bugün
- tembel ve çalışmayan insan8
- 1 saatte 10 bira içmek16
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey9
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- velvet vs nervio19
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek12
- sözlük kızlarının kombinleri19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- otel odasında ölmekten korkmak3
- kıbrıs barış harekatı3
- hırt5
- otomobile ek vergi5
- cunda adası3
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz3
- velvet12
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- blok33
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
- nervio11
- manyak olmaya karar verdim5
- sevilince şımaran kızlar4
- kadınların efendi erkek yerine katil tercihi4
- liberal eğitimin imkansızlığı2
- teröriste o da insan demek4
- slavko vincic15
- arkadaşlar ben chatgpt ile konuşmaya gıdıyorum2
- sözlük kızlarının adam gibi adam olması2
- üniversite tercih edeceklere tavsiyeler3
- yazık oldu yarınlara4
- pahalılığın çaresi3
- tayt giyen hatunun götünü dalgalandırmak2
- vurgun yemek4
- istanbul da hissedilen sıcaklık2
- özgünlüğün faydasız olması5
- ivrindi kuzu2
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- true hanın gazabı9
- devlet bahçeli4
- kitap alıntıları5
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması8
- otokar2
- chp'ye oy vermiş yazarlar4
- bir günde 100 entry giren yazar2
- arıcılara ek vergi2
- üniversite tercih rehberi2
- üniversite tercih2
9 temmuz 2012 tarihli manşeti "devlet engelliyor" şeklinde olan gazete.
7 temmuz 2012 tarihli manşeti "bu toki daha çok insan öldürür" şeklinde olan gazete.
1 temmuz 2012 tarihli manşeti "yeter artık kan akmasın" şeklinde olan gazete.
29 haziran 2012 tarihli manşeti "esed'in sonu için süper zirve" şeklinde olan gazete.
28 haziran 2012 tarihli manşeti "özel'den bakana 'çok' özel ziyaret" şeklinde olan gazete.
26 haziran 2012 tarihli manşeti "leyla zana'ya katılmıyoruz" şeklinde olan gazete.
24 haziran 2012 tarihli manşeti "katliamı ordunun gizli örgütü" şeklinde olan gazete.
20 haziran 2012 tarihli manşeti "sırların efendisi" şeklinde olan gazete.
19 haziran 2012 tarihli manşeti "epistemolojik de bak ne oluyor" şeklinde olan gazete.*
17 haziran 2012 tarihli manşeti "pkk'dan mit'e: gelin soruşturun" şeklinde olan gazete.
yazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yaptığı ahmet altan'ın bulunduğu gazetedir. ayrıca milliyet gazetesinden de kürdiye yazısı yüzünden atılmıştır. işte o yazısı.
Kurdiye Cumhuriyeti ve Esitlik - Ahmet Altan -17 Nisan 1995
Mustafa Kemal, Selanik'te değil de Musul'da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı'nı Türklerle ve Kürtlerle gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını "Kürdiye Cumhuriyeti" koysaydı, kendisi de meclis kararıyla "Atakürt" adını alsaydı...
Kürdiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşlarına Kürt deneceği için hepimiz Kürt sayılsaydık, Taksim'e, Kadıköy'e, Kızılay'a, Kordon'a "Ne Mutlu Kürdüm Diyene" pankartları asılsaydı...
Kürdiye'de Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında "deniz kürdü" oldukları iddia edilseydi...
Kürtlerin yedibin yıllık bir tarihi bulunduğunu, Anadolu'nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrükslerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlı'da Kürt paşaların kahramanlıklarını derslerde okusaydık... Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi adlar almamız yasaklansaydı. Berfin, Beruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık...
Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı...
Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe cıkarsaydık. ..
Okullarımızda yalnız Kürtce okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı...
"Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var" dendiğinde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık...
Istanbul'da, Ankara'da, Izmir'de, Bursa'da polis süreklı olarak bizi izleseydi, özel timler bizim Kürdiye Cumhuriyeti'ni parçalamak isteyen ayrılıkçılar olmamızdan kuşkulanıp hepimize sürekli suçlu muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık...
12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlararına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı...
Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı Türk teröristlere yardım ettiğimiz iddiasıyla apartmanlarımız yakılsa, evimizden bir eşya bile alamadan cıkarılıp, Diyarbakır'a, Hakkari'ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık...
Biz Türkler buna razı olur muyduk? "işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz" sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?
Ve tarih Türk çizgisinden yürümüş. Bugün bizim "Türk" olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini ister misiniz? Bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış... ...
Biz Türkler, bir Kürdiye Cumhuriyeti'nde yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün(yarın....) Kürtler tarafından dile getirilmesidir demokrasi...
Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit olduğunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi çıkmaza sürüklemeye değer mi?
Değmez diyenler demokrasi istiyor işte"...
"Ahmet Altan"
Kurdiye Cumhuriyeti ve Esitlik - Ahmet Altan -17 Nisan 1995
Mustafa Kemal, Selanik'te değil de Musul'da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı'nı Türklerle ve Kürtlerle gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını "Kürdiye Cumhuriyeti" koysaydı, kendisi de meclis kararıyla "Atakürt" adını alsaydı...
Kürdiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşlarına Kürt deneceği için hepimiz Kürt sayılsaydık, Taksim'e, Kadıköy'e, Kızılay'a, Kordon'a "Ne Mutlu Kürdüm Diyene" pankartları asılsaydı...
Kürdiye'de Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında "deniz kürdü" oldukları iddia edilseydi...
Kürtlerin yedibin yıllık bir tarihi bulunduğunu, Anadolu'nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrükslerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlı'da Kürt paşaların kahramanlıklarını derslerde okusaydık... Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi adlar almamız yasaklansaydı. Berfin, Beruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık...
Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı...
Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe cıkarsaydık. ..
Okullarımızda yalnız Kürtce okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı...
"Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var" dendiğinde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık...
Istanbul'da, Ankara'da, Izmir'de, Bursa'da polis süreklı olarak bizi izleseydi, özel timler bizim Kürdiye Cumhuriyeti'ni parçalamak isteyen ayrılıkçılar olmamızdan kuşkulanıp hepimize sürekli suçlu muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık...
12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlararına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı...
Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı Türk teröristlere yardım ettiğimiz iddiasıyla apartmanlarımız yakılsa, evimizden bir eşya bile alamadan cıkarılıp, Diyarbakır'a, Hakkari'ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık...
Biz Türkler buna razı olur muyduk? "işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz" sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?
Ve tarih Türk çizgisinden yürümüş. Bugün bizim "Türk" olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini ister misiniz? Bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış... ...
Biz Türkler, bir Kürdiye Cumhuriyeti'nde yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün(yarın....) Kürtler tarafından dile getirilmesidir demokrasi...
Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit olduğunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi çıkmaza sürüklemeye değer mi?
Değmez diyenler demokrasi istiyor işte"...
"Ahmet Altan"
16 haziran 2012 tarihli manşeti "abdullah bey kardeşime vize" şeklinde olan gazete.
14 haziran 2012 tarihli manşeti "nerede asker var, orada arama var" şeklinde olan gazete.
13 haziran 2012 tarihli manşeti "özel mahkemeler hükümeti böldü" şeklinde olan gazete.
12 haziran 2012 tarihli manşeti "bir daha yazma yakarım yasası" şeklinde olan gazete.
9 haziran 2012 tarihli manşeti "tolon'a katliamdan iki kez müebbet" şeklinde olan gazete.
8 haziran 2012 tarihli manşeti "parasız eğitim istiyoruz, alacağız" şeklinde olan gazete.
7 haziran 2012 tarihli manşeti "müsteşar yerine beni alın" şeklinde olan gazete.
6 haziran 2012 tarihli manşeti "meclis'e zor soru: peygamberin kim" şeklinde olan gazete.
5 haziran 2012 tarihli manşeti "diyanet kalıyor laiklik gidiyor" şeklinde olan gazete.
ermeni soykırımının gerçek olduğunu türkiye'de en çok söyleyen yazarlardan biri olan cengiz aktar'ın da katıldığı gazete.
hayallerimin gazetesi olma yolunda hızla ilerliyor. mükemmel mükemmel...
hayallerimin gazetesi olma yolunda hızla ilerliyor. mükemmel mükemmel...
erdoğan'ı en ağır eleştiren gazetelerden biridir. ''ama taraf gazetesi akp'yi eleştirmez ki'' diyen ismi lazım değil bir kişide görsün:
http://galeri.uludagsozluk.com/r/taraf-272445/
böyle bir manşeti hürriyet atsa, aydın doğan o manşeti atanın anasını beller.
http://galeri.uludagsozluk.com/r/taraf-272445/
böyle bir manşeti hürriyet atsa, aydın doğan o manşeti atanın anasını beller.
bugün çok güzel ve düşündüren bir karikatüre imza atmış gazete.
adamın biri gazete okuyor, gazetede başbakanın ''her kürtaj bir uluderedir'' sözünü görüyor. ondan sonra kendi kendine ''öyleyse uludere katliamı bir kürtaj mıydı?'' diyor.
adamın biri gazete okuyor, gazetede başbakanın ''her kürtaj bir uluderedir'' sözünü görüyor. ondan sonra kendi kendine ''öyleyse uludere katliamı bir kürtaj mıydı?'' diyor.
murat belge'yi barındıran gazete. sırf onun için bile alınabilir.
(bkz: ne mutlu türk üm diyene)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar