bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- güney kore34
- fenerbahçe8
- galatasaray10
- futbol17
- jaws filmindeki sikko balik29
- türkiye11
- okan buruk10
- ismail kartal16
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- ilk buluşmada sevişenler4
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- sevgi vs aşk10
- kolye18
- en son alınan iltifat6
- nervio tarzı entry girmek18
- erotik şarkılar2
- mert hakan yandaş5
- victor osimhen11
- cedidacer6
- didem soydan5
- atilla karaoğlan5
- kimsenin sizi sevmemesi4
- kuyumcuda sehpadaki tuzlu kurabiyeleri yemek2
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- karı istiyorum3
- terrifier3
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- arda güler16
- dinde aşırılık2
- para5
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- atatürk ün hataları15
- vajinaya dil atmak3
- aç uyumak13
- süper lig6
- oktay saral13
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- avustralya2
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- rövaşata denince akla gelen kişiler4
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- yere düşen sırt kaşıyıcı2
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar2
- fransa8
- fenerbahçelilerin ağlak olması3
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
büyülü bir türk çalgısı.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar