bugün
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi6
- görükle den moskova'ya yürümek10
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- trabzonspor17
- true'nun çaylak olması12
- giresunlu olmanın zorlukları3
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı3
- yallah arabistan a diyen tip7
- asperger sendromu5
- 28 ekim 20273
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
- kadın şoför8
- ispanya3
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör6
- kedi sevmeyen insan4
- bu kedi sevgisi nedir yahu5
- engineer2821
- okula verilen çocuktan netice alamamak5
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- tuncay şanlı ariel ortega serhat akın ümit özat2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı3
- kadın ayağı öpmek güzeldir4
- egzotikbirkul3
- para kazanmak8
- saban kırmak vs külot yırtmak2
- yağmur3
- gadi eizenkot5
- japonya3
- binyamin netanyahu12
- nervio abla20
- kimseye zararı olmayan kişi4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- uzun yol otobüsleri2
- galatasaray yüzyılı3
- yeni evli çift aktiviteleri16
- yağmurlu havada beyaz pantolon giyen insan2
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- gece uyanıkları5
- ismail kartal23
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- günün sözü6
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- ebu cehil karpuzu3
- izmirli erkek vs trabzonlu erkek2
- yerde para bulmak9
- yazılımcıların flört edememesi8
- salçalı makarna13
hayır, sadece hoş kızlarla ilgili başlıklara hay hay buyursun gelsin yazan yazardır. *
(#13328424) ile ince ama ağır bir ayar uygulamasının dersini vermiş, gözlerinden öpülesi, birikimli adam.
kendisi efsanedir gözümde. ayrıca kendisi mantıklı, terbiyeli ve kültürlü bir yazar büyüğümüzdür.
çok yakın tarih dışında tarihi hiçbirimiz şahsen yaşamadık. bu nedenle tarihi öğrenme yolumuz farklı bakış açılarından olaylara yaklaşabilen muteber kaynakları inceleyerek kendi kanaatlerimizi üretmek olmalıdır. bunu yaparken de tek kaynağı , hele hele birincil kaynak değilse, bire bir sahiplenmekten kaçınmalıyız. hele ki okulda bize böyle okutuldu diyerek hap yapılarak yutturulmuş bilgilere sorgulamaksızın aynen itibar etme konusunda da -en azından idrak edebileceğimiz yaş ve tecrübeye ulaştıktan sonra- dikkatli olmalıyız.
mesela osmanlı beyliği 1299 yılında bağımsız oldu diye biliriz. çünkü okul kitaplarımızda böyle yazar. dolayısıyla sokaktaki adamın bunu böyle bilmesinde şaşılacak bir şey yoktur. benim ulaşabildiğim bilgilere göre bu tarihin kaynağı, 20.yy. başlarında osmanlı tarihçisi efdaleddin bey'in yaptığı bazı incelemelerdir, ki muhakkak adam bunu ciddi araştırmalarla ulaştığı kanaat sonucu ortaya koymuştur. sonra da bu bilgi okul kitaplarına girmiştir. son yıllarda saygın ve birincil kaynaklara en vakıf tarihçilerimizden halil inalcık osmanlı beyliği'nin bağımsız olduğu tarihin 1302 olduğu yönünde bir görüş ileri sürdü, ki bence doğruluğu-yanlışlığı konusunda kesin görüş beyan etmek zor olmakla birlikte saygın ve bilimsel bir iddiadır. gelgelelim sözlükte çok bilmiş bir vatandaş (gerçekten şimdi nickini hatırlamıyorum, hatırlasam da zikretmek gereksiz çünkü yorum şahsına değildir) okul kitaplarında okuduğu 1299 yılını o kadar değişmez gerçek olarak benimsemiş olacak ki, "kimmiş bu halil inalcık, neresinden uyduruyor 1302'yi..." babında zehir zemberek bir entry döşenmişti. velhasıl, okul kitaplarımızda okuduğumuz bilgilere tabii ki itibar edebiliriz, etmeliyiz; ama bunları vazgeçilmez, değişmez gerçeklerden ibaret görüp her türlü tartışmadan münezzeh sanmamalıyız. yoksa iddiamız doğru da olsa, yanlış da olsa, yukarıda örneklediğim yazar arkadaşın tavrı içine düşeriz ve bu da dışarıdan bakınca hiç hoş görünmez.
mesela osmanlı beyliği 1299 yılında bağımsız oldu diye biliriz. çünkü okul kitaplarımızda böyle yazar. dolayısıyla sokaktaki adamın bunu böyle bilmesinde şaşılacak bir şey yoktur. benim ulaşabildiğim bilgilere göre bu tarihin kaynağı, 20.yy. başlarında osmanlı tarihçisi efdaleddin bey'in yaptığı bazı incelemelerdir, ki muhakkak adam bunu ciddi araştırmalarla ulaştığı kanaat sonucu ortaya koymuştur. sonra da bu bilgi okul kitaplarına girmiştir. son yıllarda saygın ve birincil kaynaklara en vakıf tarihçilerimizden halil inalcık osmanlı beyliği'nin bağımsız olduğu tarihin 1302 olduğu yönünde bir görüş ileri sürdü, ki bence doğruluğu-yanlışlığı konusunda kesin görüş beyan etmek zor olmakla birlikte saygın ve bilimsel bir iddiadır. gelgelelim sözlükte çok bilmiş bir vatandaş (gerçekten şimdi nickini hatırlamıyorum, hatırlasam da zikretmek gereksiz çünkü yorum şahsına değildir) okul kitaplarında okuduğu 1299 yılını o kadar değişmez gerçek olarak benimsemiş olacak ki, "kimmiş bu halil inalcık, neresinden uyduruyor 1302'yi..." babında zehir zemberek bir entry döşenmişti. velhasıl, okul kitaplarımızda okuduğumuz bilgilere tabii ki itibar edebiliriz, etmeliyiz; ama bunları vazgeçilmez, değişmez gerçeklerden ibaret görüp her türlü tartışmadan münezzeh sanmamalıyız. yoksa iddiamız doğru da olsa, yanlış da olsa, yukarıda örneklediğim yazar arkadaşın tavrı içine düşeriz ve bu da dışarıdan bakınca hiç hoş görünmez.
"soykırım oldu yeaa" demeyen yazardır. dedikleri çarpıtılmamalı ve lafları cımbızla alınıp alay konusu edilmeye çalışılmamalıdır. kaldı ki yeri geliyor suçun alasını işleyen pkk'yı da eleştiriyoruz. sözlük güncel siyaset yapma veya herkese belli şeyleri zorla söyletme platformu değildir. gözünü kan bürümüş insanlık suçu kışkırtıcısı olmaktansa, kadın-çocuk demeden insanların tartışmalı yorumlar uğruna öldürülmesini, eziyete uğratılmasını savunmaktansa "sevgi pıtırcığı" olmayı da onlarca kez yeğlerim. ayrıca tarafıma "başbakana yalakalık yapma" ithamı getiren o entryde asıl eleştirilen başbakanın bu konuları demagoji amaçlı olarak gündeme getirmiş olmasıdır. kaldı ki tarih merakım da başbakan beyanat verdikçe "aaa?" diye bir şeyleri öğrenme düzeyinde değildir. kafadan çakma amaçlı olarak okunmazsa ne denmek istediği daha kolay anlaşılacaktır. yoksa derdimiz polemikse sabahtan akşama sözlükte havanda su döveriz, kimseye de 5 kuruş faydası olmaz.
dersim olayları ile ilgili neler yazdığım da ilgili başlıklardan gidilip açılır okunur. ama genel olarak söylersem, orada bir isyan yaşandığını, devletin bu duruma müdahale etmesinin normal olduğunu, öte yandan isyan bastırılırken orada ölen (ve sonradan sürülen) insan sayısının bu tarz bir olay için, devletin resmi rakamları baz alındığında bile çok fazla olduğunu düşünüyorum. yani bir orantısız güç kullanımı olduğu anlaşılıyor. hiçbir entrymde de bunu soykırım olarak nitelemedim, kaldı ki o zamanki devlet yetkililerine de empatiyle yaklaşmak gerektiğini de yer yer vurguladım.
dersim olayları ile ilgili neler yazdığım da ilgili başlıklardan gidilip açılır okunur. ama genel olarak söylersem, orada bir isyan yaşandığını, devletin bu duruma müdahale etmesinin normal olduğunu, öte yandan isyan bastırılırken orada ölen (ve sonradan sürülen) insan sayısının bu tarz bir olay için, devletin resmi rakamları baz alındığında bile çok fazla olduğunu düşünüyorum. yani bir orantısız güç kullanımı olduğu anlaşılıyor. hiçbir entrymde de bunu soykırım olarak nitelemedim, kaldı ki o zamanki devlet yetkililerine de empatiyle yaklaşmak gerektiğini de yer yer vurguladım.
açtığı başlıktaki 11 entry den 10 u kendi tarafından yazılmış yazar.
(bkz: maço çizgi roman kahramanları)
(bkz: maço çizgi roman kahramanları)
paylaştığım çokça düşüncesi olmasının yanında kesinlikle kaliteli bir yazar olduğunu düşünüyorum.
hızlı düşünebilen zeki yazardır. entrylerini okumak zaman kaybı değil bilgi kazancıdır.
tekrar etmek gerekirse, denk gelindiğinde insanı güldüren akıl dolu entrylere imza atan iyi yazar.
istatistik derecelerine bakılınca çok aktif olduğu anlaşılan yazar.
her troll başlığına özenle laf sokan entryler giren yazar. kanka siktir et amk beynini yorduğuna değmez.
hedefi 12' den vuran entrylerin neşeli sahibi.
Safi kas.
kalburüstü bi yazar.
(bkz: bakınız)larını sevdiğim yazar.
saldırıya uğramış yazardır. bir şehre saldırdığınız zaman o şehirdekiler saldıranların ne kadar ince üsluplu, gönül adamı olduğuna değil, üzerlerine saldırdığına bakarlar. insanlara taş atarken "ben, üslubum, kalemim" edebiyatı yapmak abes kaçar. kendiniz bar bar bağırırken "benim güzel müziğimi duymuyorlar ki" edebiyatı yapamazsınız.
benim, yazdıklarımla değil, diğer yazarların nick altına abanarak prim yaptığımı zanneden yazar. hiçbir zaman böyle olmadım. düşüncelerimi ve görüşlerimi doğru bir dille aktardım. beğenmediğimi eleştirdim, beğendiğimi övdüm. katılan katılır, katılmayan katılmaz, o ayrı.
zaten üslubuma ve kalemime biraz göz atsaydı, yanlış düşündüğünün farkına elbet varırdı.
zaten üslubuma ve kalemime biraz göz atsaydı, yanlış düşündüğünün farkına elbet varırdı.
(#7653275)
5-6 yaşlarındayım. bir amcamız var, uzaktan akraba, şakacı oldukça. beni her gördüğünde farklı bir isimle sesleniyor. "ooo ahmet naber yaa?", "vaay mehmet nasılsın neler yapıyorsun?" vs. her seferinde deliriyorum sinirden, "benim adım ahmet değil, mehmet değil" diye yırtınıyorum. amca da gülmekten katılıyor, eğleniyor kendince. annem bir gün çekti kenara beni, "oğlum" dedi, "sen kızıp sinirlendikçe o devam edecek, eğer buna bir son vermek istiyorsan aynı şekilde karşılık ver, iyiyim ali rıza amca, sağol murtaza amca de, kızdığını belli etme" dedi. denedim, çalıştı. her seferinde bu yönteme başvurdum. amca bir süre sonra o tadı alamayınca vazgeçti benimle uğraşmaktan. vay be. 25 yıl olmuş neredeyse hala aklımda.
neden anlattım bunu? belli aslında. usualsuspects'e de düzenli olarak bir takılma hali mevcut. eleştiriliyor, çeşitli şakalar, komiklikler tertipleniyor... bir yerde haklılar aslında. gerçekten çok ve formata aykırı şekilde bakınız veriyor. görüldüğü, gammazlandığı zaman siliniyor. geçenlerde gözlerimin önünde 30'a yakın bakınızı silindi. yazar da farkında bu durumun. bir kez olsun çıkıp "vay benim entrylerim neden siliniyor?" diyerek isyan ettiğini görmedim. farkında ama vazgeçmiyor. demek ki böyle eğleniyor diyorum kendi kendime. yanılmıyorsam benzer yönde kendisine ait ifadeler de mevcut.
çift yönlü bir yazar arkadaşımız bunun yanında. pek yakında 20.000'e ulaşacak entry sayısıyla dikkat çekiyor. bu yazarın sayısız bilgi içerikli, tespite dayalı, yorum odaklı formata uygun ve sözlüğe oldukça faydalı entry'si var. asla yadsınamaz.
sıkıntı şurda. eleştiriye tahammülü yok. olumsuz bir entry gördüğünde anında nick altından cevap veriyor, karşı tarafın nick altına gidiyor. bunları yaparken de belli bir olgunluğa sahip olduğu verdiği karşılıklardan çok net bir şekilde göze çarpıyor. ancak bu haliyle üzerine gidilmesine de yelken açıyor diye düşünüyorum. önemsediğini çok belli ediyor. hani böyle devamlı kızdırılıp tepki verince gülünen tatlı amcalar olur. onlara takılmak çok zevklidir. bu şekilde tepki vermeye devam ettiği müddetçe diğer arkadaşların vazgeçeceğini sanmıyorum.
sözlükte yazıyorsak, her türlü eleştiriye açık olmamız gerekir. tahammül eşiğimiz de biraz yüksek olursa tadından yenmez.
umarım bu yazdıklarıma alınmaz, nick altıma ağlama melis yazmaz çünkü böyle şeylere gerek yok mike. zira gülümseyerek yazdım bu yazıyı.
neden anlattım bunu? belli aslında. usualsuspects'e de düzenli olarak bir takılma hali mevcut. eleştiriliyor, çeşitli şakalar, komiklikler tertipleniyor... bir yerde haklılar aslında. gerçekten çok ve formata aykırı şekilde bakınız veriyor. görüldüğü, gammazlandığı zaman siliniyor. geçenlerde gözlerimin önünde 30'a yakın bakınızı silindi. yazar da farkında bu durumun. bir kez olsun çıkıp "vay benim entrylerim neden siliniyor?" diyerek isyan ettiğini görmedim. farkında ama vazgeçmiyor. demek ki böyle eğleniyor diyorum kendi kendime. yanılmıyorsam benzer yönde kendisine ait ifadeler de mevcut.
çift yönlü bir yazar arkadaşımız bunun yanında. pek yakında 20.000'e ulaşacak entry sayısıyla dikkat çekiyor. bu yazarın sayısız bilgi içerikli, tespite dayalı, yorum odaklı formata uygun ve sözlüğe oldukça faydalı entry'si var. asla yadsınamaz.
sıkıntı şurda. eleştiriye tahammülü yok. olumsuz bir entry gördüğünde anında nick altından cevap veriyor, karşı tarafın nick altına gidiyor. bunları yaparken de belli bir olgunluğa sahip olduğu verdiği karşılıklardan çok net bir şekilde göze çarpıyor. ancak bu haliyle üzerine gidilmesine de yelken açıyor diye düşünüyorum. önemsediğini çok belli ediyor. hani böyle devamlı kızdırılıp tepki verince gülünen tatlı amcalar olur. onlara takılmak çok zevklidir. bu şekilde tepki vermeye devam ettiği müddetçe diğer arkadaşların vazgeçeceğini sanmıyorum.
sözlükte yazıyorsak, her türlü eleştiriye açık olmamız gerekir. tahammül eşiğimiz de biraz yüksek olursa tadından yenmez.
umarım bu yazdıklarıma alınmaz, nick altıma ağlama melis yazmaz çünkü böyle şeylere gerek yok mike. zira gülümseyerek yazdım bu yazıyı.
çiftenin tek başına ağlaması yetmemiş anlaşılan ekip olarak ağlamaya başlamışlar. ağlayın güzellerim açılırsınız. artılar bana, ağlamak size, ne yaparsınız. karma yükseltmek elalemin nick altını taciz edip "ay ne kötü yazar buuu" yapmayla olmuyor. biraz oturup kafa yormanız, bilgi içerikli başlık açmanız falan da gerekebiliyor tabii.
7. nesil yazar.
günde en az 20-30 başlığın herbirine ayrı ayrı yazdığı ''böyle şeylere gerek yok mike'' bakınızını her gördüğümde kahkaha atıyorum, duvarları tekmeliyorum, halılara işiyorum, paspaslara sıçıyorum. bazen oturup da ''lan ben niye böyle güzel şeyler yazamıyorum'' diye düşünüyorum.
o derece kaliteli yazardır kendileri. *
günde en az 20-30 başlığın herbirine ayrı ayrı yazdığı ''böyle şeylere gerek yok mike'' bakınızını her gördüğümde kahkaha atıyorum, duvarları tekmeliyorum, halılara işiyorum, paspaslara sıçıyorum. bazen oturup da ''lan ben niye böyle güzel şeyler yazamıyorum'' diye düşünüyorum.
o derece kaliteli yazardır kendileri. *
(bkz: ağla melis ağla açılırsın)
nick altına dadanıp kendince nispet yapmaya çalışan çoluk çocukla uğraşmaktan sıkılan yazardır.
nick altına dadanıp kendince nispet yapmaya çalışan çoluk çocukla uğraşmaktan sıkılan yazardır.
eksi oy alma potansiyeli bulunan başlıklarımı sözlüğün derinliklerinden bulup uplayan; aynı başlığa, başka entry'ler girilince de entry'sini silen yazar.
ahaha.
böyle uğraşlar derdindeki yazara ne denir ki, bilemedim.
gel lan gel. al şu 100 tl'yi, 50 tane şuku, bana da bi marlboro light al. eheh.
ahaha.
böyle uğraşlar derdindeki yazara ne denir ki, bilemedim.
gel lan gel. al şu 100 tl'yi, 50 tane şuku, bana da bi marlboro light al. eheh.
sözel zekası çok gelişmiş, kalemi kuvvetli, saygı duyulması gereken yazar.
gazete okur gibi her gün özenle açıp okuduğum yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar