bugün
- nickten isim tahmini yapmak54
- hikayeyi devam ettir17
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı5
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey7
- uysaljakoben10
- güzel kızların pizza yemesi7
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır4
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- eğri piramit4
- kendini mehdi sanmak5
- piramitlerin yere çakılmış küp olması3
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- sözlüğü gerizekalıların istila ettiği gerçeği3
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- arkadaşlar hani bir şarkı vardı adı neydi4
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- kapalı maraş3
- sözlüğün seviyesinin dibe vurması4
- hayattan zevk alamamak6
- homofobik erkek5
- bilgi içerikli entry giriyorum4
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- telefon sapığı5
- bok kokan başlıklar3
- mehdinin almanyada olma ihtimali4
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- ilah3
- türklerin iyi özellikleri2
- eski foça vs yeni foça3
- doktor ve mühendislerin iki oy hakkı olmalı5
- the merich13
- ammına koydumun ergenleri4
- sözlüğün seviyesini yükseltme girişimleri2
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- gürbüz'ü ibraniceye çevirince lion çıkması3
- polis geldi polis geldi2
- ioçk17
- sözlükten hatun kaldırmak4
- from dizisi5
- japon denince akla gelenler9
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlükte erkek taklidi yapan kadın yazarlar4
- sözlük kızlarının kombinleri8
- kebapçı hürmeti2
- seviyorum ulan3
- habire12 adamdır37
- güzel kızların osurmaması2
- bursalı erkekler14
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
büyülü bir türk çalgısı.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar