bugün
- borsa istanbul11
- berat albayrak'a iftira atılması11
- mekke kutsal mıdır sorunsalı9
- fon vurgunu53
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi12
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği45
- mandalina çıkmış arkadaşlar3
- ekmek için ekmeleddin5
- kürt dizilerinin tutmaması11
- köylülük7
- from gold from dust33
- deli6
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi8
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati5
- en iyi çakmak markası8
- küçük memeli2
- yazarların 1 milyon dolar için yapacağı şok şeyler5
- hulk gerçek mi6
- günün sözü10
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması4
- sabahın bir vakti çay içen insan köylüdür6
- 1 gün diyetteyim2
- sen nehrine siz diyen cahil2
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni6
- redbull içip camdan atlayan çocuk3
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi7
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır4
- mağazadan ürün değiştirme paradoksu3
- tmo'ya ait buğdayın lisanslı depolardan çalınması4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak6
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak5
- vurdurmaya meyilli araba5
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç3
- yönlendirilmiş panspermia teorisi ve uzaylılar2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- eski sevgilisi için sahibinden com'a ilan vern kız4
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- reis2
- meksika açmazı macerası4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- türkiye'nin mekke ve bedir ittifakı hamlesi4
- akapekaka3
- akepe dönemi16
- afrikalı kızlar2
- queen ravenna ifşası15
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- somalili hatunla evlenmek2
- narh2
- kolye143
Arada sırada gündem adı altında genel yayın yönetmeni kimliğiyle ülke meselelerinin nabzını tutmaya çalışan gazeteci.
Bugünkü gündem başlığı altında başbakana hitaben ülkedeki gerginlikten bahsetmiş, dolaylı yoldan askeri/sivil darbe uyarısı yapmıştır.
Daha pekçok köşe yazarı da sayın serdar turgut gibi ülkenin gerim gerim gerildiğini, kitlelerin patlama noktasına geldiği anlatıp durmaktadır. Evet birçoğu bu yüksek tansiyondan bahsediyor.
Ancak kafama takılan birşey var, acaba bu köşe yazarları bizim bilmediğimiz göremediğimiz farklı bir türkiye'den mi bahsediyorlar. Etrafıma şöyle bir baktığım zaman kimsede gerginlik falan göremiyorum ben. insanlar gayet huşu içinde işlerine gidiyorlar, gündelik aktivitelerini yerine getiriyorlar. Ha, şikayetleri var elbette, ekmeğe, elektriğe, doğalgaza ve bilumum tüketim maddesine gelen zamlar bellerini büküyor ama bu ülkede kim ne zaman zamlara karşı çıkmış ki. Üçbeş gün ah vah eder yaşamlarını sürdürürler, ama asla gerilmezler.
Gazeteci tayfasının bahsettiği toplumsal kırılma, ulusal gerginlik ve benzeri kaos emareleri bu memleketin neresinde? Bilenler lütfen beni de aydınlatsınlar. Ya da biz uzayda yaşıyoruz da farkında mı değiliz.
Ben söyleyeyim... Gazeteci güruhunun bahsettiği o toplumsal kırılma, gerginlik, yüksek tansiyon vs. unsurlar sadece ve sadece bir avuç insanı kapsıyor. Ve belli yerlerde ortaya çıkıyor, ama halk bunları hiçbir şekilde s.klemiyor. Çünkü halk oyunu vermiş, yöneticilerini yetkilendirmiş ve bir kenara çekilmiş, dizi izler gibi gelişmeleri izliyor, abartsalar çekirdek falan da çitleyecekler, o derece yani.
Ülkede gerilim olduğunu höykürenlere buradan seslenmek istiyorum, okuyorlarsa eğer ciddiye alsınlar. Ülkede sizin bahsettiğiniz anlamda bir gerilim yok. Böyle sikindirik olaylar için halk iç savaş da çıkarmaz. Sizin aptalca provakasyonlarınıza da kanmaz.
Halk sizleri 1950'lerde bir daha çıkarmamak üzere toprağa gömdü, ama siz bunu kabullenmek istemiyorsunuz. Halk egemenliğinin bürokrasinizin üstüne çıkmasını hazmedemiyorsunuz. Bir bez parçası üzerinden siyaset yapıyor, siyasi menfaatleriniz uğruna ortalık karıştırmaktan da vazgeçmiyorsunuz. Çünkü siz halkı tanıyamadınız, hiçbir zamanda o kalın kafanız almayacak bu halkın karakteristiğini. Çünkü sizin amacınız devlet yönetmek değil halkı sömürmek.
birçok insanın benim gibi düşündüğüne de eminim. Neler düşünüyorum ben? aha şunları :
- Üniversitelere türbanlı öğrenciler de girmelidir, minik etekli girebiliyorsa onların da hakkıdır.
- Kamusal alanda isteyen istediği gibi belirli ahlak ölçüsünde dolaşabilmelidir. Herkese eşit özgürlük sağlanmalıdır.
- Bu özgürlükler sağlanırken, hem türbanlının hem de başı açık olanın hem de kıçı açık olanın can ve inanç güvenliği sağlanmalıdır.
- Atatürk ilke ve inkılaplarından asla vazgeçilmemelidir. Çünkü varlığımızı bu ilke ve inkılaplara borçluyuz. Aslında bunlar da atatürk tarafından icat edilmiş kavramlar değildir, onlar zaten vardı, atatürk uygulama cesaretini gösterdi. isterseniz farklı isimle de anabilirsiniz, bu kimseyi bozmaz, yeterki içeriğine sadık kalın.
- Ne türban üzerinden ne de mini etek üzerinden siyaset yapanlara asla prim verilmemelidir. Devlet hem özgürlüğün hem de kendi varlığının güvencesi olmalıdır. islam cumhuriyeti gibi zırvalıklara kimse kulak asmamalıdır. yediğiniz bir lokma ekmek, şımarmayın.
Bugünkü gündem başlığı altında başbakana hitaben ülkedeki gerginlikten bahsetmiş, dolaylı yoldan askeri/sivil darbe uyarısı yapmıştır.
Daha pekçok köşe yazarı da sayın serdar turgut gibi ülkenin gerim gerim gerildiğini, kitlelerin patlama noktasına geldiği anlatıp durmaktadır. Evet birçoğu bu yüksek tansiyondan bahsediyor.
Ancak kafama takılan birşey var, acaba bu köşe yazarları bizim bilmediğimiz göremediğimiz farklı bir türkiye'den mi bahsediyorlar. Etrafıma şöyle bir baktığım zaman kimsede gerginlik falan göremiyorum ben. insanlar gayet huşu içinde işlerine gidiyorlar, gündelik aktivitelerini yerine getiriyorlar. Ha, şikayetleri var elbette, ekmeğe, elektriğe, doğalgaza ve bilumum tüketim maddesine gelen zamlar bellerini büküyor ama bu ülkede kim ne zaman zamlara karşı çıkmış ki. Üçbeş gün ah vah eder yaşamlarını sürdürürler, ama asla gerilmezler.
Gazeteci tayfasının bahsettiği toplumsal kırılma, ulusal gerginlik ve benzeri kaos emareleri bu memleketin neresinde? Bilenler lütfen beni de aydınlatsınlar. Ya da biz uzayda yaşıyoruz da farkında mı değiliz.
Ben söyleyeyim... Gazeteci güruhunun bahsettiği o toplumsal kırılma, gerginlik, yüksek tansiyon vs. unsurlar sadece ve sadece bir avuç insanı kapsıyor. Ve belli yerlerde ortaya çıkıyor, ama halk bunları hiçbir şekilde s.klemiyor. Çünkü halk oyunu vermiş, yöneticilerini yetkilendirmiş ve bir kenara çekilmiş, dizi izler gibi gelişmeleri izliyor, abartsalar çekirdek falan da çitleyecekler, o derece yani.
Ülkede gerilim olduğunu höykürenlere buradan seslenmek istiyorum, okuyorlarsa eğer ciddiye alsınlar. Ülkede sizin bahsettiğiniz anlamda bir gerilim yok. Böyle sikindirik olaylar için halk iç savaş da çıkarmaz. Sizin aptalca provakasyonlarınıza da kanmaz.
Halk sizleri 1950'lerde bir daha çıkarmamak üzere toprağa gömdü, ama siz bunu kabullenmek istemiyorsunuz. Halk egemenliğinin bürokrasinizin üstüne çıkmasını hazmedemiyorsunuz. Bir bez parçası üzerinden siyaset yapıyor, siyasi menfaatleriniz uğruna ortalık karıştırmaktan da vazgeçmiyorsunuz. Çünkü siz halkı tanıyamadınız, hiçbir zamanda o kalın kafanız almayacak bu halkın karakteristiğini. Çünkü sizin amacınız devlet yönetmek değil halkı sömürmek.
birçok insanın benim gibi düşündüğüne de eminim. Neler düşünüyorum ben? aha şunları :
- Üniversitelere türbanlı öğrenciler de girmelidir, minik etekli girebiliyorsa onların da hakkıdır.
- Kamusal alanda isteyen istediği gibi belirli ahlak ölçüsünde dolaşabilmelidir. Herkese eşit özgürlük sağlanmalıdır.
- Bu özgürlükler sağlanırken, hem türbanlının hem de başı açık olanın hem de kıçı açık olanın can ve inanç güvenliği sağlanmalıdır.
- Atatürk ilke ve inkılaplarından asla vazgeçilmemelidir. Çünkü varlığımızı bu ilke ve inkılaplara borçluyuz. Aslında bunlar da atatürk tarafından icat edilmiş kavramlar değildir, onlar zaten vardı, atatürk uygulama cesaretini gösterdi. isterseniz farklı isimle de anabilirsiniz, bu kimseyi bozmaz, yeterki içeriğine sadık kalın.
- Ne türban üzerinden ne de mini etek üzerinden siyaset yapanlara asla prim verilmemelidir. Devlet hem özgürlüğün hem de kendi varlığının güvencesi olmalıdır. islam cumhuriyeti gibi zırvalıklara kimse kulak asmamalıdır. yediğiniz bir lokma ekmek, şımarmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar