bugün
- mor semsiyeli yabanci16
- seni yeşerteceğim diyen erkek6
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- sigara içen kızla öpüşülür mü12
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum9
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- sözlükte kavga etmek7
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- memeleri füze gibi kadın13
- ona bir şey söyle11
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- buddy dude21
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- kabuksuz kaplumbaga7
- yazarların parfümleri2
- erden timur2
- karton toplayan abi7
- bisiklet marka tavsiyesi10
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- insanlarda bıraktığımız iz5
- bana wp den yazdı3
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- çok kişilikli biri olmanın dayanılmaz dramı2
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız7
- mermi abla4
- chp'nin hali ne olacak46
- kızıl cin4
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- enayimiknatisii12
- supergirl'den hoşlanmak2
- gecenin şiiri4
- masklavi'nin düşünceleri18
- rüzgarın yönünün terse dönmesi4
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- artık online sayısını göremiyor olmamız4
- musallada duran kendini beğenmiş tabut3
- anın görüntüsü15
- gammazlar çetesi17
- gocu25
- sözlüğün kırbacı10
- bir kızı bin kişi ister bir kişi alır2
türk müziğinde bir müzik aleti..
http://www.turkmusikisi.c...algilar/tanbur/tanbur.htm
http://www.turkmusikisi.c...algilar/tanbur/tanbur.htm
büyülü bir türk çalgısı.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
bundan tam bir hafta önceydi başımdan geçen olay. taksimden mecidiyeköye doğru gidecektim. iftar çadırının yanındaki merdivenlerden aşağı indim, bir jeton atıp içeri girdim.
o gün hava soğuk ve kapalıydı. gece hiç uyuyamamıştım, yağan yağmurun, esen rüzgarın sesini dinlemiştim sadece. kırmıştı bir insan beni. gürültülerin içinde terketmişti, sonra da duymamıştı sesimi. ne o gürültünün içinden sessizce çıkıp gidişimi görmüştü, ne de sonrasında farketmişti.
duvarda resimlerin olduğu koridorda, elim montumun cebinde dalgın bir halde yürüyordum. ta ki bir ses duyup kafamı yerden kaldırana kadar. yaşlı bir adam tanbur çalıyordu, daha önce duymadığım bir şarkıyı söylüyordu.
bir süre izledim sessizce. yaşlı adam kafasını hiç kaldırmıyordu, sadece çalıyordu, ve söylüyordu. ben hareket edemiyordum bile, öylece kalmıştım olduğum yerde. sanki bir gece önce yaşadığım kırgınlığı anlatıyordu bana müziğiyle. üzülme, kırılma, ben daha çok acılar, daha çok gözyaşları gördüm diyordu.
yaşlı adamın önünde duran tanbur kılıfında birkaç tane bozuk para vardı. cebimdeki parayı saydım, on lira bile değildi. beş günlük ekmek parasını hesaplayıp, kalan bütün paramı önüne bıraktım.
o çalmaya, şarkısını söylemeye devam etti. öylesine içindeydi ki çaldığı müziğin, dışarıda olan hiçbirşey etkilemiyordu onu.
elimde olsa bütün gün dinlerdim onu, ama gitmeliydim. koridorda yavaşça ilerledim, merdivenlerden aşağı indim. tanburun sesi azaldı, sonra daha da azaldı, ve en sonunda kayboldu. ben ise bir rüyadan çıkıp, birkaç dakikalığına ayrıldığım sahte dünyaya yeniden döndüm.
(bkz: fahrettin çimenli)
(bkz: ihsan özgen)
(bkz: necdet yaşar)
(bkz: mesut cemil)
(bkz: tanburi cemil bey)
(bkz: ihsan özgen)
(bkz: necdet yaşar)
(bkz: mesut cemil)
(bkz: tanburi cemil bey)
nesrin körükçü ve çetin körükçü düetiyle muhakkak dinlenmesi gereken, kürdilihicazkar makamında bir tsm eseridir.
duygular coşuyor çaldığın zaman
sevgiler koşuyor geldiğin zaman
saatler duruyor sevdiğin zaman
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar
sımsıcak nağnmeler çağrıdır aşka
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar...
allah allaaaaahhh....
duygular coşuyor çaldığın zaman
sevgiler koşuyor geldiğin zaman
saatler duruyor sevdiğin zaman
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar
sımsıcak nağnmeler çağrıdır aşka
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka
sen vur da tanburun tellerine yar
gözyaşım süzülsün ellerine yar...
allah allaaaaahhh....
insan sesine en yakın saz dır. büyüler insanı. sanki biri konuşuyormuş gibi. [http://www.youtube.com/watch?v=Yt8dl6cjSzo&feature=share ]
tanbur çalıp söyleyen hayatımda görmemiştim.
(bkz: sinan cem eroğlu/#12828276) 29. dakikadan itibaren.
(bkz: sinan cem eroğlu/#12828276) 29. dakikadan itibaren.
asalet timsali klasik türk müziği sazı.
incesaz - eylül adlı eserinin girişini sonbaharın gelişi gibi hüzünlendiren ve ipek bir şal gibi akan sesiyle insanı büyüleeyen müzik aleti. dinleyiniz efem: http://www.youtube.com/watch?v=9YQzG6YCAtM
tanbur çalan bir sözlük yazarının egosunu tatmin eden entrydir. Fakat tevazu olarak bu sazı en güzel şekilleriyle sizlere sevdirmeyi ümit ediyorum. Bir enstrüman hırçın fakat bu kadar mı duygusal olur buyrun dinleyin.
http://www.youtube.com/watch?v=sZDuVzFZrDU
http://www.youtube.com/watch?v=lIOgvXrZkto&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=H5NgEtmd28k
http://www.youtube.com/watch?v=Xr1N-GDpP5A
http://www.youtube.com/watch?v=VnWTFRUzrpU
fazla dinlerseniz hastalanabilirsiniz. aman dikkat.
http://www.youtube.com/watch?v=sZDuVzFZrDU
http://www.youtube.com/watch?v=lIOgvXrZkto&feature=related
http://www.youtube.com/watch?v=H5NgEtmd28k
http://www.youtube.com/watch?v=Xr1N-GDpP5A
http://www.youtube.com/watch?v=VnWTFRUzrpU
fazla dinlerseniz hastalanabilirsiniz. aman dikkat.
sımsıcak nağnameler çağrıdır aşka
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka... Bana bunlari soyleten ey yar. Cik karşıma sana söyleyeceklerim var. Şöyle bir yaslan omzuma....
gönül seviyorsa sever her yaşta
bu son olsun artık istemem başka... Bana bunlari soyleten ey yar. Cik karşıma sana söyleyeceklerim var. Şöyle bir yaslan omzuma....
(bkz: tanburi cemil bey)
pişmanlığın, şaşkınlığın sesidir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
