yargılara göre değerlendirmek, suçlu ve suçsuzu tespit etmek, analiz etmek.
insanın bilmeden de yapabildiği şeydir. her işi ehline bırakmalıdır.
sözlükte başlayan ve sürekli devam eden, saçma sapan akınlardır. ''bilmem ne giyen türbanlı'', ''bilmem ne sıçan komünist'', ''iş üstünde kilodunu çekerken yakalanan dindar'', açıkça söylemek gerekirse, bu başlıklardan tiksinme derecesinde nefret ediyorum. eğer insanların bunları söylemeye hakkı varsa, ya da toplum içersinde bağıra çağıra ya da bir taraflarını yırtarak ve akabinde de ortadan ikiye bölünerek bunları bağırmaya hakları olduklarını inanıyorsa, önce kendilerini düzeltip işe başlamalılar. sürekli bağırıp çağırıp bilmem ne sıçan bilmem ne şeklinde bağırmak bir nevi kendini yargılamadan soyutlamaktır; ki ben hemen hemen çoğumuzun-ben de dahil-suçlu olduğuna inanıyorum. ve suçluluk da kimseyi uçtan soyutlama ve bir diğerini yargılama hakkı vermez.
bilip bilmeden yapılıyorsa yargılama işi, mahkum edilen kişinin ahı ömür boyu üzerinde kalır yargıcın.
elde kanıtlar varsa, adaletin keskinliği yanında bir hiçtir kılıcın.
Birini elestirmeden yargilamadan once zihin durumumuza bakmak ve 'iyi' olani gormeye hazir olup olmadigimizi farketmek gerekir...
© copyright 2005 - 2026