bugün
- içki içen akp li6
- felsefe4
- yasakçı zihniyet4
- tarikatlar ve cemaatler4
- alparslan kuytul7
- habaş'ın yerli otomobil projesi5
- apo orospu çocuğu değildir demek7
- bugün ne yapsam4
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi3
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu2
- yahudilerin istihbaratta cinnileri kullanması6
- bahçeliden gündem yaratacak seçim sistemi çıkışı6
- cristiano ronaldo4
- okul formalarının dayatılması3
- gemilerin denizde yüzmesi2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı32
- sevgilinin omuzlarına ceketini atmak2
- yobazlar3
- enayimiknatisi ile kavga etmek11
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- maddi dünyayı yöneten kabala tarikatı3
- teknofaşizm4
- evde lahmacun yapmak6
- ağzıma almam diyen kız4
- tıp okumanın avantajı5
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi6
- ekşi sözlük14
- osuruktan şiirler47
- ayak fantezisi3
- denizci2
- insanı yoran duygular2
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- zeki olmanın avantajları8
- dünya fotoğrafçılık günü2
- rock n park2
- kendine yabancılaşmak3
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- bir belgesel bırak2
- söz gümüş ise sükut altındır3
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki3
- fahişe gibi giyinen kızlar2
- lucas torreira2
- her şeyi hatırlayan insan7
- aklına başlık gelemeyen yazar2
- tevfik fikret2
- aleksey batrakov16
- öfke kontrolü2
- anın görüntüsü31
- fenerbahçe18
- seks2
agent smith in matrix revolutions da filmin sonuna doğru yer alan uzun repliğinin başı:
why, mr. Anderson, why? why, why do you do it? why, why get up? why keep fighting? do you believe you're fighting for something, for more than your survival? can you tell me what it is, do you even know? is it freedom or truth, perhaps peace - could it be for love? illusions, mr. Anderson, vagaries of perception. temporary constructs of a feeble human intellect trying desperately to justify an existence that is without meaning or purpose. and all of them as artificial as the matrix itself. although, only a human mind could invent something as insipid as love. you must be able to see it, mr. Anderson, you must know it by now! you can't win, it's pointless to keep fighting! why, mr. Anderson, why, why do you persist?
türkçe anlamı:
Niye mr anderson, niye? niye, niye bunu yapıyorsun? Niye hala ayağa kalkmaya çalışıyorsun? Niye dövüşmeye devam ediyorsun? Hayatından daha önemli bir şey için dövüştüğüne mi inanıyorsun? Ne olduğunu söyleyebilir misin ? bildiğini zannetmiyorum. Özgürlük ya da gerçeklik mi ? belki barıştır. Aşk olabilir mi? yanılsamalar, mr anderson... sezgileriniz sizi yanıltıyor. cılız insan zekasının geçici üretimleri umutsuzca, amaçsız ve anlamsız bir varoluşu savunmaya çalışıyor. Bunların hepsi aslında matrix in kendi sisteminin birer yapay ürünü. Yalnızca bir insan beyni aşk gibi anlamsız bir ifadeyi uydurabilir. Görüyor olmalısınız mr anderson. artık öğrenmek zorundasınız. Kazanamazsınız. dövüşmeye devam etmek anlamsız değil mi? niye mr anderson, niye? Niye ısrar ediyorsunuz?
why, mr. Anderson, why? why, why do you do it? why, why get up? why keep fighting? do you believe you're fighting for something, for more than your survival? can you tell me what it is, do you even know? is it freedom or truth, perhaps peace - could it be for love? illusions, mr. Anderson, vagaries of perception. temporary constructs of a feeble human intellect trying desperately to justify an existence that is without meaning or purpose. and all of them as artificial as the matrix itself. although, only a human mind could invent something as insipid as love. you must be able to see it, mr. Anderson, you must know it by now! you can't win, it's pointless to keep fighting! why, mr. Anderson, why, why do you persist?
türkçe anlamı:
Niye mr anderson, niye? niye, niye bunu yapıyorsun? Niye hala ayağa kalkmaya çalışıyorsun? Niye dövüşmeye devam ediyorsun? Hayatından daha önemli bir şey için dövüştüğüne mi inanıyorsun? Ne olduğunu söyleyebilir misin ? bildiğini zannetmiyorum. Özgürlük ya da gerçeklik mi ? belki barıştır. Aşk olabilir mi? yanılsamalar, mr anderson... sezgileriniz sizi yanıltıyor. cılız insan zekasının geçici üretimleri umutsuzca, amaçsız ve anlamsız bir varoluşu savunmaya çalışıyor. Bunların hepsi aslında matrix in kendi sisteminin birer yapay ürünü. Yalnızca bir insan beyni aşk gibi anlamsız bir ifadeyi uydurabilir. Görüyor olmalısınız mr anderson. artık öğrenmek zorundasınız. Kazanamazsınız. dövüşmeye devam etmek anlamsız değil mi? niye mr anderson, niye? Niye ısrar ediyorsunuz?
yazan kişinin elini öpmek istediğim bir nutuk.
"all of them are as artificial as the matrix itself. although, only a human mind could invent something as insipid as love."
"all of them are as artificial as the matrix itself. although, only a human mind could invent something as insipid as love."
iyi adamdı şu mr anderson. ne gülerdik onun yanında yahu. bak aklıma geldi iyice garipleştim şimdi. why mr anderson why.
muhabetinin temeli cümledir.
(bkz: iğrençlikte sınır tanımamak)*
muhabetinin temeli cümledir.
(bkz: iğrençlikte sınır tanımamak)*
+vay mr. anderson vay...
-noldu hacım?
+matriks falan derken ne günlere geldik dimi
-sorma yahu, biz zion mion derdindeyken, millet yukarda malı götürmüş be
+vay be...
-hem de ne vay...
-noldu hacım?
+matriks falan derken ne günlere geldik dimi
-sorma yahu, biz zion mion derdindeyken, millet yukarda malı götürmüş be
+vay be...
-hem de ne vay...
aslında smith soruyu neo'ya değil kendisine soruyor. matrix'in ne kadar b*ktan bir yer olduğu anlatırken aslında kendi haline acıyor. neo'nun bir seçim yaptığını ve bu uğurda ölmeyi göze aldığını gördükçe, kendisinin kolayı seçtiğini fark edip suçluluk duyuyor.
özetle "boşuna kasma koçum" denmeye çalışılan ajan smith repliği.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar