bugün
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı9
- ekrem imamoğlu4
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak4
- masaj bekleyen yazarlar3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları32
- eksileyen yazar ezikliği2
- bir kadının en güzel bölgesi11
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
- tadıldığına pişman eden şeyler2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- her gün poğaça simit yemek2
- telefon dolandırıcıları2
- deve besleyip sidiğini satmak2
- pazar günü mesai yapmak3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- michael olise3
- dişlerini fırçalamayan kadınla öpüşmek2
- vantilatörü kendine çevirmek10
- badem dolgulu kruvasan3
- kabızlık nasıl geçer3
- ingiltere8
- dünyanın en güzel tatlısı11
- fransa7
- elektrikli bisiklet terörü2
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri3
- güneş yüzlü çocuğa mektup2
- 19 temmuz 2026 fransa ingiltere maçı6
- evde kalmış sözlük kızı2
- trakya ve istanbul da çekirge istilası3
- türklerin ileri olduğu konular21
- bugün ispanya arjantin maçı saat 22 de trt 1 de3
- mohamed salah ghaly3
- geceye hayatta öğrendiğin bir şey bırak5
- inan akgün alp2
- 2026 dünya kupası13
- dünya9
- futbol3
- iyiliğe sormuşlar nereye gidiyorsun diye3
- dinsize inanır mısın17
- günün şiiri8
- kalp kırmak2
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi3
- en gey özelliğiniz8
internet sitesi sadece bugün yayınlanan gazetedeki haberleri vermekte ve gün içinde olan haberleri yayınlamamaktadır.
interneti 10 yıl geriden takip eden 400 kuruşluk gazete.
edit: (bkz: yapıcı eleştiri)
edit: (bkz: yapıcı eleştiri)
demokrasinin, hukukun ve gerçekliğin yanında olmak gibi şimdiye dek hiçbir matbuatça becerilememiş bir sıradışı duruşu olması işbu gazeteyi belki de üstüsüte üç gün okumamış, kendi beyinlerini kaptırdıkları ideolojinin hamileriyle müsemma olarak 'ben zannediyorsam mutlaktır' algısındaki bazı üstün zeki zevat tarafından belli bir siyasi partinin tarafı olmak; çok kötü bir şey yapıyor olmak gibi algılanmaktadır, ki bunun sosyalbilimlerdeki adı dogmatikliktir.
uzun süredir bir türlü düzene girmeyen web sitesi nihayet tıkır tıkır calışır durumdadır.
http://www.taraf.com.tr
http://www.taraf.com.tr
ekseriyetle günlük gazetelerde karşımıza çıkan, yanıtı üç harfli olarak boş bırakılan bir soru.
kemalizme karsi akp'ye nazaran daha cesur mucadele veren olusum.
ergenekon iddianamesi'nin ortaya çıkmasıyla aylarca çığırtkanlığını yaptığı darbe günlükleri'nin çakma olduğu anlaşılan gazete. kılıç artığı sosyalistlerin, beyni uyuşmuş yeni nesil tiki komunistlerin pek bir sevdiği amerikan emperyalizminin türkiye'deki yeni yayın organı.
kıyı, kıymık, kırmızı, kum saati gibi köşeleri bulunan gazete.
niye hepsi 'k'li, 'kı'lı yahu? kıllanıyorum ama.
niye hepsi 'k'li, 'kı'lı yahu? kıllanıyorum ama.
Etraf kelimesinin tekil hali.
kiralık katil.
ergenekon soruşturmasının fitilini ateşleyen gazete. taraf olmasaydı ne -kimilerine göre çakma!- darbe günlüklerinden haberdar olacaktık (kaldı ki bu darbe günlüklerinin doğruluğu mahkeme kararıyla özden örnekin bilgisayarından çıktığı ispatlanmıştır)ne de sözde vatanseverlerin hrant dink i katletmesinin ardındaki kirli bağlantıları ve demokratik laik hukuk devletinde asla yer almaması gereken oluşumları öğrenecektik..
taraf hiç kuşkusuz ki türk medyasında birilerinin doldurmaya bile cesaret edemediği bir boşluğu hakkıyla doldurmaktadır.
"akp nin yayın organı, amerika uşağı, soros kapıcısı" gibi mesnetsiz suçlamalar, bazı çevrelerin işine gelmeyen haberlerin yüzlerine çarpılmasından dolayı rahatsız olmalarından kaynaklanmaktadır.
tabi.. hürriyet gibi dezenformasyon kaynağı, yalan makinası varken ne gerek var doğruları yazmaya cesaret eden gazeteye..
nasıl olsa biz herşeyi görmek istediğimiz gibi hürriyet te görüyoruz.. iki tane de çıplak karı koyduk mu sağa sola, altına da laiklik elden gidiyor ordu göreve borazancısı bir kaç yalamaç yazar,al sana süper gazete.
takke düştü kel göründü artık..
taraf hiç kuşkusuz ki türk medyasında birilerinin doldurmaya bile cesaret edemediği bir boşluğu hakkıyla doldurmaktadır.
"akp nin yayın organı, amerika uşağı, soros kapıcısı" gibi mesnetsiz suçlamalar, bazı çevrelerin işine gelmeyen haberlerin yüzlerine çarpılmasından dolayı rahatsız olmalarından kaynaklanmaktadır.
tabi.. hürriyet gibi dezenformasyon kaynağı, yalan makinası varken ne gerek var doğruları yazmaya cesaret eden gazeteye..
nasıl olsa biz herşeyi görmek istediğimiz gibi hürriyet te görüyoruz.. iki tane de çıplak karı koyduk mu sağa sola, altına da laiklik elden gidiyor ordu göreve borazancısı bir kaç yalamaç yazar,al sana süper gazete.
takke düştü kel göründü artık..
kadikoyde yasamin icindeki demokrasi
Fikir isciliginden ziyade durustluk ve elestiri yoluyla kafalarini calistiran entellektueller.. Turkiye'de durustlugu ve cesareti gazete olarak gerceklestirmis grup.. yildiray ogur (basi acik kadinlar arastirmasi) ve funda ozgur (feminizmin sevimsiz yuzu) ile ezber bozuculugun zirve noktasini yakalamis gazete..
ayrica Ahmet Altan in gazeteye yoneltilen tehditkar aciklamalar uzerine soyledigi hic unutamadigim sozu
'korkmak icin fazlasiyla ihtiyarim'
Fikir isciliginden ziyade durustluk ve elestiri yoluyla kafalarini calistiran entellektueller.. Turkiye'de durustlugu ve cesareti gazete olarak gerceklestirmis grup.. yildiray ogur (basi acik kadinlar arastirmasi) ve funda ozgur (feminizmin sevimsiz yuzu) ile ezber bozuculugun zirve noktasini yakalamis gazete..
ayrica Ahmet Altan in gazeteye yoneltilen tehditkar aciklamalar uzerine soyledigi hic unutamadigim sozu
'korkmak icin fazlasiyla ihtiyarim'
adına ergenekon denen soruşturmanın 1 temmuz ve sonrasındaki süreçte, insanlara haber vermeyi değil, ortalığı ayağa kaldırıp, insanları provoke etmeyi her gün tekrarlamış kağıt topluluğudur. 1 temmuz sonrası adına ergenekon denen soruşturma devam ederken, darbe günlükleri adı altında, güya somut belgeler yayımlamış, aynı şekilde, manşetleriyle de insanlara haber vermenin çok çok ötesine geçip, devam eden, iddianamesi bile hazır olmayan bir soruşturmada insanlara hüküm giydirmiştir. daha sonra darbe günlüklerinin ergenekon iddianamesi kapsamında olmadığı açıklanmıştır. daha dün türk medyasına katılıp, hürriyet gazetesine ahlak dersi verenlerin, önce kendilerinin neler yaptığına ve nelere sebep olduklarına bakmaları gerekir.
Ülkeyi yıllardır sömüren "azınlık" kitlenin damarına fena halde basan, sözde değil özde demokrasi isteyen, darbe kesintilerine uğramamış halk iradesini özleyen, tüm gelişmiş dünya ülkelerinde olduğu gibi askerin siyaset üstünde gölge yapmamasını bekleyen ve kendisini yıpratmak için Hürriyet ve türevleri gibi köhneleşmiş gazetelerin ve satılık kalemlerinin düzenlemiş olduğu propagandaya her gün tokat gibi cevaplar veren gazetenin adıdır.
liboş yazar dolusu gazete. şu sıralar hürriyet gazetesi ile birbirlerine karşılıklı ayar vermektedirder.
lan bizene sizin terbiyenizden?haber vericekseniz verin ya da gidin birbirinizi sevin, ne diyim.
lan bizene sizin terbiyenizden?haber vericekseniz verin ya da gidin birbirinizi sevin, ne diyim.
ergenekon iddianemesinin kabul edilmesini yarın manşetten ''yargılanacaklar'' diye verip, haberin yanına paşaların resmini koyacağını düşündüğüm yayın organı.
kuzey ırak'a yapılan operasyonda tavırdıgı aşırı hümanist tavır dışında takdir edilesi gazete.
http://www.turkmedya.com/...nin_manseti_sasirtti.html
http://www.turkmedya.com/...nin_manseti_sasirtti.html
şu siralar hürriyet gazetesi ve yazari Mehmet Yılmaz ile kafayi bozmuş gazetedir. görünüşe bakilirsa taraf gazetesinin hakli oldugu kanaatindeyim . zira adamlar hodri meydan yapiyorlar . mehmet yilmaz'in suclamalarina istinaden '' siz bunlari ispatlayin biz gazeteyi kapatacağiz '' diyolar .
konuya ufacik bir değinirsek ;
--spoiler--
Önceki gün Mehmet Yılmaz bizim gazete için aynen şöyle yazdı:
Hatta bir kamu bankasından 10 trilyon lira borç istendiğini, ancak kredi talebine beklediği hızda yanıt alamayan gazete için yukarıdan gelen bir emir ile özel bir uygulama yapıldığını da biliyorum.Kredi talebi bankanın yönetim kurulunda beklerken bölge müdürlüğü onayıyla bir acil nakit akışı sağlanmış.
Yazdıklarının tek kelimesi bile doğru değildi.
Ne 10 trilyon kredi istenmişti, ne yukarıdan gelen emirle özel bir uygulama yapılmıştı, ne de bir nakit akışı sağlanmıştı.
Hepsi baştan aşağı yalandı.
Ahlâklı bir yazar ve ahlâklı bir gazete, bu yalan yüzüne çarpıldığında özür diler.
Mehmet Yılmaz ertesi gün bir yazı daha yazdı.
Bir gün önce Biliyorum diye yazdığı yalanı sanki hiç yazmamış gibi davranıp yeni yalanlar söyledi.
Hürriyet Gazetesi ne yaptı?
Bir gün önceki yalanları yayımlayan kendisi değilmiş gibi yeni yalanları da yayımladı.
Şöyle diyor yazarı:
Yukarıdan gelen emirler bankanın bir bölge müdüründe etkili oldu ve 1 milyon dolara yakın bir kredi Taraf'a açıldı.
Bir yalan daha.
Bu gazete çıktıktan sonra öyle bir kredi alınmadı... Taraf'a öyle bir kredi açılmadı.
Hürriyet Gazetesi, gazete olmak istiyorsa ve biraz dürüstlüğü ve ahlâkı varsa bu krediyle ilgili belgeyi açıklasın... Banka kredisinin bir belgesi olması lazım, değil mi?
Hürriyet yazarı, zamanı gelince belgeleri yayımlayacağını söylüyor.
Gazeteciler ellerindeki belgeyi yayımlarlar, zamanı gelince yayımlamak için belgeleri saklamak şantajcıların işidir.
Biraz onurunuz varsa yayımlayın elinizdeki belgeleri.
Yayımlayamazsınız.
Çünkü siz yalancısınız... Siz gazetecilik değil yalancılık ve şantajcılık yapıyorsunuz.
Altmış yıllık bir geçmiş, trilyonlarca liralık bütçe, binlerce eleman ile karşımızda sığınacak yalandan başka bir yer bulamamanız aslında bizi de üzüyor.
Yazık size.
Hürriyet ve yazarı, küçük bir sahtekârlık daha yapıyorlar.
Seviyorlar bu tür sahtekârlıkları.
Diyorlar ki Hürriyet Gazetesi kamu bankalarından kredi kullanmıyor.
Biz de aynı ölçüde sahtekâr olsak, Taraf Gazetesi kredi almıyorderiz.
Çünkü Hürriyet gibi Taraf da gazete olarak hiç kredi kullanmadı.
Taraf'ın kullandığı tek kuruşluk kredi yoktur.
Onların mantığıyla söylersek, Doğan Grubu'nun aldığı krediler Hürriyet'i ne kadar bağlarsa,
Alkım Yayınevinin aldığı krediler de Taraf'ı o kadar bağlar.
Ama biz buna tevessül etmeyiz.
Biz, bu gazeteyi çıkartanların, bu gazete çıktıktan sonra aldığı kredilerin de hesabını vermeye hazırız... Bir yolsuzluk olursa bunun da sorumluluğunu üstlenir, gereğini yaparız.
Kurallarına uygun olarak kredi almak isteriz... Normalde alabilmemiz de lazım...
Ama daha önce de söylediğimiz gibi bizi tam bir kıskacın içine almaya uğraşıyorlar.
Bütün kredi kaynakları kesiliyor.
Dostlarımızı ve düşmanlarımızı rahatlatmak için söyleyelim, bu gazeteyi çıkaranların, bu gazete çıktıktan sonra kamu bankalarından aldıkları kredilerin toplamı sadece 300 bin YTL'dir.
Hepsi o kadar.
Şimdi Aydın Doğan Bey de, Hürriyet'in sahibi olduktan sonra kamu bankalarından aldığı bütün kredilerin dökümünü halkın önünde açıklayabilir mi?
Biz bütün kredi dökümlerini açıklamaya hazırız.
Hepsini... Birinci sayfadan... Açıkça, mertçe, yüreklice.
Buyurun, karşılıklı açıklayalım.
Yapabilir misiniz?
Şeffaflık ve dürüstlük iyidir.
Siz de bir denemek istemez misiniz?
Şöyle hesapları açıkça ortaya koymak fena mı olur?
--spoiler--
ps : http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=13207
edit : imla.
konuya ufacik bir değinirsek ;
--spoiler--
Önceki gün Mehmet Yılmaz bizim gazete için aynen şöyle yazdı:
Hatta bir kamu bankasından 10 trilyon lira borç istendiğini, ancak kredi talebine beklediği hızda yanıt alamayan gazete için yukarıdan gelen bir emir ile özel bir uygulama yapıldığını da biliyorum.Kredi talebi bankanın yönetim kurulunda beklerken bölge müdürlüğü onayıyla bir acil nakit akışı sağlanmış.
Yazdıklarının tek kelimesi bile doğru değildi.
Ne 10 trilyon kredi istenmişti, ne yukarıdan gelen emirle özel bir uygulama yapılmıştı, ne de bir nakit akışı sağlanmıştı.
Hepsi baştan aşağı yalandı.
Ahlâklı bir yazar ve ahlâklı bir gazete, bu yalan yüzüne çarpıldığında özür diler.
Mehmet Yılmaz ertesi gün bir yazı daha yazdı.
Bir gün önce Biliyorum diye yazdığı yalanı sanki hiç yazmamış gibi davranıp yeni yalanlar söyledi.
Hürriyet Gazetesi ne yaptı?
Bir gün önceki yalanları yayımlayan kendisi değilmiş gibi yeni yalanları da yayımladı.
Şöyle diyor yazarı:
Yukarıdan gelen emirler bankanın bir bölge müdüründe etkili oldu ve 1 milyon dolara yakın bir kredi Taraf'a açıldı.
Bir yalan daha.
Bu gazete çıktıktan sonra öyle bir kredi alınmadı... Taraf'a öyle bir kredi açılmadı.
Hürriyet Gazetesi, gazete olmak istiyorsa ve biraz dürüstlüğü ve ahlâkı varsa bu krediyle ilgili belgeyi açıklasın... Banka kredisinin bir belgesi olması lazım, değil mi?
Hürriyet yazarı, zamanı gelince belgeleri yayımlayacağını söylüyor.
Gazeteciler ellerindeki belgeyi yayımlarlar, zamanı gelince yayımlamak için belgeleri saklamak şantajcıların işidir.
Biraz onurunuz varsa yayımlayın elinizdeki belgeleri.
Yayımlayamazsınız.
Çünkü siz yalancısınız... Siz gazetecilik değil yalancılık ve şantajcılık yapıyorsunuz.
Altmış yıllık bir geçmiş, trilyonlarca liralık bütçe, binlerce eleman ile karşımızda sığınacak yalandan başka bir yer bulamamanız aslında bizi de üzüyor.
Yazık size.
Hürriyet ve yazarı, küçük bir sahtekârlık daha yapıyorlar.
Seviyorlar bu tür sahtekârlıkları.
Diyorlar ki Hürriyet Gazetesi kamu bankalarından kredi kullanmıyor.
Biz de aynı ölçüde sahtekâr olsak, Taraf Gazetesi kredi almıyorderiz.
Çünkü Hürriyet gibi Taraf da gazete olarak hiç kredi kullanmadı.
Taraf'ın kullandığı tek kuruşluk kredi yoktur.
Onların mantığıyla söylersek, Doğan Grubu'nun aldığı krediler Hürriyet'i ne kadar bağlarsa,
Alkım Yayınevinin aldığı krediler de Taraf'ı o kadar bağlar.
Ama biz buna tevessül etmeyiz.
Biz, bu gazeteyi çıkartanların, bu gazete çıktıktan sonra aldığı kredilerin de hesabını vermeye hazırız... Bir yolsuzluk olursa bunun da sorumluluğunu üstlenir, gereğini yaparız.
Kurallarına uygun olarak kredi almak isteriz... Normalde alabilmemiz de lazım...
Ama daha önce de söylediğimiz gibi bizi tam bir kıskacın içine almaya uğraşıyorlar.
Bütün kredi kaynakları kesiliyor.
Dostlarımızı ve düşmanlarımızı rahatlatmak için söyleyelim, bu gazeteyi çıkaranların, bu gazete çıktıktan sonra kamu bankalarından aldıkları kredilerin toplamı sadece 300 bin YTL'dir.
Hepsi o kadar.
Şimdi Aydın Doğan Bey de, Hürriyet'in sahibi olduktan sonra kamu bankalarından aldığı bütün kredilerin dökümünü halkın önünde açıklayabilir mi?
Biz bütün kredi dökümlerini açıklamaya hazırız.
Hepsini... Birinci sayfadan... Açıkça, mertçe, yüreklice.
Buyurun, karşılıklı açıklayalım.
Yapabilir misiniz?
Şeffaflık ve dürüstlük iyidir.
Siz de bir denemek istemez misiniz?
Şöyle hesapları açıkça ortaya koymak fena mı olur?
--spoiler--
ps : http://www.taraf.com.tr/haber.asp?id=13207
edit : imla.
şerefsiz hepsi bunların..
soros destekli,dindarlar var arkalarında..tesev,ab,tev hepsi satılmıs..
vatanı parsel parsel sattırır bunlar.
bsg dedirten ulusalcı zırvalarına mağruz kalan gazete.
soros destekli,dindarlar var arkalarında..tesev,ab,tev hepsi satılmıs..
vatanı parsel parsel sattırır bunlar.
bsg dedirten ulusalcı zırvalarına mağruz kalan gazete.
genelkurmay tarafından basılması yakın olan gzete.
genelkurmay'ın sabır küpü olduğunun anlaşılmasını sağlayan gazete.
günün en provokatif, en çirkin, en utanmaz manşetini atmış gazete.
(bkz: 1923 te kuruldu 2008 de arınıyor)
(bkz: 1923 te kuruldu 2008 de arınıyor)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar