bugün
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- atatürk ü sevme zorunluluğu11
- yemeğe bulyon koyan insan6
- tırnak pide5
- sözlüğün en masum yazarları16
- uludağ sözlük size ne kattı20
- hepiniz öleceksiniz4
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür5
- pandela 36
- arkadaşlar larissa kim12
- mercimek çorbası içen kadın4
- orgy havaalanı3
- türkiye10
- yeni gelen trolleri bik bik'e havale etmek5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- bu olaylar neden hep benim başıma geliyor4
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- animasyon izlerken ağlamak3
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- türkiye vatandaşlığından çıkmak3
- saraca097
- fusya semsiyeli yabanci26
- soslu adana kebap2
- mekanda patronu tanıdığını belli etme hevesi4
- recep tayyip erdoğan11
- şişko deyince sinirlenen kız2
- atatürk ün çocuk yapmamasının sebepleri3
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- karton toplayan çingene6
- kıçına kına yak2
- arnavut mehmet akif in şiirinin milli marş olması4
- bizimkiler dizisi dunkof halis2
- atatürk 12 adayı ve musulu neden bıraktı sorunsalı4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- sözlüğün deli kaynaması4
- atatürk ü sevmediğini belirtme gereği4
- nervio23
- uludağ sözlüğün ikiye bölünmesi4
- dünyaya doymadan göçüp gideceğim2
- larisalisa8
- en iyi dizi film karakterleri3
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- başka kırbaç yemek isteyen var mı5
- türklerin soykırımdaki ustalığı4
- may parker4
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler9
- fetöcülerin sızmadıkları alanlar4
- istiklal marşı nda türk kelimesinin geçmemesi2
güya bir tavır.
bilimsel teknolojik gelişme çok parametreli bir oluş.
olmazsa olmazı merak-şüphe.
yaşadığımız, ama içinde var olurken aslında dışında kendinde bir varlık olarak tabiatla uyum, hatta ona egemen olma arzusu.
bir de tabi unutulmaması gereken, insanlar arasından tutun ülkeler arası rekabet olgusu.
çağlara damgasını vuran bütün icatlar, insanın kendi gelişiminde basamak.
her buluş bir yandan hayatı kolaylaştırır ona renk katarken; aynı zamanda hayatı kuşatan, insanı esir alan bir yanı vardır.
medeniyet böyle bir ilişkiler manzumesi.
bütün mesele, her alanda esir alınmak istenirken esarete karşı azmin korunması.
çoğunuzdan farklı olarak, yaşım gereği- teknolojik gelişmelerin ağır ilerleyen temposundan en hızlı, baş döndüren ivmesine şahit oldum.
radyo, telefon, teleks, faks, televizyon, video gibi teknolojinin metalaşan ürünlerinden, bilgi sayar, internet, cep telefonu, cep telefonun aslında artık basit bir telefon olmaktan çıktığı halleri aynı ömür içinde yaşayıp görmek, anlatamayacağım bir heyecan duygusu.
rekabet dedim, rekabetin en yoğun yaşandığı alan; ister sıcak ister soğuk cereyan eden savaşlar.
rakip iletişime sızmak arzusu, rakiplerinden üstün savaş teçhizatlarına kavuşma güdüsü; dünya dışına erken sahip olma arzusu; 1970lerden itibaren baş döndüren gelişmenin belki işaret fişeği.
bir zamanlar gelişmeleri daima, belki yüz yıllık aralıklarla takip ederken; bu gün ülke olarak yeniliklerde yarışan bir uyum esnekliği kazanmış durumdayız. özellikle iletişimde-ulaşımda dünya devlerinin şaşkınlıkla izlediği bir atılım dönemini yaşıyoruz.
bu olgu, medeniyetin esir alma zincirini kıran; kendimize yaraşır tarzda ondan istifade etme bağlamıdır. bu atılımdır ki, ülkeyi kaderleşen bağımlılıktan bağımsız düşünmeye, davranmaya yolculuğun ip uçlarıdır.
evde televizyon var, bilgisayar kullanmaya; internetin potansiyel olanaklarından istifadeye elimden geldiğince gayret ediyorum.
bazen rastlıyorum, şu haberi; haber videosunu izledin mi diye sorunca; "güya" ukala bir edayla, azizim televizyon bulundurmuyorum evde cevabını alırım. tam o esnada cebinden zil sesi gelir; alı aldır belki, ben sessizce uzaklaşırım yanından. en zor olan mahcubiyete şahitliktir.
bilimsel teknolojik gelişme çok parametreli bir oluş.
olmazsa olmazı merak-şüphe.
yaşadığımız, ama içinde var olurken aslında dışında kendinde bir varlık olarak tabiatla uyum, hatta ona egemen olma arzusu.
bir de tabi unutulmaması gereken, insanlar arasından tutun ülkeler arası rekabet olgusu.
çağlara damgasını vuran bütün icatlar, insanın kendi gelişiminde basamak.
her buluş bir yandan hayatı kolaylaştırır ona renk katarken; aynı zamanda hayatı kuşatan, insanı esir alan bir yanı vardır.
medeniyet böyle bir ilişkiler manzumesi.
bütün mesele, her alanda esir alınmak istenirken esarete karşı azmin korunması.
çoğunuzdan farklı olarak, yaşım gereği- teknolojik gelişmelerin ağır ilerleyen temposundan en hızlı, baş döndüren ivmesine şahit oldum.
radyo, telefon, teleks, faks, televizyon, video gibi teknolojinin metalaşan ürünlerinden, bilgi sayar, internet, cep telefonu, cep telefonun aslında artık basit bir telefon olmaktan çıktığı halleri aynı ömür içinde yaşayıp görmek, anlatamayacağım bir heyecan duygusu.
rekabet dedim, rekabetin en yoğun yaşandığı alan; ister sıcak ister soğuk cereyan eden savaşlar.
rakip iletişime sızmak arzusu, rakiplerinden üstün savaş teçhizatlarına kavuşma güdüsü; dünya dışına erken sahip olma arzusu; 1970lerden itibaren baş döndüren gelişmenin belki işaret fişeği.
bir zamanlar gelişmeleri daima, belki yüz yıllık aralıklarla takip ederken; bu gün ülke olarak yeniliklerde yarışan bir uyum esnekliği kazanmış durumdayız. özellikle iletişimde-ulaşımda dünya devlerinin şaşkınlıkla izlediği bir atılım dönemini yaşıyoruz.
bu olgu, medeniyetin esir alma zincirini kıran; kendimize yaraşır tarzda ondan istifade etme bağlamıdır. bu atılımdır ki, ülkeyi kaderleşen bağımlılıktan bağımsız düşünmeye, davranmaya yolculuğun ip uçlarıdır.
evde televizyon var, bilgisayar kullanmaya; internetin potansiyel olanaklarından istifadeye elimden geldiğince gayret ediyorum.
bazen rastlıyorum, şu haberi; haber videosunu izledin mi diye sorunca; "güya" ukala bir edayla, azizim televizyon bulundurmuyorum evde cevabını alırım. tam o esnada cebinden zil sesi gelir; alı aldır belki, ben sessizce uzaklaşırım yanından. en zor olan mahcubiyete şahitliktir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar