bugün
- sözlüğün en masum yazarları13
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi9
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip6
- fusya semsiyeli yabanci28
- sözlükteki gammazlar lobi si10
- başka kırbaç yemek isteyen var mı5
- şarapçının birden tayyipçi olması10
- kırbacı ile adalet dağıtan yakışıklı4
- sözlükteki lobicilik faaliyetleri4
- bir sözlük kızıyla edebiyat hakkında konuşmak8
- arkadaşlar larissa kim8
- sözlükte kendini sibel can diye tanıtan nineler9
- nervio23
- uludağ sözlük size ne kattı16
- arkadaşlar bakar mısınız bi3
- harun isimli yazarlar3
- erdoğan ı sevmeyip onun ülkesinde yaşamak5
- larisalisa7
- sözlüğü bıraksam üzülür müsün sözlük5
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye2
- sinek as2
- sözlükte yazan ünlüler8
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- en son ne yediniz3
- sözlük kızlarının kahveleri9
- bir kadının en zevk aldığı an6
- lan şemsiyeci5
- sarapci koala41
- enayimiknatisii ile cincinnati3
- cola turka2
- tai lung45
- hangi sözlük kızının eteğinin altındayım5
- fuşya yüzünden sözlükte kimseye güven kalmaması4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i9
- şemsiyeli larissamıymış4
- erkeklerin taciz edildiği anlar5
- arkadaşlar galiba kavga var6
- özelleştirmenin kötü bir şey olduğunu sanan tip2
- sarı şeker yargılanmalıdır2
- şarapçı koala yalnız değildir8
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci20
- tembel avrat böreği5
- gocu25
- melih gökçek'in 5 milyar doları olması2
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- ellerim bomboş2
- beni silik yapacak mod daha anasından doğmadı2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı34
- tuzlu kahve dizisi10
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya4
finali şaşırtıcı filmler arasındadır.
Sonunda anlıyoruz ki;
O güzel ressam kızın sonunu, sevgilileri hazırlamıştır.
O güzel ressam kızın sonunu, sevgilileri hazırlamıştır.
Özellikle final sahnesinde Selam Ergencin buzdolabındaki görüntüsü cok basarılıydı. Ayrıca Ugur Polat ve Selma Ergenc bu filmden sonra gercekten sevgili olmuslar. O kadar romantik sahneden sonra aksi mümkün değildi zaten değil mi ?
eftik, sıradan bir türk filmidir. tek güzel yanı selma ergeç 'tir. ona katlanılabilir belki.
kitabini okuduktan sonra film hayal kirikligi fakat final sahnesi güzel cekilmis buda sadece final sahnesinde görebildigimiz(daha önce sadece polis sevgilisinin hayallerinde görebiliyoruz kendisini) selma ergecin basarisidir.
insanın damağında çok güzel bi tat bırakan, bu kadar az ilgi görmesine anlam veremediğim çok başarılı bir film..
ilyas salman'dan ne kadar tiksinsem de bu film kısacak bi rol de olsa döktürmüş hakkaten.. adam rolu resmen yaşamış..
ilyas salman'dan ne kadar tiksinsem de bu film kısacak bi rol de olsa döktürmüş hakkaten.. adam rolu resmen yaşamış..
atilla dorsay' ın finali için, ' roman polanski okusaydı mutlaka sinemaya uyarlardı ' dediği kitap. finalde nefessiz kaldığınızı hissedebilirsiniz. diğer yandan çetrefilli bir kayıp soruşturmasının ardında yatan politik gerçekleri de hatırlatır ahmet ümit.
44. altın portakal yarışmasında
'''şafak dijital film stüdyoları'''na
en iyi labratuar ödülünü kazandıran iyi bir sinema filmidir
'''şafak dijital film stüdyoları'''na
en iyi labratuar ödülünü kazandıran iyi bir sinema filmidir
O kadar yavaş akmasına rağmen seyirciyi bırakmayan yapısıyla oldukça beğendiğim filmdir.
filmden çıkan anafikir ise: korunmadan sex yapmayın! insanın başına herşey gelebilir... *
filmden çıkan anafikir ise: korunmadan sex yapmayın! insanın başına herşey gelebilir... *
insanın beynini meşgul eden bir ahmet ümit romanı. oldukça ilginç ve hüzünlü bir sonu var. ve bu ilginç sonu hazırlayan unsurların da kitapta verilen çok fazla ayrıntı olduğu fikrindeyim.
Romanı ve filmi olsa da, bu başlık hep bir pusuya yatmışlığı, bilinmezi beklemeyi ve gecenin soğuğunda hafiften titremeyi çağrıştırmıştır. Aslında böyle bir ortamı bulunca, yakacaksın ateşi, kuracaksın çilingiri diyenlerin sayısının hiç de az olmadığı iki güzel kelime.
bu roman, evli barklı bir polis komiserinin arka sokak yaşamının bir kesitini, sevda çılgınlığı ve kırgınlığı ile besli bir kesitini sizlere yansıtıyor.
bu roman, olayların sonundan başlayıp, adım adım öncelere gelişen bir çizgide soluğumuzu kese kese ilerliyor. yarı düş, yarı gerçek bir sevda yaşamından geçe geçe, aydınlık bir noktaya varıncaya dek sürüp giden, acılı, meraklı yollardan geçe geçe, sonunda umulmaz, beklenmez bir sürprizle karşılaşma, romana inanılmaz bir sürek avı heyecanı katıyor.
romanı daha açık olarak alalım ele:
romanın baş kişisi sedat adında bir komiserdir. mine adında bir kıza tutulmuştur, uyumlu bir evlilik yaşamının kaçamağında. bu aşk bir arka sokak aşkıdır, tadı tuzu yerli yerinde. ne var ki mine, bu pörsümüş aşkın ötesinde faik adlı bir deli-fişek sol içerikli, sol donanımlı bir delikanlıya tutulmuştur. alın size bir kıskançlık olayı ki, sonu ölümler, yıkımlarla yüreğimizi parçalıyor.
sis ve gece adlı roman, polis içerikli, polis havalı, polis yaşamlı bir roman, gelişigüzel olaylara bulanmış, gelgeç yaşam çizgisinin çok ötelerinde, insan psikolojisini zorlayan, bir sevda ekseninde gelişip, insancıllığa kanat geren bir yaşam serüveni. evli, çoluk çocuk sahibi bir polis görevlisinin, arka sokak serüvenini yaşayan ve bizlere yaşatan, olağanüstü olaylarda, değme yazarlara özgü yetenekleri sollayan bir beceri ustalığında önümüze sürüyor evli bir adamın arka sokak serüvenini acısı, zehiri ile. gerçekle düş arasında gelişip giden yaşamın bir faturasıdır bu nefis roman. romanda her şey bir sis perdesi altında geçiyor, gece karanlığına uzanarak.
romanın asıl can alıcı noktası, bir çatışma sonunda yaralanan mine'nin ortadan kayboluşu. sevgilisi faik'le birlikte pusuya düşürülen mine'nin, kimin kurşunuyla yaralandığının ve ortadan kayboluşunun serüveni romanın can alıcı noktasında düğümlenip kalmaktadır. komiser sedat'ın, mine'ye olan aşkının kırıklığına bakmadan sürdürdüğü araştırma, inanılmaz bir aptalca sonuçlanmanın sürprizinde noktalanıyor.
bu roman, olayların sonundan başlayıp, adım adım öncelere gelişen bir çizgide soluğumuzu kese kese ilerliyor. yarı düş, yarı gerçek bir sevda yaşamından geçe geçe, aydınlık bir noktaya varıncaya dek sürüp giden, acılı, meraklı yollardan geçe geçe, sonunda umulmaz, beklenmez bir sürprizle karşılaşma, romana inanılmaz bir sürek avı heyecanı katıyor.
romanı daha açık olarak alalım ele:
romanın baş kişisi sedat adında bir komiserdir. mine adında bir kıza tutulmuştur, uyumlu bir evlilik yaşamının kaçamağında. bu aşk bir arka sokak aşkıdır, tadı tuzu yerli yerinde. ne var ki mine, bu pörsümüş aşkın ötesinde faik adlı bir deli-fişek sol içerikli, sol donanımlı bir delikanlıya tutulmuştur. alın size bir kıskançlık olayı ki, sonu ölümler, yıkımlarla yüreğimizi parçalıyor.
sis ve gece adlı roman, polis içerikli, polis havalı, polis yaşamlı bir roman, gelişigüzel olaylara bulanmış, gelgeç yaşam çizgisinin çok ötelerinde, insan psikolojisini zorlayan, bir sevda ekseninde gelişip, insancıllığa kanat geren bir yaşam serüveni. evli, çoluk çocuk sahibi bir polis görevlisinin, arka sokak serüvenini yaşayan ve bizlere yaşatan, olağanüstü olaylarda, değme yazarlara özgü yetenekleri sollayan bir beceri ustalığında önümüze sürüyor evli bir adamın arka sokak serüvenini acısı, zehiri ile. gerçekle düş arasında gelişip giden yaşamın bir faturasıdır bu nefis roman. romanda her şey bir sis perdesi altında geçiyor, gece karanlığına uzanarak.
romanın asıl can alıcı noktası, bir çatışma sonunda yaralanan mine'nin ortadan kayboluşu. sevgilisi faik'le birlikte pusuya düşürülen mine'nin, kimin kurşunuyla yaralandığının ve ortadan kayboluşunun serüveni romanın can alıcı noktasında düğümlenip kalmaktadır. komiser sedat'ın, mine'ye olan aşkının kırıklığına bakmadan sürdürdüğü araştırma, inanılmaz bir aptalca sonuçlanmanın sürprizinde noktalanıyor.
başından sonuna kadar her sahnesinde uğur polat'ın oynadığı filmdir. adam filmde maksimum 15 saniye görünmemezlik etti. adamın bıyıklarından filme konsantre olamadım lan! *
bab-ı esrar adlı kitabıyla bana boşuna zaman kaybettirdiğini düşündüğüm yazardan beklemediğim hikaye. Gayet güzel ve sürükleyiciydi. Yazık değerini bulamadı.
an itibariyle star tv'de yayınlanmaktadır.
sik ve gece birbirlerine aşıktır. Karanlık çöker çük kalkar. *
etkileyici bir ahmet ümit romanıdır.
gerçi yazarımızın diğer kitaplarını okuyunca kitapları arasındaki fark da daha belirgin ortaya çıkıyor.
ama ne olursa olsun dilinin akıcılığı ve okuyucuyu olayların içinde sürüklemesi güzel bir lezzet olarak karşımızda.
ileri okumalar için;
(bkz: beyoğlu rapsodisi)
(bkz: sultanı öldürmek)
(bkz: patasana)
gerçi yazarımızın diğer kitaplarını okuyunca kitapları arasındaki fark da daha belirgin ortaya çıkıyor.
ama ne olursa olsun dilinin akıcılığı ve okuyucuyu olayların içinde sürüklemesi güzel bir lezzet olarak karşımızda.
ileri okumalar için;
(bkz: beyoğlu rapsodisi)
(bkz: sultanı öldürmek)
(bkz: patasana)
okuyup okadar da begenemedigim kitap. hem sonunun öyle olacagi da belliydi. pek sürükleyen yani da yoktu. ha vardi da ben görmediysem ayri tabi. demek istedigim bir ahmet ümit kitapidir.
ahmet ümit'in ilk yazdığı kitaplar olması dolayısıyla edebi açıdan asla bir istanbul hatırası olamayacak kitap. olay örgüsü güzeldir orası ayrı.
sultanı öldürmek, istanbul hatırası kitaplarının da başaramadığı gibi bu kitap da ahmet ümit'i sevdiremiştir bana. saırsam daha da okumam bu adamı. acaba ben aslında edebiyat sevmiyorum da farkında mı değilim sözlük?
--spoiler--
ahmet ümit'in sonunu iyi bağlayamadığı kitabıdır. kitabın sonu her ne kadar çarpıcı olsa da "mine teröristlerin evindemiydi?" , "mine'yi sedat mı vurdu yoksa hamilelik kanamalarından mı öldü?", "çocuk sedat'tan mı fahri'den mi?", "kızı buz dolabına maria mı koydu?" gibi soruların cevabını okuyucuya veremediği için hayal kırıklığına uğratmıştır.
--spoiler--
ahmet ümit'in sonunu iyi bağlayamadığı kitabıdır. kitabın sonu her ne kadar çarpıcı olsa da "mine teröristlerin evindemiydi?" , "mine'yi sedat mı vurdu yoksa hamilelik kanamalarından mı öldü?", "çocuk sedat'tan mı fahri'den mi?", "kızı buz dolabına maria mı koydu?" gibi soruların cevabını okuyucuya veremediği için hayal kırıklığına uğratmıştır.
--spoiler--
yıllar önce okurken kafamda sedat karakterini uğur polat olarak şekillendirip, yıllar sonra filmi çekilip afişinde uğur polatı görünce dumur olduğum kitaptır.
Ahmet ümit'in müthiş kitabıdır. Sonu neydi öyle hıammısına...
tam da öyle bi zaman dilimindeyiz.
çöken sis daha bi hissettiriyor geceyi.
çöken sis daha bi hissettiriyor geceyi.
Ahmet Ümit'in polisiye romanı. Filmi de çekilmiştir ama romanını okuduysanız filmini izlemeyin bence. Bırakın karakterler hayalinizdeki gibi kalsın *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar