bugün
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz15
- kızları en güzel olan şehir13
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- akrostişli şiir6
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi12
- 30 yaşına girmek4
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- ilişki yapmaya üşenmek6
- arabaları yan yana park edip öpüşmek3
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- david bowie varken neşat ertaş dinleyen tip2
- kadın nefreti4
- korku filmi cekmeden once cinayet isleyen yonetmen2
- hristiyanlık7
- tefal2
- affetmenin gücü2
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- sözlükteki satranç taşları4
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sözlüğü annesi gibi gören insan3
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sırrı süreyya önder28
- silver ile evlenecek erkek52
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- dördüncü duvarı da kapısız örmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- sözler köşkü6
- yazarların 3 eylül 2026 tüfe tahmin rakamları2
- gece geç saatte ışığı yanan evler5
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- gecenin şarkısı11
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- irmik helvası3
- dün gece ne oldu13
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi3
- şikeci amedspor5
- sıpsıkıcı olmanız4
- erkek nefreti2
- askerde sözlüğe girmek4
- sarapci koala58
- saçını mora boyatan kızın amacı3
lakayıt kişi.
ASLEN BIT YAVRUSU DEMEK OLUP, COGU ZAMAN HAKARET SIFATI OLARAK KULLANILAN MUHTEREM SOZCUK.
Bit yavrusu. O kadar. Bu tabiri bir erkek için kullandığınızda artık o erkek bir yavşak olmaz bunu size söylettirdiği için en açık tabirle moron, lamer, mal olur. Eğer yavşaksan kimse sana yavşak dememeli. Ayen yalancı yalancı demeniz gibi. bu paradoxta böyle biline.
Toplum'da genellikle kötü anlamda kullanılan yavşak kelimesi aslında "Bit yavrusu, sirke" ve "Geveze, yılışık" gibi anlamlara gelmektedir.
ağıza yakışan en güzel kelime.
Bazilari bunu boyle hecelere vurgu yapa yapa hak ediyo..
Helalinden kazaniyo.
Helalinden kazaniyo.
(bkz: kavşak).
bit yavrusu.
işi gücü kız peşinde koşmak olan tip değildir. ona casanova derler ve kızın biri çıkar bu casanovayı yola getirmeye çalışır.
neyse yavşak böyle tanıma gerek yok bildiğin yavşaktır.
neyse yavşak böyle tanıma gerek yok bildiğin yavşaktır.
çok sevdiğim bir arkadaşımdır.
(bkz: Bit yavrusu)
Fatih portakal'ın şahsında, feöşçü amerakancılar, en iyi örneklerdendir.
1983'te tanıdım, izmir'de.
vaizdi, müezzindi.
adını duyar duymaz, adının gerçekliğinden bile kuşku duydum.
arapça'ya hakimiyetim yoktur da, allah'ın sahibi veya allah'ı fethetmiş gibi bir anlamı olduğunu biliyorum.
olur mu ki?
samimiyetsizliği, adından başlıyor sanki..
kifayetsiz insandı.
ilkokulu zor bitirmişti.
yüzünde bir riya vardı.
yüzünden akıyordu riya ve içtenliğini yitirmemiş her insanı itiyordu.
riyasına, çirkinliğini de eklemem gerek.
çok çirkindi. kocaman, eğri büğrü bir burnu vardı.
gözleri, insanım diyen her insanı itecek denli ucuz kurnazlıkla bakıyordu.
sanırım o yüzden insanlarının gözünün içine bakamıyordu.
sesi, iğrençti.
ilginç olan konuşmaya başlayınca sesi, bedensel yoksunluğunun öcünü alırcasına, her samimi mümini etkileyecek bir kıvama dönüşüyordu.
ağlayarak anlatmakla, ağlaklıkla bunu tavana vurduruyordu.
samimi bir mümin onu dinlediğinde, ne anlattığını anlamasa bile, onu sevmeye başlıyor, ona inanıyordu.
o zaman fark etmiştim, istediğine istediğine yaptırabileceğini.
baş tacı oldu bu ülkede.
hoca dediler.
hoca efendi dediler.
hoca efendi hazretleri dediler.
yetmedi ona.
haristi.
aldıkça, istiyor; istedikçe alıyordu. istedikçe alıyor; aldıkça istiyordu.
kifayetsizliğini, muhterisliğiyle kapatmaya çalışıyordu.
muhterisliğini, kifayetsizlikle kapattığı gibi.
kana kana kandırdı bu ülkeyi, arkasına amerika'yı da alarak.
kana kana kanattı bu ülkeyi, utanmadan.
daha da kanatacağım, o ahmakları diyormuş.
kanatır eminim.
biz ahmakız.
biz türkiyeyiz, çok kanadık. yine kanarız.
yeter ki zalim olmayalım.
çok sevdiğim genç bir öykücü der ki:
"kimseye bir kötülüğüm dokunmadan yaşarken, zulmün elinde zalim oldum."
mahir ünsal eriş, olduğu kadar güzeldik, iletişim yayınları, 3. baskı, zehir miktarda öyküsü, sayfa 106, 3. paragraf.
1983'te tanıdım, izmir'de.
vaizdi, müezzindi.
adını duyar duymaz, adının gerçekliğinden bile kuşku duydum.
arapça'ya hakimiyetim yoktur da, allah'ın sahibi veya allah'ı fethetmiş gibi bir anlamı olduğunu biliyorum.
olur mu ki?
samimiyetsizliği, adından başlıyor sanki..
kifayetsiz insandı.
ilkokulu zor bitirmişti.
yüzünde bir riya vardı.
yüzünden akıyordu riya ve içtenliğini yitirmemiş her insanı itiyordu.
riyasına, çirkinliğini de eklemem gerek.
çok çirkindi. kocaman, eğri büğrü bir burnu vardı.
gözleri, insanım diyen her insanı itecek denli ucuz kurnazlıkla bakıyordu.
sanırım o yüzden insanlarının gözünün içine bakamıyordu.
sesi, iğrençti.
ilginç olan konuşmaya başlayınca sesi, bedensel yoksunluğunun öcünü alırcasına, her samimi mümini etkileyecek bir kıvama dönüşüyordu.
ağlayarak anlatmakla, ağlaklıkla bunu tavana vurduruyordu.
samimi bir mümin onu dinlediğinde, ne anlattığını anlamasa bile, onu sevmeye başlıyor, ona inanıyordu.
o zaman fark etmiştim, istediğine istediğine yaptırabileceğini.
baş tacı oldu bu ülkede.
hoca dediler.
hoca efendi dediler.
hoca efendi hazretleri dediler.
yetmedi ona.
haristi.
aldıkça, istiyor; istedikçe alıyordu. istedikçe alıyor; aldıkça istiyordu.
kifayetsizliğini, muhterisliğiyle kapatmaya çalışıyordu.
muhterisliğini, kifayetsizlikle kapattığı gibi.
kana kana kandırdı bu ülkeyi, arkasına amerika'yı da alarak.
kana kana kanattı bu ülkeyi, utanmadan.
daha da kanatacağım, o ahmakları diyormuş.
kanatır eminim.
biz ahmakız.
biz türkiyeyiz, çok kanadık. yine kanarız.
yeter ki zalim olmayalım.
çok sevdiğim genç bir öykücü der ki:
"kimseye bir kötülüğüm dokunmadan yaşarken, zulmün elinde zalim oldum."
mahir ünsal eriş, olduğu kadar güzeldik, iletişim yayınları, 3. baskı, zehir miktarda öyküsü, sayfa 106, 3. paragraf.
Bit yumurtası.
Birinci sıraya Fatih Portakal'ı alıyorum.
ikinciyi söyleyin.
ikinciyi söyleyin.
(bkz: hepimiz yavşağız)
şimdi ayrımcılık olmasın..
şimdi ayrımcılık olmasın..
Malum kişi.
Can Dündar da yerini aldı.
şu an kendime yakıştırdığım, sözcük. herkesi açık oyluyorum. resim de ki gözyaşlarını bilmem ama sözlükte ki yavşak benim bu gece.
Y harfiyle tatlı bir giriş yapılır
A anlamın sertliğini belirler.
V harfini ne kadar vurgularsanız o kadar etkilidir.
Ş tam bir u dönüşü gibidir. Geriden gelen bir tokadın suratınızda patlaması gibi.
A harfi anlamın sertliğini korucunu ifade eder.
K ise bundan bir nane olmaz bitişini yapmaktadır.
A anlamın sertliğini belirler.
V harfini ne kadar vurgularsanız o kadar etkilidir.
Ş tam bir u dönüşü gibidir. Geriden gelen bir tokadın suratınızda patlaması gibi.
A harfi anlamın sertliğini korucunu ifade eder.
K ise bundan bir nane olmaz bitişini yapmaktadır.
(bkz: yengeç burcu erkeği)
Erkeğin Kezbanına yavşak denir. Bir başka deyişle kızın kezbanı varsa erkeğin yavşağı, zalimin zulmü, mazlumun allahı var.
Sigaranın en iyisini içen kimse.
Bit yavrusu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar