bugün
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- yazarların özlediği şeyler9
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle61
- genç yaşta ölen ünlüler5
- bot yazarlar4
- beyazsemsiyeliyabanci12
- kadınları erkeklerden soğutan nedenler4
- penis yüzüğü9
- dilan polatın instagramına erişim engeli5
- mesai saatleri dışında öğretmenden iş beklemek3
- küçük memedeki hayat doluluk9
- türk pornoları18
- euphoria isimli lezbiyen dizisinin çok izlenmesi3
- tütüncüde 40 tl'ye satılan 20 lik sigara8
- 50 bin dolara götünü açarak çarşıda koşar mısın7
- iyi ki sivaslı olmamak4
- buddy dude18
- rahmi koç hakkında soruşturma başlatılması11
- kolye10
- uysaljakoben28
- fenerbahçe6
- neden intihar etmiyorsun5
- yeşil gözlerinden sen sorumlusun2
- sözlüğün en kötü yazarları13
- 2026 2027 şampiyonlar ligi şampiyonu2
- 6 haziran 19262
- türkiye15
- kendi başlığını uplamak2
- marjane satrapi2
- gocu40
- 34 yaşında olmak3
- takıntılı biri olmak3
- brad pitt'in son hali3
- uludağ sözlük tımarhanesi4
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı8
- kadınları itici yapan detaylar12
- araba ön camına güneşte ne konulur8
- mehir2
- kadınını meleğim diye seven erkek4
- mossad'ın pkk planını türkiye'ye kim sızdırdığı10
- ne zaman adam oluruz4
- gelişin yaşamak kadar güzel bana4
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- en saçma yiyecek isimleri6
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- botların sözlük sessizleşince gaza gelmesi2
- bulaşık yıkarken dinlenilen şarkılar2
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- selime teyzenin 2 yıldır adalet araması2
- halkın gelir düzeyinin yükselmesi3
Vedûd : Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden.
Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (1)
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (2)
* Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
* Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. işte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. (3)
* Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler. Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar. Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. (4)
* Allah'ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.
* Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih eder. (5)
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
* iki kişi arasında bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar. (6)
* Bu ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine, her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın isimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esma'ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) Islam City
Al-Wadud : The Loving One who loves good servants, and bestows its compassion upon them.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O'na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim çok merhametlidir, çok sever" (1)
"O, çok bağışlayan ve çok sevendir." (2)
* Kur'an-ı Kerimde Yüce Allah kendini iki yerde Vedûd olarak tanıtır. Vedûd kelimesi iki anlama gelmektedir. Nimetleri gereği kullarını sevendir. Çünkü O, kendisine tevbe eden ve yönelen kimseyi sever. Yine O, sevilendir .
* Kul Allah'ın gayretiyle Rabbi'ni sevince, Allah'ta onu bir başkasının sevgisiyle mükafatlandırır. işte bu, gerçekte tam bir ihsandır. Çünkü sebep de O'dur, müsebbeb de O'dur. Bundan maksat karşılıklı sevgi değildir. Bu ancak kullarından şükredenleri ve şükürleri sebebiyle Allah'ın onları sevmesidir. Bunların hepsi kulun maslahatı ve iyiliği içindir. Sevgiye yaratan ve onu müminlerin kalbine yerleştiren yüce Allah çok mübarektir. Daha sonra O, bu sevgiyi dostlarının kallbinde öyle bir noktaya ulaştırır ki, artık bu noktada diğer bütün sevgiler çok küçük ve değersiz bir hale gelir ve onların bağından kurtulurlar, bela ve musibetler onlara hafif gelir, ibadet ve taatlerin zorlukları onlara zevk verir ve sonunda sevgilerin en yücesi olan Allah sevgisini, Allah rızasını elde etme ve Allah'a yakın olma gibi çeşitli kerametlerden dilediğini elde eder. (3)
* Allah insanları Kendisine kulluk etmeleri için yaratmıştır. Fakat buna rağmen kimisi Allah'ı inkar eder, kimisi de ölene kadar içten bir samimiyetle O'na sadık kalır. Allah, Kendisine vefa gösteren kullarına çok yakındır, dua ettikleri zaman onları işitir ve icabet eder, bir zorlukla karşılaştıklarında daima onların yanındadır. Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler. Bir insanın dünya hayatında kazanabileceği en büyük nimetlerden biri olan Allah'ın dostluğudur. Allah'ın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler. Böyle insanlar her zaman hayranlık ve takdir kazanabilecek üstün bir ahlaka sahip olurlar. Allah sevgili kullarını Kendi rahmeti içine sokar, onların cennete girmelerine izin verir. Peygamberler ve salih müminler Allah'ın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır. Onlar da Allah'ı çok severler ve yalnızca O'nun hoşnutluğunu kazanmak için yaşamlarının sürdürürler. Şüphesiz Allah'ın bir insanı sevmesi ve onu dost edinmesi insana verilebilecek en büyük nimetlerden biridir. (4)
* Allah'ın Vedûd ismini bilen her müslüman, insanlarla sevgi ve muhabete dayalı ilişkiler kurmalı, itaat ve ibadetlerle Allah'ın sevgisini kazanmaya çalışmalıdır.
* Tenbih : Kullardan bu isme ve vasfa layık olan o kişidir ki, Allah'ın mahlukatına karşı daima iyilik murad eder. Kendisi için arzuladığını onlar için de arzular. Hatta onların menfaatlerini kendi menfaatlerine tercih eder. (5)
Bu ulvi duygu ancak, zor anlarda, insanların kin ve öfkeleri ile karşılaşıldığı hallerde ortaya çıkar. Onların kötülükleri, onlara karşı iyilik istenmesine mani olmaz.
* iki kişi arasında bir ihtilaf meydana gelirse bir yemek üzerine "Yâ Vedûd" ismini 1000 kere okuyup sonra o yemeği o muhalefet eden kimseye verirse ve yedirirse aradaki anlaşmazlık ortadan kalkar. (6)
* Bu ismin 20 defa okunması insanların kalblerinin ona muhabet beslemesine, her yerde hurmet ve kabul görmesine, aradaki buğz ve düşmanlığın kalkmasına, birbirlerini sevmelerine ve dost olmalarına neden olur. (Allahulalem)
Kaynaklar:
1) Hud, 90
2) Buruc, Buruj, 14
3) Esmâ-ül Hüsna, Karınca Yayınları, Nisan 2004
4) Allah'ın isimleri, Harun Yahya, Vural Yayınları, 2000
5) Esma'ül Hüsna Şerhi imam-ı Gazali, Mütercim M.Ferşat, Ferşat Yayınları, 2005
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
7) Calligraphy, The Most Beautiful Names, Tosun Bayrak, Threshold Books, 1985
8) Islam City
güncel Önemli Başlıklar
