bugün
- yunanistan19
- irmik helvası vs un helvası18
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti15
- eve girer girmez sütyenini çıkaran erkek3
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı9
- bik bikle yemek yapmak10
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor4
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız4
- melamin tabak5
- dekolteye bakar mısınız9
- japonya23
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması10
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- türk kahvesi7
- gammazcı geldi gammazcııı hani'ya gammazcı2
- mal mısın2
- tez yazmak7
- sözlüğe yeni bir hava ve dinamizm getirmek4
- neden namaz kılmıyorsun7
- pembeyavuz'un pespembe olması2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket10
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin17
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması11
- ketçap aromalı ruffles10
- gammaz çetesi çökertildi8
- aykolik mehdi olsun kampanyası3
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- adanalı ateist10
- gavs darbesi5
- keşke küçükken sanayiye verselerdi2
- türkiye nin en soğuk ili3
- feleğin çemberinden geçmek3
- iklim mühendisliği2
- merminin mutfağına konuk olmak4
- sözlük kızının mutfağına konuk olmak istemiyoruz4
- hiç durmayan rüzgarın anlamı3
- bir insanı unutamamak3
- yalnız yaşamak istediğine aileyi ikna etmek2
- hiç porno izlememiş erkek9
- gürcistan26
- üşüyen erkek12
- yan flüt3
- islamcilara sorulmasi gereken sorular9
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
şarap eksperi. güzel şarap arayışçısı. şarabın tüm yapılış aşamalarına hakim olan kişi.
hakkında bir yazı
-----------------------------------
Dünyanın en iyi Sommelieri
Her 3 yılda bir ASI (Association de la Sommellerie Internationale) tarafından düzenlenen 2010 Dünyanın en iyi Sommelieri yarışması nisan ayında Şilinin başkenti Santiagoda düzenlendi.
Devlet ve özel sektör bir araya gelip ülkelerini ve şaraplarını en iyi biçimde tanıtmak için yarışmayı el birliği ile organize etmişler. Ben de yarışmayı izlemek ve çok sevdiğim Şiliyi tekrar görmek için Şiliye gittim.
Kimdir, nedir peki Sommelier? Sommelier bir restaurantta başta şarap olmak üzere tüm içeceklerin tedarikinden, stoklanmasına, mönüleştirilmesinden satışına kadar sorumlu olan kişidir. Bir anlamda restaurantın içecek direktörüdür. Masalar özel siparişleri için ona danışır, yemek & şarap uyumundan tutun da şarabın üretimi, damıtık içkiler, su, kahve, çaya kadar konunun uzmanıdır. işte 51 ülkeden dünyanın en iyi Sommelierleri Dünya şampiyonunu belirlemek için Şilide buluştular.
Şilinin tanımı bence ispanyolca konuşan, kuzey Avrupa disiplinine sahip, doğa ve insan olarak da Akdeniz sıcaklığında cennet bir ülke. Ant dağlarının eteğinde 170 km en, 4200 km boya sahip ince uzun bir coğrafyası var. Her an her mevsim yaşanabiliyor. Güneyde Patagonyada kar ve buz varken, kuzeyde dünyanın en kuru çölü olan Atakama çölü ülkeyi bir iklim yelpazesi haline getiriyor. Okyanustan gelen soğuk Humbolt akıntısının serinliği, sıcak ve kavruk bölgeleri ferahlatıyor.
Biz Türkleri deprem bilen ve tecrübeli olarak andılar sunuşlarda. Ben depremden hemen sonra acaba nasıl bir felaket ile karşılaşacağız? diye düşünürken, depremin izine bile rastlamadık. Birkaç 18. Yüzyıl binasında çatlak, yıkılmış birkaç gecekondu. Görünüşte hepsi bu. Bu insanları takdir etmemek mümkün değil.
Bizi VIP salonundan karşılayıp, otellerimize yerleştirdikten sonra hemen konferanslar başladı.
Şarapta sürdürülebilirlik, biodinamik gibi konuları tartışmaya başladık. Adamlar aşmış. Kültürleri, bizim ülkemizdekine benzer muhteşem doğa ve onun sundukları ile barış içinde, doğayı yıpratmadan bozmadan yaşamak ve doğanın nimetlerine saygı duymak üzerine kurulu. Her konuda bugün tartışılan sürdürebilirlik, tarımsal ürünlerde daha da bir önemli oluyor.
Biodinamik işine pek aklım yatmadı. Gerçi yıldız falına da pek inanmam ama biodinamik uygulamaların sündürebilirlik ve bio ile yakından bağları var. Birçok üretici biodinamik şarap yapmak için yeni bağlar, tesisler kurmuş. Her biri bir mimari şaheser. Kimi iknaların güneş takviminden esinlenmiş, kimi de doğanın kendi döngüsünden. Gerçi şarap işi zaten doğanın döngüsüne paralel olarak yapılır. Üzüm hasadını atalarının yaptığı gibi ay döngüsüne bağlayıp gece yapmak, şaraphanelerde yumurta formunu mimariden tankların dizilişine kadar uygulamak gibi sistemler geliştirmişler.
Bu arada şaraphanelerde şarabı pompa ile sarsmamak için tanklar arası aktarmayı şaraphaneleri kat kat yapıp, katlar arası yer çekimini kullanarak gerçekleştirmişler.
Concha y Toro, Montes, Casa Lapostolle, , Seña, Errazuriz gibi birçok büyük üreticinin tesislerini, bağlarını gezdik, ikon şaraplarını tattık. Mesajı aldık. Şili artık sadece ucuz şarapta başarılı değil. Üst düzey şaraplarda akıllara zarar şaraplar üretmişler. Doğayı gözlemleyip, onun suyuna gitmişler. Kaliteli bağcılık yapıp, bağdan iyi üzüm çıkınca da onu en iyi şekilde işleyip, olgunlaştırıp harika şaraplar yapmışlar. Almaviva, Amelia, Don Melchor, Seña, Purple Angel gibi birçok ikon şarabı keyfine vara vara tattık. Kendi ikon üzümleri olarak benimsedikleri Carmenere üzümünden harika şarapları keşfettik. Muhteşem Pinot Noirlar, Cabernetler, Chardonnaylar içtik.
Bir çok Şilili üretici özellikle Fransız ve Amerikan üreticiler ile iş birliğine gidip ortak şaraplar yapmışlar. Concha y Toro ünlü Fransız Baron Philippe de Rotschild ailesi ile ortak Almavivayı yapmış. Errazuriz ünlü Amerikalı üretici Robert Mondavi ile Señayı yapmış. Casa Lapostolle markası ise Fransızların nefis likörü Grand Marnierin sahipleri tarafından Şilide üretilmekte. Umarım bizim ülkemizde de üreticilerimiz şaraplarını dünyaya açmak için böyle büyük üreticiler ile konsorsiyumlar kurarlar.
Bu arada okyanusun nimetleri yengeç, somon eşliğinde Şilinin bir diğer önemli ihracat kalemi olan avokadoyu bol bol yedik. Hemen komşu Arjantinden gelen harika Black Angus dana eti ile kırmızı şarapların keyfini sürdük.
Bu ısınma turlarının ardından yarışma başladı. 51 ülkenin yarışmacıları önce ilk on, ardından ilk üçe girmek için kapıştılar. 2008 yılında Türk Sommelier Derneği (TSD) adına Avrupa şampiyonu olan sevgili dostum Fat Duck Londranın sommelieri isa BAL favoriler arasında iken yarışmadan hemen önce erken doğmaya karar veren oğlu Meteyi ve eşini yalnız bırakmamak adına yarışmadan çekildi. Onun yerine Zuma Resaurant istanbulun sommelieri Serdar KOMBE yarışmaya Türkiye ve TSD derneği adına katıldı.
Yarışmayı ingiltere adına Fransız kökenli Gerard Basset kazandı. Gerard yıllardır finale kalır ancak bir türlü birinciliği alamazdı. isa, finale katılamayarak Gerardın işini bir hayli kolaylaştırdı. ikinciliği isviçreden gene yarışmanın final müdavimi Paolo Basso, üçüncülüğü de Fransadan David Biraud kaptı.
Gelecek yarışma 2013te Tokyoda düzenlenecek. Umarım ülkemizde de bu arada daha çok sommelier yetişir de, isanın yolundan gidip, dünyada Türk şarabını tanıtmak adına ve Türkiyede de düzgün şarap servisi gerçekleştirebilmek için çaba gösterirler.
Oğul TÜRKKAN
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14613585.asp
hakkında bir yazı
-----------------------------------
Dünyanın en iyi Sommelieri
Her 3 yılda bir ASI (Association de la Sommellerie Internationale) tarafından düzenlenen 2010 Dünyanın en iyi Sommelieri yarışması nisan ayında Şilinin başkenti Santiagoda düzenlendi.
Devlet ve özel sektör bir araya gelip ülkelerini ve şaraplarını en iyi biçimde tanıtmak için yarışmayı el birliği ile organize etmişler. Ben de yarışmayı izlemek ve çok sevdiğim Şiliyi tekrar görmek için Şiliye gittim.
Kimdir, nedir peki Sommelier? Sommelier bir restaurantta başta şarap olmak üzere tüm içeceklerin tedarikinden, stoklanmasına, mönüleştirilmesinden satışına kadar sorumlu olan kişidir. Bir anlamda restaurantın içecek direktörüdür. Masalar özel siparişleri için ona danışır, yemek & şarap uyumundan tutun da şarabın üretimi, damıtık içkiler, su, kahve, çaya kadar konunun uzmanıdır. işte 51 ülkeden dünyanın en iyi Sommelierleri Dünya şampiyonunu belirlemek için Şilide buluştular.
Şilinin tanımı bence ispanyolca konuşan, kuzey Avrupa disiplinine sahip, doğa ve insan olarak da Akdeniz sıcaklığında cennet bir ülke. Ant dağlarının eteğinde 170 km en, 4200 km boya sahip ince uzun bir coğrafyası var. Her an her mevsim yaşanabiliyor. Güneyde Patagonyada kar ve buz varken, kuzeyde dünyanın en kuru çölü olan Atakama çölü ülkeyi bir iklim yelpazesi haline getiriyor. Okyanustan gelen soğuk Humbolt akıntısının serinliği, sıcak ve kavruk bölgeleri ferahlatıyor.
Biz Türkleri deprem bilen ve tecrübeli olarak andılar sunuşlarda. Ben depremden hemen sonra acaba nasıl bir felaket ile karşılaşacağız? diye düşünürken, depremin izine bile rastlamadık. Birkaç 18. Yüzyıl binasında çatlak, yıkılmış birkaç gecekondu. Görünüşte hepsi bu. Bu insanları takdir etmemek mümkün değil.
Bizi VIP salonundan karşılayıp, otellerimize yerleştirdikten sonra hemen konferanslar başladı.
Şarapta sürdürülebilirlik, biodinamik gibi konuları tartışmaya başladık. Adamlar aşmış. Kültürleri, bizim ülkemizdekine benzer muhteşem doğa ve onun sundukları ile barış içinde, doğayı yıpratmadan bozmadan yaşamak ve doğanın nimetlerine saygı duymak üzerine kurulu. Her konuda bugün tartışılan sürdürebilirlik, tarımsal ürünlerde daha da bir önemli oluyor.
Biodinamik işine pek aklım yatmadı. Gerçi yıldız falına da pek inanmam ama biodinamik uygulamaların sündürebilirlik ve bio ile yakından bağları var. Birçok üretici biodinamik şarap yapmak için yeni bağlar, tesisler kurmuş. Her biri bir mimari şaheser. Kimi iknaların güneş takviminden esinlenmiş, kimi de doğanın kendi döngüsünden. Gerçi şarap işi zaten doğanın döngüsüne paralel olarak yapılır. Üzüm hasadını atalarının yaptığı gibi ay döngüsüne bağlayıp gece yapmak, şaraphanelerde yumurta formunu mimariden tankların dizilişine kadar uygulamak gibi sistemler geliştirmişler.
Bu arada şaraphanelerde şarabı pompa ile sarsmamak için tanklar arası aktarmayı şaraphaneleri kat kat yapıp, katlar arası yer çekimini kullanarak gerçekleştirmişler.
Concha y Toro, Montes, Casa Lapostolle, , Seña, Errazuriz gibi birçok büyük üreticinin tesislerini, bağlarını gezdik, ikon şaraplarını tattık. Mesajı aldık. Şili artık sadece ucuz şarapta başarılı değil. Üst düzey şaraplarda akıllara zarar şaraplar üretmişler. Doğayı gözlemleyip, onun suyuna gitmişler. Kaliteli bağcılık yapıp, bağdan iyi üzüm çıkınca da onu en iyi şekilde işleyip, olgunlaştırıp harika şaraplar yapmışlar. Almaviva, Amelia, Don Melchor, Seña, Purple Angel gibi birçok ikon şarabı keyfine vara vara tattık. Kendi ikon üzümleri olarak benimsedikleri Carmenere üzümünden harika şarapları keşfettik. Muhteşem Pinot Noirlar, Cabernetler, Chardonnaylar içtik.
Bir çok Şilili üretici özellikle Fransız ve Amerikan üreticiler ile iş birliğine gidip ortak şaraplar yapmışlar. Concha y Toro ünlü Fransız Baron Philippe de Rotschild ailesi ile ortak Almavivayı yapmış. Errazuriz ünlü Amerikalı üretici Robert Mondavi ile Señayı yapmış. Casa Lapostolle markası ise Fransızların nefis likörü Grand Marnierin sahipleri tarafından Şilide üretilmekte. Umarım bizim ülkemizde de üreticilerimiz şaraplarını dünyaya açmak için böyle büyük üreticiler ile konsorsiyumlar kurarlar.
Bu arada okyanusun nimetleri yengeç, somon eşliğinde Şilinin bir diğer önemli ihracat kalemi olan avokadoyu bol bol yedik. Hemen komşu Arjantinden gelen harika Black Angus dana eti ile kırmızı şarapların keyfini sürdük.
Bu ısınma turlarının ardından yarışma başladı. 51 ülkenin yarışmacıları önce ilk on, ardından ilk üçe girmek için kapıştılar. 2008 yılında Türk Sommelier Derneği (TSD) adına Avrupa şampiyonu olan sevgili dostum Fat Duck Londranın sommelieri isa BAL favoriler arasında iken yarışmadan hemen önce erken doğmaya karar veren oğlu Meteyi ve eşini yalnız bırakmamak adına yarışmadan çekildi. Onun yerine Zuma Resaurant istanbulun sommelieri Serdar KOMBE yarışmaya Türkiye ve TSD derneği adına katıldı.
Yarışmayı ingiltere adına Fransız kökenli Gerard Basset kazandı. Gerard yıllardır finale kalır ancak bir türlü birinciliği alamazdı. isa, finale katılamayarak Gerardın işini bir hayli kolaylaştırdı. ikinciliği isviçreden gene yarışmanın final müdavimi Paolo Basso, üçüncülüğü de Fransadan David Biraud kaptı.
Gelecek yarışma 2013te Tokyoda düzenlenecek. Umarım ülkemizde de bu arada daha çok sommelier yetişir de, isanın yolundan gidip, dünyada Türk şarabını tanıtmak adına ve Türkiyede de düzgün şarap servisi gerçekleştirebilmek için çaba gösterirler.
Oğul TÜRKKAN
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/14613585.asp
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar