bugün

entry'ler (2612)

en fakir özelliğiniz

Karton poşetleri yada kaliteli plastik poşetleri özenle saklamak.

ibrahim tatlıses

Yaşlandıkça elden ayaktan düşmesine sevindiğim tek kişi olabilir. Gücü kuvveti yerindeyken onlarca insana eziyet etmiştir. Ah almıştır. Programına gelen insanları aşağılamak, örselemek, halkın önüne atmak... Her türlü maymunluğu yapan bu adam güç zehirlenmesinin vücut bulmuş halidir. Özellikle Ceza'nın katılıdığı programda genç Ceza'nın önceki programla aynı tshirtü giymesi ve ucuz kıyafetler giyiyor olması sebebiyle "ne fakir oglansın başka kıyafetin yok mu " gibi hadsiz eleştirilerde bulunduğu bölüm nefret sebebidir. Mağarada doğan biri için oldukça iddialı bir söylemdir.

yazarların en sevdiği koku

Deniz kokusudur.

yağmurlu havayı seven insan

Yağmurlu havada evden çıkmak, bir yere yetişmek zorunda olmayan insandır. Yazın memleketteki dağ evimizde yağmur yapmasına bayılıyorken; çalışmak zorunda olduğum aylarda istanbulda hele ki iş çıkış saatlerinde yağmur yağmasından nefret etmenin sebebi budur.

sosyal medyanın gavatlığı normalleştirmesi

Mağaramızda musmutlu yaşarız ki.

influencer kocası

Her inluencer kadın aynı olmamakla birlikte, birçok influencer kadının eşi için zor bir durumdur. Dünyada cehennemi yaşamak da denebilir. Ülkemizde maalesef biraz ünlenmek için biraz vücudunuzu göstermeniz gerekiyor. Daha doğru tabirle kısayoldan influencer olmanın yolu maalesef bu.

instagramda dolaşırken arada yeni influencer olmaya çalışan hesaplar karşınıza çıkmaktadır. Bu profillere girdiğinizde toplam 10-12 video olduğunu görürsünüz. ilk 9-10 videoda ablamız gayet normal bir video çekmektedir ve videolar 10.000 dahi izlenmemektedir. Sonra ablamız yılmış olacak ki 11. videoda kameraya biraz arkasını dönerek (farkında değilmiş gibi, sanki o videoyu paylaşmadan önce izlememiş gibi) amiyane tabirle vücudunu ön plana çıkararak bir video çeker. Görürsünüz ki 11. ve 12. videolar ilk videoların aksine 300.000-500.000 izlenmiş. Zaten sizin önünüze düşen videosu da o çook izlenen videosu olur. Anlarsınız ki abla 9-6 çalışmaktan yorulmuş ve ünlü olmak için her tuşa basmaya karar vermiştir. Elbette seçimine saygı duyulacaktır. Ama o ablanın eşi olmak ister miydim? Hiç sanmıyorum.

oy kullanmayı bilmeyen akp seçmeni

En hayırlı seçmendir. Eğrisi doğrusuna denk gelmektedir.

pakistan

Halkının her an elinin ayağının tozlu olduğunu düşündüğüm ülke.

islamcı arap coğrafyasının içler acısı hali

Hiçbir konuda hiçbir şekilde gelişememektelerdir. Arap kültürünü, islam sanmalarından sebep sürekli saçma bir "ahlak" duvarına takılmaktan burunlarının ucunu görememektelerdir.

orta doğu da sadece 4 devlet vardır

Burdan Mısır'la Türkiye çıkar, israil'de Avrupa ligine gider.
(bkz: htalks)

eşine penisi küçük dediği için ceza alan kadın

Title of my sextape!

(bkz: brooklyn nine nine)

erkek erkeğe tatile gitmek

Otel tatili yapacaksanız başlamadan bitebilecek tatildir. Birçok otel sadece erkeklerden oluşan grupları otellerine kabul etmemektedir. Zamanında bu sebepten az mı savaşlar verilmiştir ötellerle?

testislerin bacaklara yapışması

Testislerin genel olarak konforsuz bir organ olduğu açıktır.(Yine de Allah yokluğunu göstermesin) Hele yaz aylarında uyumaya çalışırken başa bela olmaktadır.

giresun pastası

Pastadan çok gofretimsi bir kurabiyeye daha çok benzeyen, pasta denmesinin pastanelerde satılan "şekerli kuru pastalara" benziyor oluşundan kaynaklandığını düşündüğüm yemek. Çocukluğu Giresun'da geçen Giresunlular bu pastayı garip bir şekilde sevmektedir. Bunu nispeten yoksul geçen çocukluk yıllarında yiyebildikleri tek tatlı şey olmasına bağlıyorum. Eminim o yıllarda eti karam diye birşey olsa adını bile bilmezdik bu yemeğin. Ayrıca neo-giresunluların pek de beğenmediği yemektir.

erkeklerin namus organı neresidir sorunsalı

Butt and dick.

kadınların alt statüdeki birine bakmaması

Elbette tek tük bakacak kadın vardır. Ama bütün kız arkadaşlarım en gelenekçiden -sözde- en idealistine iş ciddi ilişkilere gelince, öncelikle maddi sonrasında da hayattaki statüsüne bakarak kendi statüsünün üstünde erkekleri arıyor. Hatta şöyle söyleyeyim bazı arkadaşlarım flörtlerinin -onlara göre- yetersiz bulduğu yönlerini anlatırken içimden, "ya senin statün ne ki? ortalama bir maaşla ortalama bir hayat sürüyorsun, entelektüel hiçbir yanın yok. En son kitabını 5 yıl önce okumuşsun. konuştuğun adama sen ne verebilirsin?" demek geçiyor. Açık konuşmak gerekirse bazılarına çok üstü kapalı ima edince "e ben güzelim" minvalinde sığlıktan boğulduğum cevaplar alıyorum. Erkekten tüm statü beklentilerinin karşılığında kendini güzel sanan kadının sunabilecekleri tam liste:
* -Genellikle- makyaj yapmadığında bir boka benzemeyen sıfat,
* Sivilce izli kara kuru bir cilt,
* Anoreksiya yakınlarında bir vücut (kendini fit sanma cılızsın) ya da
* Minimum %23 yağ oranı (memen/kalçam büyük diye geçinebilir hayır sen obezsin)
* Ölü balık kokulu x
* Hayata karşı farkındalık seviyesinin epey düşük olduğunu ortaya koyan bir sohbet

Anlayacağınız kendisi bomboş bir insan olmasına rağmen erkekten yüksek statü bekleyen kadınların hadlerinin ekseriyetle bildirilmesini hemcinslerimden talep ediyorum. Hiçbir halt olmayan kadınların egosunu şişirmeyin.

30 yaşında bekar erkek

Statüsüne göre durumu farklı değerlendirmesi gereken erkek yaşıdır. Otuz yaşında ama bitik biriyse, özellikle maddi yönden zayıfsa, kendine iyi bakmıyorsa, iyi giyinemiyorsa vs. geçmiş olsun. birkaç yıl içinde sapkınlığa evrilmesi çok muhtemeldir. Bu halde ki erkeğin tek tük konuştuğu kişi olur onlar da elinde olan minicik imkanları sömürüp çocuğu salarlar. Bilinmelidir ki bunu yapan kadınlar bile en düşük statüye sahip kadınlardır(-O kız paramızı yedi kanzi).

Ancak özellikle maddi gücü yerinde, sonrasında fiziksel olarak bakımlı iyi durumda olan otuz yaşındaki erkek için durum bambaşkadır. 20-29 yaş aralığındaki kadınlar için altın çilek konumundadır. Statü, varlık, imkanlar hat safhada ise prime dönemindeki kadınlarla bolllca şansı olacak erkektir.

kedin ölünce üzülme ne zaman duruyor

Bu başlık beni derinden yaraladı. Kendi deneyimimi anlatayım. Genel olarak acıyla mücadele edebilen birisiyimdir.

Kedim Ais'ın (ays) öldüğü gün hayatımdaki en kötü günlerden biriydi. Rezalet bir gün geçirdim. Ama kötü duyguları üstümden atmanın yolunu biliyorum. Başka şeylerle meşgul olmak! Çocukluk arkadaşlarım sağ olsun toplanmışlar benim için birinin evindeyiz. Bilgisayarda takılıyoruz falan. Bir arkadaşımız da uyuyor ama 1-2 saat içinde işe gidecek, bu bilgi önemli. Biz böyle bilgisayar oynarken aklıma uyuyan arkadaşın işe gidip gitmediği takıldı. (Kedisi olanlar bilir, bu uzaylılar sürekli evde serseri serbest dolandıkları için refleks olarak bir gözünüz kedinin üstünde olur. Bir saat ortada yoksa bir tur atar bakarsınız nerede diye) Neyse, arkadaşın işe gidip gitmediğini sorayım derken içeriye doğru yanlışlıkla şu şekilde seslendim:
" - Ais gitti mi kanka?" ...
Derin bir sessizlikle arkadaşım odadan yanıma geldi, yüzünde buruk bir gülüş. Ağzından şu kelimeler döküldü:

"+ Gitti kanka * "

Altımıza sıçmalı gülmüştük.

Şimdi üzülme durumu bende 1-2 hafta sürmüştü. 1 ay kadar "Evde kedi var" refleksleriniz sürüyor ve bu refleksler size kedinizin öldüğünü hatırlatıyor. Dışarıdan gelince kapının arasından çıkmasın diye kapıyı dikkatle açarken, evde göremeyince gelsin diye boş bulunup seslenince, mama saati geldi düşüncesi aklınıza gelince kedinizin öldüğünü hatırlıyorsunuz. Bu en az 1 ay sürüyor.

30 yaşındaki kız evde kalmış mıdır

Kadının statüsüne göre değişir. Aynısı erkek için de geçerli olacaktır. Ama kendi hayat tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki genelde otuzlu yaşlarda prime dönemleri geride kalan ablalarımız, evlenilecek birini bulma arayışlarını yoğunlaştırır.

erden timur

Kalpazan gibi görünmektedir.
© copyright 2005 - 2026