bugün
- nihoşun ölümü10
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi16
- özgür özel'in tutuklanması9
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- benim çocuğum yapmaz annesi4
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması3
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız3
- akp vs pkk6
- kıbrısı ingilize veren padişah3
- kolonoskopi3
- kılıçdaroğlu ve vahdettin benzerliği2
- lore peyniri4
- sözlük yazarı dövmek6
- vitamin hapı kullanmak2
- enver paşa3
- 90 lar2
- arka kapının gıcırdaması5
- yeni parti7
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim6
- truvalı helen3
- yazarların sgk borcu4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- dm açsana diyen erkek5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- en güvenilir siyasi lider2
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- osmanlıca3
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- meal kuran değildir26
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- ama kent uzlaşısı6
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek8
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- bayan yazarların nick altı2
- kaplumbağaya yem verdim3
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- aile hekimi5
- namazlı mealler kuran değildir2
- spacex roket parçasının ay'a çarpması2
- ali vefa11
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- ikinci el otomobil piyasası2
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- 5 ağustos 2026 üç kadın cinayeti üç bavul2
- midilli adası6
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- duş almak vs duş yapmak6
bir oruç aruoba metni. yürüme üçlüsünün son kitabı.
"Ne çok isterdin, değil mi ; masanda, dingin, suskun, yalnız otururken, çevrende dizi dizi defterlerin, yazı dosyaların, kağıt zarfların, içiçe kalem kılıfların, gözlük kabın, yanında ayrı ayrı sıgara paketlerin, bira şişen, yarı dolu bardağın, yazdıklarını temize çektiğin daktilonun başında, kulağında derin bir müzik, bir an, yaptıklarını, yapamadıklarını, yapmakta olduklarını düşünerek dalmışken, dışarıda, karşındaki tülün örttüğü ışığın içinden, akşam yağan yaz yağmurunun berraklaştırdığı ılık havada, parlak öğle güneşi altında, Güney'den gelip birdenbire pencerenin pervazına konan, Poyraz'ın uçuşturduğu açık kahverengi, uçuk gökrengi tüyleriyle, orada, bir an aldırmazca duran, dönen, sonra, bir kez zıplayıp, başını çevirerek, yeniden kanat açıp, sanki kaygısız, tasasız, dertsiz, Kuzey'e doğru uçup giden o ufacık kuş, bir daha gelse — ama, bir seferliktir uçuşu; gelmez bir daha."
"Ne çok isterdin, değil mi ; masanda, dingin, suskun, yalnız otururken, çevrende dizi dizi defterlerin, yazı dosyaların, kağıt zarfların, içiçe kalem kılıfların, gözlük kabın, yanında ayrı ayrı sıgara paketlerin, bira şişen, yarı dolu bardağın, yazdıklarını temize çektiğin daktilonun başında, kulağında derin bir müzik, bir an, yaptıklarını, yapamadıklarını, yapmakta olduklarını düşünerek dalmışken, dışarıda, karşındaki tülün örttüğü ışığın içinden, akşam yağan yaz yağmurunun berraklaştırdığı ılık havada, parlak öğle güneşi altında, Güney'den gelip birdenbire pencerenin pervazına konan, Poyraz'ın uçuşturduğu açık kahverengi, uçuk gökrengi tüyleriyle, orada, bir an aldırmazca duran, dönen, sonra, bir kez zıplayıp, başını çevirerek, yeniden kanat açıp, sanki kaygısız, tasasız, dertsiz, Kuzey'e doğru uçup giden o ufacık kuş, bir daha gelse — ama, bir seferliktir uçuşu; gelmez bir daha."
Şu dünya iki çift şaşkın gözümüz için bir kara koruluk olunca yalnız, - bir kumsal iki ayrılmaz çocuk
için, - ezgilerle dolu bir ev duru sevgimiz için, - seni bulacağım o zaman.
hele yeryüzünde kimsecikler kalmasın bir ihtiyardan başka, sessiz, güzel, "duyulmamış zenginlikler"
içinde, - o zaman seninim bütün bütüne.
birer birer yaşayayım tüm anılarını, bir ben olayım seni kıskıvrak bağlayabilen, - o gün boğacağım
seni.
***
çok güçlü olduğumuz an, - gerileyen kim? çok neşelenince, - kim artık gülünç olan? çok
hayınlaştığımız zaman, - bizi neyleyecekler?
takıp takıştırın, gülüp oynayın. sevgiyi kapı dışarı etmek gelmez elimden.
***
ucube kız, dilencilik yoldaşım! nasıl umurunda değil bu zavallı kadınlar, bu ırgatlar, benim
sıkıntılarım. gel, çekilmez sesinle katıl bize; sesin, tek övücüsü bu alçak umutsuzluğun!
***
bulutlu bir temmuz sabahı. havada kül tadı var; - ocakta bir yaş odun kokusu, - suya bastırılmış
çiçekler, - gezinti yerleri, allak bullak olan, - kanallara çiseleyen yağmur tarlalarda, - niye yok
şimdiden o günlük kokuları ve oyuncaklar?
***
kuleden kuleye ipler uzattım; pencereden pencereye çelenkler, yıldızdan yıldıza altın zinciler...
dans ediyorum.
***
aralıksız tütüyor yüksekte gölet. hangi büyücü kadın ak ışığına karşı dikilecek batan güneşin? hangi
mor yapraklanış yağacak?
***
halkın paracıkları kardeşlik bayramlarında eriyip giderken, pembe ateşten bir çan çalıyor
bulutlarda.
***
bir hoş çini mürekkebi tadı uyandırarak yağıyor kara bir toz gecemin üzerine sessizce. - alevini
kısıp asma lambanın, yatağa atıyorum kendimi; yüzüm gölgeye dönük, hep sizleri görüyorum, kızlarım,
ecelerim!
(bkz: arthur rimbaud)
(bkz: illuminations)
için, - ezgilerle dolu bir ev duru sevgimiz için, - seni bulacağım o zaman.
hele yeryüzünde kimsecikler kalmasın bir ihtiyardan başka, sessiz, güzel, "duyulmamış zenginlikler"
içinde, - o zaman seninim bütün bütüne.
birer birer yaşayayım tüm anılarını, bir ben olayım seni kıskıvrak bağlayabilen, - o gün boğacağım
seni.
***
çok güçlü olduğumuz an, - gerileyen kim? çok neşelenince, - kim artık gülünç olan? çok
hayınlaştığımız zaman, - bizi neyleyecekler?
takıp takıştırın, gülüp oynayın. sevgiyi kapı dışarı etmek gelmez elimden.
***
ucube kız, dilencilik yoldaşım! nasıl umurunda değil bu zavallı kadınlar, bu ırgatlar, benim
sıkıntılarım. gel, çekilmez sesinle katıl bize; sesin, tek övücüsü bu alçak umutsuzluğun!
***
bulutlu bir temmuz sabahı. havada kül tadı var; - ocakta bir yaş odun kokusu, - suya bastırılmış
çiçekler, - gezinti yerleri, allak bullak olan, - kanallara çiseleyen yağmur tarlalarda, - niye yok
şimdiden o günlük kokuları ve oyuncaklar?
***
kuleden kuleye ipler uzattım; pencereden pencereye çelenkler, yıldızdan yıldıza altın zinciler...
dans ediyorum.
***
aralıksız tütüyor yüksekte gölet. hangi büyücü kadın ak ışığına karşı dikilecek batan güneşin? hangi
mor yapraklanış yağacak?
***
halkın paracıkları kardeşlik bayramlarında eriyip giderken, pembe ateşten bir çan çalıyor
bulutlarda.
***
bir hoş çini mürekkebi tadı uyandırarak yağıyor kara bir toz gecemin üzerine sessizce. - alevini
kısıp asma lambanın, yatağa atıyorum kendimi; yüzüm gölgeye dönük, hep sizleri görüyorum, kızlarım,
ecelerim!
(bkz: arthur rimbaud)
(bkz: illuminations)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar