bugün
- tevratta anlatılan ensest ilişki11
- akp seçmeni12
- ahmet san5
- internet6
- hamsili cilt kremi4
- telefon rehberinde bir kişi olması2
- sabahları nefret edilen şeyler8
- fatma betül sayan kaya39
- instagram kızlar içindir3
- telefonların kullanıcıları dinlediği iddiası4
- sözlük yazarlarının saatleri3
- manifest3
- müzik grupları2
- göz teması kuramama5
- kız troller12
- kalabalığı seviyor musunuz13
- e ticaretin serbest piyasaya göre pahalı olması3
- günün sözü3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- mustafa sandal'ın gündemde olması5
- dede sözleri2
- kendine yalan söylemenin felsefesi2
- erkekler 4 bin yıldır aynı şeyi istiyor cinsellik2
- melih gökçek muhalif olsaydı2
- true'ya özgürlük5
- yasin kol5
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- tekerlek toplayan cocuk14
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka9
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması8
- maaş için birbirine katlanan insanlar4
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- yalnızlık2
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum14
- aliyev'in türkiye'ye gönderme yapan sözleri4
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- azerbaycan4
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- galatasaray büyüklüğü14
- yazarların anlık durumları9
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- arkadaşlar bakar mısınız14
- trump'ın süper zeka zirvesinin sonuçları3
ilk oynadığım bilgisayar oyunlarındandır. ilk oynadığımda ''Vavay be adamlar ne yapmışlar'' modunda oynadım. fakat sonra bire bir artık yüzlerin yapıldığını görünce teknolojinin ne kadar geliştiğini siz düşünün. bana başta o zamanlar çok popüler olan sanal bebek gibi gelmişti.
bazen parasızlıktan; yemek yedikten sonra buzdolabını satıp yatak aldıgım, uyandıktan sonra yatagı satıp buzdolabı aldıgım oyun.. he tabi arada da bunları satıp banyo klozet fln alıyodum, baloncukda banyoyu gorunce korkudan.. kirden ölebilir belki diyerek.. Sonra birsürü hileler cıktı falan; para gördü elim, plazma gördü evim.. ne günlerdi be.
rte'nin sürekli oynadığı oyundur.
ev tasarlamanın acayip zevkli olduğu oyun.
yine hilesiz oynadığınız zaman o küçüçük ev, azpara ile çalışan siminiz ve yine ufacık, dandik eşyalardan sonra gelişip, evi büyütmek, yeni eşyalar almak acayip zevklidir bu oyunda.
yine hilesiz oynadığınız zaman o küçüçük ev, azpara ile çalışan siminiz ve yine ufacık, dandik eşyalardan sonra gelişip, evi büyütmek, yeni eşyalar almak acayip zevklidir bu oyunda.
sim'inizi öldürmek için içinde bol bol seçenek barındıran oyun.
- sim'inizi havuza sokup, havuz merdivenlerini kaldırır ve sim'inizin yüze yüze yorgunluktan ölmesini sağlayabilirsiniz. sanırım yöntemlerden en temizi, en sessizi.
- sim'inizi boş bir odaya kapatıp oda kapısını kaldırır, sim'inizin her geçen gün kafadan bir tahtasının eksilmesini zevkle izleyebilirsiniz. can vermesi uzun zaman alır yalnız.
- salonunuza şömine ve kanepe koyup, geceleri sim'inizi burada yatırabilir, oda kapısını kaldırarak ölmesini daha da kolaylaştırabilirsiniz. böylece yangın çıktığında yanacak ilk şey sim'iniz olacaktır. ehe.
- ve ölümlerin en fenası, eceli ile ölme. bir kez başıma geldi efendim, daha da gelmedi. gelmesin zaten, evlerden ırak. başlarda "ana bu bildiğin öksürdü lan, ehe" diyip yeni bir şeyler görmenin keyfini yaşarken, her geçen gün artan öksürüğün, hapşırığın esasında ölüm tarihinin yaklaştığının habercisi olduğunu anlıyorsunuz bir süre sonra. ne yaparsanız yapın, ne kadar memnun ederseniz edin sim'izin kafası bir süre sonra yeşil olamıyor, sürekli kırmızı kırmızı dolaşıyor. ve bir gün, ansızın pat diye ruhunu teslim ediyor sim'iniz. ben ki, sim öldürme tekniklerini ağzından salyalar akıtarak zevkle anlatan bir psikopatım, yemin ediyorum içim burkuldu bu olaydan sonra. karısını kaybetmiş sim'imi de "sktir et hayatı" moduna sokup her gece evdeki küçük bardan bardak bardak punch içirtip alkolik ettirdim, konu komşunun karısına, bacısına sulandırttım. artık ne o tat alabiliyordu o'nsuz hayattan, ne ben.
belki de benim psikopatlıklar yapmamam, kadere karışmam için bir işaretti bu. kim bilir.
- sim'inizi havuza sokup, havuz merdivenlerini kaldırır ve sim'inizin yüze yüze yorgunluktan ölmesini sağlayabilirsiniz. sanırım yöntemlerden en temizi, en sessizi.
- sim'inizi boş bir odaya kapatıp oda kapısını kaldırır, sim'inizin her geçen gün kafadan bir tahtasının eksilmesini zevkle izleyebilirsiniz. can vermesi uzun zaman alır yalnız.
- salonunuza şömine ve kanepe koyup, geceleri sim'inizi burada yatırabilir, oda kapısını kaldırarak ölmesini daha da kolaylaştırabilirsiniz. böylece yangın çıktığında yanacak ilk şey sim'iniz olacaktır. ehe.
- ve ölümlerin en fenası, eceli ile ölme. bir kez başıma geldi efendim, daha da gelmedi. gelmesin zaten, evlerden ırak. başlarda "ana bu bildiğin öksürdü lan, ehe" diyip yeni bir şeyler görmenin keyfini yaşarken, her geçen gün artan öksürüğün, hapşırığın esasında ölüm tarihinin yaklaştığının habercisi olduğunu anlıyorsunuz bir süre sonra. ne yaparsanız yapın, ne kadar memnun ederseniz edin sim'izin kafası bir süre sonra yeşil olamıyor, sürekli kırmızı kırmızı dolaşıyor. ve bir gün, ansızın pat diye ruhunu teslim ediyor sim'iniz. ben ki, sim öldürme tekniklerini ağzından salyalar akıtarak zevkle anlatan bir psikopatım, yemin ediyorum içim burkuldu bu olaydan sonra. karısını kaybetmiş sim'imi de "sktir et hayatı" moduna sokup her gece evdeki küçük bardan bardak bardak punch içirtip alkolik ettirdim, konu komşunun karısına, bacısına sulandırttım. artık ne o tat alabiliyordu o'nsuz hayattan, ne ben.
belki de benim psikopatlıklar yapmamam, kadere karışmam için bir işaretti bu. kim bilir.
eklentisi the sims: livin' largeın yeniliklerinin korsan versiyonunda görülebilmesi için üzerine en az bir tane daha eklenti yüklenmesi gereken oyundu.
her yeni serisi ve zilyon tane eklenti paketini orijinal olarak almak için sabancı jr. olmak gereken oyundur.
1'deki telefon diyaloglarına bayıldığım oyun.
(bkz: kı manı sı nana)
(bkz: kı manı sı nana)
80 sonu 90 başı yazarların çocukluğunu geçirdiği oyunlardan biri.
hayal ettiginiz hayata sanal yollardan bilgisayar hiziyla kavusup ego tatmini yaptiginiz muhtesem oyundur.
ek paketlerini bile alamadığınızda intihara sürükleyen, hastalık derecesinde kendine bağlayan bir bilgiayar oyunu.
şimdilerde bihterin intihar sahnesini barındıran bilgisayar oyunu.
Kendimi tanrı gibi hissettiğim oyun bu ya. Yeminçim öyle hissediyorum.
(bkz: sims 3)
sosyal hizmetlerin çocuklarıma el koyduğu oyundur. Klozette suyla oynadığı için küçük yavrumu, ders çalışmadığı için büyüğünü aldılar. Ardından gözyaşlarına boğuldum ve teselliyi yeni yarattığım taş hatunda buldum.
birlikte büyüdüğüm oyun. candır.
evi bir mimar edasında döşeyip daha sonra rutine bağlayınca sıkıldığım oyun. mimarlarların kendini geliştirebileceği oyundur.
ortaokul,lise yıllarımın vakit öldürgeci..
hep sıkılıp ara versem de, sonra dayanamaz yeni eklentisini kurar yine başlardım..
(bkz: klapacius)
(bkz: motherlode)
hep sıkılıp ara versem de, sonra dayanamaz yeni eklentisini kurar yine başlardım..
(bkz: klapacius)
(bkz: motherlode)
bir zamanlar başında deliler gibi saatlerimi harcadığım, evler yaptığım, mimari yapılar oluşturmaya çalıştığım en iyi oyunlardan biridir.
tüm paketleri yüklendiğinde büyü ile oyunun çivisi çıkar.
evlendirme, boşandırma kolaylaşır.
evlendirme, boşandırma kolaylaşır.
günlerce peşinde koştuğum fakat tam anlamıyla toparlayıp keyfini süremediğim güzel bir simülasyondur. Çok fazla ek paketi ve eklentileri olduğundan takibi zordur. Fakat doruk noktasında verdiği hazı hiçbirşeye değişmem.
tahminen dokuz yaşlarında pc oyunları satan bi dükkana gidip "ben bebek bakmalı oyun istiyorum" dediğimde oyun satıcısının verdiği oyundur. hiç ilgisi olmadığını anladığımda büyümüştüm ama oyun da benimle bir büyüdü. 2'si çıktığında pc'miz eski olduğu için kaldırmıyordu. sonra sonra bi yolunu bulup yükledim ama o sonralara gelinceye kadar pc'yi kaç kere çökerttiğimin, kaç kere patlattığımın haddi hesabı yoktur. yine de doya doya oynayamadığım, içimde hep ukte olarak kalmış oyun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar