bugün

şairliğinin yanı sıra çevirmenin notu dergisinin (ç.n.) imtiyaz Sahibi ve Yayın Yönetmenidir.
--spoiler--
Hisar



Hüzün tayfının soluk renklerinde

Sulara özgü bir sarışınlıktı hisar

incecik ölümlere yürürdük her gece

Torbadan ne çekersek o olurdu intihar



Tutsaktık kırgınlığın haritasında

Biz, özgürlüğe düşkün aylak kullar

Güz çiğdemleri taşırdık yakamızda

Önümüzde çıkma ekmek ve hardal



isyankar şarkılar söylerdik hayata

Eğreti duran yorgun korkuluklar

Gibi beklerdik insin denize karanlık

Yükselsin gövdelerimizden ruhlar



Hüzün tayfının soluk renklerinde

Şimdi sararmış, eksik bir resim var.

tozan alkan
--spoiler--
--spoiler--
Zaman ve Maske



Zaman da bir maske, pişmanlıkların!

Dalgın bir mürekkep lekesi gibi

Masum günahıdır beyaz sayfaların.



Kilit tutmuyor kapıların önü arkası,

Herşey aynıdır anıların bahçesinde.

Dağılan gövde...kuru sıkı yaşanmış yıllar,

Esirgemiyor zehrini sarmaşık,

Sen çekip gidiyorsun kolalı gömleğinle.

Bense ne çok biriktirmişim, en çok ölüm,

Yine de güvenemiyorum ölümüme.



Zaman da bir maske, pişmanlıkların!

Dalgın bir mürekkep lekesi gibi

Masum günahıdır beyaz sayfaların.



Ben de beyaz bir leke gibi size aktım,

Denizler yarıldı, bana tutundu boşluk,

Ben batık gemi! içimde hiçbir yolcu yok,

Ah kolsuz ahtapot, nasıl sıktın boğazımı

Nasıl dişledin beynimi!



Vazgeçtim yazmaktan

Aşklardan apartılan o kırmızı şiiri,

Çünkü istasyonsuzdu trenleriniz

Fenerleriniz ışıksız, suskunluğunuz sağır

Boşuna tabancalar aradım çarşılarda

Önümü arkamı kendimi boşuna aradım.



Zaman da bir maske, pişmanlıkların!

Dalgın bir mürekkep lekesi gibi

Masum günahıdır beyaz sayfaların.

tozan alkan
--spoiler--
--spoiler--
Çoğalan Gövde



Ben bu kalleş yalnızlığımı seviyorum

Bazen kasketim sanıyorum kendimi

Üzerime yağmuru giyinip,

Denizleri yatışmaz bir aşkla yürüyorum



Varsayalım göğü anlamam gerek

Bir mührü ya da üstüne basılan bir şeyi

O vakit mürekkebe gömülüyorum

Ben ölürken içimde tuğralar birikiyor



Kızaktan suya indiriyorlar sonra göğü

Kuru Kemikler Vadisinde, işte böyle

Böyle çoğalıyor gövdem

Gövdemde göveren kır çiçekleri



Ben bu kalleş yalnızlığımı seviyorum

Sizleri biriktiriyorum az az içimde.

tozan alkan
--spoiler--
--spoiler--
HARF HARF DURUYORSUN ALNıMDA

harf harf duruyorsun alnımda öylece dur
şiirden ipekten bir yazın ortasında
bir çizgiyi anlatıyorsun hecelerle çiz
biz bütün kesişmelerin çıkmaz sokağıyız
dışarda kuşlar başka, aşk başka.

kıştan kalma bir şemsiye var şapkamızda
ıslaklık var bakışlarımızda yaramazlık var
kıyı uzar gider, gözlerimiz uzak, yelkenlerimiz
var bütün sevişmelere, başka?
dışarda yağmur, dışarda ağaç, dışarda...

tozan alkan
--spoiler--
--spoiler--
HARiTADA KIRMIZI NOKTA

Ben bir kederi öptüm kenarından
Bir çıt çıktı, bir kımıltı düştü
Elin çaya gitti, kaşığa gitti

Bütün bir gün sevmenin ardından
Bir çiçeğin ağırlığındır uçurum
Gecenin ağzını açtığı boşlukta

Siyah beyaz atlar gibiydik haritada
Ovalara aykırı, dağlara yakın
Yüzünün tedirginliğinden

Başlamak gerekti küskün bir güle
Dudaklarından düşen kırmızıya
Kirpiklerine konan kırmızıya

tozan alkan
--spoiler--
--spoiler--
eksik düğme

soframda erik rakısı pilaki
senin içeteklerin içdenizlerin
resim defterimde istavrit ve midye
gel otur yanı başıma hülya
terleyen mevsimlere yürüyelim

az ötemizde dokunsan portakal
ırmaklardan geçip ağaçlar düştük
kuşlar da konmuş azıcık dalımıza
bu kadar hayatla baş edemeyiz
ikiye kadar saymasını öğrenelim

göğün üstünde mürekkep kırmızı
kağıtlara eskiyen harfler yağdırıyor
yarım kalmasın diye resimlerimiz
gel otur yanı başıma rüya
görelim eksilen düğmelerimizi

tozan alkan
--spoiler--
Sivas'ta yakılarak öldürülen şair Dr. Behçet AYSAN anısına Türk Tabipleri Birliği tarafından verilen BEHÇET AYSAN ŞiiR ÖDÜLÜnü bu yıl sana şehir gelecek adlı yapıtı ile kazanan şairdir.
Günün tükendiği bu saatlerde
Tüm doğa canla başla çalışıyor.
Gece vakti bu yıldızlardan inen
Ne acayip bir korkudur kim bilir?

Etkisinde kalmış nice gizemin,
Kaygılı, bir yandan tir tir titriyor,
Karanlıkta, bilinmeyen bir gücün
Gözlerini üstünde hissediyor.

Ne büyük dehşet kendini tanımak!
Kaçışı olmadan, durmadan çalışmak,
Ebediyetin içinde devinen
Varlığın merhametine kalmak!

Bu nasıl kara, zor bir bulmaca
Amaçlar ve çözümler gizleniyor,
Birileri titrerken aşağıda,
Yukarda birileri düş görüyor.

Victor Hugo'nun şiirini Fransızcadan çevirmiş bir güzel insandır.
© copyright 2005 - 2026