bugün
- timsah5
- kartal6
- kaplan7
- fil8
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- aslan8
- mutsuzluğun en büyük nedeni14
- sssilvermist22
- ben geldim naneler13
- claudian clouds kadındır12
- cilgincapkin13
- insan kaynakları3
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- iş bulamamak3
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek3
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- otosan p1002
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- spaghetto2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- ben senin yerinde olsam5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- nickten isim tahmini yapmak25
- türkiye den ispanya'ya yangın uçağı desteği3
- japon denince akla gelenler2
- sözlükteki kavganın amacı5
- küs insanları barıştırmak3
- bir ay çaylak olmak4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- yorgun mermi13
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- suca suruklenen cocuk7
- temmuz6
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak3
- lionel messi3
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- burhaniye6
anadolu ortaçağ üçlemesi adını taşıyan serinin ikinci filmi. * ezel akay ve yazar haldun çubukçu nun kaleme aldığı roman yönetmen ezel akay tarafından beyazperdeye aktarılacak.
ezel akay' ın türkiye ' nin en geç keşfedilen yeteneği olduğunu ispatlarcasına yaptığı son kaliteli şey. bir üçleme olacak roman serisinin ilk ürünü.ezel akay' a has mistik ve bilinmeyen tarihi detaylarla süslü roman, kurgusuyla şaşırtıyor.
'doğan kitap' tarafından yayınlanan bu roman yukarıda da belirtildiği gibi ezel akay'ın 'anadolu tarihi üçlemesi'nin ikinci ayağı. hikaye mevlana nın yaşadığı 13. yy.da geçiyor. anadolu, moğol işgali altında ve anadolu selçukluları son dönemlerini sürüyor. romanın özelliklerinden biri de türkmen karakterlerin tıpkı hacivat ve karagöz neden öldürüldü de olduğu gibi kendi aralarında eski türkçe konuşmaları. bu da okumayı daha keyifli bir hale getiriyor.
moğol istilası döneminde (tarihsel bilgilerimin ışığında yıl tam olarak 1266-67) türkmen bir kabilenin moğollar tarafınca, moğollara karşı isyan başlatmak için selçuklu şehzedesiyle alakalı bir entrika çevirmek, hıristiyan hacıların kervanını yağmalamak ve bunun akabinde moğol askerleri ile savaşıp moğol kanı akıtmak (ki başlı başına ölüm nedeni) suçlarından yargılanıp cezalandırılmasını anlatan haldun çubukçu -ezel akay ortak romanı.
romanı okuduğunuzda moğol istilası altındaki anadolu hakkında gerçekten sağlam bir bilgi sahibi oluyorsunuz. selçuklu sultanlarının aslında işbirlikçi rum veya fars vezirlerin kontrolünde olduğunu, baba ilyas isyanının nedenlerini ve türkmen-selçuklu gerilimini, 13. yüzyılda türklerin bir bölümümün daha tam olarak şaman adetlerini atlatamadığını, ve mevlana'nın 'başka' bir yüzünü iyi anlıyorsunuz. -spoiler- engürek noyon'un bir handa olay çıkarttığı anda gözdağı vermek için anlattığı eski bir anısı olan ''amcuk dikme'' hikayesi ve son bölümde üç moğol askerinin devletlerine mutlak bağımlılığını göstermek adına canlı canlı yakılması ve bu askerlerin bir adım arkasındaki göle kendini atmayıp şoven bir şekilde ölmeleri, rükneddin'in süleyman'A ''meni ağulattun değil mi eci?'' demesi ve türkmen kabilesinin sonu -spoiler- ve pek çok şeyi ile yargu gerçekten okunmayı hak eden bir roman.
filmini de dört gözle bekliyoruz.
romanı okuduğunuzda moğol istilası altındaki anadolu hakkında gerçekten sağlam bir bilgi sahibi oluyorsunuz. selçuklu sultanlarının aslında işbirlikçi rum veya fars vezirlerin kontrolünde olduğunu, baba ilyas isyanının nedenlerini ve türkmen-selçuklu gerilimini, 13. yüzyılda türklerin bir bölümümün daha tam olarak şaman adetlerini atlatamadığını, ve mevlana'nın 'başka' bir yüzünü iyi anlıyorsunuz. -spoiler- engürek noyon'un bir handa olay çıkarttığı anda gözdağı vermek için anlattığı eski bir anısı olan ''amcuk dikme'' hikayesi ve son bölümde üç moğol askerinin devletlerine mutlak bağımlılığını göstermek adına canlı canlı yakılması ve bu askerlerin bir adım arkasındaki göle kendini atmayıp şoven bir şekilde ölmeleri, rükneddin'in süleyman'A ''meni ağulattun değil mi eci?'' demesi ve türkmen kabilesinin sonu -spoiler- ve pek çok şeyi ile yargu gerçekten okunmayı hak eden bir roman.
filmini de dört gözle bekliyoruz.
okuduğum güzel kitaplardan biridir. ezel akay romanıdır. çok oldu okuyalı ama nereden aklıma geldi bilinmez, buyrun şu kısmı siz de okuyunuz;
"şol muhterem din adamuna ve dahı onun bigi olanlara din gerektiğü içün, bize gerekmez! acunun varluğuna el koymaduk ki bize din gereksün. hiçbir nesneye ıssı çıkmaduk ki bize din gereksün. hiçbir canluya yavuz olmaduk ki, bize din gereksün. varımuzu hepümüzün sayduk, yokluğu hepimüzün kılar olduk. adu görklü muhammed yalavaç baba'dan öğrendük: komşusu açken tok yatan bizden olmadu ki hiç, bize din gereksün! komşumuz aç kalanda alayumuz aç kalduk. birümüz tok isek, hepimiz toyduk. varu dahı, yoklan bilece üleştük. bize din nice gereksün ? adu güzel ali baba ilen kırklar sofrasunda bir üzümü engür idüben içtük. ol şarabu hergiz içerük ki, bize din nice gereksün? saraylar kurup zindanlar yapturmaduk, bize din nice gereksün? altun ilen gümüşü, gevher ilen atlasu gömü idüben saklayucu olmaduk, bize din nice gereksün! kamuya vergü, haraç salmaduk ki, bize din gereksün!"
"şol muhterem din adamuna ve dahı onun bigi olanlara din gerektiğü içün, bize gerekmez! acunun varluğuna el koymaduk ki bize din gereksün. hiçbir nesneye ıssı çıkmaduk ki bize din gereksün. hiçbir canluya yavuz olmaduk ki, bize din gereksün. varımuzu hepümüzün sayduk, yokluğu hepimüzün kılar olduk. adu görklü muhammed yalavaç baba'dan öğrendük: komşusu açken tok yatan bizden olmadu ki hiç, bize din gereksün! komşumuz aç kalanda alayumuz aç kalduk. birümüz tok isek, hepimiz toyduk. varu dahı, yoklan bilece üleştük. bize din nice gereksün ? adu güzel ali baba ilen kırklar sofrasunda bir üzümü engür idüben içtük. ol şarabu hergiz içerük ki, bize din nice gereksün? saraylar kurup zindanlar yapturmaduk, bize din nice gereksün? altun ilen gümüşü, gevher ilen atlasu gömü idüben saklayucu olmaduk, bize din nice gereksün! kamuya vergü, haraç salmaduk ki, bize din gereksün!"
Okuduğum en güzel betig diyebilirim. içeriği ve anlatımı insanı kendine çekiyor. Sanki sende ordaymışçasına betigde kayboluyorsun. Efsunlu betig imiş.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar