bugün
- iyi menemenin sırrı17
- sözlüğün yeni tasarımı13
- sigara içmek8
- muslettin amca23
- gece gelen açlık5
- insanlık nasıl geliştirilebilir5
- fatma betül sayan kaya8
- yeraltı varlıkları7
- sözlüğe ne oldu5
- alexander nübel3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- mehmet şimşek5
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- gülden karaböcek2
- pankek8
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- michael myers3
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- aşk bir yemek olsaydı8
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- üniversite yıllarını özlemek4
- memeliler kaça ayrılır2
- hangi yemek nerede yenir4
- anın görüntüsü25
- ucanpembekoala4
- 5 kasım 2026 mehmet şimşek açıklaması2
- kendimi intihar edeceğim2
- caligula'nın korkusu5
- dingiringi ringi ringi dingiringi ringi ringi3
- şaka maka 7 yıllık yazar olmak3
- karpuzcu libos panda2
- kum dökmek4
- mısır ekmeği2
- recep tayyip erdoğan2
- gülşen in memeleri14
- hayatın anlamı ne3
- gece yolculuğu2
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi2
- paraya önem verip tutumluluk yapan kız4
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- ataşehir de rastgele ateş açılması4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- olmayınca olmaması4
şarap ve yemek eşleşmesinde uzmanlaşmış kişi.
her bir yemek öğesini en iyi tamamlayacak şarapları eşleştirir ve önerir. restoran müşterileriyle doğrudan temas halindedir. pek tabii öneride bulunmadan önce, müşterinin (misafir de diyebiliriz) öncelikli tercihleri ve bütçe parametreleri dahilinde önerilerde bulunur.
(bkz: union de la sommellerie française) *
ayrıca; pek bilinmez ama, bira sommelierleri de vardır. *
bunlara da bakınız; *
(bkz: metrdotel)
(bkz: maitre d)
temsili görsel: https://eksiup.com/p/dr43751ru2af
her bir yemek öğesini en iyi tamamlayacak şarapları eşleştirir ve önerir. restoran müşterileriyle doğrudan temas halindedir. pek tabii öneride bulunmadan önce, müşterinin (misafir de diyebiliriz) öncelikli tercihleri ve bütçe parametreleri dahilinde önerilerde bulunur.
(bkz: union de la sommellerie française) *
ayrıca; pek bilinmez ama, bira sommelierleri de vardır. *
bunlara da bakınız; *
(bkz: metrdotel)
(bkz: maitre d)
temsili görsel: https://eksiup.com/p/dr43751ru2af
"tortu nedir bilmeyiz,
biz merlot'nun erleri!
yuva yaptık mahzende,
shiraz dolu kadehlerde!
mantar tanımaz açarız,
yüz yıllık şişeleri!
tirbüşonla dalarız,
kupaj şarap sevenlere!"
şeklinde bir andı bulunan meslek.
biz merlot'nun erleri!
yuva yaptık mahzende,
shiraz dolu kadehlerde!
mantar tanımaz açarız,
yüz yıllık şişeleri!
tirbüşonla dalarız,
kupaj şarap sevenlere!"
şeklinde bir andı bulunan meslek.
şarap eksperi. güzel şarap arayışçısı. şarabın tüm yapılış aşamalarına hakim olan kişi.
hakkında bir yazı
-----------------------------------
Dünyanın en iyi Sommelieri
Her 3 yılda bir ASI (Association de la Sommellerie Internationale) tarafından düzenlenen 2010 Dünyanın en iyi Sommelieri yarışması nisan ayında Şilinin başkenti Santiagoda düzenlendi.
Devlet ve özel sektör bir araya gelip ülkelerini ve şaraplarını en iyi biçimde tanıtmak için yarışmayı el birliği ile organize etmişler. Ben de yarışmayı izlemek ve çok sevdiğim Şiliyi tekrar görmek için Şiliye gittim.
Kimdir, nedir peki Sommelier? Sommelier bir restaurantta başta şarap olmak üzere tüm içeceklerin tedarikinden, stoklanmasına, mönüleştirilmesinden satışına kadar sorumlu olan kişidir. Bir anlamda restaurantın içecek direktörüdür. Masalar özel siparişleri için ona danışır, yemek & şarap uyumundan tutun da şarabın üretimi, damıtık içkiler, su, kahve, çaya kadar konunun uzmanıdır. işte 51 ülkeden dünyanın en iyi Sommelierleri Dünya şampiyonunu belirlemek için Şilide buluştular.
Şilinin tanımı bence ispanyolca konuşan, kuzey Avrupa disiplinine sahip, doğa ve insan olarak da Akdeniz sıcaklığında cennet bir ülke. Ant dağlarının eteğinde 170 km en, 4200 km boya sahip ince uzun bir coğrafyası var. Her an her mevsim yaşanabiliyor. Güneyde Patagonyada kar ve buz varken, kuzeyde dünyanın en kuru çölü olan Atakama çölü ülkeyi bir iklim yelpazesi haline getiriyor. Okyanustan gelen soğuk Humbolt akıntısının serinliği, sıcak ve kavruk bölgeleri ferahlatıyor.
Biz Türkleri deprem bilen ve tecrübeli olarak andılar sunuşlarda. Ben depremden hemen sonra acaba nasıl bir felaket ile karşılaşacağız? diye düşünürken, depremin izine bile rastlamadık. Birkaç 18. Yüzyıl binasında çatlak, yıkılmış birkaç gecekondu. Görünüşte hepsi bu. Bu insanları takdir etmemek mümkün değil.
Bizi VIP salonundan karşılayıp, otellerimize yerleştirdikten sonra hemen konferanslar başladı.
Şarapta sürdürülebilirlik, biodinamik gibi konuları tartışmaya başladık. Adamlar aşmış. Kültürleri, bizim ülkemizdekine benzer muhteşem doğa ve onun sundukları ile barış içinde, doğayı yıpratmadan bozmadan yaşamak ve doğanın nimetlerine saygı duymak üzerine kurulu. Her konuda bugün tartışılan sürdürebilirlik, tarımsal ürünlerde daha da bir önemli oluyor.
Biodinamik işine pek aklım yatmadı. Gerçi yıldız falına da pek inanmam ama biodinamik uygulamaların sündürebilirlik ve bio ile yakından bağları var. Birçok üretici biodinamik şarap yapmak için yeni bağlar, tesisler kurmuş. Her biri bir mimari şaheser. Kimi iknaların güneş takviminden esinlenmiş, kimi de doğanın kendi döngüsünden. Gerçi şarap işi zaten doğanın döngüsüne paralel olarak yapılır. Üzüm hasadını atalarının yaptığı gibi ay döngüsüne bağlayıp gece yapmak, şaraphanelerde yumurta formunu mimariden tankların dizilişine kadar uygulamak gibi sistemler geliştirmişler.
Bu arada şaraphanelerde şarabı pompa ile sarsmamak için tanklar arası aktarmayı şaraphaneleri kat kat yapıp, katlar arası yer çekimini kullanarak gerçekleştirmişler.
Concha y Toro, Montes, Casa Lapostolle, , Seña, Errazuriz gibi birçok büyük üreticinin tesislerini, bağlarını gezdik, ikon şaraplarını tattık. Mesajı aldık. Şili artık sadece ucuz şarapta başarılı değil. Üst düzey şaraplarda akıllara zarar şaraplar üretmişler. Doğayı gözlemleyip, onun suyuna gitmişler. Kaliteli bağcılık yapıp, bağdan iyi üzüm çıkınca da onu en iyi şekilde işleyip, olgunlaştırıp harika şaraplar yapmışlar. Almaviva, Amelia, Don Melchor, Seña, Purple Angel gibi birçok ikon şarabı keyfine vara vara tattık. Kendi ikon üzümleri olarak benimsedikleri Carmenere üzümünden harika şarapları keşfettik. Muhteşem Pinot Noirlar, Cabernetler, Chardonnaylar içtik.
Bir çok Şilili üretici özellikle Fransız ve Amerikan üreticiler ile iş birliğine gidip ortak şaraplar yapmışlar. Concha y Toro ünlü Fransız Baron Philippe de Rotschild ailesi ile ortak Almavivayı yapmış. Errazuriz ünlü Amerikalı üretici Robert Mondavi ile Señayı yapmış. Casa Lapostolle markası ise Fransızların nefis likörü Grand Marnierin sahipleri tarafından Şilide üretilmekte. Umarım bizim ülkemizde de üreticilerimiz şaraplarını dünyaya açmak için böyle büyük üreticiler ile konsorsiyumlar kurarlar.
Bu arada okyanusun nimetleri yengeç, somon eşliğinde Şilinin bir diğer önemli ihracat kalemi olan avokadoyu bol bol yedik. Hemen komşu Arjantinden gelen harika Black Angus dana eti ile kırmızı şarapların keyfini sürdük.
Bu ısınma turlarının ardından yarışma başladı. 51 ülkenin yarışmacıları önce ilk on, ardından ilk üçe girmek için kapıştılar. 2008 yılında Türk Sommelier Derneği (TSD) adına Avrupa şampiyonu olan sevgili dostum Fat Duck Londranın sommelieri isa BAL favoriler arasında iken yarışmadan hemen önce erken doğmaya karar veren oğlu Meteyi ve eşini yalnız bırakmamak adına yarışmadan çekildi. Onun yerine Zuma Resaurant istanbulun sommelieri Serdar KOMBE yarışmaya Türkiye ve TSD derneği adına katıldı.
Yarışmayı ingiltere adına Fransız kökenli Gerard Basset kazandı. Gerard yıllardır finale kalır ancak bir türlü birinciliği alamazdı. isa, finale katılamayarak Gerardın işini bir hayli kolaylaştırdı. ikinciliği isviçreden gene yarışmanın final müdavimi Paolo Basso, üçüncülüğü de Fransadan David Biraud kaptı.
Gelecek yarışma 2013te Tokyoda düzenlenecek. Umarım ülkemizde de bu arada daha çok sommelier yetişir de, isanın yolundan gidip, dünyada Türk şarabını tanıtmak adına ve Türkiyede de düzgün şarap servisi gerçekleştirebilmek için çaba gösterirler.
Oğul TÜRKKAN
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14613585.asp
hakkında bir yazı
-----------------------------------
Dünyanın en iyi Sommelieri
Her 3 yılda bir ASI (Association de la Sommellerie Internationale) tarafından düzenlenen 2010 Dünyanın en iyi Sommelieri yarışması nisan ayında Şilinin başkenti Santiagoda düzenlendi.
Devlet ve özel sektör bir araya gelip ülkelerini ve şaraplarını en iyi biçimde tanıtmak için yarışmayı el birliği ile organize etmişler. Ben de yarışmayı izlemek ve çok sevdiğim Şiliyi tekrar görmek için Şiliye gittim.
Kimdir, nedir peki Sommelier? Sommelier bir restaurantta başta şarap olmak üzere tüm içeceklerin tedarikinden, stoklanmasına, mönüleştirilmesinden satışına kadar sorumlu olan kişidir. Bir anlamda restaurantın içecek direktörüdür. Masalar özel siparişleri için ona danışır, yemek & şarap uyumundan tutun da şarabın üretimi, damıtık içkiler, su, kahve, çaya kadar konunun uzmanıdır. işte 51 ülkeden dünyanın en iyi Sommelierleri Dünya şampiyonunu belirlemek için Şilide buluştular.
Şilinin tanımı bence ispanyolca konuşan, kuzey Avrupa disiplinine sahip, doğa ve insan olarak da Akdeniz sıcaklığında cennet bir ülke. Ant dağlarının eteğinde 170 km en, 4200 km boya sahip ince uzun bir coğrafyası var. Her an her mevsim yaşanabiliyor. Güneyde Patagonyada kar ve buz varken, kuzeyde dünyanın en kuru çölü olan Atakama çölü ülkeyi bir iklim yelpazesi haline getiriyor. Okyanustan gelen soğuk Humbolt akıntısının serinliği, sıcak ve kavruk bölgeleri ferahlatıyor.
Biz Türkleri deprem bilen ve tecrübeli olarak andılar sunuşlarda. Ben depremden hemen sonra acaba nasıl bir felaket ile karşılaşacağız? diye düşünürken, depremin izine bile rastlamadık. Birkaç 18. Yüzyıl binasında çatlak, yıkılmış birkaç gecekondu. Görünüşte hepsi bu. Bu insanları takdir etmemek mümkün değil.
Bizi VIP salonundan karşılayıp, otellerimize yerleştirdikten sonra hemen konferanslar başladı.
Şarapta sürdürülebilirlik, biodinamik gibi konuları tartışmaya başladık. Adamlar aşmış. Kültürleri, bizim ülkemizdekine benzer muhteşem doğa ve onun sundukları ile barış içinde, doğayı yıpratmadan bozmadan yaşamak ve doğanın nimetlerine saygı duymak üzerine kurulu. Her konuda bugün tartışılan sürdürebilirlik, tarımsal ürünlerde daha da bir önemli oluyor.
Biodinamik işine pek aklım yatmadı. Gerçi yıldız falına da pek inanmam ama biodinamik uygulamaların sündürebilirlik ve bio ile yakından bağları var. Birçok üretici biodinamik şarap yapmak için yeni bağlar, tesisler kurmuş. Her biri bir mimari şaheser. Kimi iknaların güneş takviminden esinlenmiş, kimi de doğanın kendi döngüsünden. Gerçi şarap işi zaten doğanın döngüsüne paralel olarak yapılır. Üzüm hasadını atalarının yaptığı gibi ay döngüsüne bağlayıp gece yapmak, şaraphanelerde yumurta formunu mimariden tankların dizilişine kadar uygulamak gibi sistemler geliştirmişler.
Bu arada şaraphanelerde şarabı pompa ile sarsmamak için tanklar arası aktarmayı şaraphaneleri kat kat yapıp, katlar arası yer çekimini kullanarak gerçekleştirmişler.
Concha y Toro, Montes, Casa Lapostolle, , Seña, Errazuriz gibi birçok büyük üreticinin tesislerini, bağlarını gezdik, ikon şaraplarını tattık. Mesajı aldık. Şili artık sadece ucuz şarapta başarılı değil. Üst düzey şaraplarda akıllara zarar şaraplar üretmişler. Doğayı gözlemleyip, onun suyuna gitmişler. Kaliteli bağcılık yapıp, bağdan iyi üzüm çıkınca da onu en iyi şekilde işleyip, olgunlaştırıp harika şaraplar yapmışlar. Almaviva, Amelia, Don Melchor, Seña, Purple Angel gibi birçok ikon şarabı keyfine vara vara tattık. Kendi ikon üzümleri olarak benimsedikleri Carmenere üzümünden harika şarapları keşfettik. Muhteşem Pinot Noirlar, Cabernetler, Chardonnaylar içtik.
Bir çok Şilili üretici özellikle Fransız ve Amerikan üreticiler ile iş birliğine gidip ortak şaraplar yapmışlar. Concha y Toro ünlü Fransız Baron Philippe de Rotschild ailesi ile ortak Almavivayı yapmış. Errazuriz ünlü Amerikalı üretici Robert Mondavi ile Señayı yapmış. Casa Lapostolle markası ise Fransızların nefis likörü Grand Marnierin sahipleri tarafından Şilide üretilmekte. Umarım bizim ülkemizde de üreticilerimiz şaraplarını dünyaya açmak için böyle büyük üreticiler ile konsorsiyumlar kurarlar.
Bu arada okyanusun nimetleri yengeç, somon eşliğinde Şilinin bir diğer önemli ihracat kalemi olan avokadoyu bol bol yedik. Hemen komşu Arjantinden gelen harika Black Angus dana eti ile kırmızı şarapların keyfini sürdük.
Bu ısınma turlarının ardından yarışma başladı. 51 ülkenin yarışmacıları önce ilk on, ardından ilk üçe girmek için kapıştılar. 2008 yılında Türk Sommelier Derneği (TSD) adına Avrupa şampiyonu olan sevgili dostum Fat Duck Londranın sommelieri isa BAL favoriler arasında iken yarışmadan hemen önce erken doğmaya karar veren oğlu Meteyi ve eşini yalnız bırakmamak adına yarışmadan çekildi. Onun yerine Zuma Resaurant istanbulun sommelieri Serdar KOMBE yarışmaya Türkiye ve TSD derneği adına katıldı.
Yarışmayı ingiltere adına Fransız kökenli Gerard Basset kazandı. Gerard yıllardır finale kalır ancak bir türlü birinciliği alamazdı. isa, finale katılamayarak Gerardın işini bir hayli kolaylaştırdı. ikinciliği isviçreden gene yarışmanın final müdavimi Paolo Basso, üçüncülüğü de Fransadan David Biraud kaptı.
Gelecek yarışma 2013te Tokyoda düzenlenecek. Umarım ülkemizde de bu arada daha çok sommelier yetişir de, isanın yolundan gidip, dünyada Türk şarabını tanıtmak adına ve Türkiyede de düzgün şarap servisi gerçekleştirebilmek için çaba gösterirler.
Oğul TÜRKKAN
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14613585.asp
eğitimini alan almayan herkesin yaptığı iştir ülkemizde. ulan bırak bilen yapsın yok, bizde her garson sommelier statüsündedir.
şarap garsonu. yemeğe göre şarabı seçip, tadarak müşteriye şarap hakkında bilgi verirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar