrı süpersonik olan, ceynur şarkısı.

---
Önüm arkam sağım solum sobe
Korkarım ki bu defa saklanamadın
içimde kalmadı desem yalan
Gözünün ortasına patlatamadım

içim dışım herşeyimken
Özüm sözüm sevgilimken
Neden neden neden hiç anlamıyorum
Ve sanırım senden nefret ediyorum

Yağmur sen de vurup durma şu cama
Onu görmek istemiyorum artık
Onu sevmek istemiyorum artık
Yağmur sen de vurup durma şu cama

Uyu uyu uyu biraz büyü
Sayende bozuldu aramızda büyü
Yazık bana yazık ne körmüşüm
Geceleri seni düşümde görmüşüm

içim dışım herşeyimken
Özüm sözüm sevgilimken
Neden neden neden hiç anlamıyorum
Ve sanırım senden nefret ediyorum

Yağmur sen de vurup durma şu cama
Onu görmek istemiyorum artık
Onu sevmek istemiyorum artık
Yağmur sen de vurup durma şu cama
Kasaba isimli dizide Lale Yavaş' ın canlandırdığı karakterin adı.
küçükken ; yağmur yağdığında dışarıda dururdum hep: yağmurun kisa olan saclarimi uzatacağina inanirdim.çim adam gibi.
türk sineması için ayrıca bi utançtır bu. yağmurlu sahnelerin %99.99'u berbat ötesi geliştiğinden olsa gerek. ayrıca; tadında, yağması iyidir. şehri temizler; ruhu, hayalleri ve belki insanları.
şu anda kadıköy'e serçelerle inen.

"Birden serçelerle indi yağmur
Hangisi serçe
Hangisi yağmur" *
mütüş bişeydir. gariptirde. sonuç itibarı ile gökyüzünden su damlamaktadır. düşünürsün sokaktaki herşey su geçirmezmi diye, öyledir. neresi güzeldir bilinmez ama yatakta sıcacık yatarken cama vuran damla sesleri yorganın ve ayakların bir nebze daha yukarı çekilmesine sebep olur. bu sırada suratta aptal bir gülümsemede varsa oh ne ala. ben yağmuru çok severim mesela. keşke hergün yağmur yağsa derim. yağmaz. güneşide sevmem, koyu gri bulutları severim. ayı sevmem, görmesemde olur derim fakat bazen görüyorum. ama yağmurunda kötü bir yanı vardır. yağar yağar biter. bitincede kötü bir görüntü bırakır. güneş çıkmıştır ve yerler ıslaktır. ne boktan durumdur o öyle. o kadar kusur yağmurdada olur demek lazım.
buharlaşan sevgileri geri vermesi ümitle beklenen.
bertug cemil tarafindan soylenenini o kadar cok ama o kadar cok dinledim ki, simdi eski dinledigimdeki tadi alamadigim icin kendime cok kiziyorum.
sadece bir doğa olayı gibi gözüksede aslında çok daha fazlasıdır yağmur. herkes de farklı bir şeyleri hatırlatır mutlaka. kimisi için sevgiliyle edilen şiddetli bir kavganın ardından sokaklarda sırılsıklam olmaktır, kimisi içinse sevgiliyle aynı şemsiye altında - yıpkı beraber olmaya karar verdikleri uzun bir ömür gibi - uzun uzun yürümektir. bazıları için yalnızlık demektir yağmur, bazıları için hüzün ve gözyaşı, bazıları için de bereket demektir mis gibi toprak kokan. sizin için hangisi geçerli bilmem ama benim için yağmur aynı anda ağlayan tüm insanların gözyaşlarının birleşmesi demek. o gözyaşları ki hüzünlü gibi görünsede aslında içimizi temizleyip canlandırırlar, tıpkı yağmurun doğayı canlandırması gibi. ben sevmem yağmuru, sevmek lazım oysa. sevmek ve tüm anılarla barışmak lazım...
Adım adım geçer zaman, biter günüm. Yavaş yavaş batar güneş sabah olur. YAĞMUR diner... Beni hem sözleri hem müziğiyle derinden etkilemiş bir şarkı ismi. bkz:Gökhan kırdar-Yağmur
istanbul'da hafif hafif yağarak, insanda dışarıya çıkıp yürüme isteği uyandıran doğa olayı. yağmur altında ıslanmak insana özgürlük hissi verir ve insanın suya olan aşkını tazeler. hastasıyım...
© copyright 2005 - 2026