bugün
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- kimsenin sizi sevmemesi12
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- ümit kocasakal9
- atatürkün yakışıklı olması4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- sabah erken kalkma erdemi5
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi3
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- güney kore34
- muşlettin bey amca birader bey6
- fenerlilerin ağlaması4
- en son ne aldınız4
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- saraca tarzı entry girmek3
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- victor osimhen12
- öksürmekten uyuyamamak2
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- netanyahu2
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- j. k. rowling3
- çok hata yaptım en güzeli sendin2
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- ilk buluşmada sevişenler6
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- kolye21
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- sevgi vs aşk13
- jaws filmindeki sikko balik26
- sayın ismet von pforzheim efendi3
- sözlükteki galatasaraylılar5
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- ok atmak2
- jamaika gülü2
- yazarların sözlükten kaçması2
- atatürk ün hataları16
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları2
- nev dinlemek2
- 27 ekim 2026 için hava durumları3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- kereviz2
- nervio tarzı entry girmek18
- ismail kartal16
yazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yaptığı ahmet altan'ın bulunduğu gazetedir. ayrıca milliyet gazetesinden de kürdiye yazısı yüzünden atılmıştır. işte o yazısı.
Kurdiye Cumhuriyeti ve Esitlik - Ahmet Altan -17 Nisan 1995
Mustafa Kemal, Selanik'te değil de Musul'da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı'nı Türklerle ve Kürtlerle gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını "Kürdiye Cumhuriyeti" koysaydı, kendisi de meclis kararıyla "Atakürt" adını alsaydı...
Kürdiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşlarına Kürt deneceği için hepimiz Kürt sayılsaydık, Taksim'e, Kadıköy'e, Kızılay'a, Kordon'a "Ne Mutlu Kürdüm Diyene" pankartları asılsaydı...
Kürdiye'de Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında "deniz kürdü" oldukları iddia edilseydi...
Kürtlerin yedibin yıllık bir tarihi bulunduğunu, Anadolu'nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrükslerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlı'da Kürt paşaların kahramanlıklarını derslerde okusaydık... Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi adlar almamız yasaklansaydı. Berfin, Beruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık...
Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı...
Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe cıkarsaydık. ..
Okullarımızda yalnız Kürtce okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı...
"Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var" dendiğinde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık...
Istanbul'da, Ankara'da, Izmir'de, Bursa'da polis süreklı olarak bizi izleseydi, özel timler bizim Kürdiye Cumhuriyeti'ni parçalamak isteyen ayrılıkçılar olmamızdan kuşkulanıp hepimize sürekli suçlu muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık...
12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlararına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı...
Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı Türk teröristlere yardım ettiğimiz iddiasıyla apartmanlarımız yakılsa, evimizden bir eşya bile alamadan cıkarılıp, Diyarbakır'a, Hakkari'ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık...
Biz Türkler buna razı olur muyduk? "işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz" sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?
Ve tarih Türk çizgisinden yürümüş. Bugün bizim "Türk" olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini ister misiniz? Bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış... ...
Biz Türkler, bir Kürdiye Cumhuriyeti'nde yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün(yarın....) Kürtler tarafından dile getirilmesidir demokrasi...
Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit olduğunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi çıkmaza sürüklemeye değer mi?
Değmez diyenler demokrasi istiyor işte"...
"Ahmet Altan"
Kurdiye Cumhuriyeti ve Esitlik - Ahmet Altan -17 Nisan 1995
Mustafa Kemal, Selanik'te değil de Musul'da doğmuş bir Osmanlı paşası olsaydı, Kurtuluş Savaşı'nı Türklerle ve Kürtlerle gerçekleştirdikten sonra kurulmasına önayak olduğu cumhuriyetin adını "Kürdiye Cumhuriyeti" koysaydı, kendisi de meclis kararıyla "Atakürt" adını alsaydı...
Kürdiye Cumhuriyeti'nin bütün vatandaşlarına Kürt deneceği için hepimiz Kürt sayılsaydık, Taksim'e, Kadıköy'e, Kızılay'a, Kordon'a "Ne Mutlu Kürdüm Diyene" pankartları asılsaydı...
Kürdiye'de Türk olmadığı, herkesin aslında Kürt olduğu söylenseydi, kendilerini Türk sananların aslında "deniz kürdü" oldukları iddia edilseydi...
Kürtlerin yedibin yıllık bir tarihi bulunduğunu, Anadolu'nun esas sahiplerinin Kürtler olduğunu, Moğolların, Hunların, Etrükslerin aslında Kürtlerin atası sayıldığını, Osmanlı'da Kürt paşaların kahramanlıklarını derslerde okusaydık... Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi adlar almamız yasaklansaydı. Berfin, Beruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydık...
Türkçe televizyon kurulması yasak edilseydi, bütün televizyon yayınları Kürtçe yapılsaydı...
Romanlarımızı, hikayelerimizi, şiirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydık, yalnızca kürt şarkıları dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe cıkarsaydık. ..
Okullarımızda yalnız Kürtce okutulsaydı ve Türkçe okutulması yasaklansaydı...
"Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var" dendiğinde sorgusuz sualsiz hapislere atılsaydık...
Istanbul'da, Ankara'da, Izmir'de, Bursa'da polis süreklı olarak bizi izleseydi, özel timler bizim Kürdiye Cumhuriyeti'ni parçalamak isteyen ayrılıkçılar olmamızdan kuşkulanıp hepimize sürekli suçlu muamelesi yapsaydı, sırf Türk olduğumuz için hakaretlere uğrasaydık...
12 Eylül darbesinden sonra bütün batı bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanılmaz işkencelerden geçirilse, boğazlararına kadar çamurların içine battıkları hücrelere konsa, azgın köpeklerle bacakları parçalansaydı...
Evlerimiz basılsa, ayrılıkçı Türk teröristlere yardım ettiğimiz iddiasıyla apartmanlarımız yakılsa, evimizden bir eşya bile alamadan cıkarılıp, Diyarbakır'a, Hakkari'ye sürgüne gönderilerek, çadırlarda yaşamak zorunda bırakılsaydık...
Biz Türkler buna razı olur muyduk? "işte hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olarak birer Kürtsünüz, ayrıca Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz başbakan bile olabilirsiniz" sözlerini bir hakkaniyet işareti olarak kabul eder miydik?
Ve tarih Türk çizgisinden yürümüş. Bugün bizim "Türk" olarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini ister misiniz? Bu yersiz istek sonunda patlamış, ülke önce teröre arkasından bir iç savaşa yuvarlanmış... ...
Biz Türkler, bir Kürdiye Cumhuriyeti'nde yaşasaydık ne isteyeceksek, bu isteklerin bugün(yarın....) Kürtler tarafından dile getirilmesidir demokrasi...
Kendimiz için isteyeceğimizi, bizimle eşit olduğunu kabul ettiğimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi çıkmaza sürüklemeye değer mi?
Değmez diyenler demokrasi istiyor işte"...
"Ahmet Altan"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar