bugün
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- fırında tavuk9
- dolapta iki biram var6
- escort taş mı yesin3
- gecenin şarkısı8
- cumhuriyet bayramı8
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- kedilerle uyumak9
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek5
- yüzüklerin efendisi4
- acil durumda aranacak kişi5
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- içten içe üşümek5
- nasılsın4
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- sevişmek hüner değil6
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- salon erkeği10
- giysi fiyatlarının uçması9
- değerli olduğunu hissettirmek6
- yazılımcıların flört algoritması2
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- bursa da kayıp emrah gedik için arama çalışmaları2
- ekşi sözlük9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- lüks araba istemeyen erkek9
- bmw vs mercedes2
- şiir yazmak2
- i will always love you2
- hasar kaydı olan kıza aşık olan genco3
- kendinden vazgeçmemek4
- ilker başbuğ7
- beni anlama2
- sansar salvo2
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- bir gün baksam ki gelmişsin2
- nejat işler2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- protein tozu fiyatlarinin çıldırmış olması2
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
"bu neymiş yau?" diyerek izlediğim ve gayet de beğendiğim film.
1960'ların renklerinin güzel kullanıldığı atmosferi güzel, gerçekten geren ve izlerken "acaba neden?" diye sordurabilen film.
Tam bir klişedir. son dönemde birbirine benzeyen finallerle biten korku filmlerinden biridir. izlerken nerede neyle karşılaşacağınızı tahmin etmeniz çok kolay. yönetmen sürpriz yaşamanıza izin vermiyor.
fragman'ından etkilenip izlediğim film.
sen misin? birhada fragman' dan sebep film izleyen.
konusunu daha filmin ortasına gelmeden çözüyor insan, zaten birbirinin kopyası filmler.
o değil de, şimdi çıkıp biri; ben bu filmi izlerken korktum, der ise alnını karışlarım onun alnını..
sen misin? birhada fragman' dan sebep film izleyen.
konusunu daha filmin ortasına gelmeden çözüyor insan, zaten birbirinin kopyası filmler.
o değil de, şimdi çıkıp biri; ben bu filmi izlerken korktum, der ise alnını karışlarım onun alnını..
bir carpenter hayranı olarak vasatın dahi altında bulduğum bir gerilim-korku filmi. identity ile çok yakın ama identity'deki sonuna kadar yükselen gerilim ve merak bu filmde daha en başından alçalmaya başlıyor. azıcık korku filmi izlemiş herkes sonunu rahatlıkla ilk 10 dakikada çıkarabilir. o diilde nasıl akıl hastanesiymiş bu bütün hastalar fıstık gibi...
başarısız bir identity (kimlik) çakması. Zaman kaybı.
vasat bir film, sinemada izlemek yerine vcd veya dvd alarak izlemek daha mantıklı bana göre.
notum 10 üzerinden 6, o da carpenter ustanın hatırına..
notum 10 üzerinden 6, o da carpenter ustanın hatırına..
Ülkemizde "Koğuş" adıyla gösterime girecek ve türün usta yönetmenlerinden John Carpenter'ın korku-gerilim filmi.
1966 yılında geçen hikayenin kahramanı Kristen, kendini kaybetmiş bir halde geçmişinin "karanlık" bir noktasının geçtiği bir çiftlik evini yakar. Yakalandıktan sonra hiç de tekin olmayan bir akıl hastanesine kapatılan Kristen, bir süre sonra bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. Hastanenin "Koğuş" olarak adlandırılan bölümüne kapatılan Kristen birlikte kaldığı dört genç kadının ve hastane personelinin "garip" davranışları üzerine kaçmayı aklına koyar. Bir süre sonra, diğer hastaların birer birer ortadan kaybolmaya başlamasıyla Kristen in durumu iyice zora girer. Kahramanımız bir yandan "Koğuş" un diğer elemanlarını kaçmaya ikna ederken, diğer yandan da ortalıkta kol gezen dehşetten de kendisini korumak zorumak zorunda kalır.
Yönetmen John Carpenter, mümkün olduğu kadar korku sinemasının geleneksel numaralarına başvuruyor. Yanıp sönen ışıklar, gök gürültüsü, bir anda ortaya çıkan insanlar, tekinsiz mekanlar ve ani kamera hareketleriyle seyircisini tedirgin etmeye çalışan üstat, günümüz seyircisinin alışkanlıklarını da ihmal etmeden birkaç slasher sahnesi atmış.
Film, ele aldığı konu itibariyle herhangi bir yenilik içermese de, Carpenter'ın dokunuşlarıyla gerilim yaratma işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. Belki zorlama bir yorum olacak ama filmin 60 ların Amerikası na fa göndermeler yaptığı söylenebilir. Banliyö hayatının yaygınlaşmaya başladığı, kadınların "kadınlık" görevlerinin dışında bir dünyalarının olmadığı bu dönem "Hollywood bağımsızları"nın da her zaman ilgisini çekmiştir. Filmde "Koğuş" a kapatılmış beş kadının durumunu biraz da bu dönemin kadınlarının "kıstırılmışlıkları"na bağlayabiliriz.
Hollywood'un yükselen yıldızlarından 25 yaşındaki güzel oyuncu Amber Heard filmi tek başına sürüklüyor. Sonuç olarak "Koğuş" hem tür, hem de John Carpenter için büyük yenilikler içermese de "geleneksel" ile moderni birleştirmeyi başarıyor. Bu tür filmlerde hikaye bittikten sonra yönetmenin finalde son bir numara çekeceğini biliriz ve buna hazırlıklı oluruz. Tek sorun "saldırının" nereden ve nasıl geleceğini hesaplayamamaktır. Carpenter, bütün bu hazırlığa rağmen final sahnesinde seyircisini avlamayı başarıyor.
Yönetmen : John Carpenter
Oyuncular : Amber Heard, Lyndsy Fonseca, Danielle Panabaker
(Radikal, Şenay Aydemir, 03.11.2011)
1966 yılında geçen hikayenin kahramanı Kristen, kendini kaybetmiş bir halde geçmişinin "karanlık" bir noktasının geçtiği bir çiftlik evini yakar. Yakalandıktan sonra hiç de tekin olmayan bir akıl hastanesine kapatılan Kristen, bir süre sonra bazı şeylerin ters gittiğini fark eder. Hastanenin "Koğuş" olarak adlandırılan bölümüne kapatılan Kristen birlikte kaldığı dört genç kadının ve hastane personelinin "garip" davranışları üzerine kaçmayı aklına koyar. Bir süre sonra, diğer hastaların birer birer ortadan kaybolmaya başlamasıyla Kristen in durumu iyice zora girer. Kahramanımız bir yandan "Koğuş" un diğer elemanlarını kaçmaya ikna ederken, diğer yandan da ortalıkta kol gezen dehşetten de kendisini korumak zorumak zorunda kalır.
Yönetmen John Carpenter, mümkün olduğu kadar korku sinemasının geleneksel numaralarına başvuruyor. Yanıp sönen ışıklar, gök gürültüsü, bir anda ortaya çıkan insanlar, tekinsiz mekanlar ve ani kamera hareketleriyle seyircisini tedirgin etmeye çalışan üstat, günümüz seyircisinin alışkanlıklarını da ihmal etmeden birkaç slasher sahnesi atmış.
Film, ele aldığı konu itibariyle herhangi bir yenilik içermese de, Carpenter'ın dokunuşlarıyla gerilim yaratma işlevini fazlasıyla yerine getiriyor. Belki zorlama bir yorum olacak ama filmin 60 ların Amerikası na fa göndermeler yaptığı söylenebilir. Banliyö hayatının yaygınlaşmaya başladığı, kadınların "kadınlık" görevlerinin dışında bir dünyalarının olmadığı bu dönem "Hollywood bağımsızları"nın da her zaman ilgisini çekmiştir. Filmde "Koğuş" a kapatılmış beş kadının durumunu biraz da bu dönemin kadınlarının "kıstırılmışlıkları"na bağlayabiliriz.
Hollywood'un yükselen yıldızlarından 25 yaşındaki güzel oyuncu Amber Heard filmi tek başına sürüklüyor. Sonuç olarak "Koğuş" hem tür, hem de John Carpenter için büyük yenilikler içermese de "geleneksel" ile moderni birleştirmeyi başarıyor. Bu tür filmlerde hikaye bittikten sonra yönetmenin finalde son bir numara çekeceğini biliriz ve buna hazırlıklı oluruz. Tek sorun "saldırının" nereden ve nasıl geleceğini hesaplayamamaktır. Carpenter, bütün bu hazırlığa rağmen final sahnesinde seyircisini avlamayı başarıyor.
Yönetmen : John Carpenter
Oyuncular : Amber Heard, Lyndsy Fonseca, Danielle Panabaker
(Radikal, Şenay Aydemir, 03.11.2011)
vasatı geçememiş korku filmidir.
3 haziran 2011 de türkiye'de vizyona girecek olan gerilim filmi. türkçeye koğuş olarak çevrilmiştir.
2010 amerikan yapımı korku filmi. amber heard oynuyor. kaçmaz.
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=173257
http://forum.divxplanet.c...ndex.php?showtopic=173257
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar