''ulan o kadar para verdim'' dedirtip her gitmeye teşebbüs ettiğimde hareketimi sadece teşebbüsten ibaret bırakan çok büyük bir vicdani mesele..
insanın bünyesini 1 hafta boyunca esir alan, sporun sayısız nimetini ve yararını sürekli kendine tekrarlatan, bir yandan da ''kim gidecek şimdi o kadar yolu'', ''aman yarın giderim'', ''kolumu kaldıracak halim yok kim koşsun şimdi'' gibi sözleri içinden geçirirken sonunda arkadaşlardan gelen daha cazip bir teklifle mutlu sona ulaşan eylem.

Edit: Vay be herkes benim gibiymiş nasılsa, demek ki anormal değilim dedim veee gitmedim. (yine)
bir hevesle yazılıp en fazla 5 kez gidildikten sonra vazgecilir.
canın istemediği zamanlar gitmek için bahane olsun diye 3 aylık kayıt yaptırılsa bile gidilmeyecek, işin ucu kaçırılırsa sporu bıraktıracak olaydır.
spora üşenmeye gitmektir.
muhtemelen spora gitse de bisiklete ya da koşu bandına çıkmaya üşenecek yazarların yaptığıdır. evde rahat di mi yediğin önde yemediğin arkanda? swh.
"Form istiyorsan s*ke s*ke gideceksin." diye kendi kendine telkinlerde bulunduktan sonra antrenman bitince yağsız lor peyniriyle pirinç lapasını yutarken "Kas iyi, yağ ise kötüdür." cümlesini ilk söyleyen kişiyi saygıyla(!) anmak muhtemeldir.
ciddi ciddi spor yapmak isteyip de üşendiğim gerçeğini değiştiremiyorum..
Bir iki gündür aştığım durumdur. Bugun ayazagadan sariyere gidip geldim bisikletle.
Benimdir.Kışın hava soğuk diye gitmiyorum.Yazın da hava sıcak diye.Hep bir bahane var arkadaş.
Bunun neticesinde Spor salonuna verilen parayla vicdan azabı doğru orantılıdır.
Üşene üşene 80 kilo olduk aq ne olacak bu işler böyle muhiddin.
Poponu kaldır git üşenme
Nau nau deyip durma:)).
depresyonda olmaktan kaynaklanıyor olabilir. üşenmemek, spor yapmak lazım.
© copyright 2005 - 2026