bugün
- falıma bakmak isteyen var mı8
- chp den akp'ye jet geçiş3
- 1 euro 52 93 tl3
- müşriklerin esasında putlara tapmaması4
- rize de zincirleme kaza 3 ölü 5 yaralı2
- ikna sanatı2
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- kadınlar neden aldatır17
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- klimasız arabayla uzun yol gitmek7
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- eski uludağ sözlük ortamı7
- manipülasyon nasil önlenir5
- erkek erkeğe açık oylaşmak7
- online yazarlar8
- sedat pekmez18
- devşirmelik makamı13
- lip balm kullanan erkek6
- dating app kültürü ve değişen cinsellik algısı6
- burç saçmalığı6
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
- ben abaza değilim testosteronum yüksek diyen erkek6
- tarot falına inanan salak8
- aldım kabul ettim6
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
- nofap6
- lionel messi11
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba9
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- 0 0 75
- 23 haziran 2026 ingiltere gana maçı3
- allah bu yahudilerin belası versin3
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- biz arap değiliz biz türk üz8
- kadıköydeki tuhaf tipler4
- dont fuck with me tony4
- cut the crap4
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- diamond bosphoruss denen yazar7
- instagram çökünce sözlüğe sarmak3
- geceye şarkı bırak3
- ismet gurbuz 202418
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- gratiste indirim kovalayan erkek3
- askerlik9
- 2026 dünya kupası15
- kültür mantarı ve değişen mantar algısı3
türk müziğinde bir müzik aleti..
http://www.turkmusikisi.c...algilar/tanbur/tanbur.htm
http://www.turkmusikisi.c...algilar/tanbur/tanbur.htm
büyülü bir türk çalgısı.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
(bkz: fahrettin çimenli)
(bkz: ihsan özgen)
(bkz: necdet yaşar)
(bkz: mesut cemil)
(bkz: tanburi cemil bey)
(bkz: ihsan özgen)
(bkz: necdet yaşar)
(bkz: mesut cemil)
(bkz: tanburi cemil bey)
nesrin körükçü ve çetin körükçü düetiyle muhakkak dinlenmesi gereken, kürdilihicazkar makamında bir tsm eseridir.
duygular coşuyor çaldığın zaman
sevgiler koşuyor geldiğin zaman
saatler duruyor sevdiğin zaman
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar
sımsıcak nağnmeler çağrıdır aşka
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar...
allah allaaaaahhh....
duygular coşuyor çaldığın zaman
sevgiler koşuyor geldiğin zaman
saatler duruyor sevdiğin zaman
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar
sımsıcak nağnmeler çağrıdır aşka
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar...
allah allaaaaahhh....
insan sesine en yakın saz dır. büyüler insanı. sanki biri konuşuyormuş gibi. [https://www.youtube.com/watch?v=Yt8dl6cjSzo&feature=share ]
tanbur çalıp söyleyen hayatımda görmemiştim.
(bkz: sinan cem eroğlu/#12828276) 29. dakikadan itibaren.
(bkz: sinan cem eroğlu/#12828276) 29. dakikadan itibaren.
asalet timsali klasik türk müziği sazı.
incesaz - eylül adlı eserinin girişini sonbaharın gelişi gibi hüzünlendiren ve ipek bir şal gibi akan sesiyle insanı büyüleeyen müzik aleti. dinleyiniz efem: https://www.youtube.com/watch?v=9YQzG6YCAtM
tanbur çalan bir sözlük yazarının egosunu tatmin eden entrydir. Fakat tevazu olarak bu sazı en güzel şekilleriyle sizlere sevdirmeyi ümit ediyorum. Bir enstrüman hırçın fakat bu kadar mı duygusal olur buyrun dinleyin.
https://www.youtube.com/watch?v=sZDuVzFZrDU
https://www.youtube.com/watch?v=lIOgvXrZkto&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=H5NgEtmd28k
https://www.youtube.com/watch?v=Xr1N-GDpP5A
https://www.youtube.com/watch?v=VnWTFRUzrpU
fazla dinlerseniz hastalanabilirsiniz. aman dikkat.
https://www.youtube.com/watch?v=sZDuVzFZrDU
https://www.youtube.com/watch?v=lIOgvXrZkto&feature=related
https://www.youtube.com/watch?v=H5NgEtmd28k
https://www.youtube.com/watch?v=Xr1N-GDpP5A
https://www.youtube.com/watch?v=VnWTFRUzrpU
fazla dinlerseniz hastalanabilirsiniz. aman dikkat.
sımsıcak nağnameler çağrıdır aşka
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka... Bana bunlari soyleten ey yar. Cik karşıma sana söyleyeceklerim var. Şöyle bir yaslan omzuma....
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka... Bana bunlari soyleten ey yar. Cik karşıma sana söyleyeceklerim var. Şöyle bir yaslan omzuma....
(bkz: tanburi cemil bey)
pişmanlığın, şaşkınlığın sesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar