bugün
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- mercimek çorbası içen kadın14
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- pankek mi pişi mi10
- uludağ sözlük size ne kattı24
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması7
- uyudunuz mu4
- sarımsak yiyen kız5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi4
- sözlüğün en masum yazarları16
- gecenin şiiri3
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- hamarat kadın5
- pizza6
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- s'i l v'e r m'i s t26
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- fusya semsiyeli yabanci26
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar2
- dinlenme tesisi soğuğu5
- taşaklı erkek4
- pandela 38
- türkiye13
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- artı oy yalakalığı5
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım2
- ice latte içince aklıma sen geliyorsun diyen kadın4
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- güzel kızların erkenden uyuması4
- yemeğe bulyon koyan insan6
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak7
- insanlarla göz teması kuramamak3
- trump'ın new america desteği2
- soslu adana kebap5
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- hoşçakal uludağ sözlük7
- nervio21
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- ayağımın ağrıması2
- erdoğan'ın atamaları resmi gazete de2
ükteyi veren: bella donna
1970lerden 1990lara kadar bir çok evdir. genelde televizyon izlemek için komşuların evine gitmektir. televizyon o zamanlar için boş bir rutin olmadığından o komşularda izlenen 1-2 bölümlük şeyler izleyicilere çok büyük haz verirdi. ha tabi şu aralar televizyonsuz ev bulmak zor tabii.
1970lerden 1990lara kadar bir çok evdir. genelde televizyon izlemek için komşuların evine gitmektir. televizyon o zamanlar için boş bir rutin olmadığından o komşularda izlenen 1-2 bölümlük şeyler izleyicilere çok büyük haz verirdi. ha tabi şu aralar televizyonsuz ev bulmak zor tabii.
ann baba ve aile efradınıntv yerine birbirinin yüzüne baktıkları evdir.
özenilen bir hanedir.
esaretten kurtulmuş ilişilerin ortamıdır.
özenilen bir hanedir.
esaretten kurtulmuş ilişilerin ortamıdır.
güya bir tavır.
bilimsel teknolojik gelişme çok parametreli bir oluş.
olmazsa olmazı merak-şüphe.
yaşadığımız, ama içinde var olurken aslında dışında kendinde bir varlık olarak tabiatla uyum, hatta ona egemen olma arzusu.
bir de tabi unutulmaması gereken, insanlar arasından tutun ülkeler arası rekabet olgusu.
çağlara damgasını vuran bütün icatlar, insanın kendi gelişiminde basamak.
her buluş bir yandan hayatı kolaylaştırır ona renk katarken; aynı zamanda hayatı kuşatan, insanı esir alan bir yanı vardır.
medeniyet böyle bir ilişkiler manzumesi.
bütün mesele, her alanda esir alınmak istenirken esarete karşı azmin korunması.
çoğunuzdan farklı olarak, yaşım gereği- teknolojik gelişmelerin ağır ilerleyen temposundan en hızlı, baş döndüren ivmesine şahit oldum.
radyo, telefon, teleks, faks, televizyon, video gibi teknolojinin metalaşan ürünlerinden, bilgi sayar, internet, cep telefonu, cep telefonun aslında artık basit bir telefon olmaktan çıktığı halleri aynı ömür içinde yaşayıp görmek, anlatamayacağım bir heyecan duygusu.
rekabet dedim, rekabetin en yoğun yaşandığı alan; ister sıcak ister soğuk cereyan eden savaşlar.
rakip iletişime sızmak arzusu, rakiplerinden üstün savaş teçhizatlarına kavuşma güdüsü; dünya dışına erken sahip olma arzusu; 1970lerden itibaren baş döndüren gelişmenin belki işaret fişeği.
bir zamanlar gelişmeleri daima, belki yüz yıllık aralıklarla takip ederken; bu gün ülke olarak yeniliklerde yarışan bir uyum esnekliği kazanmış durumdayız. özellikle iletişimde-ulaşımda dünya devlerinin şaşkınlıkla izlediği bir atılım dönemini yaşıyoruz.
bu olgu, medeniyetin esir alma zincirini kıran; kendimize yaraşır tarzda ondan istifade etme bağlamıdır. bu atılımdır ki, ülkeyi kaderleşen bağımlılıktan bağımsız düşünmeye, davranmaya yolculuğun ip uçlarıdır.
evde televizyon var, bilgisayar kullanmaya; internetin potansiyel olanaklarından istifadeye elimden geldiğince gayret ediyorum.
bazen rastlıyorum, şu haberi; haber videosunu izledin mi diye sorunca; "güya" ukala bir edayla, azizim televizyon bulundurmuyorum evde cevabını alırım. tam o esnada cebinden zil sesi gelir; alı aldır belki, ben sessizce uzaklaşırım yanından. en zor olan mahcubiyete şahitliktir.
bilimsel teknolojik gelişme çok parametreli bir oluş.
olmazsa olmazı merak-şüphe.
yaşadığımız, ama içinde var olurken aslında dışında kendinde bir varlık olarak tabiatla uyum, hatta ona egemen olma arzusu.
bir de tabi unutulmaması gereken, insanlar arasından tutun ülkeler arası rekabet olgusu.
çağlara damgasını vuran bütün icatlar, insanın kendi gelişiminde basamak.
her buluş bir yandan hayatı kolaylaştırır ona renk katarken; aynı zamanda hayatı kuşatan, insanı esir alan bir yanı vardır.
medeniyet böyle bir ilişkiler manzumesi.
bütün mesele, her alanda esir alınmak istenirken esarete karşı azmin korunması.
çoğunuzdan farklı olarak, yaşım gereği- teknolojik gelişmelerin ağır ilerleyen temposundan en hızlı, baş döndüren ivmesine şahit oldum.
radyo, telefon, teleks, faks, televizyon, video gibi teknolojinin metalaşan ürünlerinden, bilgi sayar, internet, cep telefonu, cep telefonun aslında artık basit bir telefon olmaktan çıktığı halleri aynı ömür içinde yaşayıp görmek, anlatamayacağım bir heyecan duygusu.
rekabet dedim, rekabetin en yoğun yaşandığı alan; ister sıcak ister soğuk cereyan eden savaşlar.
rakip iletişime sızmak arzusu, rakiplerinden üstün savaş teçhizatlarına kavuşma güdüsü; dünya dışına erken sahip olma arzusu; 1970lerden itibaren baş döndüren gelişmenin belki işaret fişeği.
bir zamanlar gelişmeleri daima, belki yüz yıllık aralıklarla takip ederken; bu gün ülke olarak yeniliklerde yarışan bir uyum esnekliği kazanmış durumdayız. özellikle iletişimde-ulaşımda dünya devlerinin şaşkınlıkla izlediği bir atılım dönemini yaşıyoruz.
bu olgu, medeniyetin esir alma zincirini kıran; kendimize yaraşır tarzda ondan istifade etme bağlamıdır. bu atılımdır ki, ülkeyi kaderleşen bağımlılıktan bağımsız düşünmeye, davranmaya yolculuğun ip uçlarıdır.
evde televizyon var, bilgisayar kullanmaya; internetin potansiyel olanaklarından istifadeye elimden geldiğince gayret ediyorum.
bazen rastlıyorum, şu haberi; haber videosunu izledin mi diye sorunca; "güya" ukala bir edayla, azizim televizyon bulundurmuyorum evde cevabını alırım. tam o esnada cebinden zil sesi gelir; alı aldır belki, ben sessizce uzaklaşırım yanından. en zor olan mahcubiyete şahitliktir.
Göbeksiz Türk erkeği gibidir.
Eğer pc falan da yoksa ruh gibi evdir la. Ruhsuz bedene benzer. Düşüncesi bile tüyler ürpertir.
Ama pc internet falan varsa zaten tv ye olan her ihtiyacımızı pc kat be kat fazla gideriyor.
Ama pc internet falan varsa zaten tv ye olan her ihtiyacımızı pc kat be kat fazla gideriyor.
Orospusuz kerhaneye benzer.
hayallerimdeki evdir. hiç o aptal kutusuna masraf etmeyi düşünmüyorum. onun yerine kurarım koca monitörlü bi bilgisayar, tamam. şu anda da evdeki televizyonu kaldırmayı çok isterim ama ailem izliyor maalesef. neyse ki okul döneminde televizyon yok hayatımda.
2 haftadır içinde bulunduğum ev. ilk günler yokluğunu hisettirsede şimdi iyiyim. alışıyorum yavaştan.
4 senedir evde tv yok. gerekte yok hiç bi eksikliğinide görmedik.
televizyonun, televizyon olarak kullanılmadığı ev. genelde monitör görevi gördüğünden olabilir.
genellikle çocuklu evdir, güzel evdir.
Sohbetleri eksik olmayan evdir.
yıl olmuş 2014, millet 4g yi bulmuş, televizyon nedir ya.*
bizim ev herkesin bilgisayari var ne gerek.
deliksiz vajina.
Pek birşey kaybetmeyen ev. Televizyon eskisi kadar izleyemiyorum malesef izlersemde cnbce ,e2 falan izliyorum. Artık eskisi kadar değerli degil sanırım.
internet olduktan sonra pek bişey değişmeyen ev.
(bkz: abi evi)
Ah neguzeldir o ev benim eski evim belki de buyuzden özlüyorum.
belki de üç odalı bir evdir. herkesin bir arada radyodan müzik, haber, hava durumu dinlediği, daha çok da birbirini dinlediği bir evdir. hayata dair ne varsa yaşanan yerdir. herkesin kendi aile dizisini yaşadığı ve hayatının kahramanı olduğu, evin kumandasının da baba olduğu bir evdir. belki çok mutlu olduğu, belki de olmadığı bacası tüten bir evdir.
özlem duymak mı? geçmişe takılmayın, üzülürsünüz. zaman zaman televizyonu kapatıp televizyonsuz ev özlemini giderebilirsiniz. eğer siz hâlâ özlem duyuyorsanız teknolojinin getirdiği olumsuzluklardan uzak geçmişte yaşadığınız günlere,
çocukluk anılarınızın geçtiği yere ve zamana, gençliğinize özlem duyuyor olmalısınız.
ben televizyonlu evde doğdum. oradan bildiriyorum.
özlem duymak mı? geçmişe takılmayın, üzülürsünüz. zaman zaman televizyonu kapatıp televizyonsuz ev özlemini giderebilirsiniz. eğer siz hâlâ özlem duyuyorsanız teknolojinin getirdiği olumsuzluklardan uzak geçmişte yaşadığınız günlere,
çocukluk anılarınızın geçtiği yere ve zamana, gençliğinize özlem duyuyor olmalısınız.
ben televizyonlu evde doğdum. oradan bildiriyorum.
abidik gubidik ünlüleri öğrenmenin önüne geçerek ev sakinlerinin belleğinde hatrı sayılır miktarda boş yer bırakan ev.
Annemin evidir. 3 yıl önce 2 paket mandal karşılığında vermiş eskiciye. haberleri radyodan dinler. doğru düzgün misafir bile gelmez eve. geldiklerinde de hep aynı tepki "televizyonsuz ev olur yaa?" sanki tuvaletsiz eve gelmiş gibi. niyeki? ne artısı var tv nin diye sorulunca "dünyadan haberimiz oluyor ya" filan derler. yalanını sikeyim teyze. haber dediğin 1 saat bile değil. O götü göbeği haber izleyerek mi büyüttün?
televizyonsuz ev olur. hem de çok güzel olur. Hatta annem eve girişte telefonları almaya da başladı. o muhabbet edilecek arkadaş. kaçarı yok.
televizyonsuz ev olur. hem de çok güzel olur. Hatta annem eve girişte telefonları almaya da başladı. o muhabbet edilecek arkadaş. kaçarı yok.
varlığı yokluğu bir uzun süredir izlemeyen biri olarak var olması bir şeyi değiştirmiyor.kendi istediğim filmleri izleyip kafaya göre takılma durumu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar