bugün
- osuruktan şiirler89
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- 22 ağustos 20262
- saw serisini bir gunde izlemek2
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- pazartesi işe gidecek olmak4
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- crush grubu2
- g i l d e d l i l y28
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- victor osimhen20
- nasıl birisiniz15
- tcg anadolu da robotik cerrahi denemesi2
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- nah sana oy17
- diamond bosphorus8
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- velvet48
- game of thrones taki kerhaneci16
- beybi leydi7
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması6
- gürcistan göçmenleri13
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- yeni parti de bölünebilir10
- türk solcusu6
- simko320
- uludağ sözlük bakanlıkları3
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- güzel kızların mutsuz olması5
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- ankara6
- miras davası5
- almancıları sevmemek11
- ölmedeyiz uludağ sözlük12
- öcalan isterse savunma bakanı olsun10
- 195 boyunda 134 kilo minnoş kalpli erkek5
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=95968,10,104
ustteki linkten ulasilabilecek yaziyi yazan sahis. itiraf edeyim ki yazinin sonunda "pekiyi pek guzel" butonunu aradim.
ustteki linkten ulasilabilecek yaziyi yazan sahis. itiraf edeyim ki yazinin sonunda "pekiyi pek guzel" butonunu aradim.
http://www.haberturk.com/...cat=160&dt=2007/11/24
alttaki bir yorum ise durumu özetliyor:
'' başladı millet eteklerindeki taşları dökmeye. ''
alttaki bir yorum ise durumu özetliyor:
'' başladı millet eteklerindeki taşları dökmeye. ''
cumhurbaskani abdullah gül'e köse cagirdigi gazeteciler arasinda kendi ismine yer vermedigi icin bir hayli icerleyen, bu icerlemesini de bir baska sekilde cikarmaya calisan yazar.
linkini veremiyorum o kismin arsivlerden bulunabilir: 26.12.07- aksam gazetesi.
linkini veremiyorum o kismin arsivlerden bulunabilir: 26.12.07- aksam gazetesi.
* VAKiT GAZETESiNiN SÜRMANŞETTEN ÖVDÜĞÜ GAZETECiDiR. yazık diyorum serdar turgut'a, sadece yazık. keşke hiç genel yayın yönetmeni olmasaydı da, güzel güzel yazılarını okumaya devam edebilseydik.
röportajdan:
soru: peki atatürk dönemi o kadar masum muydu?
s.t. "atatürk dine karşıydı" demem. bunu bana dedirtemezsiniz. *
röportajdan:
soru: peki atatürk dönemi o kadar masum muydu?
s.t. "atatürk dine karşıydı" demem. bunu bana dedirtemezsiniz. *
zamanında f1 ve rock n coke hakkında yazısına ayar vermek adına benimde bir kaç satır karalayıp kendisine gönderdiğim, kendini yazar sanan şaşkın.
bahsi geçen yazı için:
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=50980,10,104
bahsi geçen yazı için:
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=50980,10,104
her sabah işe giderken arabasının camından izlediği türkiye'nin durumunu, bugünkü "türkiye gözlemleri" isimli yazısında nüktedan bir üslubla kaleme almış, klişe tabirle yarmış yazardır.
--spoiler--
Sudan lideri, bence başcelladı olan kişiyi de beraberinde getirip ona Anıtkabir özel defteri'ni imzalattı. Sudan liderinin ziyaretinin en iyi yanı, bize Uganda eski lideri idi Amin'i yakışıklı ve güzel algılatmasıydı.
--spoiler--
--spoiler--
Üç ay kadar önce "Çankaya'da türban olur mu" diye tartışıyorduk. Dün bir resepsiyon fotoğrafı gördüm, Çankaya'da türbansız kadın yoktu. Ben gelişme diye buna derim işte.
--spoiler--
--spoiler--
Köksal Toptan'ın saç modeli gittikçe Elvis Presley'in saç modelini andırmaya başladı.
Toptan, protokolde arkasında kalmasına rağmen en azından saç modeli konusunda Gül'e fark attı.
--spoiler--
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=106050,10,104
--spoiler--
Sudan lideri, bence başcelladı olan kişiyi de beraberinde getirip ona Anıtkabir özel defteri'ni imzalattı. Sudan liderinin ziyaretinin en iyi yanı, bize Uganda eski lideri idi Amin'i yakışıklı ve güzel algılatmasıydı.
--spoiler--
--spoiler--
Üç ay kadar önce "Çankaya'da türban olur mu" diye tartışıyorduk. Dün bir resepsiyon fotoğrafı gördüm, Çankaya'da türbansız kadın yoktu. Ben gelişme diye buna derim işte.
--spoiler--
--spoiler--
Köksal Toptan'ın saç modeli gittikçe Elvis Presley'in saç modelini andırmaya başladı.
Toptan, protokolde arkasında kalmasına rağmen en azından saç modeli konusunda Gül'e fark attı.
--spoiler--
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=106050,10,104
selahattin duman gibi yazmaya çalışan bir yazar. çok okuduğunu, çok bildiğini, kitaplardan bol bol örnekler vermesinden, sürekli kitap mubabbeti yapmasından anlıyoruz. iyi, güzel, okumak güzeldir, falan filan da. bu adam akşam gazetesine yayın yönetmeni olduktan sonra köşeyi doldurmak adına öyle ucuz yazılar yazmıştır ki, yazıları nasıl kötü yazı yazılır konusunda örnek olarak gösterilebilir. aynı gün hem gündem isimli köşede siyasi konuları yorumlayıp, hem de kendi köşesini doldurmaya çalışmaktan devreleri yanmış, nihayetinde iyice zırvalamaya başlamıştır. sürekli seks, penis, rana, kitaplar ve kendisinin ne kadar deli, sapık, çılgın olduğundan bahseder durur. sıradışı biri olduğunu kanıtlamak için taklalar atar. akp iktidarına bazen yalakalık yapar, ulusalcılık trendi yükseldiğinde de bazen komik şekilde muhalefet yapmaya çalıştığı gözlemlenir. yine de, acaba bugün ne yumurtlamış diyerek okutturur kendini.
uslubundan hazzetmedigim, yazilarinda kendince espri falan yaptigini zanneden yazar. yazdigi yazilarin basliklarindan da ne oldugu hakkinda fikir elde edilebilir.
(bkz: penise okuyup uflemek)
(bkz: romantik seks uzerine)
(bkz: penise okuyup uflemek)
(bkz: romantik seks uzerine)
Genel yayın yönetmeni olmasının verdiği sorumluluk nedeniyle çoğu zaman günde iki yazı yazan genel yayın yönetmeni. iki yazı yazdığı günlerde bir yazısı siyasi , diğeri edebiyat, yaşam tarzi veya espritüeldir.
yillardir severek okudugum yazar. Turkiye'nin kulturlu ender adamlarindan.
Yanliz bugun AKP'ye oy verenler icin cahiller yaklastirmasi yaparken biraz acimasizdi sanirim. Hayir buna ''AKP baskaninin sinirli demeclerinden hoslanan insanlar icin dedim'' diye kilif aramasin.
Cumhuriyet yillarinin gelenek ve dinamiklerinden bahsetmis, turban konusunda bunlarin hafife alindigina dem vurmus.
Peki (ben yurtdisindayim son 10 yildir tr de oy veremedim) cahil insan yakistirmasi yaparken bu cumhuriyet geleneklerine siz de zarar vermiyor musunuz? AKP yi iktidara tasiyanlar, rusyanin devrimini yasatsalar ve sizin gibi aristokrat kesilenleri indirseler, koyluye agam mi diyeceksiniz?
Yoksa sizde yargitaydaki gibi bir isik mi gordunuz?
yoksa bu konularda her zaman ozgur ve cesur yazilari olan emin colasana mi ozeniyorsunuz.
yeni mi?
Yanliz bugun AKP'ye oy verenler icin cahiller yaklastirmasi yaparken biraz acimasizdi sanirim. Hayir buna ''AKP baskaninin sinirli demeclerinden hoslanan insanlar icin dedim'' diye kilif aramasin.
Cumhuriyet yillarinin gelenek ve dinamiklerinden bahsetmis, turban konusunda bunlarin hafife alindigina dem vurmus.
Peki (ben yurtdisindayim son 10 yildir tr de oy veremedim) cahil insan yakistirmasi yaparken bu cumhuriyet geleneklerine siz de zarar vermiyor musunuz? AKP yi iktidara tasiyanlar, rusyanin devrimini yasatsalar ve sizin gibi aristokrat kesilenleri indirseler, koyluye agam mi diyeceksiniz?
Yoksa sizde yargitaydaki gibi bir isik mi gordunuz?
yoksa bu konularda her zaman ozgur ve cesur yazilari olan emin colasana mi ozeniyorsunuz.
yeni mi?
bir zamanlar hürriyet gazetesinin kara mizah türü yazilariyla ilgi ceken yazari. oldukca provokatif yazilariyla kendine özgü bir okuyucu kitlesi vardi. simdi aksam da oldugunu duydum ama hürriyetten ayrildiktan sonra okuma firsatim olmadi nedense.
Arada sırada gündem adı altında genel yayın yönetmeni kimliğiyle ülke meselelerinin nabzını tutmaya çalışan gazeteci.
Bugünkü gündem başlığı altında başbakana hitaben ülkedeki gerginlikten bahsetmiş, dolaylı yoldan askeri/sivil darbe uyarısı yapmıştır.
Daha pekçok köşe yazarı da sayın serdar turgut gibi ülkenin gerim gerim gerildiğini, kitlelerin patlama noktasına geldiği anlatıp durmaktadır. Evet birçoğu bu yüksek tansiyondan bahsediyor.
Ancak kafama takılan birşey var, acaba bu köşe yazarları bizim bilmediğimiz göremediğimiz farklı bir türkiye'den mi bahsediyorlar. Etrafıma şöyle bir baktığım zaman kimsede gerginlik falan göremiyorum ben. insanlar gayet huşu içinde işlerine gidiyorlar, gündelik aktivitelerini yerine getiriyorlar. Ha, şikayetleri var elbette, ekmeğe, elektriğe, doğalgaza ve bilumum tüketim maddesine gelen zamlar bellerini büküyor ama bu ülkede kim ne zaman zamlara karşı çıkmış ki. Üçbeş gün ah vah eder yaşamlarını sürdürürler, ama asla gerilmezler.
Gazeteci tayfasının bahsettiği toplumsal kırılma, ulusal gerginlik ve benzeri kaos emareleri bu memleketin neresinde? Bilenler lütfen beni de aydınlatsınlar. Ya da biz uzayda yaşıyoruz da farkında mı değiliz.
Ben söyleyeyim... Gazeteci güruhunun bahsettiği o toplumsal kırılma, gerginlik, yüksek tansiyon vs. unsurlar sadece ve sadece bir avuç insanı kapsıyor. Ve belli yerlerde ortaya çıkıyor, ama halk bunları hiçbir şekilde s.klemiyor. Çünkü halk oyunu vermiş, yöneticilerini yetkilendirmiş ve bir kenara çekilmiş, dizi izler gibi gelişmeleri izliyor, abartsalar çekirdek falan da çitleyecekler, o derece yani.
Ülkede gerilim olduğunu höykürenlere buradan seslenmek istiyorum, okuyorlarsa eğer ciddiye alsınlar. Ülkede sizin bahsettiğiniz anlamda bir gerilim yok. Böyle sikindirik olaylar için halk iç savaş da çıkarmaz. Sizin aptalca provakasyonlarınıza da kanmaz.
Halk sizleri 1950'lerde bir daha çıkarmamak üzere toprağa gömdü, ama siz bunu kabullenmek istemiyorsunuz. Halk egemenliğinin bürokrasinizin üstüne çıkmasını hazmedemiyorsunuz. Bir bez parçası üzerinden siyaset yapıyor, siyasi menfaatleriniz uğruna ortalık karıştırmaktan da vazgeçmiyorsunuz. Çünkü siz halkı tanıyamadınız, hiçbir zamanda o kalın kafanız almayacak bu halkın karakteristiğini. Çünkü sizin amacınız devlet yönetmek değil halkı sömürmek.
birçok insanın benim gibi düşündüğüne de eminim. Neler düşünüyorum ben? aha şunları :
- Üniversitelere türbanlı öğrenciler de girmelidir, minik etekli girebiliyorsa onların da hakkıdır.
- Kamusal alanda isteyen istediği gibi belirli ahlak ölçüsünde dolaşabilmelidir. Herkese eşit özgürlük sağlanmalıdır.
- Bu özgürlükler sağlanırken, hem türbanlının hem de başı açık olanın hem de kıçı açık olanın can ve inanç güvenliği sağlanmalıdır.
- Atatürk ilke ve inkılaplarından asla vazgeçilmemelidir. Çünkü varlığımızı bu ilke ve inkılaplara borçluyuz. Aslında bunlar da atatürk tarafından icat edilmiş kavramlar değildir, onlar zaten vardı, atatürk uygulama cesaretini gösterdi. isterseniz farklı isimle de anabilirsiniz, bu kimseyi bozmaz, yeterki içeriğine sadık kalın.
- Ne türban üzerinden ne de mini etek üzerinden siyaset yapanlara asla prim verilmemelidir. Devlet hem özgürlüğün hem de kendi varlığının güvencesi olmalıdır. islam cumhuriyeti gibi zırvalıklara kimse kulak asmamalıdır. yediğiniz bir lokma ekmek, şımarmayın.
Bugünkü gündem başlığı altında başbakana hitaben ülkedeki gerginlikten bahsetmiş, dolaylı yoldan askeri/sivil darbe uyarısı yapmıştır.
Daha pekçok köşe yazarı da sayın serdar turgut gibi ülkenin gerim gerim gerildiğini, kitlelerin patlama noktasına geldiği anlatıp durmaktadır. Evet birçoğu bu yüksek tansiyondan bahsediyor.
Ancak kafama takılan birşey var, acaba bu köşe yazarları bizim bilmediğimiz göremediğimiz farklı bir türkiye'den mi bahsediyorlar. Etrafıma şöyle bir baktığım zaman kimsede gerginlik falan göremiyorum ben. insanlar gayet huşu içinde işlerine gidiyorlar, gündelik aktivitelerini yerine getiriyorlar. Ha, şikayetleri var elbette, ekmeğe, elektriğe, doğalgaza ve bilumum tüketim maddesine gelen zamlar bellerini büküyor ama bu ülkede kim ne zaman zamlara karşı çıkmış ki. Üçbeş gün ah vah eder yaşamlarını sürdürürler, ama asla gerilmezler.
Gazeteci tayfasının bahsettiği toplumsal kırılma, ulusal gerginlik ve benzeri kaos emareleri bu memleketin neresinde? Bilenler lütfen beni de aydınlatsınlar. Ya da biz uzayda yaşıyoruz da farkında mı değiliz.
Ben söyleyeyim... Gazeteci güruhunun bahsettiği o toplumsal kırılma, gerginlik, yüksek tansiyon vs. unsurlar sadece ve sadece bir avuç insanı kapsıyor. Ve belli yerlerde ortaya çıkıyor, ama halk bunları hiçbir şekilde s.klemiyor. Çünkü halk oyunu vermiş, yöneticilerini yetkilendirmiş ve bir kenara çekilmiş, dizi izler gibi gelişmeleri izliyor, abartsalar çekirdek falan da çitleyecekler, o derece yani.
Ülkede gerilim olduğunu höykürenlere buradan seslenmek istiyorum, okuyorlarsa eğer ciddiye alsınlar. Ülkede sizin bahsettiğiniz anlamda bir gerilim yok. Böyle sikindirik olaylar için halk iç savaş da çıkarmaz. Sizin aptalca provakasyonlarınıza da kanmaz.
Halk sizleri 1950'lerde bir daha çıkarmamak üzere toprağa gömdü, ama siz bunu kabullenmek istemiyorsunuz. Halk egemenliğinin bürokrasinizin üstüne çıkmasını hazmedemiyorsunuz. Bir bez parçası üzerinden siyaset yapıyor, siyasi menfaatleriniz uğruna ortalık karıştırmaktan da vazgeçmiyorsunuz. Çünkü siz halkı tanıyamadınız, hiçbir zamanda o kalın kafanız almayacak bu halkın karakteristiğini. Çünkü sizin amacınız devlet yönetmek değil halkı sömürmek.
birçok insanın benim gibi düşündüğüne de eminim. Neler düşünüyorum ben? aha şunları :
- Üniversitelere türbanlı öğrenciler de girmelidir, minik etekli girebiliyorsa onların da hakkıdır.
- Kamusal alanda isteyen istediği gibi belirli ahlak ölçüsünde dolaşabilmelidir. Herkese eşit özgürlük sağlanmalıdır.
- Bu özgürlükler sağlanırken, hem türbanlının hem de başı açık olanın hem de kıçı açık olanın can ve inanç güvenliği sağlanmalıdır.
- Atatürk ilke ve inkılaplarından asla vazgeçilmemelidir. Çünkü varlığımızı bu ilke ve inkılaplara borçluyuz. Aslında bunlar da atatürk tarafından icat edilmiş kavramlar değildir, onlar zaten vardı, atatürk uygulama cesaretini gösterdi. isterseniz farklı isimle de anabilirsiniz, bu kimseyi bozmaz, yeterki içeriğine sadık kalın.
- Ne türban üzerinden ne de mini etek üzerinden siyaset yapanlara asla prim verilmemelidir. Devlet hem özgürlüğün hem de kendi varlığının güvencesi olmalıdır. islam cumhuriyeti gibi zırvalıklara kimse kulak asmamalıdır. yediğiniz bir lokma ekmek, şımarmayın.
galatasarayı bırakıp fenerbahceli oldugunu ilan ederek galatasaray camiasını büyük şokta(!) bırakan akşam yazarı. muhtemelen ultraaslan geri dönmesi için kampanyalar başlatır. taraftarlar akşam gazetesi önünde sabahlarlar, ölüm orucu tutarlar.
(bkz: mehmet turgut)
akşam gazetesindeki genel yayın yönetmenliği görevinden kovulmuştur.
http://haber.gazetevatan....=209397&Categoryid=11
http://haber.gazetevatan....=209397&Categoryid=11
genel yayın yonetmemlığınden alınması geç de olsa gerçekleşmış olan gazetecı yazar. haber surprız değildır ve serdar turgut gazete de yazmaya devam etmektedır. yerıne eskı ankara temsılcısı ısmaıl kuçukkaya atanmıştır.
genel yayın yonetmenlığınden alındıktan sonra yazıları daha bır okunur olan kişilık. işte hayatı ve zamanı sorgulayan guzel bır yazı;
http://www.gazeteciler.com/news_detail.php?id=148108
http://www.gazeteciler.com/news_detail.php?id=148108
iyidir, hoştur ama ne olduğu da belli değildir bu adamın. cemil meriç ekolünden gidiyor sanırım.
Beyaz Türkler sol parti kurmalı diyen, cinsiyetçi, ayrımcı bir adam Serdar Turgut. Hepimiz Ermeniyiz'in ardından, Malatya'daki katliam gerçekleştiğinde "hepimiz hristiyanız" diye bağıranlar için; "yarın karaköy genelevinde ayşe öldürüldüğünde, hepimiz orospuyuz diye bağıracak mısınız" diye soran bir adam...
Arzusu, bu sistemin sibobu olan bir sol parti sanırım. Gençliğinde Maocuydu zaten, entelektüel birikimi de epeyce iyidir, bu noktada Hadi Uluengin'den ayrılır ama Hadi Uluengin'in farklı bir modelidir. Uluengin'in aksine bu adam geyik biri, her şeyi yazabilir, çok ciddiye almamak gerek. Hürriyet'te boş boş yazarken nasıl olup da genel yayın yönetmeni oldu onu hiç anlamadim gerçi. Hala da boş yazıyor. Bırak allasen..
Arzusu, bu sistemin sibobu olan bir sol parti sanırım. Gençliğinde Maocuydu zaten, entelektüel birikimi de epeyce iyidir, bu noktada Hadi Uluengin'den ayrılır ama Hadi Uluengin'in farklı bir modelidir. Uluengin'in aksine bu adam geyik biri, her şeyi yazabilir, çok ciddiye almamak gerek. Hürriyet'te boş boş yazarken nasıl olup da genel yayın yönetmeni oldu onu hiç anlamadim gerçi. Hala da boş yazıyor. Bırak allasen..
gunun ,"ermenılerden ozur dılıyoruz" kampanyasıyla ılgılı guzel yazılarından bırıne ımza atan aksam gazetesı yazarı.
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=138603,10,104
http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=138603,10,104
test yayınına başlayan trt 6 1 ocak'tan itibaren düzenli olarak kürtçe yayın yapmaya başlamış ve bu konu hakkında ilginç tespitlerde bulunmuş yazarımızdır. şöyle ki;
test yaynına başlayan tert 6'ya terör'ün azalması için bir kaç ilginç fikir ortaya sunmuştur. kurtlar vadisi'nin trt'ye transfer olmasını fikren sunmuş ve trt'nin digitürk ile işbirliğine girip digitürk'te yayınlanan erotik kanalların bölgeye şifresiz verilmesi konusunda öneride bulunmuştur.
önerilerin neresinden tutup bir yere oturtacağımı kestiremedim. kurtlar vadisi neyse de nüfus artışının terör'ün azalmasında ne gibi bir faydası olur anlayamadım.* seks yapmaktan dağa çıkmaya vakit bulamayacaklarını mı demek istedi acaba ? ya da artan nüfusun dağa çıkma sayısını arttıracağını mı düşünmedi ? zaten doğu bölgelerimize gittikçe aile başına düşen çocuk sayısı çok fazla.
test yaynına başlayan tert 6'ya terör'ün azalması için bir kaç ilginç fikir ortaya sunmuştur. kurtlar vadisi'nin trt'ye transfer olmasını fikren sunmuş ve trt'nin digitürk ile işbirliğine girip digitürk'te yayınlanan erotik kanalların bölgeye şifresiz verilmesi konusunda öneride bulunmuştur.
önerilerin neresinden tutup bir yere oturtacağımı kestiremedim. kurtlar vadisi neyse de nüfus artışının terör'ün azalmasında ne gibi bir faydası olur anlayamadım.* seks yapmaktan dağa çıkmaya vakit bulamayacaklarını mı demek istedi acaba ? ya da artan nüfusun dağa çıkma sayısını arttıracağını mı düşünmedi ? zaten doğu bölgelerimize gittikçe aile başına düşen çocuk sayısı çok fazla.
bu günkü yazısıyla her zamanki gibi beni sandalyeden düsürmeyi basarmıs entellektüel kişiliğini mizah ile birlestirip ortaya okunması hayli keyifli bir yazı cıkartmıs buyrun yazıdan bir bölüm;
--spoiler--
Dikkat ettim de Fehmi Koru fiziksel görünüm olarak bir Amerikan yer fıstığının (peanut) kabuklu haline benziyor. Bunun derin bir anlamı var mı bilmiyorum. Açıkça söylenmesi gerekiyor muydu; buna da emin değilim. Ama gerçek gerçektir ve biz gazeteciler her durumda söylemeliyiz.
Örneğin; gerçeği mutlaka söylemek konusunda aynı fikirde olduğumuz gazeteci arkadaşım da benim hayli dolgun bir şebek götüne benzediğimi söyledi. ikimiz de sadece gerçek peşinde koştuğumuz için kızmadım.
Umarım Fehmi Koru da bu benzetmeye kızmaz. Ama ben bundan sonra onu hatırlayacağım için bir daha katiyen fıstık ezmesini yiyemeyeceğimi biliyorum.
--spoiler--
tamamı için; http://www.aksam.com.tr/2...gut/derin_dusunceler.html
okumanızı tavsiye ederim. *
--spoiler--
Dikkat ettim de Fehmi Koru fiziksel görünüm olarak bir Amerikan yer fıstığının (peanut) kabuklu haline benziyor. Bunun derin bir anlamı var mı bilmiyorum. Açıkça söylenmesi gerekiyor muydu; buna da emin değilim. Ama gerçek gerçektir ve biz gazeteciler her durumda söylemeliyiz.
Örneğin; gerçeği mutlaka söylemek konusunda aynı fikirde olduğumuz gazeteci arkadaşım da benim hayli dolgun bir şebek götüne benzediğimi söyledi. ikimiz de sadece gerçek peşinde koştuğumuz için kızmadım.
Umarım Fehmi Koru da bu benzetmeye kızmaz. Ama ben bundan sonra onu hatırlayacağım için bir daha katiyen fıstık ezmesini yiyemeyeceğimi biliyorum.
--spoiler--
tamamı için; http://www.aksam.com.tr/2...gut/derin_dusunceler.html
okumanızı tavsiye ederim. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar