bugün
- eşek sucuğu13
- kimseyi memnun edememek13
- şirinevler4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle10
- kızartma yağından sabun yapmak5
- gül kokusu3
- aşık yorguni8
- sude sendromu7
- asuncion2
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- insanın bu hayattaki amacı17
- aint your mama3
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması5
- hatay arap şehridir5
- abd iran barışı olmasa kıyamet kopardı2
- ulu kelimesinin kökeni2
- messi'nin arjantin cezayir maçında 3 gol atması2
- kadın sanılıp dm atılan yazarlar veritabanı2
- günün şiiri7
- devlet bahçeli5
- saxo bank'tan altın yükseliş yorumu3
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi10
- erkeklerin inadına 100 kilo oluyoruz kampanyası2
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi7
- 2026 dünya kupasını almak için yapmamız gerekenler3
- akademisyen egosu6
- fildişi sahili'nin çoğunun müslüman olması3
- paraguay2
- erkek ısrarı5
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- 17 haziran 2026 arjantin cezayir maçı2
- güne bir şarkı bırak10
- ilk buluşmada öpen kız3
- 17 haziran 2026 ırak norveç maçı4
- intihar etmek7
- uludağ sözlüğün cenaze namazı3
- buddy dude23
- 17 haziran 20262
- ışıktan daha hızlı olan şey7
- sözlüğe gelince alınan koku7
- yaşadım demek için ne yapmalı10
- heyt bea5
- çok güzel seven kadın5
- dolandırıcı2
- bu haftanın bitmek bilmemesi2
- çekyat kanepe kaplatma8
- ilk öpücük3
- yeni sevgilide olması istenen özellikler6
- heyt bea vs herhangi bir yazar3
felsefelerin uç noktalarında dolaşan ve bir sürü filmle aşinalığı bulunan, wachowski kardeşler' in kült filmi.
saçma sapan bir konusu olan film. bir filmin konusu bu kadarda saçma olamaz. bilgisayarların insanığın soyunu tüketmesi ne demek? hani bi gerçeklik payı olurda izleyiciyi kendine bağlasın dimi. yok.
reklamın etkilerini bu filmde görebiliyoruz. böyle bir film reklamlar sayesinde nasıl prim yapabiliyor.
netice itibari ile baştan sona saçma olan bir film. izlediğim zamana yazık.
reklamın etkilerini bu filmde görebiliyoruz. böyle bir film reklamlar sayesinde nasıl prim yapabiliyor.
netice itibari ile baştan sona saçma olan bir film. izlediğim zamana yazık.
ilk önce karakterler çok orjinal. zamanın şartlarında, teknolojinin eziciliğinde bile, iyiyle kötünün kapışması devam ediyor. kutsal kitaplarda yer alan hikayeler farklı versiyonlarla karşımıza çıkıyor. orjinal bir yapım, özgün aynı zamanda, kült mertebesine ulaştıran ve herkesin anlayamamasına sebebiyet veren de bu özelliği olsa gerek. *
m*n satir ve sutundan olusan, fiziksel degiskenlerin denklemlerini cozmek icin kullanilan matematiksel terimdir.
cevizkabugu programinda tartisilacak kadar onemli (!) bir senaryoya sahip oldugunu dusundugum filmdir.
serisi 3 filmden oluşan filmdir.
sinemamıza kurşunun altından geçme dalgasını kazandırmışlardır.
sinemamıza kurşunun altından geçme dalgasını kazandırmışlardır.
herkesin kendi meşrebince birşeyler anlayabileceği film. bu filme hayran kalanlar seneler geçse de filmdeki olaylardan örnek vererek fikirlerini doyurucu kılmaya çalışırlar.
örn: kader-vazonun kırılma olayı
"seçilmiş kişi" anlamında neo'ya the one dediklerini duyduğumda sanki kimsenin farketmediği bir şeyi anladığımı sanmıştım: neo'nun "o"sunu başa alınca one oluyor ya hani...
neo'nun sentinel denen uçan cisimleri eliyle durduğu sahneye kadar film kanımca bilim kurgu özelliği taşımaktadır. ama o sahneyle beraber fantastik bir hal alır.
herkesin fark ettiği gibi neo karakteri hristiyanların gözündeki isa karakterini çağrıştırır. aynı olay anakin skywalker'da da gözlenir.
örn: kader-vazonun kırılma olayı
"seçilmiş kişi" anlamında neo'ya the one dediklerini duyduğumda sanki kimsenin farketmediği bir şeyi anladığımı sanmıştım: neo'nun "o"sunu başa alınca one oluyor ya hani...
neo'nun sentinel denen uçan cisimleri eliyle durduğu sahneye kadar film kanımca bilim kurgu özelliği taşımaktadır. ama o sahneyle beraber fantastik bir hal alır.
herkesin fark ettiği gibi neo karakteri hristiyanların gözündeki isa karakterini çağrıştırır. aynı olay anakin skywalker'da da gözlenir.
bilimkurgu sinemasında devrim. klişeleri ve bildik kıyamet senaryolarını elinin tersiyle iten iki dahi kardeş. film literatürüne katılmış belkide en büyük nimet olan bullet time. kırmızı ve mavi hap. birler ve sıfırlar. kung-fu. büyük pazarlama endüstrisine kazandırılmış yeni bir nimet. üzerinde "the matrix" yazan dandik ve siyah renkli boş cd'ler. hayat felsefesini bulamamış,boşluktaki insanların "ahanda işte budur" dediği bir felsefe.milyarlarca dolar...
evet bir ekoldür artık. yeni nesilin star wars'udur...
evet bir ekoldür artık. yeni nesilin star wars'udur...
felsefesi bir yana görsel bi şölendir.
sinema tarihine bullet time tekniğini kazandırmış, sinemada izlerken trinity 'nin polise tekme attığı sahne ile olm herifler olayı çözmüş dedirten ve serinin ikinci filmi matrix reloaded 'ta kahinin aşağıdaki repliği ile derin düşüncelere yelken açtıran, bence gelmiş geçmiş en iyi filmdir.
-Because you didn't come here to make the choice, you've already made it. You're here to try to understand why you made it.
Tercümesi:
-Çünkü buraya seçim yapmaya gelmedin, seçimi zaten yapmıştın. Buraya, niye o seçimi yaptığını anlamaya geldin.
-Because you didn't come here to make the choice, you've already made it. You're here to try to understand why you made it.
Tercümesi:
-Çünkü buraya seçim yapmaya gelmedin, seçimi zaten yapmıştın. Buraya, niye o seçimi yaptığını anlamaya geldin.
gerçekliği sorgulama şekliyle mevlananın söyledeikleriyle paralel felsefeye sahip olan film.
bundan tahmini 80-90 sene sonrasında, bir film unsuru olmaktan çıkıp, gerçek hayatımıza gireceğine inandığım hede. hede diyorum zira matrix i tanımlayamıyorum. bir bilgisayar sisteminin çok daha ötesinde.
şöyle ki tahmini 100 yıl içerisinde dünya çok boktan bir hale gelicek. sular yükselicek. sıcaklıklar artıcak. zenginin yarattıkları ile fakirler acı çekicek. amerika ve avrupa'da endüstriyelleşmenin son demleri yaşanıcak. yapılacak herşey yapılmış olunacak. ağaçlar yok olucak. temiz su kaynakları kirlenicek. denizler daha da azıcak.
ve insanoğlu, sanal dünyanın, gerçekten d ehayal ettiği dünyanın kapılarını aralayacak. nasıl şu anda 3d studio max ile istediği herşeyi yapabiliyorsa, bu yapabildiği şeyleri de insan beynine yükleyebilecek. zira o anlarda insan beyninin aslında bir bilgisayardan farksız çalıştığı fark edilecek. beyin deniken uçsuz bucaksız organın bize yaşatacağı sonsuz zevkler, artık sanal dünyamızın bir parçası olucak.
ve sonra ileri düzey yapay zeka gelicek...
şöyle ki tahmini 100 yıl içerisinde dünya çok boktan bir hale gelicek. sular yükselicek. sıcaklıklar artıcak. zenginin yarattıkları ile fakirler acı çekicek. amerika ve avrupa'da endüstriyelleşmenin son demleri yaşanıcak. yapılacak herşey yapılmış olunacak. ağaçlar yok olucak. temiz su kaynakları kirlenicek. denizler daha da azıcak.
ve insanoğlu, sanal dünyanın, gerçekten d ehayal ettiği dünyanın kapılarını aralayacak. nasıl şu anda 3d studio max ile istediği herşeyi yapabiliyorsa, bu yapabildiği şeyleri de insan beynine yükleyebilecek. zira o anlarda insan beyninin aslında bir bilgisayardan farksız çalıştığı fark edilecek. beyin deniken uçsuz bucaksız organın bize yaşatacağı sonsuz zevkler, artık sanal dünyamızın bir parçası olucak.
ve sonra ileri düzey yapay zeka gelicek...
matrix konusunu birden fazla felsefi görüşten alan ve insanların neredeyse arkayik çağlardan bu yana üzerine kafa patlattığı bir çok ögeyi de içine almasıyla hem tüm bunları bize çok fazla hisseettirmeyen hem de konusundan dışarı çıkmadan dozajı iyi ayarlayıp sunabilmiş bir filmden öte belgeseldir*; zira bu vakte kadar insanların ortaya attıkları birçok felsefik görüşü -film içinde hangi taşı kaldırsanız- bulabilirsiniz ve günümüzdeki komplo teorilerine yumuşak bir geçiş yapmasıyla düşüncenin, felsefenin, hayatın büyümesini, gelişimini; sanki hiç içinde değilmişiz bilakis konuya yabancıymışız gibi belgesel izlercesine seyretmemizi sağlayan mükemmmel bir üslupla oluşturulmuş bir bilimkurgu olması onu bu denli kabul edip beğenmemizi sağlayan yanıdır.
gorsel efektler uzerine kurulu gerceklikle ilgisi olmayan sacmasapan bir film.
ancak eglenmek amacıyla seyredilebilir.matrix felsefesi mi?guldurmeyin beni.
"there is no spoon" oyle mi?sakın o kasık bir tarafına kacmıs olmasın?
ancak eglenmek amacıyla seyredilebilir.matrix felsefesi mi?guldurmeyin beni.
"there is no spoon" oyle mi?sakın o kasık bir tarafına kacmıs olmasın?
1999 yapım; devrim niteliği taşıyan,insanların kafasını karıştıran,bazı konularda çok tartışılan bir bilim kurgu filmidir.
Morpheus; istediği bir figürün ya da insanın biçimini alarak, hatta onların seslerini ve kıyafetlerini taklid ederek insanların rüyalarına girebilen mitolojik rüyalar tanrısıdır! Morpheus, afyon'un uyuşturucu temel ögesi morfin'e de adını vermiştir.
Neo'ya uzatılan hapların sadece renkleri farklıydı.
Neo'ya uzatılan hapların sadece renkleri farklıydı.
dikkatli bir şekilde izlendiğinde her karesinin altında farklı anlamlar yatan çoğu kişinin bilinçsiz bir şekilde izlediği hayal gücünü zorlayan bir baş yapıt.
film kültürü pornodan yukarı çıkmayanların, adam var böyle uçuyor. makine filan... insanların soyu tükeniyor. ne kadar saçma film lan diyerek kendi gerzekliklerini filme mal etmeleri ve bok atmalarıyla sonuçlanan başyapıt.
bu film bir baş yapıt değildir. yönetmenlerinin bu filmden bir sene önce çekilmiş olan (bkz: dark city) adlı eserden sahne sahne çalmasından ibaret kopya bir filmdir.
ıspatı aşağıdaki linkte verilmiştir. film kültürü iyi olduğunu idda eden arkadaşlara duyrulur.
https://www.youtube.com/watch?v=moW17YHl6B8
ıspatı aşağıdaki linkte verilmiştir. film kültürü iyi olduğunu idda eden arkadaşlara duyrulur.
https://www.youtube.com/watch?v=moW17YHl6B8
ikinci, ücüncü filmi bilmem, anlamam. fakat sadece birinci film içindir sözlerim...
farklı bir gözle görmek gerekirse, tam bir felsefe tarihi filmidir. öyle bir iki felsefi tavır da değil; metinler arasında boylu boyunca platon, descartes, locke, berkeley, hegel, marks, nietzsche, derrida, Baudrillard vardır.
farklı bir gözle görmek gerekirse, tam bir felsefe tarihi filmidir. öyle bir iki felsefi tavır da değil; metinler arasında boylu boyunca platon, descartes, locke, berkeley, hegel, marks, nietzsche, derrida, Baudrillard vardır.
platonun magara alagorisi ve insan ruhunun sınırsızlığını bilimkurgu türüyle karşımıza çıkaran filmdir. öyle ki haptan sonra geçilen yaşam formu bana ruhun özgürlüğünü anımsatır. *
daha önce yapılmış filmler ya da fikirler nasıl olursa olsun, bu şekliyle hem felsefi hem modern bir anlatımı takdir etmek gerek. izleyen (ve anlayan) herkesin beyninde kocaman bir soru işareti bıraktıran filmdir.
Baudrillard'ın "Simulakra ve Simulasyon" kitabını okumamın sebebi olmuş, felsefesi ve görselliği ile izleyicileri hayli etkilemiş bir bilim kurgu filmi.
fazla kafaya takıldığında ağır psikolojik sorunlara yol açabileceğini düşündüğüm film. şayet, dış dünyanın ve içindeki objelerin, tamamen matrix adli yazılımın * üzerinde çalışan programlar, uygulamalar vb. oluştuğu fikrine dayalı olduğu için, kişinin gerçek ve hayali ayırt edebilme yeteneğini köreltme etkisindedir. yapay zeka programcılığına değinilirde, bu kadar uçulur mu diye sorgulanmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar