bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu26
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- uyudun mu mesajı12
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması3
- marmara depremi için ezber bozan açıklama4
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar9
- arabada sevişmek6
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- fazla samimiyet9
- 2027 2029 dönemi bütçe çağrısı resmi gazete de2
- sabah ezan i okunurken entry girmek3
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- duygusal yorgunluk3
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü22
- otelde sevişmek8
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- prenses gibi büyüyen kızlar4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- anın görüntüsü26
- mossad'ın kullandığı gizli ağ3
- gece gece canının adana dürüm çekmesi2
- kiraz cicegi kolonyasi41
- nev10
- mal mıyım sorunsalı13
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum3
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- 64 5 yaşında yks'ye hazırlanmak4
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- kanepede sevişmek3
- küt saçlı hatun12
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek4
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- küpe takan adama kız vermem diyen baba4
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- elidor4
- kocanızın kulağını deldirir misiniz4
- kulak memesi delik bir erkeği ciddiye almak4
- gece zurna dürüm söylemek3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- ismail kartal34
- sözlük kızlarının meme savaşı7
müziği son ses dinlenilmesi gereken grup. örneğin https://www.youtube.com/watch?v=ARn9E87DNLg
corey taylor en sağlam metal vokallerinden biridir. bir aralar slipknot grubunu terk etmişti ama şimdi geri döndü. sesini çok iyi kontrol ediyor ve brutal vokalin en iyilerinden biri. maskesi ayrı bir güzellik taşır tabi. grubun diğer üyeleride maske takarlar ve maske fikri shawn crahan a ayittir.
Metal müzik camiasının sevilen gruplarından biri.
Solistinin sesinin canlı performanslarında ne kadar iyi olduğunu görebiliriz.
https://www.youtube.com/watch?v=FrAGxWiAvTo
http://www.youtube.com/watch?v=-8KNEB3x1mg
Bana göre en iyi şarkısı Clan albümünden Fall parçasıdır.
Solistinin sesinin canlı performanslarında ne kadar iyi olduğunu görebiliriz.
https://www.youtube.com/watch?v=FrAGxWiAvTo
http://www.youtube.com/watch?v=-8KNEB3x1mg
Bana göre en iyi şarkısı Clan albümünden Fall parçasıdır.
az önce playlistime left behind Gelmiş grup. Dağılmış değillerdir ama aktif olarak müzik yapmıyorlar. Konserden konsere sadece.
Benim için efsaneleşmiş gruplardandır ortama kalite katmıştır. insanları şiddete yöneltmelerinden kasıt : Dünyada ki durumları şiddetle düşündürüp değerlendirme yapmamıza sebep olan duruşlarıdır. Sonuçta dağılmış olmaları sevenlerini üzmüştür.
tarzlarını pek beğenmediğim ve tavsiye edene 'banane' dediğim gruptur. tarzlarını pek beğenmemekle birlikte eleştirmenin bana düşmediğini düşünüyorum.
bateristi dışında bir şey olmayan grup, duality dışında şarkıları yok.
ağır abiler topluluğu.
bahceli ile sahne aldığı parçası enfestir.
http://inciswf.com/1285125490.swf
http://inciswf.com/1285125490.swf
ister ergen grubu ister başka bi türden grup diyin, dünyanın en iyi bateristine sahip oldukları gerçeğini değiştiremezsiniz. all hope is gone şarkısının * sözlerini okuyun.
edit: 2013 yılında vol:5 adlı bir albümleri çıkacak, bilginiz olsun.
edit: 2013 yılında vol:5 adlı bir albümleri çıkacak, bilginiz olsun.
Bol baş ağrısı yapan gruptur bana göre ama beğeneni de az değildir.
(bkz: ergen grupları)
nu metalden nefret etmeme rağmen sevdiğim gruptur. yani aslında tam olarak nu metal olduğunu da düşünmüyorum, biraz daha farklı bir tarzları var. ama eğer nu metal grubu oldukları kesin ve netse, bu tarzda sevdiğim tek gruptur.
iyi gruptur ama fazla hakkı yenilir. popüler olmaları, dinleyici kitleleri içerisinde emo, gotik, özenti gibi bilimum işe yaramazlarında bulunması nedeniyle tamamen "ya sev ye terket" grubu olmuşlardır. ne grubu seven kitlenin çoğunluğu ne de gruptan ölesiye nefret eden kitle slipknot'u anlamaya çalışmazlar. seveni için slipknot gaz müzik demektir, sevmeyeni için ise palyaçolar sürüsüdür. peki kazın ayağı gerçekten öyle midir?
slipknot, ilk albümünü çıkardığında aslında uzun süredir aktif olan ama resmi albüm yayınlamamış bir gruptu. grubun şu an demo olarak kabul ettiği '96 çıkışlı mate feed kill repeat albümüne bakarsanız, grubun aslında oldukça deneysel bir koldan geldiğini görebilirsiniz. albüm, grubun şu an bilinen müziğinden farklı olarak deneysel şarkı yapıları, yer yer jazz ve funk gibi tarzlardan etkileşimler içermektedir. tabii grup, piyasaya çıkışını bu albümle yapamadığı için tipik slipknot hayranları bu albümü genellikle bilmezler. aslında slipknot'un nerelerden geldiğini görmek için yararlı bir eserdir ve içinde slipknot, gently, do nothing/bitchslap gibi dinlenesi şarkılar bulundurmaktadır.
grubun bildiğimiz anlamda çıkışını yaptığı ilk albümü '99 çıkışlı slipknot, nu-metal tarzının zirvede olduğu dönemde piyasaya çıkmıştı ve medya tarafından hemen nu-metal olarak kategorilendirilmişti. bu noktada da bazı açılımlar yapmak gerekiyor. nu-metal, içindeki rap etkilerine rağmen groove metal'den temel almış bir türdür. fakat ticari kaygılar ve plak şirketlerinin müdahaleleriyle tarz, kısa süreli, direkt ve vurucu olmaya yönelik şarkılar doğurmuştur. groove metal kadar önemli bir çıkış noktası da ünlü grup faith no more'dur. oldukça şahsına münhasır bir grup olan faith no more, müziğindeki deneysel yaklaşımlar sayesinde birçok nu-metal grubunu da etkilemiştir. kabul edilen ilk nu-metal grubu korn'un çıkış albümünde bu formüller gayet net olarak işliyordu ve grubun rap yönü, sert yönüne baskın çıkmıyordu. korn'un yanında limp bizkit ve deftones gibi önemli gruplara bakarsanız, rap kısmının bir şekilde dengelendiğini görebilirsiniz. nu-metal'in gittikçe tüketilir, rap müzik etkisi ağırlaştırılmış yöne kayıp linkin park gibi çerez gruplar doğurmasının tek sebebi mtv'nin korn'u "himayesine alamaması" nedeniyledir. korn, özellikle '98 tarihli follow the leader albümünden sonra mtv'de gittikçe azalan rotasyonlar almaya başlamış ama yine tarz adına güçlü albümler çıkarmaya devam etmiştir ve mtv'nin baskısına rağmen müziğini tam anlamıyla kolay dinlenir ve tüketilir rock/rap karması bir yöne çekmemiştir.
slipknot bu anlamda baktığımızda, mtv'nin o dönemlerde hiçte üstüne oynamak istemeyeceği bir grup imajıyla piyasaya çıkmıştır. slipknot'ta nu-metal vardır ama asla tam anlamıyla nu-metal grubu olmamışlardır. çünkü müzik çok daha serttir, nu-metal gruplarının tercih etmediği derecede sert riffleri, bateri partisyonlarını ve perküsyonları kullanarak piyasaya çıkmışlardır. ayrıca dokuz tane, yüzünü maskeyle saklayan, işçi üniformasıyla sahneye çıkan ve agresif sahne performansları sergileyen adamlardan oluşmaları doğal olarak kendilerine ilgi uyandırmıştır. ama slipknot, hem imaj, hem müzik olarak mtv'nin istediği bir grup değildir.
ilk albümlerinde sert ve kaotik bir alternative metal örneği sergileyen grup, groove ağırlıklı riffleri, nu-metal etkileşimli yapılarla birleştirmiş ve brutal vokalden rap tarzı söylemeye kadar çeşitli şekillerde vokallerde kullanmıştır. grubun nu-metal gruplarına göre daha sert olan yanı, üyelerin extreme metal sevgisinden kaynaklanmaktadır ki kendileri death metal, thrash metal ve speed metal tarzlarına olan saygılarını çok kez belirmişlerdir. ikinci albüm iowa ile ilk albümlerindeki istedikleri tarzı tam anlamıyla oturtan grup, çok daha sert, amansız, çiğ ve agresif bir albüm çıkartmıştır. iowa, asla saf bir nu-metal albümü değildir, delişmen bir alternative metal eseridir. grubun şu an hala belki en beğenilen albümü olan iowa, gruba oldukça büyük başarı kazandırmıştır. ardından gelen vol.3 (the subliminal verses) değişim sinyalleri veren eserdir. grubun müziği olgunlaşmaya başlamıştır, daha oturaklı şarkı yapıları üzerine giden grup, groove yönünü arka plana atmadan şarkılara temiz vokaller, sololar, yer yer aksak ritmler eklemiştir. nu-metal etkisi çok azaltılmıştır. bu değişim grubun çiğ tarzını seven kitle tarafından pek olumlu karşılanmasa da görünen o ki grup olgunlaşmaktadır ve değişmektedir ve bunu yaparken sendelememişlerdir. grubun son albümü all hope is gone ise geçen sene yayınlanmıştır. albüm, vol.3'teki değişimi tamamlayan basamaktır, grup artık alternative metal yanını tamamen extreme metal tarzlarıyla desteklemektedir ve nu-metal kökenlerini tamamen terketmiştir. oldukça olgun ve oturaklı besteler, ağır aksak melodiler, oldukça iyi sololar, artan çift gitar partisyonları ve dinamik bateri partisyonları albümü kritiklerin gözünde başarılı yapmaya yetmiştir. şahsen, grubun iowa ile yarattığı kaosu çok sevsem de kendi zevkime en uyan albümleri olarak son iki albümlerini gösteririm ki özellikle all hope is gone, bu grubun tamamen hakkının yendiğini, bir grup palyaço olmaktan öte kendilerini günden güne geliştiren iyi müzisyenler olduğunu bana kanıtlamıştır.
aslında on senelik profesyonel kariyerlerinde aldıkları yolu takdir etmemek elde değil. ama grup buna rağmen çokça eleştiriliyor. bu konuda da şu yorumları yapmak isterim. slipknot, kuruluş olarak tepeden başlamış, demo bile çıkartmadan profesyonel albüm yapmış bir grup değil. ailelerin bayılacağı bir grup hiç değil. hepsi garip garip maskelerle sahneye çıkan adamlar. yaptıkları müzik olarak mtv ayarı değiller, ana akıma göre sertler. tek günahları popüler olmak, o da kime göre neye göre. slipknot'u samimi bulmayanlar da olabilir. o zaman şunu da dikkate almak gerekir, samimiyet, zamanla azalan birşeydir. müzikte de bu böyledir. çoğu grup parayı görünce ticari kaygıları öne çekerek samimiyetinden kaybeder.asıl dikkat edilmesi gereken nokta müzikalite olmalıdır. slipknot, nihilist bir müzik grubundan daha kontrollü bir gruba dönüştü ama aykırı imajını da devam ettirdi. bu noktada grubun şöyle bir önemi var. imaj ve müzik olarak ana akımda başarı elde etmelerinin zor olmasına rağmen oldukça başarılı olduklarını söylemiştim. slipknot sert müziğin "halka indirgenmesi"nde rol oynuyor şu an. yani, bu müziği medyanın "öcü" diye etiketleyerek ailelere kötülemesine karşılık, bir geçiş grubu rolü üstleniyor. seksenlerde geçiş grupları olarak tek derdi hatun kaldırmak ve seks olan hair metal grupları varken, doksanlar ile birlikte bu görevi daha agresif temelli gruplar üstlendi ve slipknot'ta bu gruplar içerisinde en başarılı olanlardan birisi. korn, limp bizkit, deftones eskisi kadar güçlü kaleler değil ama slipknot hem popülaritesinin zirvesinde hem de müzikal açıdan da gittikçe sağlamlaşıyor. o yüzden slipknot'un şu anda bir geçiş grubu olarak ön planda olması kötü birşey değildir. bir death metal grubu bu noktada olamayacakken, slipknot, death metal'den de etki içeren müziğiyle bir geçiş rolü üstleniyor.
dolayısıyla slipknot'u hor görmemek ve kişisel zevkler göz önüne alınarak tekrar değerlendirmek gerekiyor. hayran kitlesindeki işe yaramaz kısımı boşverin. bu adamlar kendi hayranları için müzik yapsalardı üçüncü defa iowa dinliyor olurduk. her albümde kendini geliştirmek kolay iş değildir ama slipknot, ticari kaygılara ve plak şirketinin kendilerine büyük oynamasına rağmen bunu yapıyor. sahne performansı olarakta şu an varolan en deli gruplardan birisi. bir alternative metal grubu olarak daha da ne yapsınlar...
slipknot, ilk albümünü çıkardığında aslında uzun süredir aktif olan ama resmi albüm yayınlamamış bir gruptu. grubun şu an demo olarak kabul ettiği '96 çıkışlı mate feed kill repeat albümüne bakarsanız, grubun aslında oldukça deneysel bir koldan geldiğini görebilirsiniz. albüm, grubun şu an bilinen müziğinden farklı olarak deneysel şarkı yapıları, yer yer jazz ve funk gibi tarzlardan etkileşimler içermektedir. tabii grup, piyasaya çıkışını bu albümle yapamadığı için tipik slipknot hayranları bu albümü genellikle bilmezler. aslında slipknot'un nerelerden geldiğini görmek için yararlı bir eserdir ve içinde slipknot, gently, do nothing/bitchslap gibi dinlenesi şarkılar bulundurmaktadır.
grubun bildiğimiz anlamda çıkışını yaptığı ilk albümü '99 çıkışlı slipknot, nu-metal tarzının zirvede olduğu dönemde piyasaya çıkmıştı ve medya tarafından hemen nu-metal olarak kategorilendirilmişti. bu noktada da bazı açılımlar yapmak gerekiyor. nu-metal, içindeki rap etkilerine rağmen groove metal'den temel almış bir türdür. fakat ticari kaygılar ve plak şirketlerinin müdahaleleriyle tarz, kısa süreli, direkt ve vurucu olmaya yönelik şarkılar doğurmuştur. groove metal kadar önemli bir çıkış noktası da ünlü grup faith no more'dur. oldukça şahsına münhasır bir grup olan faith no more, müziğindeki deneysel yaklaşımlar sayesinde birçok nu-metal grubunu da etkilemiştir. kabul edilen ilk nu-metal grubu korn'un çıkış albümünde bu formüller gayet net olarak işliyordu ve grubun rap yönü, sert yönüne baskın çıkmıyordu. korn'un yanında limp bizkit ve deftones gibi önemli gruplara bakarsanız, rap kısmının bir şekilde dengelendiğini görebilirsiniz. nu-metal'in gittikçe tüketilir, rap müzik etkisi ağırlaştırılmış yöne kayıp linkin park gibi çerez gruplar doğurmasının tek sebebi mtv'nin korn'u "himayesine alamaması" nedeniyledir. korn, özellikle '98 tarihli follow the leader albümünden sonra mtv'de gittikçe azalan rotasyonlar almaya başlamış ama yine tarz adına güçlü albümler çıkarmaya devam etmiştir ve mtv'nin baskısına rağmen müziğini tam anlamıyla kolay dinlenir ve tüketilir rock/rap karması bir yöne çekmemiştir.
slipknot bu anlamda baktığımızda, mtv'nin o dönemlerde hiçte üstüne oynamak istemeyeceği bir grup imajıyla piyasaya çıkmıştır. slipknot'ta nu-metal vardır ama asla tam anlamıyla nu-metal grubu olmamışlardır. çünkü müzik çok daha serttir, nu-metal gruplarının tercih etmediği derecede sert riffleri, bateri partisyonlarını ve perküsyonları kullanarak piyasaya çıkmışlardır. ayrıca dokuz tane, yüzünü maskeyle saklayan, işçi üniformasıyla sahneye çıkan ve agresif sahne performansları sergileyen adamlardan oluşmaları doğal olarak kendilerine ilgi uyandırmıştır. ama slipknot, hem imaj, hem müzik olarak mtv'nin istediği bir grup değildir.
ilk albümlerinde sert ve kaotik bir alternative metal örneği sergileyen grup, groove ağırlıklı riffleri, nu-metal etkileşimli yapılarla birleştirmiş ve brutal vokalden rap tarzı söylemeye kadar çeşitli şekillerde vokallerde kullanmıştır. grubun nu-metal gruplarına göre daha sert olan yanı, üyelerin extreme metal sevgisinden kaynaklanmaktadır ki kendileri death metal, thrash metal ve speed metal tarzlarına olan saygılarını çok kez belirmişlerdir. ikinci albüm iowa ile ilk albümlerindeki istedikleri tarzı tam anlamıyla oturtan grup, çok daha sert, amansız, çiğ ve agresif bir albüm çıkartmıştır. iowa, asla saf bir nu-metal albümü değildir, delişmen bir alternative metal eseridir. grubun şu an hala belki en beğenilen albümü olan iowa, gruba oldukça büyük başarı kazandırmıştır. ardından gelen vol.3 (the subliminal verses) değişim sinyalleri veren eserdir. grubun müziği olgunlaşmaya başlamıştır, daha oturaklı şarkı yapıları üzerine giden grup, groove yönünü arka plana atmadan şarkılara temiz vokaller, sololar, yer yer aksak ritmler eklemiştir. nu-metal etkisi çok azaltılmıştır. bu değişim grubun çiğ tarzını seven kitle tarafından pek olumlu karşılanmasa da görünen o ki grup olgunlaşmaktadır ve değişmektedir ve bunu yaparken sendelememişlerdir. grubun son albümü all hope is gone ise geçen sene yayınlanmıştır. albüm, vol.3'teki değişimi tamamlayan basamaktır, grup artık alternative metal yanını tamamen extreme metal tarzlarıyla desteklemektedir ve nu-metal kökenlerini tamamen terketmiştir. oldukça olgun ve oturaklı besteler, ağır aksak melodiler, oldukça iyi sololar, artan çift gitar partisyonları ve dinamik bateri partisyonları albümü kritiklerin gözünde başarılı yapmaya yetmiştir. şahsen, grubun iowa ile yarattığı kaosu çok sevsem de kendi zevkime en uyan albümleri olarak son iki albümlerini gösteririm ki özellikle all hope is gone, bu grubun tamamen hakkının yendiğini, bir grup palyaço olmaktan öte kendilerini günden güne geliştiren iyi müzisyenler olduğunu bana kanıtlamıştır.
aslında on senelik profesyonel kariyerlerinde aldıkları yolu takdir etmemek elde değil. ama grup buna rağmen çokça eleştiriliyor. bu konuda da şu yorumları yapmak isterim. slipknot, kuruluş olarak tepeden başlamış, demo bile çıkartmadan profesyonel albüm yapmış bir grup değil. ailelerin bayılacağı bir grup hiç değil. hepsi garip garip maskelerle sahneye çıkan adamlar. yaptıkları müzik olarak mtv ayarı değiller, ana akıma göre sertler. tek günahları popüler olmak, o da kime göre neye göre. slipknot'u samimi bulmayanlar da olabilir. o zaman şunu da dikkate almak gerekir, samimiyet, zamanla azalan birşeydir. müzikte de bu böyledir. çoğu grup parayı görünce ticari kaygıları öne çekerek samimiyetinden kaybeder.asıl dikkat edilmesi gereken nokta müzikalite olmalıdır. slipknot, nihilist bir müzik grubundan daha kontrollü bir gruba dönüştü ama aykırı imajını da devam ettirdi. bu noktada grubun şöyle bir önemi var. imaj ve müzik olarak ana akımda başarı elde etmelerinin zor olmasına rağmen oldukça başarılı olduklarını söylemiştim. slipknot sert müziğin "halka indirgenmesi"nde rol oynuyor şu an. yani, bu müziği medyanın "öcü" diye etiketleyerek ailelere kötülemesine karşılık, bir geçiş grubu rolü üstleniyor. seksenlerde geçiş grupları olarak tek derdi hatun kaldırmak ve seks olan hair metal grupları varken, doksanlar ile birlikte bu görevi daha agresif temelli gruplar üstlendi ve slipknot'ta bu gruplar içerisinde en başarılı olanlardan birisi. korn, limp bizkit, deftones eskisi kadar güçlü kaleler değil ama slipknot hem popülaritesinin zirvesinde hem de müzikal açıdan da gittikçe sağlamlaşıyor. o yüzden slipknot'un şu anda bir geçiş grubu olarak ön planda olması kötü birşey değildir. bir death metal grubu bu noktada olamayacakken, slipknot, death metal'den de etki içeren müziğiyle bir geçiş rolü üstleniyor.
dolayısıyla slipknot'u hor görmemek ve kişisel zevkler göz önüne alınarak tekrar değerlendirmek gerekiyor. hayran kitlesindeki işe yaramaz kısımı boşverin. bu adamlar kendi hayranları için müzik yapsalardı üçüncü defa iowa dinliyor olurduk. her albümde kendini geliştirmek kolay iş değildir ama slipknot, ticari kaygılara ve plak şirketinin kendilerine büyük oynamasına rağmen bunu yapıyor. sahne performansı olarakta şu an varolan en deli gruplardan birisi. bir alternative metal grubu olarak daha da ne yapsınlar...
http://youtu.be/Wws7mnMewPw ile olayı bitirmiş eğlenceli müzik yapan abartılmaması gereken bir grup.
ergenlerin ve metal müzik hakkında kıt bilgiye sahip olanların metal sanıp dinledikleri grup. aman neyse gidip kaliteli şeyler dinlemesinler zaten.
psychosocial adlı şarkısı ile gönülleri fetheden metal grup.
az önce master of puppets coverlarını dinledim. bişeye benzemiş. olmuş.
tam ayrıntılı dinlemediğim ancak bikaç parçasının iyi olduğunu düşündüğüm grup.
ama baba grupların yanında ismi anılmaz o ayrı.
ama baba grupların yanında ismi anılmaz o ayrı.
numetal değil hardcore/thrash grubu.
wait and bleed şarkısının yavaş girişine hayran olup dinlemeye başladığım gruptur. Liselilerin elinde oyucak olmasa bari.
Paul Gray'den sonra bir süre kendini toparlayamacağı bence kesin gözüken, hiç bir zaman favori grubum olmasalarda Heretic Anthem ile gönlümü çalan grup. Ayrıca Paul Gray'in vefatından sonra anladım ki biri vefat ettiğinde kasetlerin satış patlaması yapması Türkiye'ye has bir durum imiş.
iowa'nın gururları. (bkz: this cold black)
ergenlerin sevgilisi. bir bok değildirler.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar