almanca, hollandaca ve ingilizce: kış.

görsel
görsel
dt8 project'in bir müziği.

https://youtu.be/sJiJ3SfHlK0?si=PxCbCizmNas6mMpb
Bond kızlarının yorumu da hiç fena sayılmaz.
https://m.youtube.com/wat...pp=ygULYm9uZCB3aW50ZXI%3D
almanca ve ingilizce'de kış mevsimi.
Vivaldinln muhteşem bir eseri. Adı gibi dinlerken ruhunuz üşür. Kalbinizi teslim alır ve size geri vermez.
Joshua Radin'in mükemmel şarkısıdır.
https://www.youtube.com/watch?v=cHlf08yTPiU
....Is coming beybi!
Joshua radin' e ait bir şarkı. Scrubs' ın da en duygusal bölümünde çalar. Dinledikçe garip bir hüzün veriyor insana.
joshua radin'in içinde "your voice is the splinter inside me" ve "your name is the splinter inside me" gibi iki karnım bıçakla deşiliyormuşcasına canımı yakan cümleye sahip şarkısı.

i remember the truth
the warm December with you
but I don't have to make this mistake
and I don't have to stay this way
If only I would wake

de der şarkıda. devamını da siz dinleyin artık. dinleyin ama.
bir de adının kış olduğuna bakmayın bu şarkının mevsimi yok.
vivaldi'nin dört mevsiminden, belki de en mevsimine yaraşan.
Vivaldi' nin four seasons eserine ait olan en güzel bölümün adı.
scrubs gibi her dakikası full geyik olan ve anırarak gülmeye sebep bir dizinin, tüm sezonları arasındaki en hüzünlü sahneye meze olmuş içli joshua radin eseri.

http://www.youtube.com/watch?v=QaiAwrD-cP4
her duyduğumda winter is coming i akıllara getirir.
is coming.
Ne zaman kar yağsa kendimi bu güzel Tori amos şarkısını dinlerken buluyorum.
bu dünyadan olmayan vivaldi eseri. four seasons ın bence en iyisi.
yanında şarap içiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=C-IsiAfjhck
Kışın gündemimize girmesiyle birlikte her sabah yeniden yeniden dinlediğim enfes şarkı. Tori Amos bu şarkıyı söylerken nirvana ulaşıyor, ulaştırıyor.
tori amos'un sesinin piyanoyla mükemmel uyumunu gösteren şarkıdır. dinle ve uzaklara dal.
winter is going.
Vivaldi'nin the four seasons'ının en nadide parçası bence.

onu summer takip eder. hepsi birbirinden güzeldir ama winter bir başkadır arkadaş. hiç klasik dinlemeyen birine dinletin(ki ben de dinlerim ama bilindik şeyler genellikle bach, mozart, bizet filan) aşık olur günün her saati dinlemek ister. böyle de bağlar kendine. müziğin geldiği son nokta galiba ne desem az.
Tori Amos un güzel mi güzel bir şarkısıdır 91-92 yıllarında ki Live At Montreux performansı kesinlikle dinlenmelidir.*
her dinlediğinizde, sesinizin hiçbir zaman böyle şarkı söylemeye müsaade etmeyeceğine lanet ettiren bir tori amos şarkısıdır.
üşüyor ellerim
bazen
yani aslında
biliyorlar ne zaman üşüyeceklerini
kış
içimi de üşütüyor
ben hissetmesem de
buzla kaplıyor hisleri
ben "sade" kalıyorum
daha da sadeleşiyorum
düşünmeden,
sormadan
konuşuyorum kendime.
yalanlar daha seri çıkıyor
dudaklarımdan
ve sevincin tadı
değmiyor dudaklarıma
ısıtamıyor yine.
hava soğuk değil aslında
yani esen rüzgar değil istanbul'da
daha çok öfke şimdi
yüzüme tokatlar atan
en az benim kadar acımasızca.
yürürken sokakta, yanında
arkadaşın en sevdiğin
o bile koruyamıyor seni
sığınsan da onun yüreğine
açıkta kalıyor ellerin
ellerin
üşüyor
ellerin soğuk.
ellerim, soğuk bu defa
üşümüşler sanki? *
© copyright 2005 - 2026