bugün
- flört edinmek6
- biraderleri üst üste koymak7
- ayakların geriye gitmesi4
- şirinevler7
- kızartma yağından sabun yapmak8
- eşek sucuğu14
- yabani olmakla cool olmayı karıştıran tip4
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- maldivler3
- kimseyi memnun edememek13
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın8
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı2
- saxo bank'tan altın yükseliş yorumu5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- kargo beklemek3
- devlet bahçeli6
- var bunda bir karın ağrısı3
- aşık yorguni8
- insanın bu hayattaki amacı17
- işi gücü borsa siyaset olan insan2
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- ilk buluşmada öpen kız4
- gül kokusu3
- doktor yalakası tipler2
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma2
- cips yerine erik yemek2
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması5
- hatay arap şehridir5
- 17 haziran 2026 arjantin cezayir maçı3
- fotoğraf çekerek para kazanmak2
- aint your mama3
- sude sendromu7
- asuncion2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi10
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi7
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- akademisyen egosu6
- abd iran barışı olmasa kıyamet kopardı2
- günün şiiri7
- ulu kelimesinin kökeni2
- messi'nin arjantin cezayir maçında 3 gol atması2
- kadın sanılıp dm atılan yazarlar veritabanı2
- güne bir şarkı bırak10
- intihar etmek7
- erkek ısrarı5
- 2026 dünya kupasını almak için yapmamız gerekenler3
- erkeklerin inadına 100 kilo oluyoruz kampanyası2
- fildişi sahili'nin çoğunun müslüman olması3
- yaşadım demek için ne yapmalı10
bir oruç aruoba metni. yürüme üçlüsünün son kitabı.
"Ne çok isterdin, değil mi ; masanda, dingin, suskun, yalnız otururken, çevrende dizi dizi defterlerin, yazı dosyaların, kağıt zarfların, içiçe kalem kılıfların, gözlük kabın, yanında ayrı ayrı sıgara paketlerin, bira şişen, yarı dolu bardağın, yazdıklarını temize çektiğin daktilonun başında, kulağında derin bir müzik, bir an, yaptıklarını, yapamadıklarını, yapmakta olduklarını düşünerek dalmışken, dışarıda, karşındaki tülün örttüğü ışığın içinden, akşam yağan yaz yağmurunun berraklaştırdığı ılık havada, parlak öğle güneşi altında, Güney'den gelip birdenbire pencerenin pervazına konan, Poyraz'ın uçuşturduğu açık kahverengi, uçuk gökrengi tüyleriyle, orada, bir an aldırmazca duran, dönen, sonra, bir kez zıplayıp, başını çevirerek, yeniden kanat açıp, sanki kaygısız, tasasız, dertsiz, Kuzey'e doğru uçup giden o ufacık kuş, bir daha gelse — ama, bir seferliktir uçuşu; gelmez bir daha."
"Ne çok isterdin, değil mi ; masanda, dingin, suskun, yalnız otururken, çevrende dizi dizi defterlerin, yazı dosyaların, kağıt zarfların, içiçe kalem kılıfların, gözlük kabın, yanında ayrı ayrı sıgara paketlerin, bira şişen, yarı dolu bardağın, yazdıklarını temize çektiğin daktilonun başında, kulağında derin bir müzik, bir an, yaptıklarını, yapamadıklarını, yapmakta olduklarını düşünerek dalmışken, dışarıda, karşındaki tülün örttüğü ışığın içinden, akşam yağan yaz yağmurunun berraklaştırdığı ılık havada, parlak öğle güneşi altında, Güney'den gelip birdenbire pencerenin pervazına konan, Poyraz'ın uçuşturduğu açık kahverengi, uçuk gökrengi tüyleriyle, orada, bir an aldırmazca duran, dönen, sonra, bir kez zıplayıp, başını çevirerek, yeniden kanat açıp, sanki kaygısız, tasasız, dertsiz, Kuzey'e doğru uçup giden o ufacık kuş, bir daha gelse — ama, bir seferliktir uçuşu; gelmez bir daha."
Şu dünya iki çift şaşkın gözümüz için bir kara koruluk olunca yalnız, - bir kumsal iki ayrılmaz çocuk
için, - ezgilerle dolu bir ev duru sevgimiz için, - seni bulacağım o zaman.
hele yeryüzünde kimsecikler kalmasın bir ihtiyardan başka, sessiz, güzel, "duyulmamış zenginlikler"
içinde, - o zaman seninim bütün bütüne.
birer birer yaşayayım tüm anılarını, bir ben olayım seni kıskıvrak bağlayabilen, - o gün boğacağım
seni.
***
çok güçlü olduğumuz an, - gerileyen kim? çok neşelenince, - kim artık gülünç olan? çok
hayınlaştığımız zaman, - bizi neyleyecekler?
takıp takıştırın, gülüp oynayın. sevgiyi kapı dışarı etmek gelmez elimden.
***
ucube kız, dilencilik yoldaşım! nasıl umurunda değil bu zavallı kadınlar, bu ırgatlar, benim
sıkıntılarım. gel, çekilmez sesinle katıl bize; sesin, tek övücüsü bu alçak umutsuzluğun!
***
bulutlu bir temmuz sabahı. havada kül tadı var; - ocakta bir yaş odun kokusu, - suya bastırılmış
çiçekler, - gezinti yerleri, allak bullak olan, - kanallara çiseleyen yağmur tarlalarda, - niye yok
şimdiden o günlük kokuları ve oyuncaklar?
***
kuleden kuleye ipler uzattım; pencereden pencereye çelenkler, yıldızdan yıldıza altın zinciler...
dans ediyorum.
***
aralıksız tütüyor yüksekte gölet. hangi büyücü kadın ak ışığına karşı dikilecek batan güneşin? hangi
mor yapraklanış yağacak?
***
halkın paracıkları kardeşlik bayramlarında eriyip giderken, pembe ateşten bir çan çalıyor
bulutlarda.
***
bir hoş çini mürekkebi tadı uyandırarak yağıyor kara bir toz gecemin üzerine sessizce. - alevini
kısıp asma lambanın, yatağa atıyorum kendimi; yüzüm gölgeye dönük, hep sizleri görüyorum, kızlarım,
ecelerim!
(bkz: arthur rimbaud)
(bkz: illuminations)
için, - ezgilerle dolu bir ev duru sevgimiz için, - seni bulacağım o zaman.
hele yeryüzünde kimsecikler kalmasın bir ihtiyardan başka, sessiz, güzel, "duyulmamış zenginlikler"
içinde, - o zaman seninim bütün bütüne.
birer birer yaşayayım tüm anılarını, bir ben olayım seni kıskıvrak bağlayabilen, - o gün boğacağım
seni.
***
çok güçlü olduğumuz an, - gerileyen kim? çok neşelenince, - kim artık gülünç olan? çok
hayınlaştığımız zaman, - bizi neyleyecekler?
takıp takıştırın, gülüp oynayın. sevgiyi kapı dışarı etmek gelmez elimden.
***
ucube kız, dilencilik yoldaşım! nasıl umurunda değil bu zavallı kadınlar, bu ırgatlar, benim
sıkıntılarım. gel, çekilmez sesinle katıl bize; sesin, tek övücüsü bu alçak umutsuzluğun!
***
bulutlu bir temmuz sabahı. havada kül tadı var; - ocakta bir yaş odun kokusu, - suya bastırılmış
çiçekler, - gezinti yerleri, allak bullak olan, - kanallara çiseleyen yağmur tarlalarda, - niye yok
şimdiden o günlük kokuları ve oyuncaklar?
***
kuleden kuleye ipler uzattım; pencereden pencereye çelenkler, yıldızdan yıldıza altın zinciler...
dans ediyorum.
***
aralıksız tütüyor yüksekte gölet. hangi büyücü kadın ak ışığına karşı dikilecek batan güneşin? hangi
mor yapraklanış yağacak?
***
halkın paracıkları kardeşlik bayramlarında eriyip giderken, pembe ateşten bir çan çalıyor
bulutlarda.
***
bir hoş çini mürekkebi tadı uyandırarak yağıyor kara bir toz gecemin üzerine sessizce. - alevini
kısıp asma lambanın, yatağa atıyorum kendimi; yüzüm gölgeye dönük, hep sizleri görüyorum, kızlarım,
ecelerim!
(bkz: arthur rimbaud)
(bkz: illuminations)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar