bugün
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- 1 50 boyundaki kızın benden kork demesi4
- ekşi mayalı tam buğday ekmeği4
- evlenilmeyecek 4 erkek9
- hükümet değişse ülke düzelir mi15
- stres yönetimi3
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması3
- 1 55lik türk kızının 1 85lik erkek hayal etmesi3
- rüşvet5
- sokak hayvanları düzenlemesinin ikinci yılı4
- napolyon sendromu2
- kylie minogue5
- opel alman arabası mı sorunsalı4
- kimseyi muhatap edemeyeceğin dertler2
- din3
- true koş4
- gulmekicinyaratilmis11
- kuran ı kerim meali6
- petrol2
- hepinizin agzina biber surcem5
- sözlükte kimsenin kalmaması5
- ispanya6
- çocukların sürekli abur cubur istemesi7
- mohamed salah ghaly11
- aşk acısı çekiyorum sözlük13
- arkadaşlar ben güzel miyim4
- hamburgerin çok abartılması5
- tinder2
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur5
- saldıran köpeğe şma demek4
- lahana turşusu3
- pahalıyı dayanıklı sanmak5
- dublajı orjinalinden daha iyi olan izlenceler6
- sözlük kızları dans ediyor3
- güzel kızların her zaman haklı olması4
- opel mokka2
- en büyük aşklar pilav üstü az kuruyla başlar4
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- orjinalinden iyi coverlar4
- çerçeve yasa9
- anayasa mahkemesi'nin engelli emekliliği iptali3
- nickten isim tahmini yapmak10
- aynalı tahir2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- erdogan'a yarayacak diye mizmızlanmak4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- sağır sürücü2
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- şumen macırı ramadan ağa2
çeşit çeşit kimlikler taşıyıp 'hiç kimse' olan,
kendi yaşamındaki eksikleri, izleyerek tamamlamaya çalışan insanların var ettiği ve sonsuza dek sürecekmiş gibi görünen tüketim nesneleri.
kendi yaşamındaki eksikleri, izleyerek tamamlamaya çalışan insanların var ettiği ve sonsuza dek sürecekmiş gibi görünen tüketim nesneleri.
Önceden yenileri Eylül, ekim ayında yayın hayatına başlardı, haftalar önceden duyurulurdu ve hazirana kadar sürerdi.Günümüzde ise, *
bizi uyutmak için yapılan abuk sabuk şeyler.
Türk insanına hayatta aşkın her an yanıbaşında olduğu imajını vererek kısa süreli uyuşmalar yaratan ve bunu yaz süresince tatil formatındaki yapımlarla destekleyen televizyon faciaları.
nihal bengisu karaca'ya göre madde madde hatalar içeren çeşitli yapımlardır.
--spoiler--
1) Yavaşlık, olay yokluğu. (Allah için Asmalı Konak, bu konuda çıtanın çok yukarısındaydı)
2) Meselesizlik (zar zor bir yan hikaye desteği edinip onunla uğraşırken ne söylemeye çalıştığını unutan ya da zaten başından beri bilmeyen dizi senaryolarında görülür)
3) Kendini çok ciddiye alma ve 'meselesi olma' halini abartma. (Kurtlar Vadisi, Sağır Oda gibi isimler bilmem bir şey hatırlatıyor mu?)
4) Tematik yapının üç ya da dört kategoriden mürekkep olması: Aile draması, aile komedisi, vatan üzerinde dönen kirli oyunlar, töre. (Yok mu artıran?)
5) Klişelerin tekrarlanması ve daha da kötüsü, bu klişelerin biri tarafından uydurulmuş ve diğer yazım ekipleri tarafından çok beğenilmiş olması, yani hayatta bir karşılığının bulunmaması (örnek şu 'bilge balıkçı' klişesi. Nerededir bu balıkçılar? Ne tanıdım ne bir tane tanıyanına rastladım)
6) Bağlama uygun hareket üretemeyen senarist-yazım ekibinin durumu her seferinde duygusal reaksiyonlarla kurtarma yoluna başvurması, karakterleri bir duygu şebeği haline getirmesi (Binbirgece'nin Şehrazat'ının çocuğunu her gördüğünde ilk kez görüyor gibi sarılmasına ne demeli?)
7) Çok basit devamlılık, gerçekçilik ilkelerine bile riayet edilmemesi (Hatırla Sevgili gibi kalburun üstünde kalan bir dizide bile, lapa lapa kar yağarken çiçeğe durmuş yemyeşil ağaçlar çerçeveye girebiliyorsa... )
8) Senaryonun karakterde vehmettiği anlamın, karakterde tebarüz ve tezahür edememesi, karakter kurgulama sorunu (Aliye'ye aşık olunması gerektiğine inandırıldık, ama bir karakter olarak Aliye'de, Sanem Çelik'in güzelliğinden başka bir şey görebildik mi? Cevap: Hayır)
Bir de, E 2'de de yayınlanmaya başlayan, 60'lı yılların New York'unu reklam sektörü üzerinden anlatan 'Mad Men'in tasarımcısına kulak verelim. '... masanın üzerinde iri elmalarla dolu bir tabak duruyordu. Oysa 60'lı yıllarda Amerika'da böyle büyük elmalar yoktu, bunları hemen götürün ve bana küçük elmalar getirin, dedim'
Bu küçük elmalar detayına saygı duymamak mümkün görünmüyor.
--spoiler--
kaynak: http://www.zaman.com.tr/w...tr/yazar.do?yazino=591181
--spoiler--
1) Yavaşlık, olay yokluğu. (Allah için Asmalı Konak, bu konuda çıtanın çok yukarısındaydı)
2) Meselesizlik (zar zor bir yan hikaye desteği edinip onunla uğraşırken ne söylemeye çalıştığını unutan ya da zaten başından beri bilmeyen dizi senaryolarında görülür)
3) Kendini çok ciddiye alma ve 'meselesi olma' halini abartma. (Kurtlar Vadisi, Sağır Oda gibi isimler bilmem bir şey hatırlatıyor mu?)
4) Tematik yapının üç ya da dört kategoriden mürekkep olması: Aile draması, aile komedisi, vatan üzerinde dönen kirli oyunlar, töre. (Yok mu artıran?)
5) Klişelerin tekrarlanması ve daha da kötüsü, bu klişelerin biri tarafından uydurulmuş ve diğer yazım ekipleri tarafından çok beğenilmiş olması, yani hayatta bir karşılığının bulunmaması (örnek şu 'bilge balıkçı' klişesi. Nerededir bu balıkçılar? Ne tanıdım ne bir tane tanıyanına rastladım)
6) Bağlama uygun hareket üretemeyen senarist-yazım ekibinin durumu her seferinde duygusal reaksiyonlarla kurtarma yoluna başvurması, karakterleri bir duygu şebeği haline getirmesi (Binbirgece'nin Şehrazat'ının çocuğunu her gördüğünde ilk kez görüyor gibi sarılmasına ne demeli?)
7) Çok basit devamlılık, gerçekçilik ilkelerine bile riayet edilmemesi (Hatırla Sevgili gibi kalburun üstünde kalan bir dizide bile, lapa lapa kar yağarken çiçeğe durmuş yemyeşil ağaçlar çerçeveye girebiliyorsa... )
8) Senaryonun karakterde vehmettiği anlamın, karakterde tebarüz ve tezahür edememesi, karakter kurgulama sorunu (Aliye'ye aşık olunması gerektiğine inandırıldık, ama bir karakter olarak Aliye'de, Sanem Çelik'in güzelliğinden başka bir şey görebildik mi? Cevap: Hayır)
Bir de, E 2'de de yayınlanmaya başlayan, 60'lı yılların New York'unu reklam sektörü üzerinden anlatan 'Mad Men'in tasarımcısına kulak verelim. '... masanın üzerinde iri elmalarla dolu bir tabak duruyordu. Oysa 60'lı yıllarda Amerika'da böyle büyük elmalar yoktu, bunları hemen götürün ve bana küçük elmalar getirin, dedim'
Bu küçük elmalar detayına saygı duymamak mümkün görünmüyor.
--spoiler--
kaynak: http://www.zaman.com.tr/w...tr/yazar.do?yazino=591181
abartısıyla gözlerden kaçmayan programlardır. (bkz: boku çıkmak) *
özellikle yabancı dizilerde, kadınların bağımsız görünmeleri insanı kandırıyor. biraz daha açarsak, bağımsız kadın tipi, izleyiciye bayan oyuncunun anne babasının, hatta kardeşinin, olduğu fikrini hiç ama hiç hatırlatmayacak şekilde inşa ediliyor. bunun yerine, cinselliğini alabildiğine yaşayabilen, yeni tanıştığı bir erkeğin evinde hemen kalabilen, beğendiği erkeğe rahat ve doğal bir şekilde şuh olabilen ve kur yapabilen, işinde bir hırsa ve amaca sahip görünen bir tip çiziliyor. ayrıca, konuşmaları, ı, ı larla, ee, eee, lerle kesilmeyen, zeki, tuttuğunu koparan kişiler baş rol oyuncuları. giysileri abartıdan uzak, asla uyumsuz gözükmeyen cinsten. makyajı, saçları da öyle.
(bkz: ıssız adam)
(bkz: ıssız adam)
Ülkemizde gösterimde olan dizilerin neredeyse tamamı zenginlerin hayatını anlatıyor.
http://www.radikal.com.tr...gin_11_gostergesi-1319581
http://www.radikal.com.tr...gin_11_gostergesi-1319581
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar