bugün
- rafine zevkleri olan erkek12
- yeter be yeter ulan6
- salon erkeği9
- tuvalet kağıdını renkli alan insan7
- lüks araba istemeyen erkek9
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı6
- ekşi sözlük8
- ilker başbuğ6
- bir kıza saklama kabı hediye etmek5
- üniversiteli kızlar5
- ters takılmış tuvalet kağıdı6
- 2008 ekonomik krizi7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum6
- beyaz pasta7
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak21
- ruffles ketçaplı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu11
- kuki gel oğlum3
- bir kadın tarafından domine edilmek5
- ilişkide lider olmayı seven kadın5
- sıcak su torbası getirecek beyler4
- anın görüntüsü11
- giysi fiyatlarının uçması5
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- orta sınıfın yok olduğu an3
- mesajlaşırken noktalama işareti kullanmak2
- ayrıldıktan sonra deccale dönen kadın4
- 2026 da ki tek güzel şey2
- lüks araba isteyen türk kızları4
- giresunlu olmanın zorlukları10
- hayattaki en kötü duygu4
- şeker hastalığı3
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- yemek getiren kızın yemeğini başka kızla yemek2
- ölmeden önce son isteğiniz sorulsa4
- i robot2
- amedspor9
- soda şişesine oturup ölümü beklemek2
- yallah arabistan a diyen tip11
- trabzonspor17
- dalaman çayı3
- kuranı arapça okuyup anlamını bilmemek5
- esra'yı aç esra'yı5
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor7
- silme dolu sürahi2
- oğlumu tutuklayacak adam anasından doğmadı3
- karışık kızartma7
- halloween kutlayan dejenere tip7
2010 amerikan yapımı korku filmi. amber heard oynuyor. kaçmaz.
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=173257
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=173257
3 haziran 2011 de türkiye'de vizyona girecek olan gerilim filmi. türkçeye koğuş olarak çevrilmiştir.
vasatı geçememiş korku filmidir.
Ülkemizde "Koğuş" adıyla gösterime girecek ve türün usta yönetmenlerinden John Carpenter'ın korku-gerilim filmi.
1966 yılında geçen hikayenin kahramanı Kristen, kendini kaybetmiş bir halde geçmişinin "karanlık" bir noktasının geçtiği bir çiftlik evini yakar. Yakalandıktan sonra hiç de tekin olmayan bir akıl hastanesine kapatılan Kristen, bir süre sonra bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. Hastanenin "Koğuş" olarak adlandırılan bölümüne kapatılan Kristen birlikte kaldığı dört genç kadının ve hastane personelinin "garip" davranışları üzerine kaçmayı aklına koyar. Bir süre sonra, diğer hastaların birer birer ortadan kaybolmaya başlamasıyla Kristen in durumu iyice zora girer. Kahramanımız bir yandan "Koğuş" un diğer elemanlarını kaçmaya ikna ederken, diğer yandan da ortalıkta kol gezen dehşetten de kendisini korumak zorumak zorunda kalır.
Yönetmen John Carpenter, mümkün olduğu kadar korku sinemasının geleneksel numaralarına başvuruyor. Yanıp sönen ışıklar, gök gürültüsü, bir anda ortaya çıkan insanlar, tekinsiz mekanlar ve ani kamera hareketleriyle seyircisini tedirgin etmeye çalışan üstat, günümüz seyircisinin alışkanlıklarını da ihmal etmeden birkaç slasher sahnesi atmış.
Film, ele aldığı konu itibariyle herhangi bir yenilik içermese de, Carpenter'ın dokunuşlarıyla gerilim yaratma işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. Belki zorlama bir yorum olacak ama filmin 60 ların Amerikası na fa göndermeler yaptığı söylenebilir. Banliyö hayatının yaygınlaşmaya başladığı, kadınların "kadınlık" görevlerinin dışında bir dünyalarının olmadığı bu dönem "Hollywood bağımsızları"nın da her zaman ilgisini çekmiştir. Filmde "Koğuş" a kapatılmış beş kadının durumunu biraz da bu dönemin kadınlarının "kıstırılmışlıkları"na bağlayabiliriz.
Hollywood'un yükselen yıldızlarından 25 yaşındaki güzel oyuncu Amber Heard filmi tek başına sürüklüyor. Sonuç olarak "Koğuş" hem tür, hem de John Carpenter için büyük yenilikler içermese de "geleneksel" ile moderni birleştirmeyi başarıyor. Bu tür filmlerde hikaye bittikten sonra yönetmenin finalde son bir numara çekeceğini biliriz ve buna hazırlıklı oluruz. Tek sorun "saldırının" nereden ve nasıl geleceğini hesaplayamamaktır. Carpenter, bütün bu hazırlığa rağmen final sahnesinde seyircisini avlamayı başarıyor.
Yönetmen : John Carpenter
Oyuncular : Amber Heard, Lyndsy Fonseca, Danielle Panabaker
(Radikal, Şenay Aydemir, 03.11.2011)
1966 yılında geçen hikayenin kahramanı Kristen, kendini kaybetmiş bir halde geçmişinin "karanlık" bir noktasının geçtiği bir çiftlik evini yakar. Yakalandıktan sonra hiç de tekin olmayan bir akıl hastanesine kapatılan Kristen, bir süre sonra bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. Hastanenin "Koğuş" olarak adlandırılan bölümüne kapatılan Kristen birlikte kaldığı dört genç kadının ve hastane personelinin "garip" davranışları üzerine kaçmayı aklına koyar. Bir süre sonra, diğer hastaların birer birer ortadan kaybolmaya başlamasıyla Kristen in durumu iyice zora girer. Kahramanımız bir yandan "Koğuş" un diğer elemanlarını kaçmaya ikna ederken, diğer yandan da ortalıkta kol gezen dehşetten de kendisini korumak zorumak zorunda kalır.
Yönetmen John Carpenter, mümkün olduğu kadar korku sinemasının geleneksel numaralarına başvuruyor. Yanıp sönen ışıklar, gök gürültüsü, bir anda ortaya çıkan insanlar, tekinsiz mekanlar ve ani kamera hareketleriyle seyircisini tedirgin etmeye çalışan üstat, günümüz seyircisinin alışkanlıklarını da ihmal etmeden birkaç slasher sahnesi atmış.
Film, ele aldığı konu itibariyle herhangi bir yenilik içermese de, Carpenter'ın dokunuşlarıyla gerilim yaratma işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. Belki zorlama bir yorum olacak ama filmin 60 ların Amerikası na fa göndermeler yaptığı söylenebilir. Banliyö hayatının yaygınlaşmaya başladığı, kadınların "kadınlık" görevlerinin dışında bir dünyalarının olmadığı bu dönem "Hollywood bağımsızları"nın da her zaman ilgisini çekmiştir. Filmde "Koğuş" a kapatılmış beş kadının durumunu biraz da bu dönemin kadınlarının "kıstırılmışlıkları"na bağlayabiliriz.
Hollywood'un yükselen yıldızlarından 25 yaşındaki güzel oyuncu Amber Heard filmi tek başına sürüklüyor. Sonuç olarak "Koğuş" hem tür, hem de John Carpenter için büyük yenilikler içermese de "geleneksel" ile moderni birleştirmeyi başarıyor. Bu tür filmlerde hikaye bittikten sonra yönetmenin finalde son bir numara çekeceğini biliriz ve buna hazırlıklı oluruz. Tek sorun "saldırının" nereden ve nasıl geleceğini hesaplayamamaktır. Carpenter, bütün bu hazırlığa rağmen final sahnesinde seyircisini avlamayı başarıyor.
Yönetmen : John Carpenter
Oyuncular : Amber Heard, Lyndsy Fonseca, Danielle Panabaker
(Radikal, Şenay Aydemir, 03.11.2011)
vasat bir film, sinemada izlemek yerine vcd veya dvd alarak izlemek daha mantıklı bana göre.
notum 10 üzerinden 6, o da carpenter ustanın hatırına..
notum 10 üzerinden 6, o da carpenter ustanın hatırına..
başarısız bir identity (kimlik) çakması. Zaman kaybı.
bir carpenter hayranı olarak vasatın dahi altında bulduğum bir gerilim-korku filmi. identity ile çok yakın ama identity'deki sonuna kadar yükselen gerilim ve merak bu filmde daha en başından alçalmaya başlıyor. azıcık korku filmi izlemiş herkes sonunu rahatlıkla ilk 10 dakikada çıkarabilir. o diilde nasıl akıl hastanesiymiş bu bütün hastalar fıstık gibi...
fragman'ından etkilenip izlediğim film.
sen misin? birhada fragman' dan sebep film izleyen.
konusunu daha filmin ortasına gelmeden çözüyor insan, zaten birbirinin kopyası filmler.
o değil de, şimdi çıkıp biri; ben bu filmi izlerken korktum, der ise alnını karışlarım onun alnını..
sen misin? birhada fragman' dan sebep film izleyen.
konusunu daha filmin ortasına gelmeden çözüyor insan, zaten birbirinin kopyası filmler.
o değil de, şimdi çıkıp biri; ben bu filmi izlerken korktum, der ise alnını karışlarım onun alnını..
Tam bir klişedir. son dönemde birbirine benzeyen finallerle biten korku filmlerinden biridir. izlerken nerede neyle karşılaşacağınızı tahmin etmeniz çok kolay. yönetmen sürpriz yaşamanıza izin vermiyor.
1960'ların renklerinin güzel kullanıldığı atmosferi güzel, gerçekten geren ve izlerken "acaba neden?" diye sordurabilen film.
"bu neymiş yau?" diyerek izlediğim ve gayet de beğendiğim film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar