bugün
- forma7
- ırak5
- umman4
- metamfetamin7
- sinek as'ın sözlüğe vedası22
- yalnız yaşamak3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi3
- büreyde3
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- sözlüğün kralı4
- evlenmek2
- sözlüğün kraliçesi4
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın6
- insan sevmemek2
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- gece gece kokoreç gömmek7
- betray me6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- karpuzcu libos panda2
- filistin5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- ilhan irem dinleyen erkek6
- orospum2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- salçalı makarna10
- hamile fotoğrafı5
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- çin9
- özerhisar ayran3
- geçmişe götüren şarkılar5
- bir günde 1500 kalori almak4
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- sandalet ayak bikinisidir4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- moralin çok bozuk olması3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- beyoğlu4
- açlıktan bayılmak4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- evrende hareket nasıl oluyor5
- jose mourinho götün yiyorsa çıkar arda yı2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
Vedûd : Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden.
Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (1)
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (2)
* Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
* Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. işte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. (3)
* Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler. Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar. Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. (4)
* Allah'ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.
* Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih eder. (5)
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
* iki kişi arasında bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar. (6)
* Bu ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine, her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın isimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esma'ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) Islam City
Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (1)
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (2)
* Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
* Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. işte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. (3)
* Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler. Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar. Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. (4)
* Allah'ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.
* Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih eder. (5)
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
* iki kişi arasında bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar. (6)
* Bu ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine, her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın isimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esma'ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) Islam City
bazı kimselerin Allahın bu ismi üzerine yaratıldıgına inanılır.
seven ve sevilen anlamlarını ifade edewr.
seven ve sevilen anlamlarını ifade edewr.
iyi kullarını seven; onları rahmet ve rızasına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya en çok layık olan.
afrika'da yardım kuruluşlarının verdiği bir tas pirinç pilavını, dibinde kalan en son pirinç tanesine kadar yemesine rağmen halen aç olan karnı şişmiş siyahi çocukların telaffuz etmekte zorlandığı kelime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar