bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek35
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi8
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- yandaş basını okumak5
- sude sendromu10
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz19
- masklavi'nin biraz gergin olması3
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- yagmurcu6
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- adana demirspor3
- mehdiyetin takımı galatasaray3
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- sözlük açsanız ismi ne olurdu10
- erecto don don bey3
- kürt kızlarının güzel olması5
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- en sevdiğiniz ayı3
- 4 kasım 2026 viking sabah maçı2
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- maide 82
- melih gökçek13
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- ben robot değilim tuzağı2
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- akrostişli şiir7
- don don bey birader2
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez4
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- 30 yaşına girmek6
- silver ile evlenecek erkek52
- kızları en güzel olan şehir13
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- ekonomi2
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- tulumba tatlısı6
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sarapci koala58
Fatih portakal'ın şahsında, feöşçü amerakancılar, en iyi örneklerdendir.
1983'te tanıdım, izmir'de.
vaizdi, müezzindi.
adını duyar duymaz, adının gerçekliğinden bile kuşku duydum.
arapça'ya hakimiyetim yoktur da, allah'ın sahibi veya allah'ı fethetmiş gibi bir anlamı olduğunu biliyorum.
olur mu ki?
samimiyetsizliği, adından başlıyor sanki..
kifayetsiz insandı.
ilkokulu zor bitirmişti.
yüzünde bir riya vardı.
yüzünden akıyordu riya ve içtenliğini yitirmemiş her insanı itiyordu.
riyasına, çirkinliğini de eklemem gerek.
çok çirkindi. kocaman, eğri büğrü bir burnu vardı.
gözleri, insanım diyen her insanı itecek denli ucuz kurnazlıkla bakıyordu.
sanırım o yüzden insanlarının gözünün içine bakamıyordu.
sesi, iğrençti.
ilginç olan konuşmaya başlayınca sesi, bedensel yoksunluğunun öcünü alırcasına, her samimi mümini etkileyecek bir kıvama dönüşüyordu.
ağlayarak anlatmakla, ağlaklıkla bunu tavana vurduruyordu.
samimi bir mümin onu dinlediğinde, ne anlattığını anlamasa bile, onu sevmeye başlıyor, ona inanıyordu.
o zaman fark etmiştim, istediğine istediğine yaptırabileceğini.
baş tacı oldu bu ülkede.
hoca dediler.
hoca efendi dediler.
hoca efendi hazretleri dediler.
yetmedi ona.
haristi.
aldıkça, istiyor; istedikçe alıyordu. istedikçe alıyor; aldıkça istiyordu.
kifayetsizliğini, muhterisliğiyle kapatmaya çalışıyordu.
muhterisliğini, kifayetsizlikle kapattığı gibi.
kana kana kandırdı bu ülkeyi, arkasına amerika'yı da alarak.
kana kana kanattı bu ülkeyi, utanmadan.
daha da kanatacağım, o ahmakları diyormuş.
kanatır eminim.
biz ahmakız.
biz türkiyeyiz, çok kanadık. yine kanarız.
yeter ki zalim olmayalım.
çok sevdiğim genç bir öykücü der ki:
"kimseye bir kötülüğüm dokunmadan yaşarken, zulmün elinde zalim oldum."
mahir ünsal eriş, olduğu kadar güzeldik, iletişim yayınları, 3. baskı, zehir miktarda öyküsü, sayfa 106, 3. paragraf.
1983'te tanıdım, izmir'de.
vaizdi, müezzindi.
adını duyar duymaz, adının gerçekliğinden bile kuşku duydum.
arapça'ya hakimiyetim yoktur da, allah'ın sahibi veya allah'ı fethetmiş gibi bir anlamı olduğunu biliyorum.
olur mu ki?
samimiyetsizliği, adından başlıyor sanki..
kifayetsiz insandı.
ilkokulu zor bitirmişti.
yüzünde bir riya vardı.
yüzünden akıyordu riya ve içtenliğini yitirmemiş her insanı itiyordu.
riyasına, çirkinliğini de eklemem gerek.
çok çirkindi. kocaman, eğri büğrü bir burnu vardı.
gözleri, insanım diyen her insanı itecek denli ucuz kurnazlıkla bakıyordu.
sanırım o yüzden insanlarının gözünün içine bakamıyordu.
sesi, iğrençti.
ilginç olan konuşmaya başlayınca sesi, bedensel yoksunluğunun öcünü alırcasına, her samimi mümini etkileyecek bir kıvama dönüşüyordu.
ağlayarak anlatmakla, ağlaklıkla bunu tavana vurduruyordu.
samimi bir mümin onu dinlediğinde, ne anlattığını anlamasa bile, onu sevmeye başlıyor, ona inanıyordu.
o zaman fark etmiştim, istediğine istediğine yaptırabileceğini.
baş tacı oldu bu ülkede.
hoca dediler.
hoca efendi dediler.
hoca efendi hazretleri dediler.
yetmedi ona.
haristi.
aldıkça, istiyor; istedikçe alıyordu. istedikçe alıyor; aldıkça istiyordu.
kifayetsizliğini, muhterisliğiyle kapatmaya çalışıyordu.
muhterisliğini, kifayetsizlikle kapattığı gibi.
kana kana kandırdı bu ülkeyi, arkasına amerika'yı da alarak.
kana kana kanattı bu ülkeyi, utanmadan.
daha da kanatacağım, o ahmakları diyormuş.
kanatır eminim.
biz ahmakız.
biz türkiyeyiz, çok kanadık. yine kanarız.
yeter ki zalim olmayalım.
çok sevdiğim genç bir öykücü der ki:
"kimseye bir kötülüğüm dokunmadan yaşarken, zulmün elinde zalim oldum."
mahir ünsal eriş, olduğu kadar güzeldik, iletişim yayınları, 3. baskı, zehir miktarda öyküsü, sayfa 106, 3. paragraf.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar