bugün
- bik bik 219
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı3
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- idiocracy3
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- cumartesi günü ayılamamak2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- ahmed yesevi2
- ertuğrul dursun önkuzu2
- teomancalmasur23
- islam3
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- anın görüntüsü17
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- nervio13
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- msn kullanan efsane nesil4
- noodle6
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- ismetin ciddi sıkıntıları olması8
- insan doğuştan iyi midir17
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- gay olduğunu saklayan erkek4
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı60
- simko38
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- ak partiyi savunan dayılar9
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- psikolog4
herhangi bir zamanda oturulmuş bir kafenin, yakın arkadaşın evinin, arkadaşın arkadaşının evinin ve hatta eski sevgilinin evinin, eski iş yerinin ve daha nicelerinin önünden geçerken saniyelik bağlanıp sizi mutlu edendir.
(bkz: wireless free internet)
5 dakika bağlanıp 4 saat uğraştıran bi yerleşkede yararlanması zor ağ bağlantısı.
tablet bilgisayarlarda şarjı sömürür.
Akıllı telefonların şarjını mobil internete göre çok daha az yiyor.
ethernet kartım yanık. adsl modem ile usb yolu ile nete bağlanıyorum. wifi'li vdsl modem almak istiyorum. ethernet olmadan kurulum yapabilir miyim ? yardımcı olanlara teşekkür ederim.
edit : yapılabilir mi arkadaşlar ?
edit : yapılabilir mi arkadaşlar ?
Bedavaysa tadindan yenmez. Sarki indirmek daha keyiflidir.
ingilizce wireless fidelity anlamina gelen 802.15 haberlesme alt protokollerine ait bir teknolojidir.Yakinda yerini Lifi ye birakacaktir.
nasıl telaffuz edildiğini ülkece keşfedemediğimiz bir kelimedir.
vayfay diye telaffuz edilir ama ben arkadaşlarımın yanında vifi derim.
komşu komşunun wifi şifresine muhtaçtır.
bombok bir connection saglayandir. buna da sukur...
internet saglayici modem yada akses point ( yazilisini hatirlayamadim ) in kablosuz baglanti ozelligidir.
WiFi
O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz. Ben yazımın finaline dokunmamıştım bile. Ellerim geç kalmanın korkusuyla otobüs camı gibi titriyo. Sesli titriyo. Final gidiyo-gitmiyo tarzı bi şey. Öyle stres üretimi yaptım ki saçlarım pıt, pıt diye klavyeme paraşütle iniyo.
***
Baya oldu. G.tümü hızlandırıp klavyedeki tozları hoplatmaya devam ettim. Yazımın finaline füzeleme girdim. Ağlaya ağlaya yazdım finali, paketledim yazıyı. Word’e save save save diye vurdum. Ordan mutlulukla Gmail’e geçiş. Dergiye yollayıp ohhh çekicem. Sonra gelsin zurnalar. Bi sn. Ekranı delicem ama girmiyor? internet can bırakıyo şu an? Daha sonra dinozor resmi çıktı! Hah! Ben yaşamayı bıraktım. internetim bitmiş! Kotam cortlamış sonuç olarak. Tel’de zaten yok. 2 fatura üst üste bindi. Aramam, aranmam yasak. Öyle dinozora bakakaldım. Ekranın sağ alt köşesinde delirmiş gibi işleyen saate baktım. Şerefsizlik yapmıştı: 02:00… Çekyatın arkasına yatmış bir keskin nişancı tarafından vurulmuşum gibi bedenim sarsıldı. Pisler.
Hemen yazımı elden geçirip, ilkelleşerek kabloyla telefonuma aktardım. Aktarım kutusu yeşil ışık verince 3. dünya ülkesi evimden çıktım. Medeniyete… internete… Medeniyeti nerde bulabilirim? internet kafeler ölümüne kapalı. At çöpe. Komşularım zaten uyku. Çöp. AVM’ler çoktan gitti. Kırmızı çarpı ona da. Yazıyı yazmadan önceki o HD ötesi vidyoyu hiç ellemiycektim ben. O emdi kotayı. Lokum gibiydi çünkü görüntüler. Bir gram internet bıraksaydı yeterdi ya.
Ev kıyafetlerimle sokaklarda gezmeye başladım. Wifi açtım tarıyorum etrafı lap lap. Açık bi kafe görürsem yapışıcam garsonların yakasına. Abi bana kahve verin nolursa olsun verin diycem. Alcam wifi’yi, çekcem wifi’yi. Gönder tuşuna basıcak kadar int yeter.
***
Yürüyorum. Etrafta bir ben varım, bir de kadrolu sokak köpekleri. Açık mekan sıfır. Stres-sinir-korku karışımıyım… Şimdi dergidekiler beni arayıp arayıp inliyolardır. Belki de yok, kovulmuşumdur. Saat 10’da göndermem gereken yazı, saat 2 olmuş, şu an cep telefonumda bekliyo. Onu canlandıracak interneti bekliyo. Köpeklerle oynaştım. Telefona baktım; wifi listeme… Turan93, Eliffb, YılmazPastane, Trendy_girl gibi şeyler vardı manyak manyak. Ama üzerleri can sıkan minik ‘kilit’ler kaynıyo. Kaldırıma oturup bi tanesini delmeyi denedim. Eliffb. Hmm. Kız belli FB takılıyo. Hemen bir refleksle 1907 girdim. Bekle. O kadar kolay değildi. 1991, 92, 93 diye diye 2000’lere kadar on yıllarca doğum tarihi girdim Elif için. Bir yüzyılı bitirdim. Kaçlısın sen be zilli! Kelime oyunları denedim, ismini rakamlarla yazdım ama kız FBI çıktı. Azim yapmış internetini yedirmemeye. Ah Elif ah. Şu an sen uyurken sadece mini mini ışıklar çıkaran o tozlu modemin benim hayatımı kurtarabilirdi.
Pes. Biraz yürüdüm. Köpeklerimle birlikte. Karşıda uzaklarda bir bina sırıtıyodu bana. Evet, evet, belediye binası! Binamız! Canım belediyemiz! Belediye demek ücretsiz wifi demek! Başkanım seni seviyorum. Hemen o bölgeye doğru koşmaya başladım. Ama bildiğimiz anlamda koşma değil. Benle koşan azılı sokak köpeklerini bile geçtim. Köpekliği bıraktılar. internete yaklaştığımı, radyasyon yediğimi hissediyo gibiydim. Neyse köpek arkadaşlarımla belediyenin önüne gelmiştik. Wifi’yi kökledim. Çek çek çek… Belediyemizin ismi kocaman belirmişti. Ah be belediye olduğun nasıl belli, hepsini büyük harflerle yazmışın! En güzeli üzerinde mini ‘kilit’ illeti yoktu. Serbestti dört diş! Resmen gülüyodu bana! “Çile bitti Memoli” diyodu. Tıkladım buna. Döndü, döndüüü… Benle beraber yanımdaki köpekler de sevindi resmen. Yazıyı yollıyım hepsini eve alıcam lan. Bi sn! Bi baktım ekranda bi şeyler çıktı. Resmi resmi bi sayfa. “Üye girişi” filan diyo bu. TC istiyo durmadan. Ivvvvv! Çıldırma geldi! Yanımda cüzdan, ehliyet, hiçbi şey yok! TC’sini ezberleyemeyen bi insanım ben. Binanın önünde, etrafımda köpeklerim, kendime kızmaya başladım:
“25 yıl olduuu! Bir TC’yi ezberleyemedin. 497… Gerisi yok.”
***
Köpeklerimi aldım ve evime dönüp ağlamaya karar verdim. Derken yana yöne bi baktım. Metrobüs durağı kocaman! E metrobüste bedava internet yok muydu? Köpeklerimle birlikte coştuk. Gişeye koştuk. Adam. Güvenlikçi. Zaten kimse olmadığı için bütün bakışları bende. Biraz turnikeyle oynadım. Sonra “Abi yanıma hiçbi şey almadan çıktım evden. Gördüğün gibi ev kreasyonumlayım. Ama bu metrobüse binmem şart şu an. Ölüm kalım meselesi” dedim. Hiçbi şey demeden “Sie” anlamında el yaptı. Tabi kıyafetlerim tarumar, yanımda var 10 tane köpek. Dilenci sandı. Bi kere daha insan gibi anlattım durumu. Daha fazla insanlığımı koruyamadım. Saldım köpekleri bunun üstüne! Hav hov elbiselerini parçaladılar sağolsunlar. Ben atladım gişeden, ağır çekimde metrobüsüme, özgürlüğüme koştum! internetime. Medeniyetime. Tek diş de çekse yeter be. ilk gelene bindim, direklerine sarıldım. Wifi’ye saldırmak için telefonumu açtığımda telefonum bana “by by” diyodu! Şarjım bitti! Ekranım açılmamacasına söndü. Kafamı direğe çaldım. Bunu gören bomboş otobüsün tek yolcusu beni çağırır gibi yaptı. iki adım ötedeydi. Yanına gittim, oturdum. “Acil bi durum mu var? Benimkini kullanabilirsiniz” dedi. Son model telefonunu korkmadan elime teslim etti. Eski yazımı tamamen sildim attım kafadan. Gücümü topladım. Sıfırdan yeni bir yazıya başladım:
“O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz…”
O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz. Ben yazımın finaline dokunmamıştım bile. Ellerim geç kalmanın korkusuyla otobüs camı gibi titriyo. Sesli titriyo. Final gidiyo-gitmiyo tarzı bi şey. Öyle stres üretimi yaptım ki saçlarım pıt, pıt diye klavyeme paraşütle iniyo.
***
Baya oldu. G.tümü hızlandırıp klavyedeki tozları hoplatmaya devam ettim. Yazımın finaline füzeleme girdim. Ağlaya ağlaya yazdım finali, paketledim yazıyı. Word’e save save save diye vurdum. Ordan mutlulukla Gmail’e geçiş. Dergiye yollayıp ohhh çekicem. Sonra gelsin zurnalar. Bi sn. Ekranı delicem ama girmiyor? internet can bırakıyo şu an? Daha sonra dinozor resmi çıktı! Hah! Ben yaşamayı bıraktım. internetim bitmiş! Kotam cortlamış sonuç olarak. Tel’de zaten yok. 2 fatura üst üste bindi. Aramam, aranmam yasak. Öyle dinozora bakakaldım. Ekranın sağ alt köşesinde delirmiş gibi işleyen saate baktım. Şerefsizlik yapmıştı: 02:00… Çekyatın arkasına yatmış bir keskin nişancı tarafından vurulmuşum gibi bedenim sarsıldı. Pisler.
Hemen yazımı elden geçirip, ilkelleşerek kabloyla telefonuma aktardım. Aktarım kutusu yeşil ışık verince 3. dünya ülkesi evimden çıktım. Medeniyete… internete… Medeniyeti nerde bulabilirim? internet kafeler ölümüne kapalı. At çöpe. Komşularım zaten uyku. Çöp. AVM’ler çoktan gitti. Kırmızı çarpı ona da. Yazıyı yazmadan önceki o HD ötesi vidyoyu hiç ellemiycektim ben. O emdi kotayı. Lokum gibiydi çünkü görüntüler. Bir gram internet bıraksaydı yeterdi ya.
Ev kıyafetlerimle sokaklarda gezmeye başladım. Wifi açtım tarıyorum etrafı lap lap. Açık bi kafe görürsem yapışıcam garsonların yakasına. Abi bana kahve verin nolursa olsun verin diycem. Alcam wifi’yi, çekcem wifi’yi. Gönder tuşuna basıcak kadar int yeter.
***
Yürüyorum. Etrafta bir ben varım, bir de kadrolu sokak köpekleri. Açık mekan sıfır. Stres-sinir-korku karışımıyım… Şimdi dergidekiler beni arayıp arayıp inliyolardır. Belki de yok, kovulmuşumdur. Saat 10’da göndermem gereken yazı, saat 2 olmuş, şu an cep telefonumda bekliyo. Onu canlandıracak interneti bekliyo. Köpeklerle oynaştım. Telefona baktım; wifi listeme… Turan93, Eliffb, YılmazPastane, Trendy_girl gibi şeyler vardı manyak manyak. Ama üzerleri can sıkan minik ‘kilit’ler kaynıyo. Kaldırıma oturup bi tanesini delmeyi denedim. Eliffb. Hmm. Kız belli FB takılıyo. Hemen bir refleksle 1907 girdim. Bekle. O kadar kolay değildi. 1991, 92, 93 diye diye 2000’lere kadar on yıllarca doğum tarihi girdim Elif için. Bir yüzyılı bitirdim. Kaçlısın sen be zilli! Kelime oyunları denedim, ismini rakamlarla yazdım ama kız FBI çıktı. Azim yapmış internetini yedirmemeye. Ah Elif ah. Şu an sen uyurken sadece mini mini ışıklar çıkaran o tozlu modemin benim hayatımı kurtarabilirdi.
Pes. Biraz yürüdüm. Köpeklerimle birlikte. Karşıda uzaklarda bir bina sırıtıyodu bana. Evet, evet, belediye binası! Binamız! Canım belediyemiz! Belediye demek ücretsiz wifi demek! Başkanım seni seviyorum. Hemen o bölgeye doğru koşmaya başladım. Ama bildiğimiz anlamda koşma değil. Benle koşan azılı sokak köpeklerini bile geçtim. Köpekliği bıraktılar. internete yaklaştığımı, radyasyon yediğimi hissediyo gibiydim. Neyse köpek arkadaşlarımla belediyenin önüne gelmiştik. Wifi’yi kökledim. Çek çek çek… Belediyemizin ismi kocaman belirmişti. Ah be belediye olduğun nasıl belli, hepsini büyük harflerle yazmışın! En güzeli üzerinde mini ‘kilit’ illeti yoktu. Serbestti dört diş! Resmen gülüyodu bana! “Çile bitti Memoli” diyodu. Tıkladım buna. Döndü, döndüüü… Benle beraber yanımdaki köpekler de sevindi resmen. Yazıyı yollıyım hepsini eve alıcam lan. Bi sn! Bi baktım ekranda bi şeyler çıktı. Resmi resmi bi sayfa. “Üye girişi” filan diyo bu. TC istiyo durmadan. Ivvvvv! Çıldırma geldi! Yanımda cüzdan, ehliyet, hiçbi şey yok! TC’sini ezberleyemeyen bi insanım ben. Binanın önünde, etrafımda köpeklerim, kendime kızmaya başladım:
“25 yıl olduuu! Bir TC’yi ezberleyemedin. 497… Gerisi yok.”
***
Köpeklerimi aldım ve evime dönüp ağlamaya karar verdim. Derken yana yöne bi baktım. Metrobüs durağı kocaman! E metrobüste bedava internet yok muydu? Köpeklerimle birlikte coştuk. Gişeye koştuk. Adam. Güvenlikçi. Zaten kimse olmadığı için bütün bakışları bende. Biraz turnikeyle oynadım. Sonra “Abi yanıma hiçbi şey almadan çıktım evden. Gördüğün gibi ev kreasyonumlayım. Ama bu metrobüse binmem şart şu an. Ölüm kalım meselesi” dedim. Hiçbi şey demeden “Sie” anlamında el yaptı. Tabi kıyafetlerim tarumar, yanımda var 10 tane köpek. Dilenci sandı. Bi kere daha insan gibi anlattım durumu. Daha fazla insanlığımı koruyamadım. Saldım köpekleri bunun üstüne! Hav hov elbiselerini parçaladılar sağolsunlar. Ben atladım gişeden, ağır çekimde metrobüsüme, özgürlüğüme koştum! internetime. Medeniyetime. Tek diş de çekse yeter be. ilk gelene bindim, direklerine sarıldım. Wifi’ye saldırmak için telefonumu açtığımda telefonum bana “by by” diyodu! Şarjım bitti! Ekranım açılmamacasına söndü. Kafamı direğe çaldım. Bunu gören bomboş otobüsün tek yolcusu beni çağırır gibi yaptı. iki adım ötedeydi. Yanına gittim, oturdum. “Acil bi durum mu var? Benimkini kullanabilirsiniz” dedi. Son model telefonunu korkmadan elime teslim etti. Eski yazımı tamamen sildim attım kafadan. Gücümü topladım. Sıfırdan yeni bir yazıya başladım:
“O kadar geç olmuştu ki saati tanıyamıyodum. Bilgisayarımın sağ alt dibindeki rakam beni çok korkutmuştu. Son hız gece olmuşuz…”
(bkz: wigi)
ergenlerin temel ihtiyacı.
Bazılarımız yanlış bilgiler vermiş. Doğrusu aşağıdadır.
Wi-Fi
ingilizce: Wireless Fidelity,
Türkçe: Kablosuz Bağlantı Alanı
kişisel bilgisayar, video oyunu konsolları, dijital ses oynatıcıları ve akıllı telefonlar gibi cihazların kablosuz olarak internete bağlanmasını sağlayan teknolojidir.
Wi-Fi
ingilizce: Wireless Fidelity,
Türkçe: Kablosuz Bağlantı Alanı
kişisel bilgisayar, video oyunu konsolları, dijital ses oynatıcıları ve akıllı telefonlar gibi cihazların kablosuz olarak internete bağlanmasını sağlayan teknolojidir.
--spoiler--
WiFi’deki Fi’nin hiçbir anlamının olmadığını biliyor muydunuz? ingilizce Çak anlamına gelen HiFi(High Five) deyiminden yola çıkarak sadece söylenim kolaylığı sağladığı için WiFi denilmektedir.
--spoiler--
WiFi’deki Fi’nin hiçbir anlamının olmadığını biliyor muydunuz? ingilizce Çak anlamına gelen HiFi(High Five) deyiminden yola çıkarak sadece söylenim kolaylığı sağladığı için WiFi denilmektedir.
--spoiler--
telaffuzu "vayfay" şeklinde olan kablosuz haberleşme teknolojisi.
kaynak da götüm olsun istemiyorsanız: https://www.youtube.com/watch?v=_oVnXjF0YYI
kaynak da götüm olsun istemiyorsanız: https://www.youtube.com/watch?v=_oVnXjF0YYI
Beleş olanının menzili bilinir de ücretlisi merak edilmez bile.
sevilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar