bugün
- sinirlenince yaptığınız şeyler9
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri23
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- yaşar dinleyen erkek8
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü36
- avm gezme kültürü7
- ince belli kızlar bakar mısınız6
- moğol cb'nın 100 kg ağırlıkla 20 tekrar yapması3
- gocu kaç yaşında7
- gocu31
- atatürk diyor ki3
- yaprak sarması seven insan2
- tabağındaki yemeği bitiremeyen erkek5
- yaşlandıkça ölüme yaklaşmak4
- ezginin günlüğü açıp tek başına uzun yola çıkmak6
- tavuk döner sırasında hayatının aşkına rastlamak6
- öcalan için imralı da ev inşa edilmesi10
- yeni parti tüzüğü5
- balık etli kızlar bakar mısınız3
- çirkin insanlara acımasızca davranmak2
- kahvaltı9
- çocuğunu bir proje olarak gören ebeveyn2
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu27
- nakit para taşımamak3
- nakit para akışı2
- claude'un savaş ve casuslukta kullanılması5
- muhafazakar eşcinsel4
- sözlük yazarlarına güvenmek19
- öcalan için bahçeli ve konforlu bir ev yapılması6
- tissot la loche4
- akp'li şamil tayyar'ın mutlak butlan açıklaması2
- pizzanın kenarlarını yemeyen erkek4
- nişantaşı nda 36 lı tuvalet kağıdıyla yürümek4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı18
- sanane demek yanlıştır4
- aykolik bugün acaba nereyi gezecek3
- sıcak içeceği soğutarak içen insan3
- başım belada2
- boyumun 2 cm kısalması22
- küpe takan adama kız vermem diyen baba10
- insanın kendisine benzeyen kişiden hoşlanmaması6
- göbeklitepe de dikilen ilk sütunlar2
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar12
- uyudun mu mesajı14
- lahmacuna ketçap sıkmak3
- dolma biberin kabuğunu yemeyen insan5
- çorapla uyuyan erkek3
- çay tabağındaki çayı kafaya dikmek3
-Belirme, görünme, ortaya çıkma, zuhur etme, meydana çıkma.
-Alın yazısı, kader.
-Alın yazısı, kader.
tasavvufta, kendini dünyadan soyutlamak, her şeyde allah'ı görmek ve hissetmek. (bkz: yunus emre)
tasavvuf mertebelerinden biridir.
oktay rıfat şiirlerinden biri. şimdi oktay rıfat ın ortaokul yıllarında ölürcesine zayıf çilli bir kızı sevdiğini düşündürüyor bana.
Nedir benim bu çilem
Hesap bilmem
Muhasebe de memurum.
en sevdiğim yemek imambayıldı
dokunur
bir kız tanırım çilli
ben onu severim
o beni sevmez...
Nedir benim bu çilem
Hesap bilmem
Muhasebe de memurum.
en sevdiğim yemek imambayıldı
dokunur
bir kız tanırım çilli
ben onu severim
o beni sevmez...
gaybi bilgileri gönülde hissetme anlamına gelen tasavvufu terimdir.
doğmak, belirmek. örn: "...tecellisinin bir sonucudur."
ingilizce karşılığı manifestation'dır.
Bak şimdi. Sende bir bilgi var. O bilgi ile yaşamını devam ettiriyorsun. Ve o bilgi de iki kısımdan oluşuyor. Birincisi senin anne ve babandan başlayarak genişleyen tanıma ve tanımlama süreçlerinde elde ettiğin dış kaynaklı bilgi. Yani senin elde edip kendine dahil ettiğin bir bilgi. Bir de senin kendi bünyende var olan ve senin kontrol edemediğin bilgi var. Yani karpuz çekirdeğinin ekildiğinde ortaya kavun değilde karpuz çıkmasını sağlayan kodsal bilgi. O bilgi senin annenden -kedi olarak değil de- ‘insan’ formunda doğmanı sağlıyor.
Yani ne imiş? Senden ‘hariç’ olan bir bilgiden bahsediyoruz. (Hariç bilgi varsa insandan hariç ikinci bir bilgi kaynağının olması söz konusu olur.) Şeklin yanı sıra bir de duygusal karakterin, zevklerin, yeteneklerin, eğilimlerin gibi seni sen yapan bilgiler de bu hariç bilgiden gelir.
O bilginin Ali’ye (senden başka olan birinde) değil de sende meydana gelmesi seni Ali’den başka biri kılar. Seni sen yapar. Ali’nin de dahili, iç kaynaklı ve harici, dış kaynaklı iki tür bilgisi var. Aynı senin geçtiğin süreçlerden geçerek elde edilen ve bünyesinde barınan (eğilimlerini, zevklerini, yeteneklerini oluşturan) bilgiler bütünü. Ali o yüzden Ali. Sen de bu yüzden sensin. Tüm bu koşulları anladıysan okumaya devam et. Anlamadıysan başa dön ve yine oku. Burdan sonrasını okumak için buraya kadar anlaman gerekiyor çünkü.
Ali’nin insan olmasıyla senin insan olman sıradan bir bakışta aynı tür olduğunuzu gösterse bile gerçek olan öyle değildir. Sen futbol sevmiyorsan ve harici ya da dahili eğilimin yoksa Ali’nin neden futbol sevdiğini hiç bir zaman anlayamayacaksın. Çünkü sende bu bilgi dahili ve harici olarak yok.
Sen x siyasi partisine oy veren Ali’yi yobaz ya da dış mihrak uşağı olarak adlandırmanın tüm sebebi de bu bilgi (tecelli) farkından başka bir şey değil. Ali’nin çekirge yiyebilmesi, fakat senin düşüncesinde dahi istifra tehlikesi geçirmen işte bu bilgi farkından ileri gelir. Bir yaratıcıya inanmayan bir Ali’nin, bir yaratıcıya inanması bilgi olarak ona verilmemiştir. Bir Ateist’in kafasını kesme eğiliminde bulunan bir başka Ali ise ondaki harici ve dahili bilgiden başka bir şeyi uygulayamaz. Bu mümkün değildir.
işte bu sebeplerden dünya içinde bulunduğumuz şekilde kutuplaşmalarla ve çatışmalarla doludur. Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği üzere Allah insanı yaratacağı vakit bu bilgiyi Meleklere verdi. Melekler “yer yüzünde bozgunculuk çıkartacak bir Halife mi yaratacaksın?” Ve “biz seni en güzel şekilde tesbih ve tenzih ediyoruz” şeklinde iki cevap verdiler. Meleklerin bünyesinde barındırdığı bilgi (isimlerin tecellisi) ile senin Ali ile aranda olan ilişki birbirine çok benzer. Melekler sadece kendisinde barındırdığı bilgiyle -hakikate göre- 1 doğru 1 yanlış cevap verdi. Nefsi (varlık iddaası) olan bir insan (halife) gerçekten kan dökücü olabilirdi. Fakat kendilerini Allah’ı en güzel şekilde tespih ve tenzih (anma, yüceltme vb) eden yaratılmış olarak bildiklerinden böyle bir şey söylediler. Çünkü insan-ı kamil olan mükemmele ulaşmış insan da kendilerinden daha üstün şekilde Allahı anabilecek ve tanıyıp yüceltecekti. Melekler kendi bilgileri dahilinde cevap verebildiler.
Bu Kur’anî çıkarım doğrultusunda kişinin karşisındakini kendisi gibi bilmesi olayı dünyayı bugünkü duruma kadar getirmiş vaziyettedir. Empati dediğimiz mevzuat da aslında kişiyi anlamaktan ziyade, kişiyi kendi dahili ve harici bilgisi (tecellisi) imkaninda değerlendirme işidir. O vakit ne x partili y partiliye, ne futbol sevmeyen sevene, ne böcek ya da köpek yemiyen yiyene, ne inanmayan dindar olana, ne dindar olan da olmayana kızabilme, öfkelenebilme durumu içinde kalır. Hatta sever, gerçek sevgi de budur. Tasavvuf büyüklerinin “yaratılanı yaratandan ötürü sevme” düsturu bundan başka birşey değildir.
Yani ne imiş? Senden ‘hariç’ olan bir bilgiden bahsediyoruz. (Hariç bilgi varsa insandan hariç ikinci bir bilgi kaynağının olması söz konusu olur.) Şeklin yanı sıra bir de duygusal karakterin, zevklerin, yeteneklerin, eğilimlerin gibi seni sen yapan bilgiler de bu hariç bilgiden gelir.
O bilginin Ali’ye (senden başka olan birinde) değil de sende meydana gelmesi seni Ali’den başka biri kılar. Seni sen yapar. Ali’nin de dahili, iç kaynaklı ve harici, dış kaynaklı iki tür bilgisi var. Aynı senin geçtiğin süreçlerden geçerek elde edilen ve bünyesinde barınan (eğilimlerini, zevklerini, yeteneklerini oluşturan) bilgiler bütünü. Ali o yüzden Ali. Sen de bu yüzden sensin. Tüm bu koşulları anladıysan okumaya devam et. Anlamadıysan başa dön ve yine oku. Burdan sonrasını okumak için buraya kadar anlaman gerekiyor çünkü.
Ali’nin insan olmasıyla senin insan olman sıradan bir bakışta aynı tür olduğunuzu gösterse bile gerçek olan öyle değildir. Sen futbol sevmiyorsan ve harici ya da dahili eğilimin yoksa Ali’nin neden futbol sevdiğini hiç bir zaman anlayamayacaksın. Çünkü sende bu bilgi dahili ve harici olarak yok.
Sen x siyasi partisine oy veren Ali’yi yobaz ya da dış mihrak uşağı olarak adlandırmanın tüm sebebi de bu bilgi (tecelli) farkından başka bir şey değil. Ali’nin çekirge yiyebilmesi, fakat senin düşüncesinde dahi istifra tehlikesi geçirmen işte bu bilgi farkından ileri gelir. Bir yaratıcıya inanmayan bir Ali’nin, bir yaratıcıya inanması bilgi olarak ona verilmemiştir. Bir Ateist’in kafasını kesme eğiliminde bulunan bir başka Ali ise ondaki harici ve dahili bilgiden başka bir şeyi uygulayamaz. Bu mümkün değildir.
işte bu sebeplerden dünya içinde bulunduğumuz şekilde kutuplaşmalarla ve çatışmalarla doludur. Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği üzere Allah insanı yaratacağı vakit bu bilgiyi Meleklere verdi. Melekler “yer yüzünde bozgunculuk çıkartacak bir Halife mi yaratacaksın?” Ve “biz seni en güzel şekilde tesbih ve tenzih ediyoruz” şeklinde iki cevap verdiler. Meleklerin bünyesinde barındırdığı bilgi (isimlerin tecellisi) ile senin Ali ile aranda olan ilişki birbirine çok benzer. Melekler sadece kendisinde barındırdığı bilgiyle -hakikate göre- 1 doğru 1 yanlış cevap verdi. Nefsi (varlık iddaası) olan bir insan (halife) gerçekten kan dökücü olabilirdi. Fakat kendilerini Allah’ı en güzel şekilde tespih ve tenzih (anma, yüceltme vb) eden yaratılmış olarak bildiklerinden böyle bir şey söylediler. Çünkü insan-ı kamil olan mükemmele ulaşmış insan da kendilerinden daha üstün şekilde Allahı anabilecek ve tanıyıp yüceltecekti. Melekler kendi bilgileri dahilinde cevap verebildiler.
Bu Kur’anî çıkarım doğrultusunda kişinin karşisındakini kendisi gibi bilmesi olayı dünyayı bugünkü duruma kadar getirmiş vaziyettedir. Empati dediğimiz mevzuat da aslında kişiyi anlamaktan ziyade, kişiyi kendi dahili ve harici bilgisi (tecellisi) imkaninda değerlendirme işidir. O vakit ne x partili y partiliye, ne futbol sevmeyen sevene, ne böcek ya da köpek yemiyen yiyene, ne inanmayan dindar olana, ne dindar olan da olmayana kızabilme, öfkelenebilme durumu içinde kalır. Hatta sever, gerçek sevgi de budur. Tasavvuf büyüklerinin “yaratılanı yaratandan ötürü sevme” düsturu bundan başka birşey değildir.
Allah'ın, her kulunun o an içinde bulunduğu hâle uygun olarak onun manevî kalbine yansıması. O yani yüce Yaratıcı, her gün kendini bambaşka (şaşkınlık verici) bir yolla ifade eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar