bugün
- kaçak çay12
- borsa istanbul21
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası9
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- fon vurgunu53
- mekke kutsal mıdır sorunsalı11
- iltica23
- tavuklu pilav11
- aleyna tilki nin memeleri3
- yulaf lapası vs tost8
- halkını koruyan lidere küfür etmek2
- teoman'ın sakallı hali2
- berat albayrak'a iftira atılması11
- from gold from dust34
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- kadınların 2 erkeği kavga ettirme yavşaklığı2
- ekmek için ekmeleddin7
- küçük memeli5
- gocu nerede gocu6
- kürt dizilerinin tutmaması11
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- söz verip tutmamak2
- sizinle masumca öpüşmek istiyorum2
- ironi yapıyorum ayağına yatan çirkef yazar2
- vurdurmaya meyilli araba6
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak6
- köylülük7
- faik öztrak2
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- küçük memeli kızların yaşama amacı4
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- cilt kanseri aşısında yüzde 42 başarı3
- en iyi çakmak markası8
- deli6
- sucuklu çekirdek3
- 2001 a space odyssey2
- fatma kaplan hürriyet2
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati6
- türkleri köle gibi sömüren ak burjuva2
- 1 gün diyetteyim4
- 2026 yılında hala seks kasetinden medet uman tip2
- pudra kokusu7
- sen nehrine siz diyen cahil3
- kompüter lütfen cevap veriniz2
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç4
- hulk gerçek mi6
- beşiktaş16
ükteyi veren: bella donna
1970lerden 1990lara kadar bir çok evdir. genelde televizyon izlemek için komşuların evine gitmektir. televizyon o zamanlar için boş bir rutin olmadığından o komşularda izlenen 1-2 bölümlük şeyler izleyicilere çok büyük haz verirdi. ha tabi şu aralar televizyonsuz ev bulmak zor tabii.
1970lerden 1990lara kadar bir çok evdir. genelde televizyon izlemek için komşuların evine gitmektir. televizyon o zamanlar için boş bir rutin olmadığından o komşularda izlenen 1-2 bölümlük şeyler izleyicilere çok büyük haz verirdi. ha tabi şu aralar televizyonsuz ev bulmak zor tabii.
ann baba ve aile efradınıntv yerine birbirinin yüzüne baktıkları evdir.
özenilen bir hanedir.
esaretten kurtulmuş ilişilerin ortamıdır.
özenilen bir hanedir.
esaretten kurtulmuş ilişilerin ortamıdır.
güya bir tavır.
bilimsel teknolojik gelişme çok parametreli bir oluş.
olmazsa olmazı merak-şüphe.
yaşadığımız, ama içinde var olurken aslında dışında kendinde bir varlık olarak tabiatla uyum, hatta ona egemen olma arzusu.
bir de tabi unutulmaması gereken, insanlar arasından tutun ülkeler arası rekabet olgusu.
çağlara damgasını vuran bütün icatlar, insanın kendi gelişiminde basamak.
her buluş bir yandan hayatı kolaylaştırır ona renk katarken; aynı zamanda hayatı kuşatan, insanı esir alan bir yanı vardır.
medeniyet böyle bir ilişkiler manzumesi.
bütün mesele, her alanda esir alınmak istenirken esarete karşı azmin korunması.
çoğunuzdan farklı olarak, yaşım gereği- teknolojik gelişmelerin ağır ilerleyen temposundan en hızlı, baş döndüren ivmesine şahit oldum.
radyo, telefon, teleks, faks, televizyon, video gibi teknolojinin metalaşan ürünlerinden, bilgi sayar, internet, cep telefonu, cep telefonun aslında artık basit bir telefon olmaktan çıktığı halleri aynı ömür içinde yaşayıp görmek, anlatamayacağım bir heyecan duygusu.
rekabet dedim, rekabetin en yoğun yaşandığı alan; ister sıcak ister soğuk cereyan eden savaşlar.
rakip iletişime sızmak arzusu, rakiplerinden üstün savaş teçhizatlarına kavuşma güdüsü; dünya dışına erken sahip olma arzusu; 1970lerden itibaren baş döndüren gelişmenin belki işaret fişeği.
bir zamanlar gelişmeleri daima, belki yüz yıllık aralıklarla takip ederken; bu gün ülke olarak yeniliklerde yarışan bir uyum esnekliği kazanmış durumdayız. özellikle iletişimde-ulaşımda dünya devlerinin şaşkınlıkla izlediği bir atılım dönemini yaşıyoruz.
bu olgu, medeniyetin esir alma zincirini kıran; kendimize yaraşır tarzda ondan istifade etme bağlamıdır. bu atılımdır ki, ülkeyi kaderleşen bağımlılıktan bağımsız düşünmeye, davranmaya yolculuğun ip uçlarıdır.
evde televizyon var, bilgisayar kullanmaya; internetin potansiyel olanaklarından istifadeye elimden geldiğince gayret ediyorum.
bazen rastlıyorum, şu haberi; haber videosunu izledin mi diye sorunca; "güya" ukala bir edayla, azizim televizyon bulundurmuyorum evde cevabını alırım. tam o esnada cebinden zil sesi gelir; alı aldır belki, ben sessizce uzaklaşırım yanından. en zor olan mahcubiyete şahitliktir.
bilimsel teknolojik gelişme çok parametreli bir oluş.
olmazsa olmazı merak-şüphe.
yaşadığımız, ama içinde var olurken aslında dışında kendinde bir varlık olarak tabiatla uyum, hatta ona egemen olma arzusu.
bir de tabi unutulmaması gereken, insanlar arasından tutun ülkeler arası rekabet olgusu.
çağlara damgasını vuran bütün icatlar, insanın kendi gelişiminde basamak.
her buluş bir yandan hayatı kolaylaştırır ona renk katarken; aynı zamanda hayatı kuşatan, insanı esir alan bir yanı vardır.
medeniyet böyle bir ilişkiler manzumesi.
bütün mesele, her alanda esir alınmak istenirken esarete karşı azmin korunması.
çoğunuzdan farklı olarak, yaşım gereği- teknolojik gelişmelerin ağır ilerleyen temposundan en hızlı, baş döndüren ivmesine şahit oldum.
radyo, telefon, teleks, faks, televizyon, video gibi teknolojinin metalaşan ürünlerinden, bilgi sayar, internet, cep telefonu, cep telefonun aslında artık basit bir telefon olmaktan çıktığı halleri aynı ömür içinde yaşayıp görmek, anlatamayacağım bir heyecan duygusu.
rekabet dedim, rekabetin en yoğun yaşandığı alan; ister sıcak ister soğuk cereyan eden savaşlar.
rakip iletişime sızmak arzusu, rakiplerinden üstün savaş teçhizatlarına kavuşma güdüsü; dünya dışına erken sahip olma arzusu; 1970lerden itibaren baş döndüren gelişmenin belki işaret fişeği.
bir zamanlar gelişmeleri daima, belki yüz yıllık aralıklarla takip ederken; bu gün ülke olarak yeniliklerde yarışan bir uyum esnekliği kazanmış durumdayız. özellikle iletişimde-ulaşımda dünya devlerinin şaşkınlıkla izlediği bir atılım dönemini yaşıyoruz.
bu olgu, medeniyetin esir alma zincirini kıran; kendimize yaraşır tarzda ondan istifade etme bağlamıdır. bu atılımdır ki, ülkeyi kaderleşen bağımlılıktan bağımsız düşünmeye, davranmaya yolculuğun ip uçlarıdır.
evde televizyon var, bilgisayar kullanmaya; internetin potansiyel olanaklarından istifadeye elimden geldiğince gayret ediyorum.
bazen rastlıyorum, şu haberi; haber videosunu izledin mi diye sorunca; "güya" ukala bir edayla, azizim televizyon bulundurmuyorum evde cevabını alırım. tam o esnada cebinden zil sesi gelir; alı aldır belki, ben sessizce uzaklaşırım yanından. en zor olan mahcubiyete şahitliktir.
Göbeksiz Türk erkeği gibidir.
Eğer pc falan da yoksa ruh gibi evdir la. Ruhsuz bedene benzer. Düşüncesi bile tüyler ürpertir.
Ama pc internet falan varsa zaten tv ye olan her ihtiyacımızı pc kat be kat fazla gideriyor.
Ama pc internet falan varsa zaten tv ye olan her ihtiyacımızı pc kat be kat fazla gideriyor.
Orospusuz kerhaneye benzer.
hayallerimdeki evdir. hiç o aptal kutusuna masraf etmeyi düşünmüyorum. onun yerine kurarım koca monitörlü bi bilgisayar, tamam. şu anda da evdeki televizyonu kaldırmayı çok isterim ama ailem izliyor maalesef. neyse ki okul döneminde televizyon yok hayatımda.
2 haftadır içinde bulunduğum ev. ilk günler yokluğunu hisettirsede şimdi iyiyim. alışıyorum yavaştan.
4 senedir evde tv yok. gerekte yok hiç bi eksikliğinide görmedik.
televizyonun, televizyon olarak kullanılmadığı ev. genelde monitör görevi gördüğünden olabilir.
genellikle çocuklu evdir, güzel evdir.
Sohbetleri eksik olmayan evdir.
yıl olmuş 2014, millet 4g yi bulmuş, televizyon nedir ya.*
bizim ev herkesin bilgisayari var ne gerek.
deliksiz vajina.
Pek birşey kaybetmeyen ev. Televizyon eskisi kadar izleyemiyorum malesef izlersemde cnbce ,e2 falan izliyorum. Artık eskisi kadar değerli degil sanırım.
internet olduktan sonra pek bişey değişmeyen ev.
(bkz: abi evi)
Ah neguzeldir o ev benim eski evim belki de buyuzden özlüyorum.
belki de üç odalı bir evdir. herkesin bir arada radyodan müzik, haber, hava durumu dinlediği, daha çok da birbirini dinlediği bir evdir. hayata dair ne varsa yaşanan yerdir. herkesin kendi aile dizisini yaşadığı ve hayatının kahramanı olduğu, evin kumandasının da baba olduğu bir evdir. belki çok mutlu olduğu, belki de olmadığı bacası tüten bir evdir.
özlem duymak mı? geçmişe takılmayın, üzülürsünüz. zaman zaman televizyonu kapatıp televizyonsuz ev özlemini giderebilirsiniz. eğer siz hâlâ özlem duyuyorsanız teknolojinin getirdiği olumsuzluklardan uzak geçmişte yaşadığınız günlere,
çocukluk anılarınızın geçtiği yere ve zamana, gençliğinize özlem duyuyor olmalısınız.
ben televizyonlu evde doğdum. oradan bildiriyorum.
özlem duymak mı? geçmişe takılmayın, üzülürsünüz. zaman zaman televizyonu kapatıp televizyonsuz ev özlemini giderebilirsiniz. eğer siz hâlâ özlem duyuyorsanız teknolojinin getirdiği olumsuzluklardan uzak geçmişte yaşadığınız günlere,
çocukluk anılarınızın geçtiği yere ve zamana, gençliğinize özlem duyuyor olmalısınız.
ben televizyonlu evde doğdum. oradan bildiriyorum.
abidik gubidik ünlüleri öğrenmenin önüne geçerek ev sakinlerinin belleğinde hatrı sayılır miktarda boş yer bırakan ev.
Annemin evidir. 3 yıl önce 2 paket mandal karşılığında vermiş eskiciye. haberleri radyodan dinler. doğru düzgün misafir bile gelmez eve. geldiklerinde de hep aynı tepki "televizyonsuz ev olur yaa?" sanki tuvaletsiz eve gelmiş gibi. niyeki? ne artısı var tv nin diye sorulunca "dünyadan haberimiz oluyor ya" filan derler. yalanını sikeyim teyze. haber dediğin 1 saat bile değil. O götü göbeği haber izleyerek mi büyüttün?
televizyonsuz ev olur. hem de çok güzel olur. Hatta annem eve girişte telefonları almaya da başladı. o muhabbet edilecek arkadaş. kaçarı yok.
televizyonsuz ev olur. hem de çok güzel olur. Hatta annem eve girişte telefonları almaya da başladı. o muhabbet edilecek arkadaş. kaçarı yok.
varlığı yokluğu bir uzun süredir izlemeyen biri olarak var olması bir şeyi değiştirmiyor.kendi istediğim filmleri izleyip kafaya göre takılma durumu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar