bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı66
- okan buruk8
- cedidacer7
- jaws filmindeki sikko balik29
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması5
- mert hakan yandaş4
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- ismail kartal13
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar6
- fenerbahçe6
- atilla karaoğlan4
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- rövaşata denince akla gelen kişiler4
- aç uyumak13
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- archie brown2
- didem soydan3
- aleksey batrakov5
- özelden alet atmak4
- victor osimhen10
- ipkis tarzı entry girmek4
- kolye18
- en son alınan iltifat3
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- sözlükteki fenerbahçeli sayısındaki ani düşüş2
- ayağı 36 numara olan kadın4
- kerem aktürkoğlu2
- nervio tarzı entry girmek18
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- tırnak bakım ürünleri2
- sevgiliyle araya mesafe koymak5
- fb gs'yi yenerse tanga giyeceğim4
- galatasaray8
- 22 tane adamın bir topun peşinden koşması3
- memelerim güzel mi diyen sözlük yazarı5
- hakiki gay misin diyen sözlük yazarı3
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- x0r82
- oktay saral13
- vikipedi2
- hero motorsiklet hero dash 1252
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı2
- balkonda unutulan şarap4
- eşekler yıllardır yapay zekadan bahsetmiştir4
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- 20263
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- insan sevmemek9
büyülü bir türk çalgısı.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar