bugün
- 12 saat çalışmak6
- insan sanatsal bir varlıktır7
- insan vahşi bir hayvandır6
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan4
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu6
- kıskanılmak vs kıskanmak5
- ameliyathane4
- demokratik almanya cumhuriyeti2
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi10
- kariyer yapan kadın vs yemek yapan kadın2
- çalışmayan kızla evlenen statülü erkek3
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- zendaya2
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay3
- çocuğa yabancı isimler vermek7
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu3
- dünya kupası'nın artık kimsenin umrunda olmaması3
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- daha 173
- minimal rakı sofrası3
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- avutan düşünceler2
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak8
- dekolteli çalışan arayan şirketin iş ilanı5
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı5
- umurat2
- kpss 20263
- 2026 dünya kupası nda oynayan müslüman ülkeler2
- izmir4
- i follow rivers2
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- sigarayı tersten yakmak5
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi3
- hep kendini suçlamak11
- havalar da ısındı10
- fransa senegal maçı saat 22 de trt 1 de2
- hangi manifest kızısın11
- yeni biriyle tanışmak5
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey4
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar8
- ketçapla güzel giden yiyecekler2
- ona bir şey söyle19
- anın görüntüsü17
- numb2
- normal sözlük3
2010 amerikan yapımı korku filmi. amber heard oynuyor. kaçmaz.
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=173257
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=173257
3 haziran 2011 de türkiye'de vizyona girecek olan gerilim filmi. türkçeye koğuş olarak çevrilmiştir.
vasatı geçememiş korku filmidir.
Ülkemizde "Koğuş" adıyla gösterime girecek ve türün usta yönetmenlerinden John Carpenter'ın korku-gerilim filmi.
1966 yılında geçen hikayenin kahramanı Kristen, kendini kaybetmiş bir halde geçmişinin "karanlık" bir noktasının geçtiği bir çiftlik evini yakar. Yakalandıktan sonra hiç de tekin olmayan bir akıl hastanesine kapatılan Kristen, bir süre sonra bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. Hastanenin "Koğuş" olarak adlandırılan bölümüne kapatılan Kristen birlikte kaldığı dört genç kadının ve hastane personelinin "garip" davranışları üzerine kaçmayı aklına koyar. Bir süre sonra, diğer hastaların birer birer ortadan kaybolmaya başlamasıyla Kristen in durumu iyice zora girer. Kahramanımız bir yandan "Koğuş" un diğer elemanlarını kaçmaya ikna ederken, diğer yandan da ortalıkta kol gezen dehşetten de kendisini korumak zorumak zorunda kalır.
Yönetmen John Carpenter, mümkün olduğu kadar korku sinemasının geleneksel numaralarına başvuruyor. Yanıp sönen ışıklar, gök gürültüsü, bir anda ortaya çıkan insanlar, tekinsiz mekanlar ve ani kamera hareketleriyle seyircisini tedirgin etmeye çalışan üstat, günümüz seyircisinin alışkanlıklarını da ihmal etmeden birkaç slasher sahnesi atmış.
Film, ele aldığı konu itibariyle herhangi bir yenilik içermese de, Carpenter'ın dokunuşlarıyla gerilim yaratma işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. Belki zorlama bir yorum olacak ama filmin 60 ların Amerikası na fa göndermeler yaptığı söylenebilir. Banliyö hayatının yaygınlaşmaya başladığı, kadınların "kadınlık" görevlerinin dışında bir dünyalarının olmadığı bu dönem "Hollywood bağımsızları"nın da her zaman ilgisini çekmiştir. Filmde "Koğuş" a kapatılmış beş kadının durumunu biraz da bu dönemin kadınlarının "kıstırılmışlıkları"na bağlayabiliriz.
Hollywood'un yükselen yıldızlarından 25 yaşındaki güzel oyuncu Amber Heard filmi tek başına sürüklüyor. Sonuç olarak "Koğuş" hem tür, hem de John Carpenter için büyük yenilikler içermese de "geleneksel" ile moderni birleştirmeyi başarıyor. Bu tür filmlerde hikaye bittikten sonra yönetmenin finalde son bir numara çekeceğini biliriz ve buna hazırlıklı oluruz. Tek sorun "saldırının" nereden ve nasıl geleceğini hesaplayamamaktır. Carpenter, bütün bu hazırlığa rağmen final sahnesinde seyircisini avlamayı başarıyor.
Yönetmen : John Carpenter
Oyuncular : Amber Heard, Lyndsy Fonseca, Danielle Panabaker
(Radikal, Şenay Aydemir, 03.11.2011)
1966 yılında geçen hikayenin kahramanı Kristen, kendini kaybetmiş bir halde geçmişinin "karanlık" bir noktasının geçtiği bir çiftlik evini yakar. Yakalandıktan sonra hiç de tekin olmayan bir akıl hastanesine kapatılan Kristen, bir süre sonra bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. Hastanenin "Koğuş" olarak adlandırılan bölümüne kapatılan Kristen birlikte kaldığı dört genç kadının ve hastane personelinin "garip" davranışları üzerine kaçmayı aklına koyar. Bir süre sonra, diğer hastaların birer birer ortadan kaybolmaya başlamasıyla Kristen in durumu iyice zora girer. Kahramanımız bir yandan "Koğuş" un diğer elemanlarını kaçmaya ikna ederken, diğer yandan da ortalıkta kol gezen dehşetten de kendisini korumak zorumak zorunda kalır.
Yönetmen John Carpenter, mümkün olduğu kadar korku sinemasının geleneksel numaralarına başvuruyor. Yanıp sönen ışıklar, gök gürültüsü, bir anda ortaya çıkan insanlar, tekinsiz mekanlar ve ani kamera hareketleriyle seyircisini tedirgin etmeye çalışan üstat, günümüz seyircisinin alışkanlıklarını da ihmal etmeden birkaç slasher sahnesi atmış.
Film, ele aldığı konu itibariyle herhangi bir yenilik içermese de, Carpenter'ın dokunuşlarıyla gerilim yaratma işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. Belki zorlama bir yorum olacak ama filmin 60 ların Amerikası na fa göndermeler yaptığı söylenebilir. Banliyö hayatının yaygınlaşmaya başladığı, kadınların "kadınlık" görevlerinin dışında bir dünyalarının olmadığı bu dönem "Hollywood bağımsızları"nın da her zaman ilgisini çekmiştir. Filmde "Koğuş" a kapatılmış beş kadının durumunu biraz da bu dönemin kadınlarının "kıstırılmışlıkları"na bağlayabiliriz.
Hollywood'un yükselen yıldızlarından 25 yaşındaki güzel oyuncu Amber Heard filmi tek başına sürüklüyor. Sonuç olarak "Koğuş" hem tür, hem de John Carpenter için büyük yenilikler içermese de "geleneksel" ile moderni birleştirmeyi başarıyor. Bu tür filmlerde hikaye bittikten sonra yönetmenin finalde son bir numara çekeceğini biliriz ve buna hazırlıklı oluruz. Tek sorun "saldırının" nereden ve nasıl geleceğini hesaplayamamaktır. Carpenter, bütün bu hazırlığa rağmen final sahnesinde seyircisini avlamayı başarıyor.
Yönetmen : John Carpenter
Oyuncular : Amber Heard, Lyndsy Fonseca, Danielle Panabaker
(Radikal, Şenay Aydemir, 03.11.2011)
vasat bir film, sinemada izlemek yerine vcd veya dvd alarak izlemek daha mantıklı bana göre.
notum 10 üzerinden 6, o da carpenter ustanın hatırına..
notum 10 üzerinden 6, o da carpenter ustanın hatırına..
başarısız bir identity (kimlik) çakması. Zaman kaybı.
bir carpenter hayranı olarak vasatın dahi altında bulduğum bir gerilim-korku filmi. identity ile çok yakın ama identity'deki sonuna kadar yükselen gerilim ve merak bu filmde daha en başından alçalmaya başlıyor. azıcık korku filmi izlemiş herkes sonunu rahatlıkla ilk 10 dakikada çıkarabilir. o diilde nasıl akıl hastanesiymiş bu bütün hastalar fıstık gibi...
fragman'ından etkilenip izlediğim film.
sen misin? birhada fragman' dan sebep film izleyen.
konusunu daha filmin ortasına gelmeden çözüyor insan, zaten birbirinin kopyası filmler.
o değil de, şimdi çıkıp biri; ben bu filmi izlerken korktum, der ise alnını karışlarım onun alnını..
sen misin? birhada fragman' dan sebep film izleyen.
konusunu daha filmin ortasına gelmeden çözüyor insan, zaten birbirinin kopyası filmler.
o değil de, şimdi çıkıp biri; ben bu filmi izlerken korktum, der ise alnını karışlarım onun alnını..
Tam bir klişedir. son dönemde birbirine benzeyen finallerle biten korku filmlerinden biridir. izlerken nerede neyle karşılaşacağınızı tahmin etmeniz çok kolay. yönetmen sürpriz yaşamanıza izin vermiyor.
1960'ların renklerinin güzel kullanıldığı atmosferi güzel, gerçekten geren ve izlerken "acaba neden?" diye sordurabilen film.
"bu neymiş yau?" diyerek izlediğim ve gayet de beğendiğim film.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar